Ve çoğu kez başka yönetmenler için de senaryo yazdı.Hij deed sommige scènes vaker over dan andere regisseurs zouden hebben gedaan.
Kişi çoğu kez yapmamayı dener ama genellikle başarısız olur ve tahammül etmeye çalışır.De persoon zal het proberen, maar vaak zonder succes.
Jones bu fikirleri çoğu kez karıştırıyordu.Hij pest Jon meestal met deze.
Yine de çoğu kez sadece tek yeğeni Melody yanında görünür.Op een dag is Sophie alleen in het huis met Melinda.
Çoğu kez eşanlamlı olarak anarko-kapitalizm kavramı da kullanılır.Dikwijls wordt zelfs gesproken van een autocratisch leiderschap.
Kulakları çoğu kez arka ayakları kadar, bazen daha uzundur.Hun staart is even lang als hun lichaam, vaak nog langer.
Çocuklar çoğu kez ıspanaktan nefret eder.Kinderen hebben vaak een hekel aan spinazie.
Klibin direktörü ise çoğu kez Rihanna ile işbirliği yapan Anthony Mandler'dir.Reżyserem klipu jest Anthony Mandler, który regularnie współpracuje z Rihanną.
Çoğu kez "Devlet yok edilmez", "ortadan kalkar" olarak ifade edilir.Na ogół tłumaczy się to jako: Zniszczcie tę hańbę!
Yaşantıları Çingeneleri andırdığından çoğu kez Çingenelerle karıştırılırlar.Ze względu na wędrowny tryb życia często bywają określani mianem Cyganie.
Çoğu kez pupanın ön stigmaları yaprak epidermisinden dışarıya açılır.Na ogół objawy ze strony błon śluzowych wyprzedzają objawy skórne.
Stafford'un kişisel yaşamı çoğu kez mutsuzlukla damgalanmıştı.Staffords personliga liv kantades ofta av svårigheter.
Bu antibiyotikler çoğu kez intravenöz yoldan (damar içine) verilir ve kombinasyon halinde kullanılırlar.Dessa antibiotika administreras ofta intravenöst och används i kombination.
Çok duyarlı ve çoğu kez hasta bir çocuktu.Han var som barn klent byggd och ofta sjuk.
Bu çoğu kez tekrarlanır.Detta upprepas ibland flera gånger.
Çoğu kez bu olaylar fotoğrafçılığa konu edilir.Ibland upptäcks detta på fotografier.
Ayrıca, Mürver Asa da pek çok kez el değiştirdiği için o da çoğu kez bağlılığını değiştirmiştir.Även därefter bytte borgen sin ägare ganska ofta.
Kendi düşüncelerini dillendiremez çoğu kez.Han tänker ofta inte igenom sina planer.
Çoğu kez eşanlamlı olarak anarko-kapitalizm kavramı da kullanılır.Framför allt anarkism och syndikalism brukar beskrivas med ordet.
Bu antibiyotikler çoğu kez intravenöz yoldan (damar içine) verilir ve kombinasyon halinde kullanılırlar.Ці антибіотики завжди вживаються внутрішньовенно та використовуються комбіновано.
Çiçekler çoğu kez kırmızı renklidir.Часто вони були рожевими.
Bu çoğu kez tekrarlanır.Так повторюється багато разів.
Soruları çoğu kez Tekeli, büyük bir ciddiyet ve önemle kendisi hazırlamış.Тим не менш він досить часто виступав з гострих та найважливіших питань.
Tarım alanlarına dadanır ve çoğu kez yerleşim alanlarının yakınında görülür.Знаходилися біля поселень та іноді у їх межах.
Çiçekler çoğu kez kırmızı renklidir.Květy jsou nejčastěji růžové.
Cinayet çoğu kez olduğu gibi kıskançlık yüzünden işlenmiştir.Způsobem vraždy bylo většinou zardoušení.
Durum genellikle iki hafta içinde çoğu kez aniden düzelir.Tyto problémy se obvykle srovnají během dvou týdnů.
Bu antibiyotikler çoğu kez intravenöz yoldan (damar içine) verilir ve kombinasyon halinde kullanılırlar.Aceste antibiotice sunt administrate adesea intravenos și utilizate în combinație.
Şehrin Almanca adı Biel, Fransızca adı ise Bienne'dir ve çoğu kez iki isim bir arada kullanılır.Biel este numele german al orașului, Bienne este numele francez.
Ancak yetişkin astımlıların belirtileri çoğu kez ömür boyu kalıcıdır.La majoritatea vertebratelor dinții se înnoiesc de mai multe ori de-a lungul vieții.
Çoğu kez pupanın ön stigmaları yaprak epidermisinden dışarıya açılır.Cele mai multe dintre transpirației se întâmplă atunci când deschideți stomatele .
Bu sebeple örgüt üyelerinin çoğu kez örgütün aldığı kararlara uymadıkları gözlemlenmiştir.De obicei non-membrii sunt invitați să participe, atunci când sunt părți la litigiile discutate de Consiliu.
Kuvvetmira çoğu kez aynı tip oluşumlarla karşı karşıya kalmıştır.Aceste forme se deosebesc de obicei prin cântărirea mai multor factori.
Çok duyarlı ve çoğu kez hasta bir çocuktu.Un altul afirmă că prințul a fost delicat și adesea bolnav.
Bu antibiyotikler çoğu kez intravenöz yoldan (damar içine) verilir ve kombinasyon halinde kullanılırlar.Ezeket az antibiotikumokat rendszerint kombinálva, intravénásan adják.
Başkan'a çoğu kez danışmanlık ve akıl vericiliği de yapar.Sokan kértek tőle tanácsot és szellemi irányítást.
Majör depresif nöbetler, çoğu kez, zaman içerisinde tedavi uygulanarak ya da kendi kendine geçmektedir.Az időleges hörgőszűkület általában kezelés hatására vagy magától elmúlik.
Çok duyarlı ve çoğu kez hasta bir çocuktu.Gyenge testalkatú volt és gyakran betegeskedett.
Klibin direktörü ise çoğu kez Rihanna ile işbirliği yapan Anthony Mandler'dir.A kiadványt Anthony Mandler rendezte, aki rendszeresen dolgozik Rihannával.
Bu çoğu kez tekrarlanır.Ez többször is ismételhető.
Birçok kültürde, çoğu kez "kem göz" lanetlerinden korunmak için bu sembol kullanılır.Szárított terméstokját gyakran akasztják fel házakban vagy autókban, hogy megvédjen a „gonosz szemtől”.
Ancak anlatılanlar tarih gerçeklerine çoğu kez uygundur.E leírás legtöbb részlete igazodni látszik a történelmi valósághoz.
Tanrıça çoğu kez çıplak betimlenir.Legtöbbször meztelenül jelenik meg.
Heteroseksizm çoğu kez homofobiyle ilişkilidir.Heteroseksismi on usein yhteydessä homofobiaan.
Bu çoğu kez tekrarlanır.Tämä toistetaan useasti.
Tanrıça çoğu kez çıplak betimlenir.Kuvataan usein alastomana.
Çoğu kez manzum olurlar.Usein ne ovat palmuja.
Durum genellikle iki hafta içinde çoğu kez aniden düzelir.Yleensä se paranee muutamien kuukausien sisällä.
Mezar taşlarında yazıtlar çoğu kez eś wãnaś ("bu mezar") ifadesi ile başlamaktadır.Οι επιτύμβιες επιγραφές συνήθως ξεκινούν με τις λέξεις eś wãnaś ("αυτός ο τάφος").
Heteroseksizm çoğu kez homofobiyle ilişkilidir.Η ετεροκανονικότητα συχνά συνδέεται με τον ετεροσεξισμό και την ομοφοβία.
Bu antibiyotikler çoğu kez intravenöz yoldan (damar içine) verilir ve kombinasyon halinde kullanılırlar.Αυτά τα αντιβιοτικά συχνά παρέχονται ως ενδοφλέβια και χρησιμοποιούνται συνδυαστικά.
Bu çoğu kez tekrarlanır.'Για Ν φορές επανάλαβε'.
Çoğu kez ancak su yolları üzerinden nakledilmeleri olanaklıydı.Ωστόσο, συνήθως, γέμιζε μόνο με τα νερά των πλημμυρών.
Çok duyarlı ve çoğu kez hasta bir çocuktu.Som barn var hun tit syg og sengeliggende.
Bu antibiyotikler çoğu kez intravenöz yoldan (damar içine) verilir ve kombinasyon halinde kullanılırlar.Disse antibiotika indgives ofte intravenøst og anvendes ofte sammen.
Bu sultanlar, çoğu kez yeteneksizdiler.De resterende officerer var ofte inkompetente.
Çoğu kez Tim Burton'ın eşi Helena Bonham Carter'da filmlerde rol aldı.I filmene spilles hun af Helena Bonham Carter.
Şehrin Almanca adı Biel, Fransızca adı ise Bienne'dir ve çoğu kez iki isim bir arada kullanılır.Biel er det tyske navn på byen, Bienne er det franske.
Yaşantıları Çingeneleri andırdığından çoğu kez Çingenelerle karıştırılırlar.Tidligere kaldtes romaer ofte for "sigøjnere".
Faiz oranları çoğu kez %12 dolaylarunda olup, %100'e kadar çıktığı görülmüştür.Renten var ofte 12%, men kunne være så høy som 100%.