Hâlâ varlığını sürdüren şirketler ise emeklilik fonlarına olan ödemelerini çoğu kez aksatıyor.Companies that do still exist often don't pay contributions to the pension funds.
Ortaçağ'da Hieronymus çoğu kez tarihî kimliğinden uzak biçimde, kardinal olarak betimlenmiştir.In the Middle Ages, Jerome was often ahistorically depicted as a cardinal.
Yaratık çoğu kez yanlış bir şekilde "Frankenstein" olarak adlandırılmaktadır.The creature has often been mistakenly called "Frankenstein".
Dönemin birçok sürücüsü gibi, çoğu kez aynı günde çeşitli sınıflarda ve yarışlarda yarıştı.Like many drivers of the era, he competed in several formulae, often on the same day.
Bu nedenle çoğu kez kurutma işleminden hemen önce bir ayırma işlemi yapılır.Therefor a sorting out oftentimes takes place immediately before the drying procedure.
Hazar'ın seviyesi, yüzyıllar boyunca çoğu kez hızla, birçok kez düşmüş ve yükselmiştir.The level of the Caspian has fallen and risen, often rapidly, many times over the centuries.
İngilizce çoğu kez uluslararası bir dil sayılır.Englisch wird oft als internationale Sprache angesehen.
Tom çoğu kez yatakta okur.Tom liest oft im Bett.
Tanrıça çoğu kez çıplak betimlenir.Göttinnen werden häufig nackt dargestellt.
Kış aylarında çoğu kez kapalı kalmaktadır.Manchmal musste sie im Winter monatelang gesperrt werden.
Klibin direktörü ise çoğu kez Rihanna ile işbirliği yapan Anthony Mandler'dir.Es wurde von Anthony Mandler gerichtet, mit dem Rihanna schon häufig arbeitete.
Dişiler çoğu kez yaprakları sadece özsu aksın diye delerler.Der Wirt berechnet meist nur, was in den Flaschen fehlt.
Gürültü çoğu kez doğal olaylardan, endüstriden ya da madde özelliklerinden ileri gelir.Nicht selten nutzen sie zusätzliche Bezeichnungen wie Industrial oder Noise.
Karaz seramiği çoğu kez "koyu yüzlü açkılı mal" tanımlamasıyla ifade edilir.Seine linke Gesichtshälfte wird zumeist jedoch als ein „verquollenes Durcheinander“ dargestellt.
A Takımı, Çoğu kez kendi silahlarını kendileri yapar çoğu tuzaktan yaptıkları silahlar sayesinde kurtulurlar.Die meisten Bewohner waren noch wach, als das Feuer ausbrach, und konnten sich retten.
Heteroseksizm çoğu kez homofobiyle ilişkilidir.Oft wird Heterosexismus synonym zu Homophobie verwendet.
Bunlar çoğu kez kimsesiz ihtiyarlardır..Oft waren es uneheliche Kinder.
Klibin direktörü ise çoğu kez Rihanna ile işbirliği yapan Anthony Mandler'dir.Il est réalisé par Anthony Mandler, qui a travaillé à de nombreuses reprises avec Rihanna.
Heteroseksizm çoğu kez homofobiyle ilişkilidir.Elle est souvent liée à l'hétérosexisme et à l'homophobie.
Yarışlar çoğu kez bir günden uzun sürer.La compétition se déroule, en règle générale, sur une journée.
Bu çoğu kez tekrarlanır.Cela se reproduit plusieurs fois.
Bu sohbet çoğu kez ilmi konularda olurdu.Elles étaient le plus souvent des informatrices.
Önümüzdeki birkaç yıl içinde Michiko çoğu kez düşük yaptı ve sık sık hasta oldu.Durant les cinq siècles et demi de son histoire elle connaît la pénurie et est souvent endettée.
Bununla birlikte, gürültünün watt cinsinden ifade edilmesi çoğu kez önemli değildir.Cependant, la production à grande échelle d'agent VX n'a jamais eu lieu.
Kendi düşüncelerini dillendiremez çoğu kez.Elle garde souvent ses opinions pour elle-même.
Sistem, çoğu kez talep üzerine baskı yazılımının içine yerleştirilmiştir.La rédaction est sous pression, comme souvent.
Bunun sonucu olarak da çoğu kez ölçülen güç değeri değişik olmasına rağmen desibel sayısı aynıdır.En fonction des performances finales souhaitées, la quantité de réactif ne sera pas la même.
Fakat çoğu kez modern tarihçiler tarafından, tarzı ve yanlışları nedeniyle ciddiye alınmaz.Mais les artistes contemporains ont souvent été mal perçus, incompris par leur époque.
Çok duyarlı ve çoğu kez hasta bir çocuktu.Estaba débil y, a menudo enferma.
Bu çoğu kez tekrarlanır.Esto se repetía varias veces.
Çoğu kez planları başarılı gitse de sonunda yenilir.Los planes suelen complicarse, pero finalmente triunfa el bien.
Çoğu kez bu olaylar fotoğrafçılığa konu edilir.La mayoría se refiere a fotos.
Klibin direktörü ise çoğu kez Rihanna ile işbirliği yapan Anthony Mandler'dir.El Director del video fue Anthony Mandler, quien es un colaborador habitual de Rihanna.
Çoğu kez Tim Burton'ın eşi Helena Bonham Carter'da filmlerde rol aldı.Además fue la primera vez que Helena Bonham Carter actuó en una de las películas de Burton.
Heteroseksizm çoğu kez homofobiyle ilişkilidir.L'eterosessimo è spesso collegato all'omofobia.
Bu antibiyotikler çoğu kez intravenöz yoldan (damar içine) verilir ve kombinasyon halinde kullanılırlar.Questi antibiotici sono spesso somministrati per via endovenosa e utilizzati in combinazione.
Böylece onlar çoğu kez bir yaşam gücünün doğadaki tezahürleri olarak görülür.Spesso sono loro che si occupano dell'accumulo di potere dell'esistenza.
Şehrin Almanca adı Biel, Fransızca adı ise Bienne'dir ve çoğu kez iki isim bir arada kullanılır.Il nome è mezzo olandese, mezzo inglese, in due combinazioni possibili.
Bu çoğu kez tekrarlanır.Spesso lo si ripete tre volte.
Bunun sonucunda aynı metnin mevcut versiyonları çoğu kez birbirinden farklılık gösteriyordu.Esistono, dunque, versioni multiple, a volte contraddittorie di quest'opera.
İngilizce çoğu kez uluslararası bir dil sayılır.Английский часто считают международным языком.
Yarışlar çoğu kez bir günden uzun sürer.Обычно соревнования длятся несколько дней.
Başkan'a çoğu kez danışmanlık ve akıl vericiliği de yapar.Часто даёт советы и слова мудрости.
Çok duyarlı ve çoğu kez hasta bir çocuktu.Ребёнком он был худым, слабым и часто болел.
Ayrıca, Mürver Asa da pek çok kez el değiştirdiği için o da çoğu kez bağlılığını değiştirmiştir.К тому же из-за частого употребления алкоголя, он часто спорил с женой.
Çoğu kez "Devlet yok edilmez", "ortadan kalkar" olarak ifade edilir.Государство не „отменяется“, оно отмирает.»
Bu çoğu kez tekrarlanır.Так повторяется много раз.
Bunlar çoğu kez kimsesiz ihtiyarlardır..Чаще всего это были слепые старцы.
Cinayet çoğu kez olduğu gibi kıskançlık yüzünden işlenmiştir.Часто она вызывает у мужа гнев, в основном своей ревностью.
Bu antibiyotikler çoğu kez intravenöz yoldan (damar içine) verilir ve kombinasyon halinde kullanılırlar.غالبًا ما تعطى هذه المضادات الحيوية وريديًا وتستخدم في تركيبة.
Ve çoğu kez başka yönetmenler için de senaryo yazdı.Ele também frequentemente redigia roteiros para outros diretores.
Çoğu kez birlikler tek bir çatışmada imha oldular ya da muharebe edemez duruma geldiler.Muitas vezes, após um único combate, as unidades eram destruídas ou tornadas ineficazes.
Stafford'un kişisel yaşamı çoğu kez mutsuzlukla damgalanmıştı.A vida pessoal de Jean Stafford foi marcada por infelicidade.
Arma Lejyonlar çoğu kez birden fazla arma taşımışlar ve bunları sürekli olarak değiştirmişlerdir.As legiões frequentemente mantinham mais de um emblema ao mesmo tempo e, ocasionalmente, os trocavam.
Ölüler bu sandık mezarların içine çoğu kez "hocker" (ana rahmindeki pozisyon) biçiminde yatırılmıştır.Dentro da tumba são armazenados os restos cremados ("funishin") de várias gerações de membros da família.
Çoğu kez, bu, dinamonun amplitüdünde bir sönüme yol açar.Na maioria dos casos, tal conduz a uma supressão da amplitude do dínamo.
Yarışlar çoğu kez bir günden uzun sürer.Triunfos tradicionalmente duravam um dia.
Durum genellikle iki hafta içinde çoğu kez aniden düzelir.Deze geven meestal binnen enkele weken verbetering.
Bu tarz çoğu kez house müziğin akustiği gibi hissedilebilir ancak bu daima geçerli değildir.Soms is de muziek religieus van aard, maar dit is niet altijd het geval.
Bunun için çoğu kez çift katlı çadırlar kullanılır.Hierbij wordt veelal een dubbele draad doorslaggaren gebruikt.