çoğalma ile cümle
çoğalma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Hızlıca çoğalma esnasında her bakteride 8-10 kopya genom bulunur.Nelle fasi di rapida moltiplicazione, ogni batterio contiene da 8 a 10 copie del genoma.
Çoğalma direnci.Pluralismo polarizzato.
Böylece çoğalma sağlanır.Proviamo la generalizzazione.
Buna çeliklenme ile çoğalma denir.Это называется перегревом стали.
Antimitotik, hücre çoğalmasını durdurabilen bir ilaçtır.Противовирусный препарат, препятствующий размножению вируса в клетках.
Kanda önce akyuvarların azalmasına, sonra çoğalmasına sebep olurlar.Из них события в Шуе стали первыми, самыми бурными и многочисленными по числу пострадавших.
Partenogenetik çoğalma farklı hayvan gruplarında görülür.Однако сверхпаразитизм встречается и в других группах животных.
Kasabada yeni yapılar çoğalmaktadır.В городе непрерывно растёт количество мест развлечений.
Çoğalmaları eşeyli ya da eşeysizdir.Все целые числа чётные или нечётные.
Çoğalma direnci.Недовольство мультурой.
Çoğalma direnci.إنكار التعدد.
Soğutma veya dondurma bakteriyi öldürmese de çoğalmasını iyice yavaşlatır veya tamamen durdurur.التبريد والتجميد لا يقتلان البكتيريا كافة ولكن يبطئان بشكل كبير أو يوقفان نموها.
Çoğalması genelde ve Avrupa cinslerinde neredeyse istisnâsız olarak eşeysizdir.لذا، فقيم المرء غالبا ما تنسجم، إلى حد كبير وليس بالكامل، مع قيم ثقافته.
Bölünüp çoğalma özelliğine sahiptirler.وهو جمهور يتميّز بالتعدّد والتنوّع.
Augustus, Latince Augere (artmak, çoğalmak), "şanlı olan" olarak çevirilebilir.تأتي كلمة أغسطس من الكلمة اللاتينية "Augere" (بمعنى الزيادة) ويمكن ترجمتها على أنها "اللامع".
Hücre çoğalması ile ilgili çalışmaların çoğu August Weismann'ın kalıtım teorisinde toplandı.والكثير من الأبحاث عن استنساخ الخلايا أجتمعت في نظرية أوغست وايزمان عن الوراثة.
Etrafında mesken ve iş yerlerinin çoğalması ile 1967'de yanına bir ilave yapılmıştır.كان ما زال يبيع بشكل جيد عندما حلت محلها مرافقة أكثر عملية في عام 1967.
Çoğalmaları genellikle eşeysiz ve boyuna bölünerek gerçekleşir.التقدم في كثير من الأحيان، ومقسمة على أساس الحرفية.
Ayrıca damat alarak çeşitli dönemlerde çoğalmaya devam etmiştir.كما يعتقد أيضا أن ملوكا متعددين وضعوا أيديهم عليها في أوقات مختلفة.
Bir B hücresi bir antijeni tanıdığında, bölünmek ya da çoğalmak için uyarılmış olur.Porém, quando uma célula B encontra um antígeno ao qual pode unir-se, pode proliferar muito rapidamente.
Bir varlığın devamlılığı, çoğalma yeteneği.O Peso de um Pensamento, a Aproximação.
Çoğalmaları genellikle eşeysiz ve boyuna bölünerek gerçekleşir.Os impostos são, frequentemente, divididos em diretos e indiretos.
( İnsan doğası azalıp çoğalmaz. )Wat, wanneer zij zich niet vermenigvuldigen? (..)
Vegetativ çoğalmasına ilişkin resim.Het is een vorm van vegetatieve vermeerdering.
Bunlara karşın bu konudaki veriler için bir çoğalma söz konusudur.Een hoofdtelwoord is een woord (telwoord) dat een aantal weergeeft.
Virüsler de replikasyon yolu ile çoğalmaktadırlar.Retrotransposons vermeerderen zich ook door reverse-transcriptie.
Orta Çağın sonlarına doğru müslüman sarraflar da çoğalmaya başladı.In de begintijd lagen de sporen aan weerszijden van de (toen nog niet drukke) weg.
Çoğalma direnci.Odporność na proliferację.
Kasabada yeni yapılar çoğalmaktadır.I staden byggs många nya byggnader.
Augustus, Latince Augere (artmak, çoğalmak), "şanlı olan" olarak çevirilebilir.Augustus, från latinets ord augere (som betyder att öka), kan översättas som "den lysande".
Bölünüp çoğalma özelliğine sahiptirler.Більшість з них має фрагментарний і розрізнений характер.
İstanbul'un alınmasından sonra, devlet işlerinin çoğalması, böyle bir divanın kurulmasını gerekli kılmıştır.Але після підписання Мюнхенської угоди необхідність у створенні такого угрупування відпала.
Promotörde 3 adet peroksizom çoğalma tepki elemanı vardır.Близько 10 отриманих фото не залишили сумніві, що це плутонієвий реактор.
Aile fertleri arasında sevgi ve saygının çoğalmasını sağladı.Tím získala mezi sestrami větší důvěry a váženosti.
Çoğalma evresinde spermatogonyumlar mitoz bölünmeyle sayıca artarlar.Spermatogonie se mitoticky dělí.
Evlilik olağan olarak, ailenin çoğalmasının temelini oluşturur.Manželství je tradičně jedním z požadavků na založení rodiny, o což se opírá i fungování společnosti.
Hücre kültürlerinde, hinokitiol insan rinovirüsünü, coxsackievirus ve mengovirüs çoğalmasını engellemektedir.În culturile celulare, Hinokitiol-ul inhibă rinovirusul uman, coxsackievirus și înmulțirea mengovirusului.
Her iki olayda da üç evre görülür ; çoğalma, büyüme ve olgunlaşma.SU(2) esetén hármat, SU(3) esetén nyolcat, általában SU(n) esetén n²-1-et.
Böylece çoğalma sağlanır.Ez pedig nem más, mint a sokszorozódás.
Bölünüp çoğalma özelliğine sahiptirler.Az ókortudomány egysége és sokfélesége.
Dünyanın birçok yerinde gökdoğan popülasyonları giderek çoğalmaya başlamıştır.A megújuló energiába egyre nagyobb sebességgel fektetnek a különböző országok a világon.
Buna çeliklenme ile çoğalma denir.Ilmiötä kutsutaan teräksen herkistymiseksi.
Hücre kültürlerinde, hinokitiol insan rinovirüsünü, coxsackievirus ve mengovirüs çoğalmasını engellemektedir.Soluviljelmissä hinokitioli esti rinoviruksen, coxsackieviruksen sekä mengoviruksen monistautumisen.
Dünyanın birçok yerinde gökdoğan popülasyonları giderek çoğalmaya başlamıştır.Παρ' όλα αυτά, στις διάφορες περιοχές του κόσμου άρχισαν να λατρεύονται πολλές θεότητες ταυτόχρονα.
Çoğalma direnci.Den tilbagetrukne milliardær.
Ama o da artık çoğalmaktadır. ^ YerelnetHan satt nå på Bredtvedt, Møllergt.
Bal pH'ı 3,2 ila 4,5 arasında olduğu için enfeksiyondan sorumlu bakterilerin çoğalmasını önler.Honningens lave pH på mellom 3,2 og 4,5 bidrar også til å gjøre forholdene dårligere for bakterier.
Çoğalma bakımından worm(solucan)lara benzerler ama işlev yönünden farklılık gösterirler.De fleste av løpebillene er predatorer (rovdyr), både som larver og fullt utviklede (imago).
Augustus, Latince Augere (artmak, çoğalmak), "şanlı olan" olarak çevirilebilir.Augustus (jamak : Augusti) adalah bahasa latin untuk "yang perkasa".
Evlilik olağan olarak, ailenin çoğalmasının temelini oluşturur.Hôn nhân được coi như cơ sở cho sự hình thành của gia đình.
Bölünüp çoğalma özelliğine sahiptirler.Cơ chế điều hành phân tán và đa dạng.
Her iki olayda da üç evre görülür ; çoğalma, büyüme ve olgunlaşma.又三づゝ引時、二つ残ると云時に、此半(は)ばかりを聞(きき)て惣数を知る。
Örneğin bir Thiomicrospira crunogena kolonisinin iki katına çoğalma süresi, yaklaşık bir saattir.チオミクロスピラ属の Thiomicrospira crunogena は、およそ1時間で分裂する。
Evlilik olağan olarak, ailenin çoğalmasının temelini oluşturur.親子は生命の連続性の基礎である。
Rejenerasyon normalde bir çoğalma tipi değildir.標準正多胞体ではない。
Yumurta, dişinin çoğalma hücresidir.歯胚は歯堤の末端の細胞の集団である。
Baharda doğanın yenilenmesini, gücünün çoğalmasını gösteren bir bayram.春への希望を与える自然の大きな胎動がある。
Onun kargışına uğrayarak asla çoğalmayacaklarına inanmışlar.そうすれば "余多(いくた)の難儀" が降りかからないようにしよう。
Bölünüp çoğalma özelliğine sahiptirler.単数と複数の区別が存在する。
Bölünüp çoğalma özelliğine sahiptirler.分布广,种类多。