çiy ile cümle

çiy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Gdy bowiem padała rosa na obóz w nocy, padała też manna nań.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.in ko je po noči padala rosa na šatorišče, je padala mana ž njo vred. -
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Ja kasteen laskeutuessa yöllä leiriin laskeutui mannakin siihen.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Když pak sstupovala rosa na vojsko v noci, tedy sstupovala také i manna).
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Khi ban tối mù sương xuống trên trại quân, thì ma-na cũng xuống nữa.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Khi ban tối mù_sương xuống trên trại quân , thì ma - na cũng xuống nữa .
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.밤에 이슬이 진에 내릴 때에 만나도 같이 내렸더라
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Mikor pedig a harmat leszáll vala a táborra éjjel, a manna is mindjárt leszáll vala arra.)
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.När daggen om natten föll över lägret, föll ock mannat där.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Når duggen falt ned over leiren om natten, da falt mannaen ned sammen med den.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Når Duggen om Natten faldt over Lejren, faldt også Mannaen ned over den.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Quand la rosée descendait la nuit sur le camp, la manne y descendait aussi.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Quando di notte cadeva la rugiada sul campo, cadeva anche la manna
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Samen met de dauw bedekte het manna 's nachts het kamp.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Und wenn des Nachts der Tau über die Lager fiel, so fiel das Man mit darauf.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Και οτε κατεβαινεν η δροσος εις το στρατοπεδον την νυκτα, επιπτε το μαννα επ' αυτης.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.И когда роса сходила на стан ночью, тогда сходила на него и манна.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.Когато падаше росата в стана нощем, падаше с нея и манна).
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.וברדת הטל על המחנה לילה ירד המן עליו׃
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.ومتى نزل الندى على المحلّة ليلا كان ينزل المنّ معه
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.夜 間 露 水 降 在 營 中 、 麼 哪 也 隨 著 降 下
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.夜 間 露水 降 在 營中 、 麼哪 也 隨著 降下
Hermon Dağı'na yağan çiy Siyon dağlarına yağıyor sanki. Çünkü RAB orada bereketi, Sonsuz yaşamı buyurdu.A jako rosa Hermon, kteráž sstupuje na hory Sionské. Nebo tu udílí Hospodin požehnání i života až na věky.
Hermon Dağı'na yağan çiy Siyon dağlarına yağıyor sanki. Çünkü RAB orada bereketi, Sonsuz yaşamı buyurdu.Det är likt Hermons dagg, som faller ned på Sions-bergen. Ty där beskär HERREN välsignelse, liv till evig tid.
Hermon Dağı'na yağan çiy Siyon dağlarına yağıyor sanki. Çünkü RAB orada bereketi, Sonsuz yaşamı buyurdu.Jako rosa Hermon, która zstępuje na góry Syońskie; albowiem tam daje Pan błogosławieństwo i żywot aż na wieki.
Hermon Dağı'na yağan çiy Siyon dağlarına yağıyor sanki. Çünkü RAB orada bereketi, Sonsuz yaşamı buyurdu.Kakor rosa hermonska, ki pada na gore sionske; kajti tja pošilja GOSPOD blagoslov svoj, življenje do vekomaj.
Hermon Dağı'na yağan çiy Siyon dağlarına yağıyor sanki. Çünkü RAB orada bereketi, Sonsuz yaşamı buyurdu.헐몬의 이슬이 시온의 산들에 내림 같도다 거기서 여호와께서 복을 명하셨나니 곧 영생이로다
Hermon Dağı'na yağan çiy Siyon dağlarına yağıyor sanki. Çünkü RAB orada bereketi, Sonsuz yaşamı buyurdu.Mint a Hermon harmatja, a mely leszáll Sion hegyeire. Csak oda küld áldást az Úr és életet örökké!
Hermon Dağı'na yağan çiy Siyon dağlarına yağıyor sanki. Çünkü RAB orada bereketi, Sonsuz yaşamı buyurdu.som Hermons Dug, der falder på Zions Bjerge. Thi der skikker HERREN Velsignelse ned, Liv til evig Tid.
Hermon Dağı'na yağan çiy Siyon dağlarına yağıyor sanki. Çünkü RAB orada bereketi, Sonsuz yaşamı buyurdu.Som Hermons-dugg, som flyter ned på Sions berg; for der har Herren satt velsignelsen, liv til evig tid.
Hermon Dağı'na yağan çiy Siyon dağlarına yağıyor sanki. Çünkü RAB orada bereketi, Sonsuz yaşamı buyurdu.כטל חרמון שירד על הררי ציון כי שם צוה יהוה את הברכה חיים עד העולם׃
Hermon Dağı'na yağan çiy Siyon dağlarına yağıyor sanki. Çünkü RAB orada bereketi, Sonsuz yaşamı buyurdu.‎مثل ندى حرمون النازل على جبل صهيون. لانه هناك أمر الرب بالبركة حياة الى الابد
Hermon Dağı'na yağan çiy Siyon dağlarına yağıyor sanki. Çünkü RAB orada bereketi, Sonsuz yaşamı buyurdu.又 好 比 黑 門 的 甘 露 、 降 在 錫 安 山 . 因 為 在 那 裡 有 耶 和 華 所 命 定 的 福 、 就 是 永 遠 的 生 命
Hermon Dağı'na yağan çiy Siyon dağlarına yağıyor sanki. Çünkü RAB orada bereketi, Sonsuz yaşamı buyurdu.又 好比 黑門 的 甘露 、 降 在 錫安山 . 因為 在 那 裡 有 耶和華 所 命定 的 福 、 就是 永遠 的 生命
İki grup görüyorsunuz, toslaşma vaziyeti almışlar, bazıları ağızlarını açıyor, çoğu ciyaklıyor.두 무리가 보이시죠. 서로 머리를 맞대는 행동과 벌려진 입을 보세요.
İki grup görüyorsunuz, toslaşma vaziyeti almışlar, bazıları ağızlarını açıyor, çoğu ciyaklıyor.Man vil se to grupper, og man vil se den hoved-til-hoved positionering, nogle åbne munde, meget vrælen.
İki grup görüyorsunuz, toslaşma vaziyeti almışlar, bazıları ağızlarını açıyor, çoğu ciyaklıyor.Sie sehen zwei Gruppen und können die Kopf-an-Kopf-Positionen sehen, ein paar offene Mäuler, viel Geschrei.
İki grup görüyorsunuz, toslaşma vaziyeti almışlar, bazıları ağızlarını açıyor, çoğu ciyaklıyor.Sommige met hun bek open, een hoop gekwetter. Daar is een luchtbel.
İki grup görüyorsunuz, toslaşma vaziyeti almışlar, bazıları ağızlarını açıyor, çoğu ciyaklıyor.Uvidíte dve skupiny, bojovný postoj s hlavami oproti sebe, otvorené papule, veľký škrekot.
İki grup görüyorsunuz, toslaşma vaziyeti almışlar, bazıları ağızlarını açıyor, çoğu ciyaklıyor.Vão ver dois grupos e vão ver o comportamento cabeça contra cabeça, algumas bocas abertas e muitos guinchos.
İki grup görüyorsunuz, toslaşma vaziyeti almışlar, bazıları ağızlarını açıyor, çoğu ciyaklıyor.Vedrete due gruppi, la posizione testa a testa, qualche bocca aperta, molti stridii.
İki grup görüyorsunuz, toslaşma vaziyeti almışlar, bazıları ağızlarını açıyor, çoğu ciyaklıyor.Veți vedea două grupuri în postura lor de contact cap-la-cap, câteva boturi deschise, foarte multe cârâituri.
İki grup görüyorsunuz, toslaşma vaziyeti almışlar, bazıları ağızlarını açıyor, çoğu ciyaklıyor.Vidíte dvě skupinky, uvidíte také pozice s hlavami u sebe, pár otevřených tlam, hodně skřehotání.
İki grup görüyorsunuz, toslaşma vaziyeti almışlar, bazıları ağızlarını açıyor, çoğu ciyaklıyor.Zobaczycie 2 grupy, postawę głowa-głowa, trochę otwartych otwartych buź, i mnóstwo skrzeczenia.
İki grup görüyorsunuz, toslaşma vaziyeti almışlar, bazıları ağızlarını açıyor, çoğu ciyaklıyor.Θα δείτε δύο ομάδες, και θα δείτε μια κατά μέτωπο στάση, μερικά ανοιχτά στόματα, πολλά στριγκίσματα
İki grup görüyorsunuz, toslaşma vaziyeti almışlar, bazıları ağızlarını açıyor, çoğu ciyaklıyor.Ви побачите дві групи і їхню позу "голова-до-голови", відкриті роти, багато клекоту.
İki grup görüyorsunuz, toslaşma vaziyeti almışlar, bazıları ağızlarını açıyor, çoğu ciyaklıyor.נראה עכשיו שתי קבוצות, ונראה תנוחות ראש-בראש, כמה פיות פתוחים,
İki grup görüyorsunuz, toslaşma vaziyeti almışlar, bazıları ağızlarını açıyor, çoğu ciyaklıyor.حسناً.. سترون مجموعتين وسترونها تندفع نحو بعضها البعض وجهاً لوجه وبعضها قد فغرت أفواهها
İki grup görüyorsunuz, toslaşma vaziyeti almışlar, bazıları ağızlarını açıyor, çoğu ciyaklıyor.頭をつきあわせる行動を見せます 何頭かは口を開いて かなり激しく言い争っていますね
İşte bunun içindir ki, gök çiyini, toprak ürününü sizden esirgiyor.Azért vonták meg tõletek az egek a harmatot, vonta meg a föld az õ termését.
İşte bunun içindir ki, gök çiyini, toprak ürününü sizden esirgiyor.C`est pourquoi les cieux vous ont refusé la rosée, Et la terre a refusé ses produits.
İşte bunun içindir ki, gök çiyini, toprak ürününü sizden esirgiyor.Cho nên, vì cớ các ngươi, trời giữ móc lại, và đất giữ bông trái lại.
İşte bunun içindir ki, gök çiyini, toprak ürününü sizden esirgiyor.Cho_nên , vì cớ các ngươi , trời giữ móc lại , và đất giữ bông trái_lại .
İşte bunun içindir ki, gök çiyini, toprak ürününü sizden esirgiyor.Daarom houd Ik de regen tegen en geef u slechte oogsten.
İşte bunun içindir ki, gök çiyini, toprak ürününü sizden esirgiyor.Darum hat der Himmel über euch den Tau verhalten und das Erdreich sein Gewächs.
İşte bunun içindir ki, gök çiyini, toprak ürününü sizden esirgiyor.De aceea cerurile nu v'au dat roua, şi pămîntul nu şi -a dat roadele.
İşte bunun içindir ki, gök çiyini, toprak ürününü sizden esirgiyor.Derfor har himmelen lukket sig over eder, så den ikke gir dugg, og jorden har holdt sin grøde tilbake.
İşte bunun içindir ki, gök çiyini, toprak ürününü sizden esirgiyor.Derfor holder Himmelen sin Dug og Jorden sin Afgrøde tilbage;
İşte bunun içindir ki, gök çiyini, toprak ürününü sizden esirgiyor.Fördenskull har himmelen ovan eder förhållit eder sin dagg och jorden förhållit sin gröda.
İşte bunun içindir ki, gök çiyini, toprak ürününü sizden esirgiyor.Itulah sebabnya hujan tidak kunjung turun sehingga tak ada tanaman yang bisa tumbuh

İlgili Sayfalar