çiy ile cümle
çiy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bu sabah biraz çiy vardı.There was some dew this morning.
Fare ciyaklar.The mouse squeaks.
Sabah, çimlerin üzerinde çiy yalınayak dokunmak iyidir.In the morning, it is good to touch barefoot the dew on the grass.
O sandalyenin dışarıda çiy ile kaplanmasına izin vermeyin.Don't let that chair get covered with dew outside.
"17 yaşında punk'çıydım pop müzik beni bozdu"."17 yaşında punk'çıydım pop müzik beni bozdu".
"Tuncay Güney'in babası MİT'çiymiş"."Tuncay Güney'in babası MİT'çiymiş".
Çîyayê Geberê, Aydın Müzik, 2004.Çîyayê Gebarê, Aydın Müzik, 2004.
Bu sadece yağmuru içermez, aynı zamanda sis, serpinti ve çiyi de içerir.These include not only rain, but also mist, spray, and airborne dew.
Yemek ve Kültür, sayı 6. Çiya yayınlarıFood and Culture, 6th ed.
Demek istediğim, eğer konuşabilirseniz onu, bir alaycıkuş onu ciyaklayabilir.I mean, if you can talk it, a mockingbird can squawk it.
Tanrı sana göklerin çiyinden Ve yerin verimli topraklarından Bol buğday ve yeni şarap versin.God give you of the dew of the sky, of the fatness of the earth, and plenty of grain and new wine.
Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.When the dew fell on the camp in the night, the manna fell on it.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.God did so that night: for it was dry on the fleece only, and there was dew on all the ground.
Köküm sulara erişecek, Çiy geceyi dallarımda geçirecek.My root is spread out to the waters. The dew lies all night on my branch.
Yağmurun babası var mı? Çiy damlalarını kim yarattı?Does the rain have a father? Or who fathers the drops of dew?
Kralın öfkesi genç aslanın kükreyişine benzer, Lütfuysa otların üzerine düşen çiy gibidir.The king's wrath is like the roaring of a lion, but his favor is like dew on the grass.
İşte bunun içindir ki, gök çiyini, toprak ürününü sizden esirgiyor.Therefore for your sake the heavens withhold the dew, and the earth withholds its fruit.
Çiy gibi olacağım İsraile; Zambak gibi çiçek açacak, Lübnan sediri gibi kök salacaklar.I will be as the dew unto Israel: he shall grow as the lily, and cast forth his roots as Lebanon.
Çiy Noktası:% 1pressure, unitDewpoint: %1
Çiy Oluşum Noktası:Dew Point:
Çiya Hamid Şerif (Çiya Şerif) (Kürtçe: Çiya Hemîd Şerîf; d.Chiya Hamid Sharif Known as Chiya Sharif.
Hygrometre çiy noktasıDew point hygrometers
Çiy noktası higrometresi kapalı numune odasının üzerine bir yansıtıcı koyarak çalışır.Dew point hygrometers work by placing a mirror over a closed sample chamber.
Yansıtıcı çiy noktası sıcaklığına kadar optik sensör ile ilçülerek soğutulur.The mirror is cooled until the dew point temperature is measured by means of an optical sensor.
Çiy noktası için soğuk havaCooling air to its dew point
Yunan mitolojisinde, Herse ( " çiy " anlamındadır) aşağıdaki karakterlerin adıdır:In Greek mythology, Herse (Ancient Greek: Ἕρση "dew") may refer to the following figures:
Ciyak Kedi (Eek!Der Kater (Eek!
Oluşum biçimi bakımından çiyden bir farkı yoktur.Im Stil ist es vom Haupthaus nicht zu unterscheiden.
Ciyak Kedi (Eek!Eek le chat (Eek!
Oluşum biçimi bakımından çiyden bir farkı yoktur.Il n’en va pas autrement de son œuvre de création.
Temizlenmeleri gerekmez, ancak doğrulukları çiy noktası higrometrelerinden daha azdır (+/- 0.015 aw).No requieren limpieza, pero son menos precisos que los higrómetros de punto de rocío (+/- 0.015 aw).
"17 yaşında punk'çıydım pop müzik beni bozdu".Vengo a hacer mi propia historia", "A los 20 años, el mundo Boca me devoró.
Gyokuro (Japonca: 玉 露 "yeşim çiy"), bir Japon yeşil çayıdır.El gyokuro (玉露, gyokuro?) es un té verde de Japón.
Çiy Noktası: Havanın içindeki su buharının yoğuşmaya başladığı sıcaklıktır.Se denomina punto de rocío a la temperatura en la que comienza a condensarse el agua.
Çîyayê Geberê, Aydın Müzik, 2004.Hai benedetto la nostra terra, Associazione Musica per Credere, 2004.
Her sabah çiy görünür.Каждое утро выступает роса.
Ciyak Kedi (Eek!Кот Ик (англ. Eek!
Çawîra Çiyê mevkii ve etrafındaki yükseltiler bu bakımdan ender güzelliktedir.Верили, что сама прорубь и место вокруг неё обладают чудесной силой.
Kırağı: Çiy oluşumu ile benzerdir.الدهول: يشبه كثيرا بنية الأسطوانة.
Çiy ile karıştırılmamalıdır.Não deve ser confundido com geada.
Oransal nem artıyorsa çiy sıcaklığı ve nem de artıyor demektir.Segundo informado aqui a temperatura do óleo deve aumentar e não diminuir.
Gyokuro (Japonca: 玉 露 "yeşim çiy"), bir Japon yeşil çayıdır.Gyokuro (Japans: 玉露, gyokuro) is een Japanse groene thee.
Çıyanlarla aynı sınıfta ele alınırlar.Okazuje się, że są z tej samej klasy.
1960'lardaki Batman TV Serisi'nde aktör Burgess Meredith simgesi olan cıyıklama gülüşü ile Penguen'i resmetti.I Läderlappen från 1960-talet spelas Pingvinen av Burgess Meredith.
Tanrı sana göklerin çiyinden ve yerin verimli topraklarından bol buğday ve şarap versin.І хай Бог тобі дасть з роси Неба, і з ситости землі, і збіжжя багато й вина молодого!
Ciyak Kedi (Eek!Банда котиків (ісп.
Ciyak Kedi (Eek!Pisoiul Eek (engleză Eek!
Ciyak Kedi (Eek!A Nyekk, a macska (Eek!
Etrafa ciyak bir kızılımsı sarı renkte parlaklık saçar.Fekete légzőnyílásait sárga gyűrű veszi körül.
Çiy ile karıştırılmamalıdır.Nem szabad összetéveszteni a pirolízissel.
Tanrı sana göklerin çiyinden ve yerin verimli topraklarından bol buğday ve şarap versin."Gud give dig himlens dug og jordens frugtbarhed, korn og vin i overflod.
Gyokuro (Japonca: 玉 露 "yeşim çiy"), bir Japon yeşil çayıdır.Gyokuro (Nhật: 玉 露 (ngọc lộ), Gyokuro? "ngọc sương") là một loại trà xanh trồng trong bóng râm của Nhật Bản.
Çıyanlarla aynı sınıfta ele alınırlar.彼方と同じクラスになった事には狂喜している。
Oluşum biçimi bakımından çiyden bir farkı yoktur.機種によって入手方法が異なる。
Çıyan ile kırkayak en bilinenleridir.修平が最も心を許す相手でもある。
Ciyak Kedi (Eek!) 細井華(アイドルING!
27: 28 Tanrı sana göklerin çiyinden Ve yerin verimli topraklarından Bol buğday ve yeni şarap versin.創世記1:27 - 28に「神乃己の像に從ひて人を造り、神の像に從ひて之を造れり、之を男女に造れり。
Bilal Emin bir gün aniden Çıyan lakaplı birinden ölüm tehditleri almaya başlar.마이애미에서 활약하는 변호사 케이트는 어느 날 갑자기 생명의 위협을 느끼기 시작한다.
Oluşum biçimi bakımından çiyden bir farkı yoktur.אין הבדל בהגיית הצורות.
Çıyanlar etçil ve zehirliyken, kırkayaklar otçul/çürükçül ve zehirsizdir.Kaseriisikas vajab kupatamist; toorena on kibe ja mürgine.