çirkin ile cümle
çirkin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Biraz çirkindir.Ze is erg lelijk.
Kara renkte ve çok çirkindir.Zwart van kleur en zeer aromatisch.
Görünüşleri son derece çirkindir.Het is een buitengewoon lelijke vinger.
Onun assistanı vardır; ama çok çirkindir.Ze helpt mensen, maar is ijdel.
Çirkin suratlı yaşlı bir kadındır.Een oude vrouw met groente.
Çirkin Cadı: Bir cadıdır.Valina: een kwaadaardige tovenares.
Kendini şöyle nitelendirir: Çirkin, kaba, kibarlıktan hiç hoşlanmayan bir öğrenciydim.Hij wordt vooral omschreven als een plat, onbeschoft, onbeleefd en ongemanierd persoon.
Bu girişim başarısız ama her yerdeki insanları baskı altında tuttu ve bu gerçekten çirkin.In de serie is de gevangenis niet gesloten, maar zijn alle gevangenen verdwenen en is dat geheim gehouden.
Diyelim ki, dünyadaki herkes Süper Kadın'ın çirkin olduğunu düşünüyor.Daardoor denkt hij dat iedereen op Aarde slecht is.
Çirkin değilim ama güzel de değilim.Ik ben niet lelijk maar ik ben ook niet knap.
Onun assistanı vardır; ama çok çirkindir.Jest fajtłapowaty, lecz zarazem wredny.
Biraz çirkindir.Jest strasznie brzydka.
Git şimdi ve ona o çirkin iştahını benim yemeklerimle gideremeyeceğini söyle, ya da benim oğlumla.Już rano powiedzenie żonie, że przygotowane przez nią jedzenie mu nie smakuje, naraża go na jej gniew.
Güzel ve Çirkin (Fransızca: La Belle et la Bête, lit.W pierwszej piosence "La Belle et la Bête" (franc.
Sonra yedi çirkin ve cılız inek çıktı.Te brzydkie i chude krowy pożarły siedem owych krów pięknych i tłustych.
Onun çirkinleştirmesinden hem de önce o, Bruce Wayne'nin bir çocukluk arkadaşıydı.Od dzieciństwa był bliskim przyjacielem Bruce’a Springsteena.
Çoğu zaman çirkin, korkunç bir cadı olarak görünür.Zwykle sympatyczna, czasem pechowa czarownica.
Çirkin ya da yasa dışı içerikle gelirler ya da onlara yönlendirirler.Są widełkowato lub nieregularnie wcinane i wypukłe.
Sen çirkin değilsin.Nie jesteś brzydka.
Soğuk bir kış fırtınalı gece bir prens kaleye çirkin eski dilenci kadını bombus.En kall stormig vinternatt stapplar en gammal ful tiggarkvinna upp till en prins slott.
Sonra yedi çirkin ve cılız inek çıktı.Kyrkan har sju stilrena och förgyllda lökkupoler.
Flynn, bu iddiaların "çirkin ve yanlış" olduğunu söyledi.Hermansson har kallat sitt ovannämnda uttalande för ”okunnigt och dumt”.
Flynn, bu iddiaların "çirkin ve yanlış" olduğunu söyledi.Суддя назвав заяви Пресо «мерзенними, злими і огидними».
Sulardaki varlıklar yaşlanmazlar, hastalanmaz ve çirkinleşmezler.Ці люди живуть дуже довго, вони ніколи не старіють і не хворіють.
Biraz çirkindir.Трохи полохлива.
Eser, 1876 yılında ilk kez sergilendiğinde eleştirmenler tarafından çirkin ve berbat olarak tanımlandı.Критики її засудили ще в 1876 році, бо писали, що вона потворна і скандальна.
Bir çirkinlik denemesiydi.«Це було страшне видовище.
Çoğu zaman çirkin, korkunç bir cadı olarak görünür.Часто зображується, як ненадійний педагог.
Sen çirkinsin.Ти потворний.
Sen çirkinsin.Ти потворна.
Mary çirkin olduğunu düşünüyor.Мері вважає себе потворною.
Tom çirkin olduğunu söyledi.Том сказав, що я потворний.
Onlara aşkını ilan eder, ama Ren Kızları onu çirkinliğinden dolayı alaya alırlar.Dvoří se jeho dcerám, ale ty jsou v přílišných rozpacích.
Onun assistanı vardır; ama çok çirkindir.Existuje zde sice život, ale není moc pestrý.
"En güzel maymun, insanla karşılaştırılırsa çirkindir"...Pokud se svlíká sebelepší chlap, je to příšerný.”
Tuco (Çirkin), üzerine ödül konulmuş bir kanun kaçağıdır.Tuco este un infractor căutat de justiție, pe capul lui fiind pusă o recompensă considerabilă.
Çünkü o son derece çirkin bir iştir ve kötü bir yoldur" denmesi buna örnektir.A-i lua înapoi este o josnicie și-un păcat vădit.
Sonra yedi çirkin ve cılız inek çıktı.Apoi, dintr-un pai au crescut șapte spice pline, apoi șapte spice goale.
Bir çirkinlik denemesiydi.A fost o anchetă înfiorătoare.
Diyelim ki, dünyadaki herkes Süper Kadın'ın çirkin olduğunu düşünüyor.Se arată că aproximativ toată lumea în Orasul Suferentei cred că e înfricoșător.
Flynn, bu iddiaların "çirkin ve yanlış" olduğunu söyledi.Unii curteni au descris-o pe Ecaterina ca fiind "vulgară și urâtă".
Ona göre çirkin kadınlar, kaknemler iki türe ayılır.Dinții faringieni sunt dispuși pe două rânduri.
Sonra yedi çirkin ve cılız inek çıktı.Ezután hét szép kalász nő, amelyeket hét száraz kalász elnyel.
Biraz çirkindir.Rendkívül csúf volt.
Geri kalan her şey gitmeli; çünkü geri kalan her şey çirkindir..."„Mindenben, ami él, a forma maradandóbb, mint az anyag.”
Geri kalan her şey gitmeli; çünkü geri kalan her şey çirkindir..."Se muistaos’ , muu kaikk’ on turhuus vain."
Çoğu zaman çirkin, korkunç bir cadı olarak görünür.Hänet kuvattiin yleensä vanhaksi pitkäpartaiseksi mieheksi.
Mavi Sakal, birçok insanın kendisinden çirkin ve korkunç mavi sakalı yüzünden korktuğu zengin bir soyludur.Ritari Siniparta on rikas aatelinen, jolla on sininen parta.
Çirkin suratlı yaşlı bir kadındır.Hän kuihtuu luisevaksi, harmaaksi vanhukseksi.
Evlilik 1934 yılında çirkin bir boşanmayla sonuçlandı.Hänet vihittiin avioliittoon vuonna 1934 Hilja Haikaraisen kanssa.
Eleştirmenler, ressamı çirkinliği övmekle suçladılar.Οι κριτικοί αδίκησαν το ζωγράφο.
Bir çirkinlik denemesiydi.Η σφαγή ήταν φοβερή.
Geri kalan her şey gitmeli; çünkü geri kalan her şey çirkindir..."Το μόνο που αξίζει εκεί είναι τα λεφτά, όλα τα υπόλοιπα είναι καταστροφή», δήλωσε.
"En güzel maymun, insanla karşılaştırılırsa çirkindir"...««Πόσο υπέροχο πράγμα είναι ο άνθρωπος, όταν είναι πραγματικά άνθρωπος»».
Ne çirkin davranış!Τι απαίσια συμπεριφορά!
Görünüşleri son derece çirkindir.De er overmåde grimme at se på.
Onun assistanı vardır; ama çok çirkindir.De fik ganske vist understøttelse, men den var meget ringe.
Bu güzel dostluk ne acıdır ki, o çirkin dünyanın, sonunda onları birbirlerinden ayırana dek sürecektir.De onde bliver straffet til sidst, og det elskende par ender med at få hinanden.
Medusa; uçan bir (gargoyle)çirkin yaratıkdır.Hvithodetrane (Grus monacha) er en stor fugl i tranefamilien (Gruidae).
Şüphesiz bir fahişe!", "Bu kumral kadın çok çirkin.«Politiet: – Det er grotesk hva denne kvinnen har utsatt mennesker for».