çirkin ile cümle

çirkin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çirkinlik bir dezavantajdır.It's a disadvantage to be ugly.
Bana sıska ve çirkin demeye nasıl cesaret edersin!How dare you call me skinny and ugly!
Vaziyet çok çirkinleşti.The situation turned very ugly.
Robert çirkin görünüyordu.Robert looked ugly.
Bu girişim başarısız ama her yerdeki insanları baskı altında tuttu ve bu gerçekten çirkin.This attempt failed but he kept on pressuring people everywhere and it got really ugly.
Evlilik 1934 yılında çirkin bir boşanmayla sonuçlandı.The marriage ended in an ugly divorce in 1934.
Çirkin suratlı yaşlı bir kadındır.A Wicked Old Woman.
Çirkin Cadı: Bir cadıdır.A bruja is a witch.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.And then seven lean cattle came up out of the river and ate the seven fat cattle, and Pharaoh awoke.
Medusa; uçan bir (gargoyle)çirkin yaratıkdır.The Booka (/ˈbuːkə/ BOO-kə) is a winged faerie creature.
Flynn, bu iddiaların "çirkin ve yanlış" olduğunu söyledi.Carroll said that the allegations were "inaccurate or false."
Deniz kızlarından farklı olarak, mermanlar geleneksel olarak çirkin tasvir edilir.In contrast to mermaids, mermen were traditionally depicted as unattractive.
Biraz çirkindir.One is ugly.
Diyelim ki, dünyadaki herkes Süper Kadın'ın çirkin olduğunu düşünüyor.See, however, believes that all men in the world are jerks.
Şüphesiz bir fahişe!", "Bu kumral kadın çok çirkin.The Psychologist: "This smug son of a bitch."
Çünkü o son derece çirkin bir iştir ve kötü bir yoldur" denmesi buna örnektir.Indeed it was lewdness, disbelief, and a bad way.
Fakat insanların yarısına Jerry'nin çirkin bir versiyonunu da gösterdim.But for half the people, I added an ugly version of Jerry.
Diğer gruba ise Tom'un çirkin versiyonunu gösterdim.For the other people, I added an ugly version of Tom.
Ve şunu öğrenmeye çalıştım, çirkin Jerry ve Tom'un daha çekici kardeşlerine yardımı dokunacak mı?And the question was, will ugly Jerry and ugly Tom help their respective, more attractive brothers?
Çirkin Jerry varken Jerry popüler oldu.When ugly Jerry was around, Jerry was popular.
Çirkin Tom varken Tom popüler oldu.When ugly Tom was around, Tom was popular.
Sizin biraz daha çirkin bir versiyonunuza ihtiyacınız var.You want a slightly uglier version of yourself.
Benzer. Benzer... ama azıcık daha çirkin.Similar, but slightly uglier.
Ama cirkin.But it's ugly.
Soruları kafadan yazınca, işte böyle çirkin sayılar çıkabiliyor. - 109 Pi bölü 6.See what happens when you make up problems on the fly? You get ugly numbers. 109 pi over 6.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.On the white door ugly blotches were left.
Yerde çıplak ve çirkin yeterince Mary o kalktı ve onun hakkında bakarken düşündüm.The place was bare and ugly enough, Mary thought, as she stood and stared about her.
Bu oldukça çirkin teknenin adı Mutiara 4.And this boat, quite ugly, is called the Mutiara 4.
Bu -- ne kadar çirkin görüyorsunuz.This one -- you can see how ugly it is.
Bu, Han Solo'nun Greedo'yu vurduğu sahne. Bu sahne ise İyi, Kötü Ve Çirkin'den.And the scene where Han Solo shoots Greedo resembles this scene from The Good The Bad And The Ugly
Ve yine "Can'ta adam bakmak - Çirkin!"And again "Can't a man look at you?--Ugly!"
Ama hiçbiri çok çirkin owdacious ifade izin verirseniz.But none so owdacious ugly--if you'll allow the expression.
"Çirkin olurdu, biliyorum." Ugh!"That would be ugly, you know."
Onun yerine son derece ciddi, erkeksi ve çok çirkin bir takım giydim.Instead, I wore a very serious, very manly, and very ugly suit.
Keşke o gün o çirkin takımı giymeseydim diyorum.I wish I had not worn that ugly suit that day.
Çirkin ve güzel yüzler olabilir.You can have ugly faces, beautiful faces in the mirror.
Senin çirkin suratını görünce bu kadar mutlu olacağımı asla düşünemezdim.I'm so glad to see you, man. I never thought I'd be so happy to see your ugly face.
O kız 8 yaşındaydı ve 3. sınıfın ilk günü Çirkin dediler ona.She was eight years old, our first day of grade three when she got called ugly.
Doğada şöyle bir kural var gibi, eğer geldiğin yere çok yaklaşırsan işler çirkinleşiyor.There seems to be a rule in nature that if you get too close to where you came from, it gets ugly.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.I don't really look that ugly, but the camera is so close that it's just distorted.
"Eh, o zaman, 'Gryphon ne çirkinleştirmek bilmiyorsanız, bir ARE' gitti şapşalım. ''Well, then,' the Gryphon went on, 'if you don't know what to uglify is, you ARE a simpleton.'
Evet, Artık daha hızlı fakat daha karışık ve çirkin yazabilirim.Well, I'm going to draw it quick and dirty this time.
Öncelikle, tavukta bu çirkin tümöre sebep olan virüsle çalışmaya başladım.To begin with, I came to work with this virus that causes that ugly tumor in the chicken.
Ve burada büyütülmüş halde görebiliyorsunuz, normal asinus ve çirkin tümör.And you see here in higher magnification the normal acinus and the ugly tumor.
Peki dedik, bu çirkin tümörlerin yüzeyindekiler nedir?So we said, what is on the surface of these ugly tumors?
Ve tabii ki eserlerim çirkinleşti ama olan başka bir şey daha vardı.Of course, my work turned ugly, but another thing happened.
'Biz Çirkiniz' mağazasından mı?Like Ugly-R-Us?
'O Çirkin' mağazasından gibi geldi bana.More like Ugly-R-Her.
Bu bencilce ve çok çirkin. Bize yakışmıyor, ve buna bir son vermeliyiz.It's selfish, it's ugly, it's beneath us, and we really have to stop it.
Çünkü aslında o kadar da çirkin bir şey değil.Because it's actually not that hideous.
Bazı pişmanlıklarınız aslında düşünüdüğünüz kadar da çirkin değil.Some of your own regrets are also not as ugly as you think they are.
O zaman çirkin ya da karikatür olanları da eleyebiliriz.So we can also eliminate the ugly ones or the caricatures.
Çirkinliğimi temizlemedi ,aslında.It didn't rinse off my ugly, though.
Çirkin ama yetenekli yazar... ...Cyrano onun için aşk mektupları yazdı.Ugly but a gifted writer, Cyrano wrote love Ietter to his Iove...
Surphanaka, o çirkin burunlu olan.Surphanaka is the one with the really ugly nose.
Ve karşı koymaya başlıyoruz, işler çirkinleşiyor.And we fight back, and it gets really ugly.
Ve Çinliler de çirkin bir şekilde yanıt veriyor.And the Chinese respond in a very ugly way.
Tanrı çirkinleri sevmez. Tanrı bayraklardan nefret ederGod don't like ugly God hates flags
Ama çok çirkin, gerçekten çirkin!But she's so ugly, she's really ugly!
Acı verici, korkunç ve çirkin birşey olduğunu düşünüyorsunuz.You think it's something painful, or scary, or nasty.
İlgili Sayfalar