Çıplak resmi soyunmak için nasıl bir bahane olarak kullandığını gıptayla izliyoruz.Tem como marca registrada o jeito extravagante de se vestir.
Çıpa da aynı bölgede bulunmuştur.Que ficava no mesmo município.
Bir başka ilginç bilgi ise Intel çiplerinin PCI Üretici No'su 8086'dır.Sua história é mais simples ainda que a do Intel 8086.
Çıplak ayaklarına sandalet giyerler.A manequim desfilou com as mãos nos seios desnudados.
Kral Çıplak programının devam niteliğindedir.A antecâmara do Rei está inacabada.
Capão do Cipó, Rio Grande do Sul'de bulunan Brezilya belediyesi.[1][2] Nüfus 2020 sayımına göre 3.419 idi.[3]Capão do Cipó é um município brasileiro do estado do Rio Grande do Sul.
Cipó, Brezilya'nın Bahia eyaletinde bulunan belediye.[1][2] Nüfus 2020 sayımına göre 17.000 idi.[3]Cipó é um município brasileiro do estado da Bahia. Sua população em 2020 era de 17.000 habitantes.
Gündüz kelebeklerinin duyargaları (anten) çıplak olduğundan bu hassaslıktan mahrumdurlar.Bij hun dagelijkse kleding hoorde een muts gemaakt van huiden.
Yavrular yumurtadan gözleri kapalı ve çıplak çıkar.Bij het uitkomen zijn de kuikens blind en naakt.
Dağlar, kuzey batıdaki hâriç, genellikle çıplaktır (ağaçsızdır).Geraardsbergen maakte toen deel uit van het Land van Aalst.
Çıplaklık, hiçbir giysi giymeme durumu.Naakt, zonder kleren.
Hepimiz öylesine kaderin eline düşmüşüz ki, zavallı çıplak insancıklar!Boven de pet van de wet Nondejuut Ongelikte beren!
Çalışma özellikle İsa'nın çıplak olması gerçeğiyle dikkate değerdir.Met name het reliëf van de besnijdenis van Jezus is opmerkelijk.
1999'da, gazetelere yetişkin dergilerinde çıplak modellik yapmak isteğini belirten duyurular verdi.In 1999 reageerde ze op een advertentie in de krant om naakt te modelleren voor pornografische magazines.
Yanındaki kaidenin üstünde ise tombul ve çıplak bir çocuk oturmaktadır.In De kleine reliekdrager buigt een tengere, geknielde, naakte jongen het hoofd.
Çıpa da aynı bölgede bulunmuştur.Out There valt in dezelfde categorie.
Fırtına yeryüzü teleskoplarından çıplak gözle görülecek kadar büyüktür.De storm is groot genoeg om zichtbaar te zijn met telescopen vanaf de aarde.
Ayrıca çıplaklığın yasal olup olmadığı da bir etkendir.Ten slotte speelt het ook een rol of het geweld gerechtvaardigd is of niet.
O çıplak elleriyle kızgın demiri dövebilir, ona istediği şekli verebilir.Zo kan ze groene energie opwekken met haar handen, waarmee ze alles wat ze aanraakt kan smelten.
Bu amaca uygun olarak, çıplak veya yarı çıplak dolaşırlardı.In veel van die foto's was ze naakt of bijna naakt te zien.
Yavru pembe renkli ve çıplak olarak doğar.De jongen worden naakt, roze en blind geboren.
Çıplak ayaklarına sandalet giyerler.Het bandje trad op blote voeten op.
Doğan yavrular kör, çıplak ve tamamen yardıma muhtaçtır.De welpen worden blind, hulpeloos en doof geboren.
Clara diğer çipi neden verdiğini sorar.Clara vraagt waar haar Notenkraker is.
İki büyük ve çıplak taş bacak, dedi; Duruyor çölün ortasında dikili.Hij noemde verder een grote, brede, platte steen die richting het midden van de steencirkel lag.
Çıplak yüzü beyazdır.Het gezicht is naakt.
Çıplaklık sadece kölelerin ve çocukların heykellerinde kullanılırdı.In Sparta was het gewoon dat slaven en jongeren naakt waren.
Bunu sadece iki çiple sağladım.Hij maakte er daarom maar twee van.
Atomlar çıplak gözle görülemez.Atomen zijn niet zichtbaar voor het blote oog.
Adam çıplak.De man is naakt.
Tom'u çıplak gördüm.Ik zag Tom naakt.
Çıplak ayakla yürümeyi sever misin?Hou je ervan om barrevoets te lopen?
Dağların üzeri çıplak olup ağaç toplulukları gelişmemiştir.Na stokach góry nie poprowadzono żadnej trasy narciarstwa zjazdowego.
Üçüncü bir çip, TMS 9995 yeni bir tasarımdı.Trzeci układ, TMS 9995, został zaprojektowany od nowa.
Mars Dünya’dan çıplak gözle görülebilmektedir.Mars może być łatwo dostrzeżony z Ziemi gołym okiem.
Her iki karakter de çıplaktır, feniksin göğüs uçlarından biri ve kalçaları görülmektedir.Oboje są przedstawieni nago, widoczne są pośladki feniksa oraz jej jeden sutek.
Çıplak gözle görülür.Jest widoczna gołym okiem.
Yarı beline kadar çıplaktır.Ma płatki do połowy wcięte.
Hepimiz öylesine kaderin eline düşmüşüz ki, zavallı çıplak insancıklar!Zajął się duszpasterstwem prostych ludzi, miejskiej biedoty.
Gary Boone, 4 Eylül 1973'te tek-çip mikroişlemci mimarisiyle U.S. Patent 3,757,306 aldı.Gary Boone dostał patent (U.S. Patent 3,757,306) dla architektury scalonego mikroprocesora.
Sert esen rüzgar bazı Venedik gemilerine hasar vermiş ve onları çıpada kalmaya zorlamıştır.Silne wiatry zniszczyły część weneckich okrętów, zmuszając całą flotę wenecką do ponownego zakotwiczenia.
Kennedy, "Çip de ne demek?" diye sorar.Tịnh Không powiedział: "Z czego się śmiejesz?"
Kaidenin üstünde, tunçtan yapılmış çıplak iki erkek heykeli vardır.U dołu płaskorzeźby dwóch nagich jeńców.
Çıplak ayakları ile sessizce gezer.Podeszwy stóp nagie.
Toprak düzeyi genellikle çıplaktır.Ogonki liściowe są zwykle nagie.
Bir rivayete göre de ıslatılmış mermer üzerine çıplak elle tokat atarak talim ederlerdi.Według legendy, ćwiczyli uderzając gołą ręką marmur.
16. ve 17. yüzyıllarda Yunan ve Roma heykellerinin keşfiyle çıplak kadın tabloları popüler olmuştu.W XVI i XVII wieku rozwijano dorobek greckiej i rzymskiej topiki.
Yuva yapmazlar ve dişiler tek yumurtaları ile doğrudan çıplak kayalık üzerinde kuluçkaya yatarlar.Nie budują gniazd – jaja składają na nagiej skale, na przewieszkach.
Göz etrafında çıplak beyaz bir halka vardır.Wokół oka widać białą, nagą skórę.
Yıldız kümeleri çıplak gözle görülebilir.Barwa tej gwiazdy jest widoczna gołym okiem.
Yanındaki kaidenin üstünde ise tombul ve çıplak bir çocuk oturmaktadır.Idzie spokojnie trzymając na ramieniu kij z wiadrem wody i z nagim dzieckiem u boku.
Bu etki çıplak gözle görülmez, ama küçük teleskoplarda bile kolaylıkla görülebilir.Gwiazda nie jest widoczna gołym okiem, ale można ją dostrzec już przy pomocy małego teleskopu.
Yarı çıplak güçlü piyadelere sahiplerdir.To obdarzony wielką siłą półczłowiek-półryba.
Genel olarak çıplak bir dağdır.Cała jest naga lub tylko górą słabo omszona.
Temel İletken: Çıplak bakır.Nagie Plaże – przewodnik.
Çip, Apple'ın iPad tabletinin piyasaya sürülmesiyle piyasaya çıktı.iPad – tablet przedsiębiorstwa Apple.
Küme Dünya'ya yaklaşık 500 ışık yılı uzaklıktadır ve çıplak gözle görülebilmektedir.Stjärnhopen ligger på ett avstånd av ungefär 500 ljusår från Jorden och är synlig för blotta ögat.
Hepsi tamamen çıplak bir şekilde gaz odalarına gönderilirdi.Senare fick han i uppgift att fösa in de nakna människorna i gaskamrarna.
Yavrular kör ve çıplak olarak doğar; ilk birkaç gün ağız keselerinin içine alınabilir.Ungarna är i början nakna och blinda, därför vistas de sina första dagar i bon.
Kızı Barbara'nın yaralı halde çekilmiş çıplak fotoğraflarını gösterir ve onunla dalga geçer.Bobby försöker dölja sin olycksaliga barndom genom att skämta.