Çimenlerin mücadelesi, değil mi?La competencia de las hierbas, ¿no?
Çimenlerin mücadelesi, değil mi?La competizione dei vegetali, chiaro?
Çimenlerin mücadelesi, değil mi?La concurrence des herbes, vrai?
Çimenlerin mücadelesi, değil mi?Soutěž trav, chápete?
Çimenlerin mücadelesi, değil mi?Współzawodnictwo traw, prawda?
Çimenlerin mücadelesi, değil mi?Γιατί και τα χορτάρια ανταγωνίζονται μεταξύ τους, σωστά;
Çimenlerin mücadelesi, değil mi?Конкуренцията на тревите, нали?
Çimenlerin mücadelesi, değil mi?Убрать конкурента трав, так?
Çimenlerin mücadelesi, değil mi?המתחרים של העשבים, כן? ופתאום הכול נראה שונה.
Çimenlerin mücadelesi, değil mi?منافسة الأعشاب، صحيح؟
Çimenlerin mücadelesi, değil mi?突然 すべてが違って見えてきて
Çimenlerin tarihine bakarsak, durum gerçekten trajik.A história dos relvados é trágica.
Çimenlerin tarihine bakarsak, durum gerçekten trajik.Als we kijken naar de geschiedenis van gazons: die is tragisch.
Çimenlerin tarihine bakarsak, durum gerçekten trajik.Et si nous regardons l'histoire des pelouses, c'est plutôt tragique.
Çimenlerin tarihine bakarsak, durum gerçekten trajik.Ha végignézünk a gyepek történetén, látjuk, hogy ez igazából elég tragikus.
Çimenlerin tarihine bakarsak, durum gerçekten trajik.Historia trawników jest raczej tragiczna.
Çimenlerin tarihine bakarsak, durum gerçekten trajik.잔디밭의 역사를 보면 사실 비극적이기까지 한데요,
Çimenlerin tarihine bakarsak, durum gerçekten trajik.Mentre, se guardiamo alla storia dei giardini, è tragica.
Çimenlerin tarihine bakarsak, durum gerçekten trajik.Nurmikoiden historia on todellisuudessa melko traaginen.
Çimenlerin tarihine bakarsak, durum gerçekten trajik.Og hvis vi ser på plænernes historie, er det faktisk temmelig tragisk.
Çimenlerin tarihine bakarsak, durum gerçekten trajik.Şi dacă ne uităm la istoria peluzelor, este mai degrabă tragic.
Çimenlerin tarihine bakarsak, durum gerçekten trajik.Und wenn wir uns die Geschichte des Rasens anschauen, ist sie ziemlich tragisch.
Çimenlerin tarihine bakarsak, durum gerçekten trajik.Ако погледнем историята на ливадите, ще видим, че всъщност е по-скоро трагична.
Çimenlerin tarihine bakarsak, durum gerçekten trajik.И если мы рассмотрим историю газона, то история эта довольно трагична.
Çimenlerin tarihine bakarsak, durum gerçekten trajik.אם נבחן את ההיסטוריה של המדשאות, נראה שהיא די טראגית.
Çimenlerin tarihine bakarsak, durum gerçekten trajik.وإذا نظرنا إلى تاريخ المروج ، انه في الواقع مأساوي إلى حد ما.
Çimenlerin tarihine bakarsak, durum gerçekten trajik.数百年前は
Çimenlik başına 15/8 saat. Saat başına çimenliği daha kısa sürede temizleyebiliyoruz.1잔디밭당 15/8시간이 필요하다 여태까지는 시간당 잔디밭이였다
Çimenlik başına 15/8 saat.Takže jim to bude trvat 15/8 hodin za trávník.
Çimenlikler yeni fırsatlar yarattı.A füves puszták új lehetőségeket teremtettek.
Çimenlikler yeni fırsatlar yarattı.As pradarias criaram oportunidades.
Çimenlikler yeni fırsatlar yarattı.Das Grünland schuf neue Möglichkeiten.
Çimenlikler yeni fırsatlar yarattı.Dataran berumput menciptakan kesempatan-kesempatan.
Çimenlikler yeni fırsatlar yarattı.Đồng cỏ tạo nên những cơ hội.
Çimenlikler yeni fırsatlar yarattı.Graslanden schiepen kansen.
Çimenlikler yeni fırsatlar yarattı.초원은 기회를 만들어냈습니다.
Çimenlikler yeni fırsatlar yarattı.Łąki otworzyły nowe możliwości.
Çimenlikler yeni fırsatlar yarattı.Las praderas crearon oportunidades,
Çimenlikler yeni fırsatlar yarattı.Les grandes plaines ont créé des opportunités.
Çimenlikler yeni fırsatlar yarattı.Le terre erbose crearono opportunità.
Çimenlikler yeni fırsatlar yarattı.Pajiștile au creat oportunități.
Çimenlikler yeni fırsatlar yarattı.Pastviny ponúkali príležitosti.
Çimenlikler yeni fırsatlar yarattı.Ruohotasangot loivat mahdollisuuksia.
Çimenlikler yeni fırsatlar yarattı.Τα λιβάδια δημιούργησαν ευκαιρίες.
Çimenlikler yeni fırsatlar yarattı.Пасищата създавали възможности.
Çimenlikler yeni fırsatlar yarattı.Пастбища открывали новые возможности.
Çimenlikler yeni fırsatlar yarattı.שטחי המרעה סיפקו הזדמנויות.
Çimenlikler yeni fırsatlar yarattı.خلقت المراعى الفرص.
Çimento nakliyeciliği yapan dedemle tanıştığı ABD'ye taşındı, ve 9 çocukları oldu.Foi para os Estados Unidos, onde conheceu o meu avô, que era camionista de cimento.
Çimento nakliyeciliği yapan dedemle tanıştığı ABD'ye taşındı, ve 9 çocukları oldu.Hun flyttede til USA, hvor hun mødte min bedstefar, der var cementtransportør, og de fik ni børn.
Çimento nakliyeciliği yapan dedemle tanıştığı ABD'ye taşındı, ve 9 çocukları oldu.할머니는 미국으로 갔고 당시에 시멘트 운반수였던 할아버지를 만나게 되었습니다.
Çimento nakliyeciliği yapan dedemle tanıştığı ABD'ye taşındı, ve 9 çocukları oldu.Przeprowadziła się do USA, gdy poznała dziadka, który woził cement.
Çimento nakliyeciliği yapan dedemle tanıştığı ABD'ye taşındı, ve 9 çocukları oldu.Si trasferì negli USA, dove incontrò mio nonno, un trasportatore di cemento, e hanno avuto nove figli.
Çimento nakliyeciliği yapan dedemle tanıştığı ABD'ye taşındı, ve 9 çocukları oldu.Ze verhuisde naar de VS, waar ze mijn opa ontmoette, een cementtransporteur. Ze kregen 9 kinderen.
Çimento nakliyeciliği yapan dedemle tanıştığı ABD'ye taşındı, ve 9 çocukları oldu.Пристигнала в Щатите, където срещнала дядо ми, който е работил с цимент, и те имали девет деца.
Çimento nakliyeciliği yapan dedemle tanıştığı ABD'ye taşındı, ve 9 çocukları oldu.היא עברה לארצות הברית כשהיא פגשה את סבא שלי שהיה מוביל בטון,
Çimento nakliyeciliği yapan dedemle tanıştığı ABD'ye taşındı, ve 9 çocukları oldu.لقد إنتقلت إلى الولايات المتحدة حيث ألتقت بجدي الذي كان متعهد نقل الأسمنت،
Çimento nakliyeciliği yapan dedemle tanıştığı ABD'ye taşındı, ve 9 çocukları oldu.祖父と知合い 9人の子供を授かりますが 3人は赤ん坊のうちに死亡
Çimen Yeşilicolorcolor
Çimen Yeşilicolorfűzöldcolor