Çilekleri toplamama yardım et.Hilf mir, die Erdbeeren einzusammeln!
Çilekleri toplamama yardım et.Nu har jag fått en fläck på förklädet!
Çilekli süt mü?Gusto fragola?
Çilekli süt mü?Lait fraise ?
Çilekli süt mü?¿Leche de fresa?
Çilekli süt mü?¿Leche de fresa?
Çilekli süt mü? # Maria Ave mariaAz eperturmix?
Çilekli süt mü? # Maria Ave maria # Uzan ve bulutlara dokunحليب بالفراولة؟
Çilekli süt mü?Mleko truskawkowe?
Çilekli süt mü?Susu strobery?
Çilekli tokam.Apa, az epres hajgumim...
Çilek satmaktan da söz etmiyoruz.E eu não posso ter morangos negativos.
Çilek satmaktan da söz etmiyoruz.지금은 딸기를 팔려는 게 아니니까요.
Çilek satmaktan da söz etmiyoruz.Vi vil bare købe.
Çilek satmaktan da söz etmiyoruz.Не говорим за продажба на ягоди.
Çilek satmaktan da söz etmiyoruz.نحن لا نتحدث عن بيع فراولة سالبة
Çilek tanecikli meyveli yoğurtYogur con merengue de frutas con una fresa
Çilekten 0 lira alırsam, 10 liralık muz alabilirim. .따라서 0파운드의 딸기가 있을 때 10파운드의 바나나가 있는 점이 생깁니다.
Çilekten 0 lira alırsam, 10 liralık muz alabilirim. .Assim que eu tiver o ponto 0 quilos de morangos, eu foi possível obter 10 quilos de bananas.
Çilekten 0 lira alırsam, 10 liralık muz alabilirim. .Така че ще имам точката 0 фунта ягоди, мога да взема 10 фунта банани.
Çilekten 0 lira alırsam, 10 liralık muz alabilirim. .والآن سأضع 0 رطل للفراولة فأحصل على 10 ارطال من الموز
Çilek topluyorum aptal.Culeg fragi, blegule.
Çilek topluyorum aptal. Görmüyor musun?- Ich pflücke wilde Erdbeeren.
Çilek topluyorum aptal. Görmüyor musun?Je cueille des fraises des bois.
Çilek topluyorum aptal.- Ich pflücke wilde Erdbeeren.
Çilek topluyorum aptal.Mitä sinä teet?
Çilek topluyorum aptal.Recogiendo fresas, tonto.
Çilek yiyecekseniz, veya çay içecekseniz,차를 마시는 동안
Çilek yiyecekseniz, veya çay içecekseniz, Neden kansere karşı en faydalı olanını seçmeyesiniz?Ko jeste jagode ali pijete čaj, se splača izbrati najbolj učinkovito vrsto za preprečevanje raka.
Çilek yiyecekseniz, veya çay içecekseniz,או שותה תה,
Çilek yiyecekseniz, veya çay içecekseniz,أو تشرب الشاي,
Çilek yiyecekseniz, veya çay içecekseniz,抗ガン作用が一番高い種類を
Çillerinden kurtulan kız, tatlı patates çocuk, basketbol baba ve karanlık oda anne.Flickan utan fräknar, och sötpotatispojken, basketpappan, och mörkrumsmamman.
Çillerinden kurtulan kız, tatlı patates çocuk, basketbol baba ve karanlık oda anne.주근깨 없는 소녀와 귀여운 감자소년, 농구공 만한 큰손을 가진 아빠, 암실을 가진 엄마는
Çillerinden kurtulan kız, tatlı patates çocuk, basketbol baba ve karanlık oda anne.La chica sin pecas, el chico patata dulce, el padre de la mano de baloncesto y la madre del cuarto oscuro.
Çillerinden kurtulan kız, tatlı patates çocuk, basketbol baba ve karanlık oda anne.La jeune fille sans taches de rousseur et le garçon patate douce,
Çillerinden kurtulan kız, tatlı patates çocuk, basketbol baba ve karanlık oda anne.הילדה בלי הנמשים, וילד הבטטה המתוקה, אב כדורסל, ואם חדר החושך
Çillerinden kurtulan kız, tatlı patates çocuk, basketbol baba ve karanlık oda anne.バスケットボールのお父さんと 暗室のお母さんが ろうそくを灯して お祈りをし
Dedi ki, "Ve bu sadece başlangıcıydı çilemizin,Cậu nói:
Dedi ki, "Ve bu sadece başlangıcıydı çilemizin,Hij zegt: "En dit was nog maar het begin van onze beproeving totdat we uiteindelijk in Israël uitkwamen.
Dedi ki, "Ve bu sadece başlangıcıydı çilemizin, İsrail'e ulaşana kadar.Aggiunse, "Questo fu solo l'inizio delle nostre traversie, finché non ci ritrovammo in Israele.
Dedi ki, "Ve bu sadece başlangıcıydı çilemizin, İsrail'e ulaşana kadar."A to był dopiero początek naszej gehenny, zanim skończyliśmy w Izraelu.
Dedi ki, "Ve bu sadece başlangıcıydı çilemizin, İsrail'e ulaşana kadar.Dan dia berkata, "Dan itu baru awal dari siksaan kami sampai akhirnya tiba di Israel.
Dedi ki, "Ve bu sadece başlangıcıydı çilemizin, İsrail'e ulaşana kadar.Iar el spune, "Şi ăsta era doar începutul chinului nostru până când am ajuns în Israel.
Dedi ki, "Ve bu sadece başlangıcıydı çilemizin, İsrail'e ulaşana kadar.Und er sagt, "Und das war erst der Beginn unseres Leidenswegs bis wir Israel erreicht habe.
Dedi ki, "Ve bu sadece başlangıcıydı çilemizin, İsrail'e ulaşana kadar."Y esto fue sólo el comienzo de nuestro calvario hasta que terminamos en Israel.
Dedi ki, "Ve bu sadece başlangıcıydı çilemizin, İsrail'e ulaşana kadar.Он продолжает и говорит, что то было только началом испытаний, которые привели его в Израиль.
Dedi ki, "Ve bu sadece başlangıcıydı çilemizin,"그건 단지 시련의 시작이었을 뿐이에요.
Dedi ki, "Ve bu sadece başlangıcıydı çilemizin,И той каза: "И това беше само началото на нашето изпитание, докато не пристигнахме в Израел.
Dedi ki, "Ve bu sadece başlangıcıydı çilemizin,והוא אומר "וזאת היתה רק ההתחלה של הצרות שלנו
Dedi ki, "Ve bu sadece başlangıcıydı çilemizin,وقال " وكانت تلك هي بداية محنتنا .. الطويلة
Dedi ki, "Ve bu sadece başlangıcıydı çilemizin,イスラエルに着くまで続く 苦難の始まりに過ぎなかった
Demek çilekleri siz de topladınız.Aºadar ºi voi aþi cules fragi.
Demek çilekleri siz de topladınız.¿Así que vosotras también habéis recogido fresas?
Demek çilekleri siz de topladınız. Teşekkürler.- Ihr habt auch Beeren gepflückt?
Demek çilekleri siz de topladınız. Teşekkürler.- Ihr habt auch Beeren gepflückt?
Demek çilekleri siz de topladınız. Teşekkürler.Vous m'avez aussi cueilli des fraises ?
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı,Aceasta este o prima parte a tranzitiei noastre spre varsta adulta.
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı,C'est une partie de la transition vers l"âge adulte.
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı,Den andra delen är den svåra prövningen i mognadsfasen, när den gamla världen faller samman