Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Acești pistrui se numesc pete solare și sunt doar una dintre manifestările câmpului magnetic al Soarelui.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Bintik ini disebut bintik matahari, yang hanya merupakan salah satu manifestasi dari medan magnet matahari.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Ce sont des taches solaires, une des manifestations du champ magnétique du Soleil.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Dessa fräknar kallas för solfläckar, och de är bara en utav yttringarna från Solens magnetiska fält.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Esas pecas se llaman manchas solares, y son sólo una de las manifestaciones del campo magnético solar.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Essas sardas chamam-se manchas solares, e são apenas uma das manifestações do campo magnético do Sol.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Ezeket a szeplőket napfoltoknak hívják, többek közt ők a Nap mágneses terének a manifesztációi.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Het zijn zonnevlekken en ze zijn slechts één van de manifestaties van het magnetisch veld van de zon.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.이 주근깨들은 태양의 흑점인데 그것은 태양의 자기장 때문에 생기지요.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Những thứ này được gọi là vết đen, và chúng chỉ là một trong số các biểu hiện của từ trường Mặt Trời.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Tem pegicam pravimo sončeve pege in so samo ena od manifestacij sončevega magnetnega polja.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Te piegi to plamy słoneczne, są jedną z manifestacji pola magnetycznego Słońca.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Tieto pehy sa nazývajú slnečné škvrny a sú len jedným z prejavov magnetického poľa Slnka.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Tyto pihy se nazývají sluneční skvrny a jsou jednou ze známek slunečního magnetického pole.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Wir nennen sie Sonnenflecke, sie sind nur einer der Hinweise auf das Magnetfeld der Sonne.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Тези лунички се наричат слъчневи петна, и те са само едно от потвържденията, за магнитното поле на слънцето.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Ці веснянки називаються сонячними плямами, і свідчать про магнітне поле Сонця.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Эти веснушки называются солнечными пятнами, и они - только один из примеров магнитного поля Солнца.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.הנמשים הללו נקראים כתמי שמש, והם רק צורת ביטוי אחת של השדה המגנטי של השמש.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.هذا النمش يسمى بقعا شمسية، وهي فقط إحدى مظاهر الحقل المغناطيسي للشمس.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.太陽の磁場活動の 現れの1つです これによっても恒星からの光は変わります
Bu hayvanlarin çilesi azalmiyor. Bu onlarin yasam sekli.Das Leid für diese Tiere hört nicht auf - es ist die Art, wie sie leben.
Bu hayvanlarin çilesi azalmiyor. Bu onlarin yasam sekli..הסבל של חיות אלה הוא אכזרי .בשבילם הוא דרך חיים
Bu hayvanlarin çilesi azalmiyor.Ezeknek az állatoknak a szenvedése könyörtelen.
Bu hayvanlarin çilesi azalmiyor.La sofferenza di questi animali è senza fine.
Bu hayvanlarin çilesi azalmiyor.Lidandet för dessa djur är oavbrutet.
Bu hayvanlarin çilesi azalmiyor.Penderitaan yang dialami binatang-binatang ini tak ada hentinya.
Bu hayvanlarin çilesi azalmiyor.Suferinta acestor animale este cumplita.
Bu hayvanlarin çilesi azalmiyor.Τα δεινά αυτών των ζώων είναι αμείωτα. Είναι τρόπος ζωής.
Bu hayvanların çilesi azalmıyor. Bu onların yaşam şekli.Cierpienie tych zwierząt jest bezlitosne i jest drogą ich życia
Bu hayvanların çilesi azalmıyor. Bu onların yaşam şekli.Das Leid für diese Tiere hört nicht auf - es ist die Art, wie sie leben.
Bu hayvanların çilesi azalmıyor. Bu onların yaşam şekli.El sufrimiento de ellos continúa, es su modo de vivir.
Bu hayvanların çilesi azalmıyor. Bu onların yaşam şekli.Trpljenje za te živali je nepopustljivo, je način življenja.
Bu hayvanların çilesi azalmıyor. Bu onların yaşam şekli.Utrpení těchto zvířat je nekompromisní, nic jiného jim nezbývá.
Bu hayvanların çilesi azalmıyor. Bu onların yaşam şekli.הסבל של חיות אלה הוא אכזרי. בשבילם הוא דרך חיים.
Bu hayvanların çilesi azalmıyor.Ezeknek az állatoknak a szenvedése könyörtelen.
Bu hayvanların çilesi azalmıyor.La sofferenza di questi animali è senza fine.
Bu hayvanların çilesi azalmıyor.La souffrance pour ces animaux est constante
Bu hayvanların çilesi azalmıyor.Lidandet för dessa djur är oavbrutet.
Bu hayvanların çilesi azalmıyor.Näiden eläinten kärsimys on armotonta.
Bu hayvanların çilesi azalmıyor.Penderitaan bagi hewan-hewan ini adalah tak henti-hentinya.
Bu hayvanların çilesi azalmıyor.Suferinta acestor animale este cumplita.
Bu hayvanların çilesi azalmıyor.Страдание для этих животных неумолимый.
Bu heykelin, İsa'nın çektiği acıları ve çileyi göstermek için tasarlandığı çok açık.Це дуже чітке зображення створене для споглядання болю та страждання, які стерпів Христос.
Bu nedenle kardeşler, bütün çile ve sıkıntılarımız arasında, imanınızdan ötürü sizinle teselli bulduk.da sind wir, liebe Brüder, getröstet worden an euch in aller unsrer Trübsal und Not durch euren Glauben;
Bu nedenle kardeşler, bütün çile ve sıkıntılarımız arasında, imanınızdan ötürü sizinle teselli bulduk.Dlatego pocieszeni jesteśmy, bracia! z was w każdym utrapieniu i potrzebie naszej przez wiarę waszę;
Bu nedenle kardeşler, bütün çile ve sıkıntılarımız arasında, imanınızdan ötürü sizinle teselli bulduk.이러므로 형제들아 우리가 모든 궁핍과 환난 가운데서 너희 믿음으로 말미암아 너희에게 위로를 받았노라
Bu nedenle kardeşler, bütün çile ve sıkıntılarımız arasında, imanınızdan ötürü sizinle teselli bulduk.nu hava vi i fråga om eder, käre bröder, genom eder tro fått hugnad i all vår nöd och allt vårt lidande.
Bu nedenle kardeşler, bütün çile ve sıkıntılarımız arasında, imanınızdan ötürü sizinle teselli bulduk.por isso, irmãos, em toda a nossa necessidade e tribulação, ficamos consolados acerca de vós, pela vossa fé,
Bu nedenle kardeşler, bütün çile ve sıkıntılarımız arasında, imanınızdan ötürü sizinle teselli bulduk.preto sme sa potešili, bratia, nad vami pri všetkej svojej tiesni a pri všetkom svojom súžení vašou vierou,
Bu nedenle kardeşler, bütün çile ve sıkıntılarımız arasında, imanınızdan ötürü sizinle teselli bulduk.Protož potěšeni jsme z vás, bratří, ve všelikém soužení a nesnadnosti naší, skrze víru vaši.
Bu nedenle kardeşler, bütün çile ve sıkıntılarımız arasında, imanınızdan ötürü sizinle teselli bulduk.så blev vi da, brødre, trøstet over eder i all vår nød og trengsel, ved eders tro.
Bu nedenle kardeşler, bütün çile ve sıkıntılarımız arasında, imanınızdan ötürü sizinle teselli bulduk.zato smo bili, bratje, za vas potolaženi ob vsej stiski in sili svoji po veri vaši:
Bu nedenle kardeşler, bütün çile ve sıkıntılarımız arasında, imanınızdan ötürü sizinle teselli bulduk.δια τουτο παρηγορηθημεν, αδελφοι, δια σας εν ολη τη θλιψει και στενοχωρια ημων δια της πιστεως σας
Bu nedenle kardeşler, bütün çile ve sıkıntılarımız arasında, imanınızdan ötürü sizinle teselli bulduk.Защото знаете, какви поръчки ви дадохме от името на Господа Исуса.
Bu nedenle kardeşler, bütün çile ve sıkıntılarımız arasında, imanınızdan ötürü sizinle teselli bulduk.тим то втішились ми, браттє, вами у всякому горю, і нужді нашій, вашою вірою:
Bu nedenle kardeşler, bütün çile ve sıkıntılarımız arasında, imanınızdan ötürü sizinle teselli bulduk.то мы, при всей скорби и нужде нашей, утешились вами, братия, ради вашей веры;
Bu nedenle kardeşler, bütün çile ve sıkıntılarımız arasında, imanınızdan ötürü sizinle teselli bulduk.אז נחמנו עליכם אחי בכל צרתנו ולחצנו על ידי אמונתכם׃
Bu nedenle kardeşler, bütün çile ve sıkıntılarımız arasında, imanınızdan ötürü sizinle teselli bulduk.فمن اجل هذا تعزينا ايها الاخوة من جهتكم في ضيقتنا وضرورتنا بايمانكم.
Bu nedenle kardeşler, bütün çile ve sıkıntılarımız arasında, imanınızdan ötürü sizinle teselli bulduk.所 以 弟 兄 們 、 我 們 在 一 切 困 苦 患 難 之 中 、 因 著 你 們 的 信 心 就 得 了 安 慰