çiftliği ile cümle
çiftliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tüm çevre kasabalardan insanlar lâhana salatası almak için Mary'nin çiftliğine gitti.People from all the surrounding towns traveled to Mary's farm to buy her coleslaw.
Çiftliğiniz ne kadar uzakta?How far away is your farm?
Tom, Mary öldükten sonra çiftliği sattı ve Boston'a geri döndü.Tom sold the farm after Mary died and went back to Boston.
Tom bana çiftliği satmamı ve başka bir yerde yaşamamı önerdi.Tom advised me to sell the farm and live somewhere else.
Benim bir çiftliğim var.I have a ranch.
Tom çiftliğini sattı ve Boston'a taşındı.Tom sold his farm and moved to Boston.
Sami'nin cesedi Leyla'nın çiftliğindeki bir gölette bulundu.Sami's body was found in a pond on Layla's farm.
Leyla bölgedeki en büyük çiftliğin sahibiydi.Layla was the owner of the largest ranch in the area.
Tom bu bölgelerdeki en büyük çiftliğin sahibidir.Tom is the owner of the largest ranch in these parts.
Tom, bölgedeki en büyük çiftliğin sahibidir.Tom is the owner of the largest ranch in the area.
Sami'nin bir at çiftliği vardı.Sami owned a horse farm.
Tom hafta sonunu Mary'nin çiftliğinde geçiriyor.Tom is spending the weekend on Mary's ranch.
Tom'un on üç dönümlük bir çiftliği var.Tom owns a thirteen-acre farm.
Tom 300 dönümlük bir Noel ağacı çiftliğinde çalışıyor.Tom works on a 300-acre Christmas tree farm.
Tom ve Mary'nin küçük bir organik çiftliği var.Tom and Mary have a small organic farm.
Buradan uzakta olmayan bir çiftliğim var.I have a farm not far from here.
Tom'un Boston'tan uzakta olmayan küçük bir çiftliği var.Tom has a small farm not far from Boston.
Tom, bu bölgedeki en büyük çiftliğin sahibidir.Tom is the owner of the biggest ranch in these parts.
Tom'un tavuk çiftliği var.Tom owns a chicken farm.
Gunter çiftliğin her yerine güvenlik kameraları yerleştirdi.Gunter installed security cameras all over the farm.
Karl tüm afyon çiftliğini ateşe verdi.Karl set fire to the entire opium farm.
Hamilton, Toby'nin çiftliğini ziyaret eder.Hamilton visits Toby's ranch.
Francis öldüğünde Hester çiftliği satmaya karar verir.When Francis dies, Hester decides to sell the farm for cash.
1937'de çiftliğinin adını resmi olarak soyadına ekledi.In 1937 he officially added the name of his farm to his family name.
Bundan sonra kendi aile çiftliğine çekildi ve siyasi bir rolü olmadı.After that he withdrew to his family farm and did not play a political role any longer.
Basso, ekim işlemlerine başlamıştı, çiftliğinin adı "Il Borgo" ya da "köy"'dür.Basso has already begun planting; his farm is called "Il Borgo" or "the village".
Çiftliğin kıyısındaki küçük bir yazlığa taşınıp Avrupa'ya gitme planları yaparlar.They move to small cottage on the edge of the farm and plan to go to Europe.
Johnson, Noel günü ABD'deki danışmanlarını tartışma amacıyla Teksas'taki çiftliğine çağırdı.Johnson called his U.S.-based advisers to his Texas ranch for discussions on Christmas Day.
1808 biterken Thomas ve Nancy Lincoln çifti, Sinking Spring Çiftliği'ne yerleştiler.In the fall of 1808, Thomas and Nancy Lincoln settled on Sinking Spring Farm.
O ve kardeşi babalarından kalan yüklü miras ile çiftliği işletirler.He and his brothers make their way towards the source - a cottage owned by a kindly old woman.
Patron: Curley'nin babası, çiftliğin sahibidir.The Boss: Curley's father, the superintendent of the ranch.
Çanta Rüzgâr Çiftliği ^ "Çanta Belediyesi Haritası" (in Turkish)."Çanta Belediyesi Haritası" (in Turkish).
Rüzgâr çiftliği, başta 2011 yılında Bora Rüzgâr Enerji Şirketi tarafından projelendirildi.The wind farm was initially projected by Bora Wind Energy Company in 2011.
"Hanımın Çiftliği, yeniden"."The Government Farm".
Şimdiki kilisenin sitesinde bir Roma çiftliği vardı.On the site of the current church there was a Roman farm.
Küçük yaşta Güney Çin'e Mançurya'ya kız kardeşinin çiftliğinde yaşaması için gönderildi.At a young age he was sent to Manchuria, Northeast China to live on his sister's farm.
Glenn, Maggie ve Sophia, Dale ve Andrea ile birlikte Hershel'in çiftliğinde kalır.He, Maggie, and Sophia stay at Hershel's farm with Dale and Andrea.
Bir yıl sonra çiftliğini sattı.He then worked on a farm for a year.
Marangoz olarak çalıştırlar, Madison'un küçük bir çiftliği oldu.They worked as carpenters, and Madison also had a small farm.
Al şu atı, 1 saat zaman içinde bu çiftliğin etrafında dolaşabildiğin yerleri sana vereceğim."They will blow us out of this place in half an hour."
Tavuk çiftliği vardır.His family owns a chicken farm.
1925 Atatürk Orman Çiftliği açıldı.1925 Forest Farm established.
Oyun bir çiftliğin işletilmesini esas alır.The core of the game stands on the management of a farm.
Çiftliğin de çok iyi niyetli bir çiftlik ağası varmış.His father established a successful cattle ranch there.
Çok eskiden bir kadının çiftliği olarak bilinirmiş.It was formerly known as Company's Land.
Alabalık çiftliği vardır.It remains a farmhouse.
Hanımın Çiftliği, Orhan Kemal'in üç ciltlik romanıdır.It has been adapted from Orhan Kemal's novel Hanımın Çiftliği.
22 Kasım 1916'da, çiftliğinde bir uyku sundurmasında ölmüştür.London died November 22, 1916, in a sleeping porch in a cottage on his ranch.
Reich, bir yandan çiftliği yöneterek diğer yandan çalışmalarını sürdürdü.His father supervised a rent farm and leased it out as well.
Çocukluğu bir şeker kamışı çiftliğinde geçti.Her childhood was passed on a farm.
Fakat amcası Garrow çiftliği de yakıldıktan sonra öldürülür.They killed Eragon's uncle Garrow and destroyed his farm.
Ankara Hayvanat Bahçesi, Atatürk Orman Çiftliği içerisindedir.The complex is located in the Beştepe neighborhood of Ankara, inside the Atatürk Forest Farm.
Elin çocukluğunu ailesinin küçük çiftliğinde geçirdi.The teacher lived on his own small farm.
Ailenin Edirne yakınlarında bir çiftliği vardı.The family also owned a farm near Ballarat.
"Hanımın Çiftliği'nin 'overdose' dekoratif ruhu!"."DEA Upholds Grower's Marijuana Monopoly".
Biz ailemin çiftliğinde off bizim popo işe ise, başınızı o küf yıkayacak olacaktır.If we work our butt off at my family's ranch, that mildew in your head will wash away.
Hatta Newfoundland'da bile bir zamanlar morina yakaladığımız yerde bile bir denizanası çiftliği var.Even in Newfoundland where we used to catch cod, we now have a jellyfish fishery.
2000 metrekarelik alana kurulu çiftliğimizde, her şeyi yetiştirmemiz gerekiyordu.We had our own half-acre farm that we had to grow everything.
Aslında bir organik tarım çiftliğiydi.It was essentially an organic farm.
El Paso'nun dışında bir at çiftliği var.He owns a horse ranch outside of El Paso.