çiftliği ile cümle
çiftliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bakers'ların nehrin üst tarafında bir çiftliği var.The Bakers have a farm up the river.
Bu Uncle Tom'un çiftliğidir.This is Uncle Tom's farm.
Ken'in amcasının büyük bir tavuk çiftliği var.Ken's uncle has a big chicken farm.
Ken'in amcası büyük bir tavuk çiftliğine sahip.Ken's uncle has a big chicken farm.
Çocukların, çiftliği ziyaret etmeyi sevmeleri hiç şaşırtıcı değil.It is no wonder that the children love to visit the farm.
Amcamın köyde bir çiftliği var.My uncle has a farm in the village.
Babamın ve annemin orada büyük bir çiftliği var.My father and mother have a big farm there.
Ebeveynlerimin de bir çiftliği var.My parents also have a farm.
Çiftliğimi satmaya çalışıyorum, ancak şimdiye kadar herhangi bir teklif almadım.I am trying to sell my farm, but I haven't had any offers so far.
Onlar onunla çiftliğin yakınındaki eski bir ahşap binaya yürüdüler.They walked with him to an old wooden building near the farmhouse.
Jeologlar çiftliğimizde petrol için araştırma yaptılar.The geologists explored for oil on our farm.
Onun çiftliği yirmi mil karedir.His ranch covers twenty square miles.
Onun Kolorado'da büyük bir çiftliği var.He has a large farm in Colorado.
O, çiftliği için yüksek bir kira ödemek zorunda kaldı.He had to pay a high rent for his farm.
O, çiftliğinde bitkisel ürün ve inek yetiştiriyor.He raises crops and cows on his farm.
Pazar günü çiftliği ziyaret etmeye niyet ediyor.He intends to visit the farm on Sunday.
Çiftliğinde sığır besliyor.He is breeding cattle on his farm.
Onun çiftliği almak için parası yok.He had no money to buy the farm.
Babasının çiftliği sattığına şaşırdı.He was surprised his father had sold the farm.
Çiftliğin etrafını bir çitle çevirdiler.They built a fence around the farm.
Uçak babamın çiftliğine indi.The airplane landed on my father's farm.
Babamın bir çiftliği ve cins sığırları ve atları var.My father has a ranch and breeds cattle and horses.
Biz çiftliğin etrafında oynadık.We played around the farm.
Onların çiftliğinde beş farklı türde atları var.They have five different kinds of horses on their farm.
Çiftliğimiz kırsal Nebraska'da yer almaktadır.Our farm is located in rural Nebraska.
Birkaç çiftliğin elektriği vardı.Few farms had electricity.
Birçok çiftçi çiftliğini kaybetti.Many farmers lost their farms.
Tom'un Boston'un hemen dışında küçük bir çiftliği var.Tom has a small farm just outside of Boston.
O Sao Paulo'nun içindeki dört tane çok büyük çiftliğin sahibidir.He is the owner of four very big farms in the interior of Sao Paulo.
Gençken Bay Wood'un çiftliğinde çalıştım.I worked on Mr. Wood's farm when I was young.
Tom çiftliğini satmak istemiyor.Tom doesn't want to sell his farm.
Çiftliği satmaları gerekiyor muydu.Need they have sold the farm?
Çiftliğin önüne park ediyorum.I park in front of the farm.
Küçük çocuklar çikolata çiftliğinde köle olarak çalışır.Small children work as slaves on the chocolate plantation.
Tom bir koyun çiftliğinde çalışıyor.Tom works on a sheep farm.
Çiftliğimde birçok sülük var.There are many leeches in my farm.
Dünya evcil hayvan çiftliği değil.The world is not a petting zoo.
Tom oğlunu evcil hayvan çiftliğine götürdü.Tom took his son to the petting zoo.
Tom Boston'a giderken büyükbabasının çiftliğinde durdu.Tom stopped at his grandfather's farm on his way to Boston.
Tom çiftliği satmak zorunda kaldı.Tom was forced to sell his farm.
Biz bazen çiftliğimizin üzerinde uçan uçaklar görüyoruz.We sometimes see airplanes flying over our farm.
Böyle böcek ilaçlarını çiftliğimizde kullanmıyoruz.We don't use pesticides like those on our farm.
Bu benim çiftliğim ve satılık değil.This is my farm, and it isn't for sale.
Çiftliğimiz buradan uzakta değil.Our farm isn't far away from here.
Tom çiftliğini babasından miras aldı.Tom inherited his farm from his father.
Çiftliğinizde ne yetiştiriyorsunuz?What do you grow on your farm?
Ben geçen hafta baktığımız o çiftliği satın almaya karar verdim.I've decided to buy that farm we were looking at last week.
Tom'un bir çiftliği var.Tom has a ranch.
Bu çiftliğin arazisi çok verimlidir.This farm's land is very fertile.
Tom'un bir çiftliği vardı.Tom owned a ranch.
Çiftliğini sattığını duydum.I heard you sold your farm.
Çiftliğinde hangi hayvanlara sahipsin?What animals do you have on your farm?
Benim annem ve babam bir ipek çiftliği işletiyordu.My parents were running a silk farm.
Çiftliğinize bitişik bir arazi aldım.I just acquired some land that's contiguous to your farm.
O borçlar için çiftliği satmak zorunda kaldı.He had to sell the farm for debts.
Çiftliğimi torunlarıma bırakmak istiyorum.I want to leave my farm to my grandchildren.
Borçlarımı ödemek için çiftliğimi satmalıyım.I must sell my farm to pay off my debts.
Tom büyükbabasının çiftliğindeyken geçen hafta ata bindi.Tom rode a horse last week when he was at his grandfather's ranch.
Tom komşunun çiftliğinden bir el arabası çaldı.Tom stole a truck from his neighbor's farm.
Tom ve Mary'nin küçük bir çiftliği var.Tom and Mary have a small farm.