Çiftlerde ise Viktor Troicki ile takım oluşturdu, çeyrek finalde elendiler.Já nas duplas, ele se uniu com o sérvio Viktor Troicki, e juntos chegaram às quartas de final.
Eşcinsel ilişkiler yasaldır fakat yasalar eşcinsel çiftlerin evliliğine izin vermemektedir.A lei prevê direitos semelhantes ao casamento, mas proíbe a adoção aos casais homossexuais.
Göz çiftleri oldukça büyüktür.Os olhos são relativamente grandes.
Bu moleküler yapılardaki temel faktör elektron çiftlerinin var olmasıdır.Um fator fundamental nestas estruturas moleculares é a existência de pares de elétrons.
Çiftler sosyal olarak tekeşlidir ve eşlerden biri ölünceye kadar birlikte kalırlar.O casal se despede, preparando-se para morrer juntos.
Koladera dansı çiftler halinde yapılan bir salon dansıdır.Como dança, a coladeira constitui uma dança de salão, dançada aos pares.
Çiftler çoğunlukla yıllarca beraber kalır.De paartjes blijven vaak meerdere jaren lang samen.
Çiftler halinde yaşarlar.Ze leven in paren.
Onlar,özel olarak toplu halde yaşamazlar ve genellikle yalnız veya çiftler halindedirler.Deze zijn bochtig ingesneden en hebben geen of een paar zijslippen.
Bu kuşlar çiftler halinde yolculuk yapar.Deze vogels leven als paartjes bij elkaar.
Jamie Murray'la 2007 yılında Wimbledon'da karışık çiftlerde başarılı olmuştur.In 2007 stemde Janković ermee in te dubbelen met Jamie Murray op Wimbledon.
Çiftler 21 takım yarışmaya katılmıştır.Er namen 21 teams aan de wedstrijd deel.
Uzun çiftlerin üzerinde bir çift göz mevcuttur.Boven de ogen stonden twee lange hoorns.
Yaprakları genellikle tüylü olup karşılıklı çiftler halinde dizilmiştir.Die twee kaarten worden meestal met een (verharde) kabel aan elkaar verbonden.
Geleneklere göre Melchtal bu festivale katılan bütün çiftleri kutsulamaktadır.Volgens de gewoonte zegent Melchtal de stelletjes bij de viering.
Göz çiftleri oldukça büyüktür.De oogkassen zijn vrij groot.
Çiftler, erkekler ve buz dansında yaş limiti 21'e yükselmektedir.Voor de mannelijke helft bij de paren en ijsdansers gold de maximale leeftijd van 21 jaar.
Çiftlerin belirlenme sırası, sonuç üzerinde çok etkili olmaktadır.Dat is dan wel een momentopname die de uitkomst vrij sterk kan beïnvloeden.
En büyük başarısı, 2004'teki çiftlerde Roland Garros zaferidir.De grootste prestatie is de dubbeltitel op het Grand Slam-toernooi van Roland Garros in 2004.
Karişık çiftlerde ise Martina Navrátilová - Mark Woodforde ikilisi birinci oldu.Het als derde geplaatste duo Martina Navrátilová / Mark Woodforde won het toernooi.
Sonraları Apertium daha çok, farklı olan dil çiftlerini çevirmek amacıyla genişletildi.De rest van de avond werd besteed aan het verder uitbreiden van deze nieuwe taalvariant.
Yüzük parmağının adı çiftlerin evlendiklerinde yüzüklerini sol ellerinin yüzük parmaklarına takmalarıdır.Het is gebruikelijk de trouwring om de ringvinger van de linkerhand te dragen.
5 Mayıs 2010'da Temsilciler Meclisi, eşcinsel çiftlere evlenme iznini veren bir yasa tasarısını onayladı.5 maja 2010 roku, Izba Deputowanych przyjęła projekt ustawy legalizującej małżeństwa osób tej samej płci.
İlk çiftler şampiyonluğunu 2006 yılında partneri Renata Voráčová ile Portorož'da kazandı.W sezonie 2006 wygrała pierwszy turniej deblowy w Portorož z Renatą Voráčovą.
Uzun çiftlerin üzerinde bir çift göz mevcuttur.Na głowie jedna para długich czułków.
Göz çiftleri oldukça büyüktür.Oczodoły są stosunkowo duże.
Bu kuşlar çiftler halinde yolculuk yapar.Kaczki te są ostrożne, podróżują w parach.
Çiftler turnuvasına ise Yunan partneri Dimitrios Petrokokkinos ile birlikte katıldı.W turnieju gry podwójnej występował w parze z Dimitriosem Petrokokinosem z Grecji.
Hemcins çiftler çocuklara evlat edinemezler.Simowie mogą mieć dzieci nie mieszkając razem.
Gönülden istemedkileri bir evlilik yapmaya zorlanan çiftler mutlu olamaz.Zawarte przez nich pod przymusem małżeństwa raczej nie przyniosą im szczęścia.
Her ürün JPEG görüntüleri çiftleri vardır.Plik zawiera w sobie wiele obrazów JPEG.
En büyük başarısı, 2004'teki çiftlerde Roland Garros zaferidir.Jego największym osiągnięciem deblowym jest wygrana w wielkoszlemowym Rolandzie Garrosie z roku 2004.
Onların yerine eve her hafta yeni çiftler gelir.Te czaple co roku wybierają nowych partnerów.
Çiftlerde de 4 finalde kaybetti.Ponadto przegrał 4 finały.
Kariyeri boyunca 4 tekler ve 6 çiftler Grand Slam'i kazanmıştır.Sytuacja, gdy wszystkie bazy są zajęte i drużyna zdobywa 4 punkty, to grand slam.
Bu çiftlerin uzunluk ölçeği, fononların dalga boyundan daha büyüktür.Obie płcie mają jednak ogon dłuższy niż szerokość ich skrzydła.
Kategoriye galaksi çiftleri dahil edilse de kategorideki cisimlerin pek çoğu bireysel galaksilerdir.Ze wszystkich znanych ras w galaktyce ludzie cechują się największą różnorodnością genetyczną.
Bütün zamanların en iyi çiftler oyuncusu.Najlepsi piłkarze wszech czasów.
Çiftlerde 4 Grand Prix yarışması düzenlenir.Grand Prix Hiszpanii odbywało się tu czterokrotnie.
Çiftler yarışmalarında limit yoktur.W konkursie nie ma ograniczeń wiekowych.
Yuvayı çiftler birlikte yaparlar ve etrafındaki geniş bir bölgeyi korurlar.Dwa ringi stoją obok siebie i są otoczone wielką klatką.
Daha sonra düzenli olarak ölü olduğu bildirildi ve vücut çiftlerini kullandığı düşünülüyor.Han har därefter regelbundet rapporterats död, och tros använda dubbelgångare.
Kanıtlar, başkalarıyla cinsel ilişkiye girmeyen heteroseksüel çiftlerin risk taşımadığını desteklemektedir.Bevisen stöder att det inte finns någon risk för heterosexuella par som inte har sex med andra personer.
Tekeşli bir kuştur ve çiftler bir üreme döneminden daha uzun bir süre arada kalabilirler.En hane och en hona kan leva en längre tid tillsammans.
Çiftler kategorisinde yarışmaktadır.Tävlingen är indelad i två klasser.
11 ve 12. çiftler (yüzen kaburgalar) serbest olarak sallanırlar, göğüs kemiği ile bağlantı yapmazlar.Revbenspar 11 och 12, de flytande revbenen, fäster inte på något sätt till bröstkorgens framsida.
Onlar,özel olarak toplu halde yaşamazlar ve genellikle yalnız veya çiftler halindedirler.Inom dessa grupper fanns ingen rang över släkten och arter, och dessa var mer eller mindre i oordning.
Çiftlerde kaldırışlarda partner, erkek sporcunun omuz seviyesinin üstünde tutulur.På individernas nacke sträcker sig en man fram till axlarna.
Jamie Murray'la 2007 yılında Wimbledon'da karışık çiftlerde başarılı olmuştur.2007 vann hon mixed dubbel i Wimbledon i par med Jamie Murray.
WTA Tour'da iki çiftler şampiyonluğu kazandı.Hon vann två WTA-turneringar.
Çiftlerde, çoğunlukla farklı ülkelerden sporcuların bir arada olduğu karma takımlar mücadele etti.Det används inte minst inom idrott där landsdelarna möter varandra.
Jesse: Mutlu çiftler tanıyorum ama eminim ki birbirlerine yalan söylüyorlar.Bevarade brev visar att de två är helt förtroliga med varandra.
Seribaşı olmayan çiftler birçok kere turnuvayı kazanmıştır.Laget har vunnit turneringen flera gånger.
Böyle yıldız çiftleri, yerçekimi dalgaları yaymaktan dolayı yavaş yavaş enerji kaybeder.Detta föreslogs bero på att stjärnorna förlorar energi, när de sänder ut gravitationsvågor.
Göz çiftleri oldukça büyüktür.Ögonen är relativt stora.
Çiftler bölgelerini savunurlar.Varje par försvarar ett revir.
1960 yılından bu yana ilk kez bir Rus kökenli takım çiftlerde altın madalya alamamıştır.För första gången sedan 1988 vann Sverige inte en enda guldmedalj.
Kral akbabalar sosyal ve sokulgan olmasalar da çiftler halinde yaşarlar ve geceleri topluca uyurlar.Хоч королівські грифи і не є соціальними тваринами, вони живуть парами і сплять ночами в групах.
Çok büyük kütleli kara delik çiftleri, 105–109 güneş kütlesine sahip iki kara delik içerir.Подвійні системи надмасивних чорних дір, що складаються з двох чорних дір з масами 105–109 мас Сонця.
Çoğu piyade ve süvari alayları bir comesin kumandanlığında çiftler halinde görev yapıyorlardı.Більшість піхотних та кавалерійських полків діяли у парах під командою коміція (comes).