çiftçi ile cümle
çiftçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Umut Kurt - Yaşar Çiftçioğlu.男性タレント – 富田耕生 .
Balıkçılık ve çiftçiliğin dışında ilçede tahsile ve mesleki eğitime dönük bir gelenek hakimdir.Apart from fisheries and farming there is also an educational and professional tradition.
Çiftçilikten hizmet sektörüne özellikle genç nesilde hızlı bir geçiş mevcuttur.For voluntary services, especially to the Young Farmers' movement.
Daha çok çiftçilere yönelik politikalarıyla dikkat çekti.He spoke several times in favor of interventionist agricultural policies.
Gabriel Oak genç bir çiftçidir.Gabriel Oak is a young shepherd.
1495, Bir çiftçi olan João Fernandes ve Pedro Barcelos, Grönland’ı keşfeder.1495—Voyage of João Fernandes, the Farmer, and Pedro Barcelos to Greenland.
Bir çiftçiydi.He was a farmer.
Amcasının düşüncesinin aksine bir çiftçi değil Pilot olmak istemekteydi.He did not want his son to be a farmer, but rather, a minister.
Antik Mısır'ın en eski dönemlerinde çiftçiler toprağa bağlıydı.Most ancient Egyptians were farmers tied to the land.
Halk, geçimini çiftçilik yaparak sağlar.People here spend his life farming.
Kuruluşu amacı mal sahibi çiftçilerin haklarını korumak idi.The purpose of the law was to protect the property of the collective farms.
1817), Norveçli çiftçi ve siyasetçi.1773–?) was an American farmer and politician from New York.
Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Bilecik’e yerleşerek çiftçilik ve ticaretle uğraştı.Despite being deaf, after the war he engaged in mercantile pursuits and farming.
Gümüştegin fetihten sonra, halka gıda yardımı yaptı, çiftçilere tohumluk ve öküz dağıttı.When a plague carried off most of the work-animals of the farmers, he distributed oxen and mules.
Çiftçi Werner Kurt Meisel ....Tom Henskind Hans Werner Meyer ...
Tarım alanlarının verimsiz olması, çiftçiliği olumsuz etkilemektedir.It was forgotten that mountains are agriculturally unproductive.
Kotaların azaltılmasından dolayı çiftçiler dertlidir.The mounds have suffered lowering through cultivation.
Bir çiftçi ailesinden geliyordu.He came from a family of farmers.
Hikmet Demir - Tufan Çiftçioğlu.AGRINFOBANK, AGRINFOBANK.
Bundan sonra şehrin etrafındaki arazi tarım ve çiftçiliğe de açıldı.From there, it leaves the city and enters agricultural land.
Zürcher Oberland'da yoksul bir çiftçinin oğlu olarak büyüdü.Maurer grew up as the son of a poor farmer in the Zürcher Oberland.
Çok zengin bir çiftçinin oğluydu.He was the son of one rich farmer.
İki ebeveyni de çiftçi idiler.Both his parents were farmers.
Hayvancılık yapan bir çiftçi olarak çalıştı ve aynı zamanda siyasete girdi.He remained a farmer but was also politically active.
Elko'nun ekonomisi genel olarak altın madenciliği, çiftçilik ve turizm odaklı işlere dayanır.Elko's economy is based heavily on gold mining, with ranching and tourism providing additional jobs.
Çiftçiler ve kadın işçilere yönelik eğitim programları düzenledi.It offered educational classes and programs for working women.
Jashni Dehqān Çiftçilerin bayramı anlamına gelir.It is a thanksgiving festival of farmers.
Çiftçiler ona büyük saygı gösterir.In this way, Farmer paid tribute to her.
Cletus, Springfield'ın çiftçisidir.Smothers was from Springfield, TN.
Çiftcilik gelirlerinin azalması ile büyük şehirlere göç olmuştur.Others relied on small farming lots for their income.
Babası, Bar-le-Duc'in çiftçi ve brendi damıtıcılarındandı.His father was brewer, farmer and distiller of brandy in Bar-le-Duc, Lorraine.
İlçe Tarım Müdürlüğünce her yıl çiftçilere 2.000 adet civciv dağıtımı yapılmaktadır.Before the crisis, the inhabitants of the village were making two thousand sheets per day.
İlçe nüfusunun % 70-75' ini çiftçilikle uğraşan nüfus teşkil etmektedir.Almost 70-75 percent of people's livelihood depend on farming.
Annesi olan Anne Gill bir çiftçi ve hancının kızıydı.His mother, Anne Gill, was the daughter of a farmer and innkeeper from Topcliffe.
Burada hem çiftçilik yaptı hem medresede ders verdi.He was a farmer and taught school.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.Farmers were driven off their land, and crops and livestock were destroyed or stolen.
67 yaşında yaşlı bir çiftçi.He is a 67-year-old farmer.
Öz itibari ile, ben bir bıyık çiftçisiyiml (Kahkahalar)Essentially, I'm a mustache farmer. (Laughter)
Madde 12, aslında 13, çiftçiler ve balıkçılara ilişkin. ..There's a Chapter 12, which is essentially Chapter 13 for farmers and fishermen.
Olduğunu şimdi ormanda ötesinden geldi bir çiftçi öğle boynuz?Was that a farmer's noon horn which sounded from beyond the woods just now?
Çiftlikte de çiftçi ile karısı yaşıyordu 4 yaşındaki kızları ile beraber.And on this farm there was the farmer, his wife, and there was the four-year-old daughter.
Evet, hepsi tarlalarda çalışan çiftçiler.They are all farmers. They work on the farms.
Fakat,bana verdiği tişörtün arkasında şöyle... ...diyor, " Tehlikedeki çiftçileri koru. "But the back of my T-shirt, the one that she gave me, says, "Save the endangered hillbillies."
Baba tarafımdan sülalemiz çiftçilermiş.His part of my ancestry has been farmers.
Artık bu küçük çiftçiler de işlem yapabilecekler.You have farmers, Farmer A, Farmer B
Elli yasinda bir ciftci.A 53-year-old farmer.
Ciftciligi olene kadar surdurmeyi istiyordu.She wanted to keep farming until she dies.
Yirmi bir yasinda bir gezgin ciftci.An 81-year-old itinerant farmer.
Yetmis bes yasinda bir ciftci.A 75-year-old farmer.
Eğer bir çobansanız, ya da madenci veya çiftçiyseniz, o zaman doğru değer üretirsiniz.So if you're a shepherd or a quarryman or a farmer, you created true value.
Dünyadaki gıdanın %72'si küçük çiftçiler tarafından üretilmektedir.72% of the food of the world comes from small farmers.
Kendisi 78 yaşında bir çiftçi ve -- bunu nasıl söylemeliyim? -- kalçasındaki ağrıdan çekiyordu.He's a 78 year-old farmer who suffered from -- how should I say it? -- it's called pain in the butt.
Hazrat Ali Swat'ta yaşayan fakir bir çiftçi aileden geliyor.Hazrat Ali is from a poor farming family in Swat.
Genelde en kötü topraklar. Ama bu çiftçilerin tek seçeneği.Often it was the worst land in Mexico, but the only choice campesino farmers had.
Belki ben inşaatçıyım, bu adam balıkçı ve bu çiftçi.Let's say in one year I use a seashell to get some fish.
20 yılımı açlık sınırında olan Afrikalı çiftçilerle röportaj yaparak harcadım.I spent 20 years in interviews with African farmers who were on the verge of famine.
Ve bu çiftçilerin ihtiyacı olan çalışmanın sonuçlarıdır.And this is the result of the farmers-needs research.
Balikcilik, hayvancilik, ciftcilik hala dunyanin en onemli mesleklerindendir.Fishing, breeding, farming are still the world's foremost human occupations.
Daha sonra bilgi çiftçileri ve üreticilerine dönüştük.We moved from that to becoming farmers and cultivators of information.
Çiftçiler işçi çıkaracaklar.The farmers will lay off people.