çiftçi ile cümle
çiftçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.De meeste hongerige mensen in de wereld zijn boeren.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Die meisten hungrigen Menschen weltweit sind Subsistenzbauern.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Głodni ludzie utrzymują się z rolnictwa.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Hầu hết những người đói kém trên thế giới sống dựa vào những người nông dân.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.세계에서 대부분의 배고픈 사람들은 자급적 농부들입니다.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.La mayoría de la gente con hambre en el mundo son agricultores de supervivencia.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.La plupart des gens qui souffrent de la faim dans le monde sont des agriculteurs de subsistance.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Muitas das pessoas que passam fome vive da agricultura de subsistência
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Sebagian besar orang yang kelaparan di dunia ini adalah petani yang mencari nafkah hidup.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Väčšina hladujúcich ľudí vo svete sú tí, pre ktorých farmárčenie predstavuje existenčnú otázku.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Většina hladových lidí na světě jsou farmáři na životním minimu.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Повечето гладни хора по света се препитават с фермерство.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.רוב הרעבים בעולם עוסקים בחקלאות כדי להתקיים.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.ومعظم الجياع في العالم هم ..مزارعون من الدرجة الثانية
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.そしてそのほとんどが女性なんです
Dünyadaki gıdanın %72'si küçük çiftçiler tarafından üretilmektedir.72% aller Nahrunsmittel dieser Welt werden von Kleinbauern hergestellt.
Dünyadaki gıdanın %72'si küçük çiftçiler tarafından üretilmektedir.72% makanan di dunia ini dihasilkan dari lahan pertanian kecil.
Dünyadaki gıdanın %72'si küçük çiftçiler tarafından üretilmektedir.72% van de wereld's voedsel wordt door kleinschalige boeren geproduceerd.
Dünyadaki gıdanın %72'si küçük çiftçiler tarafından üretilmektedir.72% от хранат в света идва от дребните земеделски производители.
Dünyadaki gıdanın %72'si küçük çiftçiler tarafından üretilmektedir.El 72% de los alimentos del mundo provienen de pequeños agricultores.
Dünyadaki gıdanın %72'si küçük çiftçiler tarafından üretilmektedir.لكن 72% من غذاء العالم ينتجه صغار المزارعين
Dünyadaki gıdanın %72'si küçük çiftçiler tarafından üretilmektedir.本物の食物のヒーローたちは園芸家や小規模農家の人々、そして
Eduardo gibi çiftçileri bularak bu işe başlayabiliriz.Kezdhetjük az Eduardo féle farmerek tanulmányozásával.
Eduardo gibi çiftçileri bularak bu işe başlayabiliriz.Kita dapat mulai dari melihat petani seperti Eduardo.
Eduardo gibi çiftçileri bularak bu işe başlayabiliriz.에두아르도 같은 농부 들을 찾는 것부터 시작해야 합니다.
Eduardo gibi çiftçileri bularak bu işe başlayabiliriz.Můžeme začít s inspirací u farmářů typu Eduarda.
Eduardo gibi çiftçileri bularak bu işe başlayabiliriz.Nous pouvons commencer en regardant ce que font les fermiers comme Eduardo.
Eduardo gibi çiftçileri bularak bu işe başlayabiliriz.Podemos começar por olhar para os criadores de animais como o Eduardo.
Eduardo gibi çiftçileri bularak bu işe başlayabiliriz.Podemos empezar fijándonos en granjeros como Eduardo.
Eduardo gibi çiftçileri bularak bu işe başlayabiliriz.Possiamo cominciare prendendo esempio dagli agricoltori come Eduardo.
Eduardo gibi çiftçileri bularak bu işe başlayabiliriz.Putem începe uitându-ne la ferme ca cea a lui Eduardo.
Eduardo gibi çiftçileri bularak bu işe başlayabiliriz.Vi kan börja med att se till uppfödare som Eduardo.
Eduardo gibi çiftçileri bularak bu işe başlayabiliriz.Voimme aloittaa ottamalla mallia Eduardon kaltaisilta maanviljelijöiltä.
Eduardo gibi çiftçileri bularak bu işe başlayabiliriz.We kunnen beginnen door te kijken naar boeren zoals Eduardo.
Eduardo gibi çiftçileri bularak bu işe başlayabiliriz.Wir können anfangen, indem wir uns Bauern wie Eduardo als Vorbild nehmen.
Eduardo gibi çiftçileri bularak bu işe başlayabiliriz.Μπορούμε να ξεκινήσουμε παρατηρώντας αγρότες σαν τον Εντουάρντο.
Eduardo gibi çiftçileri bularak bu işe başlayabiliriz.Можем да започнем като погледнем към фермери като Едуардо.
Eduardo gibi çiftçileri bularak bu işe başlayabiliriz.На надо обратить внимание на таких фермеров, как Элуардо.
Eduardo gibi çiftçileri bularak bu işe başlayabiliriz.אפשר להתחיל בחיפוש אחר חקלאים כמו אדוארדו.
Eduardo gibi çiftçileri bularak bu işe başlayabiliriz.يمكننا البدء بالنظر للمزارعين امثال ادواردو
Eduardo gibi çiftçileri bularak bu işe başlayabiliriz.ジェニン・ベニアスという
Eğer bir çobansanız, ya da madenci veya çiftçiyseniz, o zaman doğru değer üretirsiniz.Así que si uno era un pastor, un minero o un campesino, creaba valor verdadero.
Eğer bir çobansanız, ya da madenci veya çiftçiyseniz, o zaman doğru değer üretirsiniz.Če ste ovčar ali delavec v kamnolomu ali kmet, ustvarjate pravo vrednost.
Eğer bir çobansanız, ya da madenci veya çiftçiyseniz, o zaman doğru değer üretirsiniz.Dacă erai cioban sau miner sau fermier, creai valoare reală.
Eğer bir çobansanız, ya da madenci veya çiftçiyseniz, o zaman doğru değer üretirsiniz.Donc si on était berger, mineur ou fermier, on créait de la valeur réelle.
Eğer bir çobansanız, ya da madenci veya çiftçiyseniz, o zaman doğru değer üretirsiniz.Dus als je een herder of een mijnwerker of een boer bent, creëer je echte waarde.
Eğer bir çobansanız, ya da madenci veya çiftçiyseniz, o zaman doğru değer üretirsiniz.그래서 만약 당신이 양치기이거나 채석공이거나 농부라면 당신은 진정한 가치를 창출합니다.
Eğer bir çobansanız, ya da madenci veya çiftçiyseniz, o zaman doğru değer üretirsiniz.Quindi erano il pastore o il minatore o il fattore, a creare il valore vero .
Eğer bir çobansanız, ya da madenci veya çiftçiyseniz, o zaman doğru değer üretirsiniz.Quindi, se siete un pastore o un minatore o un contadino, create vero valore.
Eğer bir çobansanız, ya da madenci veya çiftçiyseniz, o zaman doğru değer üretirsiniz.Så hvis man er en fårehyrde eller arbejder i et stenbrud eller er landmand, skaber man ægte værdi.
Eğer bir çobansanız, ya da madenci veya çiftçiyseniz, o zaman doğru değer üretirsiniz.Takže, keď ste pastier alebo kamenár v lome alebo farmár, vytvorili ste skutočnú hodnotu.
Eğer bir çobansanız, ya da madenci veya çiftçiyseniz, o zaman doğru değer üretirsiniz.Takže pokud jste pastevec, kameník nebo sedlák, vytváříte opravdovou hodnotu.
Eğer bir çobansanız, ya da madenci veya çiftçiyseniz, o zaman doğru değer üretirsiniz.Wenn Sie also ein Schäfer oder Steinbrucharbeiter oder Landwirt sind, dann erzeugten Sie wahren Wert.
Eğer bir çobansanız, ya da madenci veya çiftçiyseniz, o zaman doğru değer üretirsiniz.Αν, λοιπόν, είσαι βοσκός ή χτίστης ή γεωργός, δημιουργείς πραγματική αξία.
Eğer bir çobansanız, ya da madenci veya çiftçiyseniz, o zaman doğru değer üretirsiniz.Ако сте овчар или миньор, или фермер, създавате истинска стойност.
Eğer bir çobansanız, ya da madenci veya çiftçiyseniz, o zaman doğru değer üretirsiniz.Если ты пастух, или фермер, или рудокоп, ты создаёшь истинную ценность.
Eğer bir çobansanız, ya da madenci veya çiftçiyseniz, o zaman doğru değer üretirsiniz.כך שאם אתה רועה צאן או עובד מחצבה או חוואי אתה יצרת ערך אמיתי
Eğer bir çobansanız, ya da madenci veya çiftçiyseniz, o zaman doğru değer üretirsiniz.لذا اذا كنت راعياً او تعمل في محجر او فلاحاً فأنت تنشيء قيمة حقيقية
Eğer bir çobansanız, ya da madenci veya çiftçiyseniz, o zaman doğru değer üretirsiniz.真の価値を創り上げていることになります しかし 羊飼いから羊毛を買いとって
Eğer çiftçi bana zarar vermeye çalışırsa o [Tekoha, toprağımız] buna müsaade etmez.Se i contadini mi danneggiano, lei [Tekoha] non glielo permette.