çiftçi ile cümle

çiftçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunu çiftçilere -- ahırlara asmak üzere posterler bastırmışlar, bir de DVD yapmışlar.Man ließ die Bauern - es gibt Poster, die man in die Ställe hängte, und es gibt eine DVD.
Bunu çiftçilere -- ahırlara asmak üzere posterler bastırmışlar, bir de DVD yapmışlar.Och de hade uppfödarna, det finns affischer de sätter upp i ladugården och de har en DVD.
Bunu çiftçilere -- ahırlara asmak üzere posterler bastırmışlar, bir de DVD yapmışlar.Og de fik bønderne -- der er plakatter som de hænger op i laden, og de har en DVD.
Bunu çiftçilere -- ahırlara asmak üzere posterler bastırmışlar, bir de DVD yapmışlar.Plakátokat tettek ki az istálló falaira a tenyésztőknek, még DVD-t is csináltak.
Bunu çiftçilere -- ahırlara asmak üzere posterler bastırmışlar, bir de DVD yapmışlar.Puseram cartazes nos celeiros e têm um DVD.
Bunu çiftçilere -- ahırlara asmak üzere posterler bastırmışlar, bir de DVD yapmışlar.Și i-au pus pe fermieri să-l aplice -- au pus afișe în coteț și au un DVD.
Bunu çiftçilere -- ahırlara asmak üzere posterler bastırmışlar, bir de DVD yapmışlar.Và họ đã bắt những người tá điền -- có cả các áp phích mà họ để trong các chuồng gia súc và họ có cả DVD.
Bunu çiftçilere -- ahırlara asmak üzere posterler bastırmışlar, bir de DVD yapmışlar.W chlewach rozwieszono plakaty informacyjne, wydano DVD.
Bunu çiftçilere -- ahırlara asmak üzere posterler bastırmışlar, bir de DVD yapmışlar.Y tenían a los ganaderos, pósters puestos en las granjas y tenían un DVD.
Bunu çiftçilere -- ahırlara asmak üzere posterler bastırmışlar, bir de DVD yapmışlar.Και έβαζαν τους αγρότες -- υπάρχουν αφίσες που βάζουν στους αχυρώνες, και έχουν και ένα DVD.
Bunu çiftçilere -- ahırlara asmak üzere posterler bastırmışlar, bir de DVD yapmışlar.И привлекли фермерите... ето плакати, които поставяли в обора, и имат DVD.
Bunu çiftçilere -- ahırlara asmak üzere posterler bastırmışlar, bir de DVD yapmışlar.Они для фермеров развешивают плакаты в свинарниках, и выпустили учебный DVD.
Bunu çiftçilere -- ahırlara asmak üzere posterler bastırmışlar, bir de DVD yapmışlar.הם הכינו לחוואים פוסטרים, והיה להם די,וי,די.
Bunu çiftçilere -- ahırlara asmak üzere posterler bastırmışlar, bir de DVD yapmışlar.ومن ثم تم ترويجها للمزارعين - وتم توزيع منشورات على الاسطبلات ولديهم أقراص دي في دي للعملية
Bunun yerine organik çiftçi olmaya karar verdim. (Alkış)Nu word ik liever een biologische boer.. .
Bunun yerine organik çiftçi olmaya karar verdim. (Alkış)Но реших, че предпочитам да съм органичен фермер вместо това (Ръкопляскания)
Bunun yerine organik çiftçi olmaya karar verdim.Decidi que preferia ser um agricultor orgânico.
Bunun yerine organik çiftçi olmaya karar verdim.Ho deciso che preferisco essere un agricoltore organico.
Bunun yerine organik çiftçi olmaya karar verdim.Inzwischen habe ich beschlossen, stattdessen lieber Öko-Bauer zu werden.
Bunun yerine organik çiftçi olmaya karar verdim.J'ai décidé que je préférerais plutôt être un fermier organique.
Bunun yerine organik çiftçi olmaya karar verdim.Jeg bestemte mig for, at jeg hellere vil være økologisk landmand.
Bunun yerine organik çiftçi olmaya karar verdim.그것 대신에 저는 유기농 농부가 되기로 결심했어요.
Bunun yerine organik çiftçi olmaya karar verdim.M-am decis că aş prefera să fiu un fermier organic.
Bunun yerine organik çiftçi olmaya karar verdim.Men jag bestämde mig för att hellre bli ekologisk bonde.
Bunun yerine organik çiftçi olmaya karar verdim.Most már inkább biogazdálkodó szeretnék lenni.
Bunun yerine organik çiftçi olmaya karar verdim.Nhưng giờ thay vì thế, tôi muốn trở thành một người nông dân hữu cơ.
Bunun yerine organik çiftçi olmaya karar verdim.Olen päättänyt, että haluan mieluummin ryhtyä luomuviljelijäksi.
Bunun yerine organik çiftçi olmaya karar verdim.Pero decidí que mejor voy a ser agricultor orgánico.
Bunun yerine organik çiftçi olmaya karar verdim.Rozhodl jsem se, že budu raději organický farmář.
Bunun yerine organik çiftçi olmaya karar verdim.Rozhodol som sa ale, že namiesto toho budem radšej organickým farmárom.
Bunun yerine organik çiftçi olmaya karar verdim.Tapi kemudian saya memutuskan untuk menjadi petani organik saja.
Bunun yerine organik çiftçi olmaya karar verdim.Teraz zdecydowanie wolałbym zostać ekologicznym rolnikiem.
Bunun yerine organik çiftçi olmaya karar verdim.Τελικά αποφάσισα να γίνω καλύτερα αγρότης βιολογικών καλλιεργειών.
Bunun yerine organik çiftçi olmaya karar verdim.Проте, я вирішив, що замість цього, краще було б стати фермером.
Bunun yerine organik çiftçi olmaya karar verdim.Я решил, что вместо этого я лучше буду фермером, выращивающим органическую пищу.
Bunun yerine organik çiftçi olmaya karar verdim.החלטתי במקום זה להיות חקלאי אורגני.
Bunun yerine organik çiftçi olmaya karar verdim.اما الان فقد قررت ان اصبح مزارع بالمواد العضوية عوضاً عن ذلك ..
Bunun yerine organik çiftçi olmaya karar verdim.(拍手)
Bu Samuel. Bir çiftçi.사무엘을 보시죠 그는 농부입니다.
Bu Samuel. Bir çiftçi.זהו סמואל. הוא חקלאי.
Bu Samuel. Bir çiftçi.هذا هو صامويل. إنه مزارع.
Bu Samuel. Bir çiftçi.実はキベラのスラムに住んでいました
Bu ülkeler çoğunlukla, çiftçilik ve balıkçılık gibi, iklime duyarlı sektörlere son derece bağımlı durumdadır.Deze landen zijn vaak sterk afhankelijk van klimaatgevoelige buren ( sectoren, zoals landbouw en visserij.
Bu ülkeler çoğunlukla, çiftçilik ve balıkçılık gibi, iklime duyarlı sektörlere son derece bağımlı durumdadır.Ofta är dessa länder starkt beroende av klimatkänsliga sektorer såsom jordbruk och fiske.
Bu ülkeler çoğunlukla, çiftçilik ve balıkçılık gibi, iklime duyarlı sektörlere son derece bağımlı durumdadır.Oft sind diese Länder stark von klimaempfindlichen Sektoren wie Landwirtschaft und Fischerei abhängig.
Bu yüzden, bir çeşit çiftçi ailesi olarak görülüyorlardı.그래서 그들은 일종의 농민으로 간주 되었다.
Bu yüzden, bir çeşit çiftçi ailesi olarak görülüyorlardı.Man sah sie irgendwie als Farmer an.
Bu yüzden, bir çeşit çiftçi ailesi olarak görülüyorlardı.لذا كانوا بشكل ما كزارعين.
Bu yüzden bir sonraki sefer bakkala gittiğinizde, yerel düşünün, organik seçin, gıdanızı ve çiftçinizi bilin.Dus de volgende keer in de winkel, denk lokaal kies biologisch, ken je boer en ken je voedsel.
Bu yüzden bir sonraki sefer bakkala gittiğinizde, yerel düşünün, organik seçin, gıdanızı ve çiftçinizi bilin.다음번에 여러분이 식료품 가게에 가면, 현지 생산품을 생각하고, 유기농을 고르고, 그걸 만든 농부와 그 식품에 대해 생각하시길 바래요.
Bu yüzden bir sonraki sefer bakkala gittiğinizde, yerel düşünün, organik seçin, gıdanızı ve çiftçinizi bilin.Kun olet seuraavan kerran kaupassa, muista lähiruoka, valitse luomua, tunne viljelijäsi ja tunne ruokasi.
Bu yüzden bir sonraki sefer bakkala gittiğinizde, yerel düşünün, organik seçin, gıdanızı ve çiftçinizi bilin.Så næste gang I er i supermarkedet, så tænk lokalt, vælg økologisk, kend din landmand og kend din mad.
Bu yüzden bir sonraki sefer bakkala gittiğinizde, yerel düşünün, organik seçin, gıdanızı ve çiftçinizi bilin.Så nästa gång du är i matbutiken, tänk lokalt, välj ekologiskt, känn din bonde och känn din mat.
Bu yüzden bir sonraki sefer bakkala gittiğinizde, yerel düşünün, organik seçin, gıdanızı ve çiftçinizi bilin.אז בפעם הבאה שתהיו במכולת, חישבו מקומי, בחרו אורגני, הכירו את האיכר שלכם ואת מזונכם.
Bu yüzden bir sonraki sefer bakkala gittiğinizde, yerel düşünün, organik seçin, gıdanızı ve çiftçinizi bilin.生産主と食糧を知り オーガニックを選択しましょう ありがとうございました
Çiftçi "1000 dolarımı inşaatçıya vererek harcayacağım" der.농부가 이러는 거죠 "내가 이제부터 1000 달러를 소비할 건데, 건축가에게
Çiftçi "1000 dolarımı inşaatçıya vererek harcayacağım" der.Eu vou passar de 1000 dólares e eu vou
Çiftçi "1000 dolarımı inşaatçıya vererek harcayacağım" der.Mam zamiar wydać 1000 dolarów i dam je
Çiftçi de bu çorabın içinde büyük miktarda dolar bulsun.이 농부는 가방에서 달러 뭉치를 많이 발견했고
Çiftçi de bu sefer:Nos, a mezőgazdasági termelő azt mondja:

İlgili Sayfalar