çiğneme ile cümle
çiğneme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Çiğneme tütünü en eski tütün tüketim yollarından biridir.Palenie tytoniu jest jedną z najpopularniejszych form palenia.
Resmi olmayan bilgilere göre ise Chełm'de "çiğneme arabaları" kullanılmıştır.[1]Według nieoficjalnych informacji w Chełmie używano też samochodów do gazowania[1].
Çiğneme tütünü en eski tütün tüketim yollarından biridir.Att tugga tobak är ett av de äldsta sätten att konsumera tobak på.
Çiğneme kaslarının en kuvvetlisidir.Vilken är det tätaste sättet att packa sfärer?
Bu premoların görevi çiğneme esnasında mandibular birinci molara yardım etmektir.У разі защемлення грижі спочатку розрізають грижовий мішок.
Yasağı çiğnemenin cezası ise ölümdü.Nedodržování zákona se trestalo.
Çiğnemeden parçalar halinde yutarlar.Din parapeți cădeau bucăți.
Çiğnemekten çok hoşlanır.Ea urăște să fie contrazisă.
Çiğneme tütünü en eski tütün tüketim yollarından biridir.Este mai fragil și reține aroma ultimului tutun fumat.
Cesedimi çiğnemen lazım.Întâi trebuie să treci peste cadavrul meu!
Cesedimi çiğnemen lazım.Doar peste cadavrul meu!
Sınıfta sakız çiğnemek yasaktır.Mestecatul de gumă în sala de clasă este interzis.
Ve Buddhalar ilkeleri çiğnemezler.Toivottavasti buddhalaiset ovat väärässä.
Kanunlar, uygun hareket edenleri ödüllendirip kurallari çiğnemeye cürret edenleri gereğince cezalandırmalıdır.Lakien tulee palkita niitä noudattavia ja rangaista niitä rikkovia.
Çiğnemekten çok hoşlanır.Μ' αρέσει να ουρλιάζω!
Çiğneme tütünü en eski tütün tüketim yollarından biridir.Å tygge tobakk er en av de eldste måtene å bruke tobakk på.
Hiçbir şekilde basit göz (ocelli) yoktur ve ağzının bölümleri çiğnemek için uyarlanmıştır."Tiada suatu ucapanpun yang diucapkannya melainkan ada di dekatnya malaikat pengawas yang selalu hadir."
Filin tipik yaşam süresi boyunca çiğneme dişleri altı kere değişir.Gigi untuk mengunyah diganti enam kali selama masa hidup gajah.
Wood, "Koridorlarda koşmak, yüksek sesle konuşmak ve sakız çiğnemek yasak.Bọn họ hô to rằng: "Anh Vũ ra vào cấm đình, làm nhiều đều ô uế, tiếng xấu đồn ra ngoài, không tội gì to bằng.
Yaklaşık altı yaşında koalaların çiğneme dişleri aşınarak çiğneme etkinliği azalır.10歳以上 永久歯の磨り減り具合で判断する。
Daha sonra yargılandı ve seçim yasalarını çiğneme suçundan hüküm giydi; ama verilen para cezasını ödemedi.後に判決は撤回され年金の支給が認められたが、財産は返金されなかった。
Yasağı çiğnemenin cezası ise ölümdü.契約違反への刑罰 刑罰は死である。
Yasağı çiğnemenin cezası ise ölümdü.違反禁令的會被處死。
Eğer kara deliğin entropisi olmasaydı, ikinci kanunu kütleyi içine alarak çiğnemek zorunda kalırdı.如果黑洞沒有熵,則可以藉由將物質丟入黑洞中來違反熱力學第二定律。
8. Dönemin açılmasıyla beraber 10 Mart 1993 günü Hasbulatov, Yeltsin’i anayasayı çiğnemekle suçlar.第八届人民代表大会在1993年3月10日举行,会上哈斯布拉托夫指责叶利钦违宪行事。
Değmemesi durumunda çiğneme etkisiz hale gelir.실패하는 경우에도 만족감을 느낄 수 있다.
Sindirimin ikinci fazında (çiğnemeyi takiben) görev yapar.원봉(元鳳)은 전한(前漢) 소제(昭帝)의 두 번째 연호이다.
Hiçbir şekilde basit göz (ocelli) yoktur ve ağzının bölümleri çiğnemek için uyarlanmıştır.남부주머니두더지 또한 눈이 완전히 퇴화하여 볼 수 없으며, 이 때문에 필요한 것을 조금밖에 얻지 못한다.
Yasağı çiğnemenin cezası ise ölümdü.העונש על הפרת פקודות אלה היה מוות.
Belirgin bir çiğneme yüzeyi yoktur.Не се наблюдава наличие на ключов камък.
Aspirin çiğnemek kötü bir fikirdir.Дъвченето на аспирин е лоша идея.
Çiğnemekten çok hoşlanır.Veľmi rada sa slní.
Filin tipik yaşam süresi boyunca çiğneme dişleri altı kere değişir.Človeku sa v priebehu života vymenia dva typy zubov.
Belirgin bir çiğneme yüzeyi yoktur.Bezpečné nie je ani pozorovanie cez zadymené sklo.
Çiğneme tütününe tat vermek için katılır.Korenino so žvečili za lajšanje zobobola.
Filin tipik yaşam süresi boyunca çiğneme dişleri altı kere değişir.Per visą gyvenimą dantys pasikeisdavo 6 kartus.
Ağzı açan tek çiğneme kasıdır.Tai vienintelis raumuo, plečiantis balso plyšį.
Hayvanlar için yeni ihtiyaçlar: Köpek için çiğneme, kedi için tırmalama ihtiyacı geldi.Aklimatizuoti gyvūnai: dėmėtasis elnias, usūrinis šuo.
Başka bir araştırmaya göre de sakız çiğnemenin iştah açıcı etkisini ortaya koymuştur.Tyrimai rodo, kad jo priedas gerina nugriebto pieno skanumą.
Çiğneme dişleri olan diğer dişleri ile birlikte toplam 16 dişi vardır.Tavaliselt on ühes peristoomis 16 sellist hammast.
Kuralları hiç çiğnemez.Kummalgi juhul rikub ta reeglit.
Bu rahatsızlıkta hastanın çiğnemesi ve konuşması zordur.Patsientidel esinevad häired liikumises ja kõnes.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Aber ich rede von Krebsen, die selber kauen.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Arról beszélek, ahogy a rákok maguk rágicsálnak.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Jag menar att det är krabborna som gör själva tuggandet.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.실제로 음식물을 씹어 먹는 게에 대한 얘기인데요,
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Maar ik heb het over krabben die kauwen.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Mam na myśli kraby przeżuwające pokarm.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Mă refer la crabii care mestecă.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Ma sto parlando dei granchi che masticano.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Mluvím o krabech, kteří žvýkají.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Nhưng tôi múôn nói tới con cua đang nhai
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Non, je parle des crabes qui eux-mêmes mastiquent.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Sino que estoy hablando de los cangrejos mismos que mastican.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Tapi yang saya bicarakan adalah kepiting yang benar-benar mengunyah.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler. Yengeç çiğnemesi gerçekten muhteşemdir.Mas falo dos caranguejos a mastigar.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Речь идёт о том, каким образом крабы пережёвывают пищу.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.אבל אני מדבר על סרטנים שמבצעים את פעולת הלעיסה.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.ولكنني أقصد السراطين هي التي تقوم فعلاً بالمضغ.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.カニの咀嚼行動は実に興味深い