çiğne ile cümle
çiğne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yaklaşık altı yaşında koalaların çiğneme dişleri aşınarak çiğneme etkinliği azalır.10歳以上 永久歯の磨り減り具合で判断する。
Ağızdaki içki kokusunu gidermek için çiğnenir (meyhaneci otu adı buradan gelir).ワインを口に含んだ後鼻に抜ける香りのことはブーケという。
Duranı çiğneyelim!果てるまで蹴る!
Daha sonra yargılandı ve seçim yasalarını çiğneme suçundan hüküm giydi; ama verilen para cezasını ödemedi.後に判決は撤回され年金の支給が認められたが、財産は返金されなかった。
Yasağı çiğnemenin cezası ise ölümdü.契約違反への刑罰 刑罰は死である。
Yasağı çiğnemenin cezası ise ölümdü.違反禁令的會被處死。
Eğer kara deliğin entropisi olmasaydı, ikinci kanunu kütleyi içine alarak çiğnemek zorunda kalırdı.如果黑洞沒有熵,則可以藉由將物質丟入黑洞中來違反熱力學第二定律。
8. Dönemin açılmasıyla beraber 10 Mart 1993 günü Hasbulatov, Yeltsin’i anayasayı çiğnemekle suçlar.第八届人民代表大会在1993年3月10日举行,会上哈斯布拉托夫指责叶利钦违宪行事。
Bu yasakları çiğneyenlere cezai yaptırımlar uygulanır.任何違反這些權利的行為應當受到懲罰。
Değmemesi durumunda çiğneme etkisiz hale gelir.실패하는 경우에도 만족감을 느낄 수 있다.
Sindirimin ikinci fazında (çiğnemeyi takiben) görev yapar.원봉(元鳳)은 전한(前漢) 소제(昭帝)의 두 번째 연호이다.
Hiçbir şekilde basit göz (ocelli) yoktur ve ağzının bölümleri çiğnemek için uyarlanmıştır.남부주머니두더지 또한 눈이 완전히 퇴화하여 볼 수 없으며, 이 때문에 필요한 것을 조금밖에 얻지 못한다.
Almanya 22 Haziran 1941'de Sovyetler Birliği'ne saldırarak bu paktı çiğnemiştir.독일은 1941년 6월 22일 소련을 공격했다.
Yasağı çiğnemenin cezası ise ölümdü.העונש על הפרת פקודות אלה היה מוות.
Violet Beauregarde: Durmadan sakız çiğneyen kız.ויולט בורגארד (אנה סופיה רוב): ילדה שלועסת מסטיק באופן קבוע.
Violet Beauregarde: Durmadan sakız çiğneyen kız.Вайълет Борегард (АнаСофия Роб) – момиче, което постоянно дъвче дъвка.
Ticaret kurallarını çiğneyerek tüccarlarını Hun topraklarına göndermiştir.Оттам те изпращат контрабандно крадени стоки за Родината.
Aleyhindeki tanıkları sakız çiğneyerek dinledi.Рапърите са обвинени по чл.
Belirgin bir çiğneme yüzeyi yoktur.Не се наблюдава наличие на ключов камък.
Aspirin çiğnemek kötü bir fikirdir.Дъвченето на аспирин е лоша идея.
Fakat İngilizler bu maddeyi dikkate almayıp bu yasaklıları şehre kabul edip antlaşmayı çiğnemiş oldu.Kráľovské mestá toto ustanovenie neuznali a sťažovali sa u kráľa.
Çiğnemekten çok hoşlanır.Veľmi rada sa slní.
10 Ocak'ta, Jül Sezar kıdemli ordusuyla (Roma yasalarını çiğneyerek) Rubikon'u geçti ve Roma'ya yürüdü.10. január – Julius Caesar so svojou armádou prekročil rieku Rubikon, začiatok Rímskej občianskej vojny
Filin tipik yaşam süresi boyunca çiğneme dişleri altı kere değişir.Človeku sa v priebehu života vymenia dva typy zubov.
Belirgin bir çiğneme yüzeyi yoktur.Bezpečné nie je ani pozorovanie cez zadymené sklo.
Valens 363 yılında yapılan antlaşmayı çiğnemiş ve ardından yaptığı ihlali başarıyla savunmuştu.Valens je s tem prekoračil mirovno pogodbo iz leta 363 in nato uspešno obranil svoje osvojitve.
Bu yasakları çiğneyenlere cezai yaptırımlar uygulanır.Zapisane so tudi ustrezne kazni za kršilce teh predpisov.
Diş çıkarmaya yardımcı oyuncaklar verilmezse, mobilyaları ve etrafındaki diğer sert cisimleri çiğner.Če grobi delci niso odstranjeni, lahko vstopijo v cevi in druge gibljive dele obdelovalnega postopka.
Bu şekilde Musa Kanunu'nun çiğnenmesine son verilmiş olacaktır.Knjiga se konča z mojzesovo smrtjo.
Eğer kedi veya köpek ihtiyaçlarını karşılayamazsa eşyanızı çiğner veya tırmalar.Ko mačka ob drevesu ali pohištvu brusi svoje kremplje, jih lupi in krajša.
Fakat II. Dünya Savaşı öncesinde o da kısıtlamayı çiğnedi.Tudi v 2. svetovni vojni je vas plačala svoj krvavi davek.
Çiğneme tütününe tat vermek için katılır.Korenino so žvečili za lajšanje zobobola.
Filin tipik yaşam süresi boyunca çiğneme dişleri altı kere değişir.Per visą gyvenimą dantys pasikeisdavo 6 kartus.
Ağzı açan tek çiğneme kasıdır.Tai vienintelis raumuo, plečiantis balso plyšį.
Hayvanlar için yeni ihtiyaçlar: Köpek için çiğneme, kedi için tırmalama ihtiyacı geldi.Aklimatizuoti gyvūnai: dėmėtasis elnias, usūrinis šuo.
Başka bir araştırmaya göre de sakız çiğnemenin iştah açıcı etkisini ortaya koymuştur.Tyrimai rodo, kad jo priedas gerina nugriebto pieno skanumą.
Bu solucanların genelde sadece başlarını çiğneyip bırakırlar.Puošni kabučių apvara dažniausiai juosė tik kaktą ir galvos šonus.
Çiğneme dişleri olan diğer dişleri ile birlikte toplam 16 dişi vardır.Tavaliselt on ühes peristoomis 16 sellist hammast.
Meyveleri ayrıca doğuma yardımcı olması için kadınlarca çiğnenir.Riitsinuseõli soodustab ka sünnitustegevust.
Kuralları hiç çiğnemez.Kummalgi juhul rikub ta reeglit.
Bu rahatsızlıkta hastanın çiğnemesi ve konuşması zordur.Patsientidel esinevad häired liikumises ja kõnes.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Aber ich rede von Krebsen, die selber kauen.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Arról beszélek, ahogy a rákok maguk rágicsálnak.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Jag menar att det är krabborna som gör själva tuggandet.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.실제로 음식물을 씹어 먹는 게에 대한 얘기인데요,
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Maar ik heb het over krabben die kauwen.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Mam na myśli kraby przeżuwające pokarm.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Mă refer la crabii care mestecă.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Ma sto parlando dei granchi che masticano.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Mluvím o krabech, kteří žvýkají.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Nhưng tôi múôn nói tới con cua đang nhai
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Non, je parle des crabes qui eux-mêmes mastiquent.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Sino que estoy hablando de los cangrejos mismos que mastican.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Tapi yang saya bicarakan adalah kepiting yang benar-benar mengunyah.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler. Yengeç çiğnemesi gerçekten muhteşemdir.Mas falo dos caranguejos a mastigar.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.Речь идёт о том, каким образом крабы пережёвывают пищу.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.אבל אני מדבר על סרטנים שמבצעים את פעולת הלעיסה.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.ولكنني أقصد السراطين هي التي تقوم فعلاً بالمضغ.
Ama bahsettiğim şey, çiğneme yapan yengeçler.カニの咀嚼行動は実に興味深い
Ama cennetin yasalarını çiğnemen gerek.Ale musíš porušit zákony nebes.