Bess birkaç yıldır arkadaş çevresinin bir parçası olmuştu.Bessie fizera parte de seu círculo de amizades por alguns anos.
Çevresini mahallenin meşhur ormanları sarar.Chama atenção o belo jardim que a circunda.
Belediye, Ahıska kentinin çevresini kapsamaktadır.O pânico toma conta da região da Capital.
Antarktika'nın çevresini dolaştı.Atravessa terras da Antártida.
Aslında onlar, zamanlarının manastır çevresinin hassasiyetlerinin büyük kısmını seslendiriyorlardı.Ze brachten er een tijd samen door in gebed; regelmatig werd een periode van vasten ingelast.
Kalfat ve çevresini daha sonra Persler ele geçirmişlerdir.Hierdoor werden zij en hun hele volk verdoemd.
Cevresini unutan Asli geri donup bir ağac arkasına saklanır.Hij verbergt zich achter een boom en luistert mee.
Wolf, özel bir Nazi ve Hitler'in yakın çevresinin güvenilir bir üyesiydi.Schwarz bleef een raadselachtig lid in Hitlers binnenste cirkel van vertrouwelingen.
10 Ağustos Ferdinand Magellan'ın 5 gemisi dünyanın çevresini dolaşmak üzere Sevilla'dan yelken açtı.10 sierpnia – Ferdynand Magellan wypłynął z Sewilli w podróż dookoła świata.
2002 - Steve Fossett tek başına ve mola vermeden dünya çevresini balonla dolaşan ilk insan oldu.2 lipca – Steve Fossett jako pierwszy człowiek na świecie okrążył balonem kulę ziemską bez międzylądowania.
29 Haziran'da, bu edebiyat çevresinin üyeleri değişik bölgelere gitmek için görevlendirildiler.29 czerwca członkowie grupy "Orient" zostali wydelegowani do różnych regionów.
Bundan dolayı Gürcistan hükümeti mezarların çevresinin kazılmasını yasaklamıştır.Rząd gruziński zabrania jednak prowadzenia wykopalisk w pobliżu cmentarza.
Antarktika'nın çevresini dolaştı.Zamieszkuje morza wokół Antarktydy.
Bölgenin Karamanoğlu beyliğinin eline geçmesinden sonra, Karamanoğulları Mut ve çevresini mamur etmişlerdir.Na jego prośbę Bóg sprawia iż ziemia się rozstępuje i pochłania niegodziwców.
O, Malatya ve çevresini de zabtetti.Bardzo dobrze znał Pieniny i ich okolice.
Dünya'nın çevresini dolaştı.Hur jag simmade jorden runt.
Bu arada Fransız ordusu Görice ve çevresini 29 Kasım 1916 tarihinde işgal etti.Den franska armén ockuperade Korça med sina omgivningar den 29 november 1916.
Herkes eğlenirken, Paquiro sahneye girer ve kadınlar onun çevresini sarar.Medan de leker kommer Paquiro in omgiven av kvinnor.
Aslında onlar, zamanlarının manastır çevresinin hassasiyetlerinin büyük kısmını seslendiriyorlardı.Under sin exil ägnade han stor del av sin tid åt sitt måleri.
Göz çevresini kaplayan 10–16 pul bulunur.Ögonen omges av 10-16 fjäll.
Bir sistem kendisini çevresinden ayırarak kendisini ve çevresini kurar.De lever som i ett vakuum, avskurna både från sin omgivning och från sig själva.
Bess birkaç yıldır arkadaş çevresinin bir parçası olmuştu.Bandy var under de tidiga åren bara en del av verksamheten.
Bu sırada Pepa sahneye köpeği ile birlikte girer ve erkekler de onun çevresini heyecanla sarar.Pepa gör entré i en vagn dragen av hundar och männen svärmar kring henne.
Daha önce gemiler Danimarka'nın çevresini dolaşmak zorundaydı.Den danska flottan fortsatte att kontrollera haven kring Danmark.
Medyayı oynat ISM güneş sisteminin gezegenlerarası çevresinin bittiği yerde başlar.Міжзоряне середовище починається там, де закінчується міжпланетне середовище Сонячної системи.
Bundan dolayı Gürcistan hükümeti mezarların çevresinin kazılmasını yasaklamıştır.Проте, грузинський уряд в даний час забороняє проводити розкопки біля могили.
Çünkü Herzl, ilave yerleşim yeri olarak Filistin, Hayfa ve çevresini istemekteydi.Ця резолюція вимагала від всіх сторін вважати Сребреницю та її околиці безпечною зоною.
"Aktaş Gölü ve yakın çevresinin coğrafyası".«Піщаний Брід і його околиці».
Theodora'nın ailesi de onun gibi imparatorluk çevresini seçmişlerdir.Серед замовників Діоскорида були також родичі імператора.
Rhovanion'un doğusundaki Rhûn denizinin çevresini kapsar.Na východ od Rhovanionu se nachází země Rhûn.
Dünyanın çevresini dolaşan ilk İngiliz kaptandır.Jako první Češka cestovala kolem světa.
Bölgenin Karamanoğlu beyliğinin eline geçmesinden sonra, Karamanoğulları Mut ve çevresini mamur etmişlerdir.Avšak poněvadž byla stižena leváctvím, vyplácela svého synka zleva doprava.
Belediye, Ambrolauri kentinin çevresini kapsamaktadır.Krajským městem je Ambrolauri.
Bu ilişki sayesinde, von Schirach Hitler'in yakın çevresinin bir parçası haline geldi.Prin această căsătorie, von Schirach a intrat în cercul intim al lui Adolf Hitler.
Tüm vaktini kitap okuyarak ve çevresini gözlemleyerek geçirir.Își petrecea timpul plimbându-se prin localitate și citind.
Gölün çevresinin %62'si lâdin ve çam ormanları ile çevrilidir.Aproximativ 62% din bazinul hidrografic este acoperit de molizi, pini și păduri cu frunze căzătoare.
Guberniya, günümüz Samara Oblastı ve çevresini kapsamaktaydı.Domeniul împărătesei Anna era limitat acum doar la capitală și la împrejurimile sale.
Dünyanın çevresini dolaşan ilk İngiliz kaptandır.Primul englez care a făcut înconjurul Pământului și care a supraviețuit.
İnsanlık hızla dünya'nın çevresini tahrip ediyor.Omenirea distruge rapid mediul înconjurător al Pământului.
Kalfat ve çevresini daha sonra Persler ele geçirmişlerdir.Ekkor a ti (di) (氐) és csiang (qiang) barbár törzsek követeket menesztettek hozzá.
Güneş, gökadanın çevresini 225 milyon yılda dolanmaktadır.A Nap a 225 millió évente járja körül galaxisunkat.
Dünyanın çevresini dolaşmak için yola çıktı; fakat Filipinler'de öldürüldü.Kitört a fülöp-szigeteki Bulusan tűzhányó, a környéken élőket kitelepítették.
Musul çevresinin Irak'a ait olduğu karar altına alındı.A vitatott moszuli olajvidéket a Népszövetség Iraknak ítélte.
Yayımlandıktan sonra birçok felsefe çevresinin ilgisini çekmiştir.A Filharmóniát alapítása óta felfokozott politikai érdeklődés veszi körül.
Göl çevresinin yerli halkı İtzalar adlı Maya halkıdır.A tó környékének őslakosai a nomád afarok.
Antarktika'nın çevresini dolaştı.Táplálkozni az Antarktisz körüli tengerekbe vándorol.
Dünyanın çevresini hesapladığı bilinen ilk insandır.Häntä pidetään ensimmäisenä, joka mittasi Maan ympärysmitan.
Eserde bu ortamda yaşayanlardan biri olan Equality 7-2521 çevresini ve kendisini anlatır.3. luvussa Tasa-arvo 7-2521 kertoo kuinka hän löysi sähkön.
Güneş, gökadanın çevresini 225 milyon yılda dolanmaktadır.Aurinkokuntamme kiertää Linnunradan ympäri 250 miljoonassa vuodessa.
10 Ağustos Ferdinand Magellan'ın 5 gemisi dünyanın çevresini dolaşmak üzere Sevilla'dan yelken açtı.10 Αυγούστου - Πέντε πλοία του Φερδινάνδου Μαγγελάνου αποπλέουν από τη Σεβίλλη για τον περίπλου της Γης.
Sokak ortasında çevresini saran kalabalık tarafından dövüldükten sonra taşlanarak öldürülmüştür.Αφού κάλπασε στο μέσο της πόλης, σκοτώθηκε από το πλήθος.
29 Haziran'da, bu edebiyat çevresinin üyeleri değişik bölgelere gitmek için görevlendirildiler.Den 29. juni blev forskellige medlemmer af "Orient"-gruppen sendt ud til forskellige provinser.
Antarktika'nın çevresini dolaştı.Den lever i området omkring Antarktis.
Dünyanın çevresini hesapladığı bilinen ilk insandır.Han er den første europæer, der vides at have været i området.
Sistemin dışında kalan öğeler, onun çevresini oluşturmaktadır.Alt som er utenfor systemet er omgivelser.
Belediye, Ambrolauri kentinin çevresini kapsamaktadır.Administrasjonssenteret ligger i byen Ambrolauri.
Aslında onlar, zamanlarının manastır çevresinin hassasiyetlerinin büyük kısmını seslendiriyorlardı.Disse ble over tid flere, slik at de kunne dekke det meste av turbanens fremre del.
Antarktika'nın çevresini dolaştı.Den lever i havene rundt Antarktis.
Daha önce gemiler Danimarka'nın çevresini dolaşmak zorundaydı.Den danske flåten fortsatte å kontrollere havet rundt Danmark.
2002 - Steve Fossett tek başına ve mola vermeden dünya çevresini balonla dolaşan ilk insan oldu.21. februar – Steve Fossett blir den første som flyr alene over Stillehavet i en ballong.