O zaman da meclisini (yakın çevresini ve yandaşlarını) çağırsın.So let him call his associates,
Musa, korku içinde çevresini gözetleyerek oradan çıktı. "Rabbim!So he left the city in fear, waiting to see what happens; he said, “My Lord!
Musa, korku içinde çevresini gözetleyerek oradan çıktı.So he went forth from thence fearing, looking abcut.
Melekleri de arşın çevresini kuşatarak Rablerinin hamdiyle tespih eder halde görürsün.And thou wilt see the angels thronging round the Throne, hallowing the praise of their Lord.
Göklerin ve yerin çevresini aşıp geçmeye gücünüz yetiyorsa geçin!If you have power to pass beyond the zones of the heavens and the earth, then pass (them)!
Kıyamet-saatinin kopacağı gün: "Firavun çevresini, azabın en şiddetli olanına sokun" (denecek).And on the Day the Hour takes place: “Admit the clan of Pharaoh to the most intense agony.”
Görüşülen kişiler, bina çevresinin günün bu saatinde genellikle çok kalabalık olduğunu söyledi.Correspondents said the place is usually very crowded at that time of the day.
Atılacak ilk büyük adım, Tivat’ın çevresinin düzenlenmesi olacak.The first big step is to get Tivat's environmental house in order.
Tambora Dağı ve çevresinin uzaydan görünüşüMt. Tambora and its surroundings as seen from space
Kokpit, pilotun çevresini daha iyi görmesi için uçağın burnuna yakın konumlandırılmıştı.The cockpit was placed high, near the nose of the aircraft for good visibility for the pilot.
Plaza San Martin ve çevresinin havadan görünümüAerial view of Plaza San Martín and its surroundings.
Giorgi ve çevresinin şaşkın İran komutanlarını etkisiz hale getirmesi uzun sürmedi.It did not take long for Giorgi and his entourage to slaughter the stunned Persian commanders.
1812 Savaşı sırasında, Amerikan birlikleri Mobile Bay çevresini işgal etti ve ele geçirdi.During the War of 1812, American troops occupied and seized the area around Mobile Bay.
Çevresini gören hakim bir konuma sahiptir. [1] [2]It has a dominant position that oversees its surroundings.[1][2]
Trinidad, Ferdinand Magellan'ın Dünya'nın çevresini dolaşma yolculuğunun amiral gemisiydi.Trinidad was the flagship of Ferdinand Magellan's voyage of circumnavigation.
Bu erken dönemde, Apaçi Kızılderililerinin kasabayı ve çevresini sık sık ziyaret ettiği bildirildi.During this early period, Apache Indians reportedly frequented the town and surrounding area.[6]
Düğün, küçük bir saray çevresinin huzurunda aceleci ve nispeten basit bir olaydı.The wedding was hasty and a relatively simple affair in the presence of a small circle of courtiers.
Bununla birlikte, en çok dünyanın çevresinin ikinci dolaşımını (1577-80) tamamlamasıyla bilinir.However, he is most notable for completing the second circumnavigation of the world (1577–80).
Kasei Valles ve çevresinin yüksek çözünürlüklü THEMIS gündüz kızılötesi görüntü mozaiği.High resolution THEMIS daytime infrared image mosaic of the Kasei Valles and their surroundings.
Carl Anton Meyer, Elbruz ve çevresinin ilk yükseklik verilerini elde eder.Carl Anton von Meyer lieferte zum ersten Mal Höhenangaben des Elbrus und seiner Umgebung.
Ötüken ve çevresini diğer bir deyişle, yönetim merkezini ve hanedanlığı ele geçirdiler.Sie wollte den Kreissitz und somit auch die Polizeidirektion erhalten bzw. behalten.
Çevresini kuşatan Red Deer River Valley'deki dinozor fosillerinin keşfiyle ünlüdür.Bekannt ist sie durch die Fossilien-Funde von Dinosauriern im umgebenden Red Deer River Valley.
İhraç edilen oyuncular, sahanın çevresini ve teknik alanı terk etmek zorundadır.Die Person muss Spielfeld und Umgebung verlassen.
"Samsun ve Çevresinin Jeomorfolojisi"."Troppau und dessen Umgebung".
Freetown ve çevresini kapsayan Kraliyet kolonisi, 1808 yılında kurulmuştur.Die Kronkolonie mit der Hauptstadt Freetown wurde 1808 gegründet.
Çok geçmeden kendi çevresini oluşturdu.Schon bald baute er sich eine eigene Existenz auf.
Herkes eğlenirken, Paquiro sahneye girer ve kadınlar onun çevresini sarar.Während sie sich unterhalten und flirten, tritt der junge Stierkämpfer Paquiro auf, umgeben von Frauen.
Aslında onlar, zamanlarının manastır çevresinin hassasiyetlerinin büyük kısmını seslendiriyorlardı.Oft wurden die Epen von Herrschern in Auftrag gegeben und dienten deren Verherrlichung.
Sokak ortasında çevresini saran kalabalık tarafından dövüldükten sonra taşlanarak öldürülmüştür.Er war auf der Straße zusammen geschlagen worden, nachdem ein Drogendeal geplatzt war.
Bess birkaç yıldır arkadaş çevresinin bir parçası olmuştu.Bessie faisait partie de son cercle d'amis depuis un certain nombre d'années.
Dünyanın çevresini dolaşan ilk İngiliz kaptandır.Il est le premier anglais à faire un voyage autour du monde.
2002 - Steve Fossett tek başına ve mola vermeden dünya çevresini balonla dolaşan ilk insan oldu.Steve Fossett devint la première personne à faire le tour du monde en ballon seul et sans escale.
Freetown ve çevresini kapsayan Kraliyet kolonisi, 1808 yılında kurulmuştur.La colonie de la Couronne, qui comprenait la région entourant Freetown, a été créée en 1808.
Oyuncu, farklı bulmacaları çözmelidir ve kaçmak için çevresini incelemelidir.Le joueur doit explorer et résoudre des énigmes afin de trouver comment rentrer chez lui.
Eserde bu ortamda yaşayanlardan biri olan Equality 7-2521 çevresini ve kendisini anlatır.Dans cette masse indistincte, Égalité 7-2521 ose aimer la femme de son choix.
Kısa süre sonra zombiler üçünün çevresini kuşatmaya başlar.Une heure plus tard, les corbeaux volent au-dessus des trois cadavres.
Dünyanın çevresini dolaşmak için yola çıktı; fakat Filipinler'de öldürüldü.Il périt aux Philippines, tué par des indigènes.
Sürgün, Bahtin Çevresinin çalışmalarını sona erdirdi.L'abbé fit exhausser les tours de l'enceinte.
Kadışehri ve çevresinin her türlü ihtiyaçları bu pazardan karşılanır.Les bourgs historiques et leurs quartiers résidentiels se situent tout autour de ce boulevard.
"Aktaş Gölü ve yakın çevresinin coğrafyası".Voici le plan du rez-de-chaussée et de son entourage.
Yüzölçümü 953,5 km² olan ulusal park "Rainier Dağı" ve yakın çevresinin hepsini içine almaktadır.D'une superficie de 953,5 km2, le parc englobe toute la région du mont Rainier.
Bess birkaç yıldır arkadaş çevresinin bir parçası olmuştu.Bess había sido parte de su círculo de amigos durante algunos años.
Malwida von Meysenbug, Wagner çevresinin dışından da olsa anaç bir koruyucu gibi davrandı.Malwida von Meysenbug mantuvo una conducta maternal incluso fuera del círculo de Wagner.
Kısa süre sonra zombiler üçünün çevresini kuşatmaya başlar.Los zombis comienzan a rodear al grupo.
Dünya'nın çevresini dolaştı.Ellos a su vez giran alrededor de la Tierra.
"Kaçkar Dağları Milli Parkı ve Yakın Çevresinin Özellikleri".En el límite de las disposiciones particulares del parque Nacional y de su zona periférica».
Dünyanın çevresini dolaşan ilk İngiliz kaptandır.Fue el primer neerlandés en circunnavegar el mundo.
Hızlı esen rüzgâr kendi kuvvetinin yanında çevresini de etkiler.Oímos el viento fuerte afuera de su habitación.
Midyat ve çevresini alan bir bölgedir.Los cenotes de Mérida y sus alrededores.
29 Haziran'da, bu edebiyat çevresinin üyeleri değişik bölgelere gitmek için görevlendirildiler.Il 29 giugno, diversi membri di "Orient" vennero incaricati di recarsi in diverse province.
Herkes eğlenirken, Paquiro sahneye girer ve kadınlar onun çevresini sarar.Mentre flirtare e chiacchiere, Paquiro entra, circondato da donne.
Torul ve çevresinin tarihi kaynaklarda ilk kez geçtiği belge MÖ.Compare per la prima volta nella storia Amore e soldi.
Ağırlıkla önem verilen konu, Tuna ve çevresinin bölgesel gelişiminin sağlanmasıdır.Il segnale EXAFS totale sarà quindi funzione dell'intorno atomico locale e del disordine.
"Aktaş Gölü ve yakın çevresinin coğrafyası".Il canale di Ponte e le sue circostanti parti.
Bundan dolayı Gürcistan hükümeti mezarların çevresinin kazılmasını yasaklamıştır.Однако грузинское правительство в настоящее время запрещает проводить раскопки возле могилы.
Adis Ababa'da İngiliz başbakan Tony Blair'in çevresini kuşattı.Он позвонил премьер-министру Великобритании Тони Блэру из Аддис-Абебы.
Dünya'nın çevresini dolaştı.Проходит около земного месяца.
UNESCO, 2001 yılında çevresinin önemi nedeniyle bölgeyi bir Dünya Mirası olarak belirledi.في عام 2001 قامت منظمة اليونسكو بتعيين الإقليم كموقع للتراث العالمي نظرا لأهميته البيئية.
2002 - Steve Fossett tek başına ve mola vermeden dünya çevresini balonla dolaşan ilk insan oldu.2002 - ستيف فوسيت يصبح أول من يقوم بالدوران حول الأرض دون توقف لوحده بمنطاد هوائي.
Dünyanın çevresini hesapladığı bilinen ilk insandır.يعود له الفضل في كونه أول شخص يقيس محيط الأرض.