Ana içeriğe geç
Sözlük

çevresinde ile cümle

çevresinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ekronun batısı, Aşdotun çevresindeki bütün köyler;и от Екрона к морю все, что находится около Азота, с селами их,
Ekronun batısı, Aşdotun çevresindeki bütün köyler;От Акарон до морето всичките градове , които са близо пре Азот, със селата им;
Ekronun batısı, Aşdotun çevresindeki bütün köyler;מעקרון וימה כל אשר על יד אשדוד וחצריהן׃
Ekronun batısı, Aşdotun çevresindeki bütün köyler;من عقرون غربا كل ما بقرب اشدود وضياعها.
Ekronun batısı, Aşdotun çevresindeki bütün köyler;從 以 革 倫 直 到 海 、 一 切 靠 近 亞 實 突 之 地 、 並 屬 其 地 的 村 莊
Ekronun batısı, Aşdotun çevresindeki bütün köyler;從以革 倫直 到 海 、 一切 靠近 亞實突 之 地 、 並屬 其 地 的 村莊
Elbette, oğlum çevresindeki dilden zengin ortamdan öğreniyor, ama o ortam da ondan öğreniyor.A fiam természetesen a nyelvi környezetén keresztül tanul, de a környezet is tanul tőle.
Elbette, oğlum çevresindeki dilden zengin ortamdan öğreniyor, ama o ortam da ondan öğreniyor.Bineînțeles, fiul meu învață din mediul său lingvistic, dar și mediul învață de la el.
Elbette, oğlum çevresindeki dilden zengin ortamdan öğreniyor, ama o ortam da ondan öğreniyor.Claro, mi hijo está aprendiendo de su entorno lingüístico pero el entorno está aprendiendo de él.
Elbette, oğlum çevresindeki dilden zengin ortamdan öğreniyor, ama o ortam da ondan öğreniyor.물론, 제 아들은 그의 언어적 환경에서 배우고 있었지만, 그 환경도 그에게서 배우고 있었습니다.
Elbette, oğlum çevresindeki dilden zengin ortamdan öğreniyor, ama o ortam da ondan öğreniyor.Natürlich lernt mein Sohn von seinem sprachlichen Umfeld, aber das Umfeld lernt von ihm.
Elbette, oğlum çevresindeki dilden zengin ortamdan öğreniyor, ama o ortam da ondan öğreniyor.Natuurlijk, mijn zoon leert van zijn linguïstische omgeving, maar die omgeving leert van hem.
Elbette, oğlum çevresindeki dilden zengin ortamdan öğreniyor, ama o ortam da ondan öğreniyor.Oczywiście mój syn uczy się ze swojego środowiska językowego, ale środowisko uczy się od niego.
Elbette, oğlum çevresindeki dilden zengin ortamdan öğreniyor, ama o ortam da ondan öğreniyor.Ovviamente mio figlio sta imparando dal suo ambiente linguistico, ma l'ambiente sta imparando da lui.
Elbette, oğlum çevresindeki dilden zengin ortamdan öğreniyor, ama o ortam da ondan öğreniyor.Samozrejme, môj syn sa učí od svojho lingvistického prostredia, ale zároveň sa jeho prostredie učí od neho.
Elbette, oğlum çevresindeki dilden zengin ortamdan öğreniyor, ama o ortam da ondan öğreniyor.Samozřejmě, můj syn se učí z lingvistického prostředí, ale to prostředí se učí i od něho.
Elbette, oğlum çevresindeki dilden zengin ortamdan öğreniyor, ama o ortam da ondan öğreniyor.Tất nhiên, con trai tôi đang học từ môi trường ngôn ngữ của nó, nhưng môi trường đang học từ nó.
Elbette, oğlum çevresindeki dilden zengin ortamdan öğreniyor, ama o ortam da ondan öğreniyor.Tentu saja, anak saya sedang belajar dari lingkungan bahasanya, namun lingkungan juga belajar darinya.
Elbette, oğlum çevresindeki dilden zengin ortamdan öğreniyor, ama o ortam da ondan öğreniyor.Φυσικά ο γιος μου μαθαίνει από το γλωσσικό του περιβάλλον, αλλά το περιβάλλον μαθαίνει από αυτόν.
Elbette, oğlum çevresindeki dilden zengin ortamdan öğreniyor, ama o ortam da ondan öğreniyor.Звісно, мій син черпає знання з свого мовного середовища, а середовище - від нього.
Elbette, oğlum çevresindeki dilden zengin ortamdan öğreniyor, ama o ortam da ondan öğreniyor.Конечно, мой сын учится у своей лингвистической среды, но и среда учится у него.
Elbette, oğlum çevresindeki dilden zengin ortamdan öğreniyor, ama o ortam da ondan öğreniyor.Разбира се, синът ми се учи от своето лингвистично обкръжение, обкръжението му се учи от него.
Elbette, oğlum çevresindeki dilden zengin ortamdan öğreniyor, ama o ortam da ondan öğreniyor.כמובן, בני לומד מהסביבה הלשונית שלו, אבל הסביבה גם לומדת ממנו.
Elbette, oğlum çevresindeki dilden zengin ortamdan öğreniyor, ama o ortam da ondan öğreniyor.بالطبع، ابني يتعلم من بيئته اللغوية، و لكن هذه البيئة تتعلم منه أيضا
Elbette, oğlum çevresindeki dilden zengin ortamdan öğreniyor, ama o ortam da ondan öğreniyor.学習している一方で 言語環境も 息子から学習しているのです 言語環境 つまり人が 堅固なループに加わり
Elektronlar hala hidrojenin çevresinde gözükürler.ו אלקטרונים עדיין מופיעות סביב hydrogens
Elektronlar hala hidrojenin çevresinde gözükürler.والإلكترونات لا تزال تظهر حولها الهيدروجين
Eşin evinde verimli bir asma gibi olacak; Çocukların zeytin filizleri gibi sofranın çevresinde.(127:3) Жена твоя, как плодовитая лоза, в доме твоем; сыновья твои, как масличные ветви, вокруг трапезы твоей:
Eşin evinde verimli bir asma gibi olacak; Çocukların zeytin filizleri gibi sofranın çevresinde.Din hustru er som et fruktbart vintre der inne i ditt hus, dine barn som oljekvister rundt om ditt bord.
Eşin evinde verimli bir asma gibi olacak; Çocukların zeytin filizleri gibi sofranın çevresinde.Feleséged, mint a termõ szõlõ házad belsejében; fiaid, mint az olajfacsemeték asztalod körül.
Eşin evinde verimli bir asma gibi olacak; Çocukların zeytin filizleri gibi sofranın çevresinde.네 집 내실에 있는 네 아내는 결실한 포도나무 같으며 네 상에 둘린 자식은 어린 감람나무 같으리로다
Eşin evinde verimli bir asma gibi olacak; Çocukların zeytin filizleri gibi sofranın çevresinde.Manželka tvá jako vinný kmen plodný po bocích domu tvého, dítky tvé jako mladistvé olivoví vůkol stolu tvého.
Eşin evinde verimli bir asma gibi olacak; Çocukların zeytin filizleri gibi sofranın çevresinde.Som en frugtbar Vinranke er din Hustru inde i dit Hus, som Oliekviste er dine Sønner rundt om dit Bord.
Eşin evinde verimli bir asma gibi olacak; Çocukların zeytin filizleri gibi sofranın çevresinde.Tvoja žena bude jako plodný vinič vo vnútri tvojho domu, tvoji synovia ako mladistvé olivy vôkol tvojho stola.
Eşin evinde verimli bir asma gibi olacak; Çocukların zeytin filizleri gibi sofranın çevresinde.Uw vrouw die bij u woont, zal vruchtbaar zijn; uw zonen zitten bij u aan tafel.
Eşin evinde verimli bir asma gibi olacak; Çocukların zeytin filizleri gibi sofranın çevresinde.Žena tvoja bode kakor trta rodovitna znotraj v hiši tvoji, otroci tvoji kakor oljkovo mladje okrog mize tvoje.
Eşin evinde verimli bir asma gibi olacak; Çocukların zeytin filizleri gibi sofranın çevresinde.Жена ти ще бъде като плодовита лоза всред дома ти, Чадата ти като маслинени младоци около трапезата ти,
Eşin evinde verimli bir asma gibi olacak; Çocukların zeytin filizleri gibi sofranın çevresinde.אשתך כגפן פריה בירכתי ביתך בניך כשתלי זיתים סביב לשלחנך׃
Eşin evinde verimli bir asma gibi olacak; Çocukların zeytin filizleri gibi sofranın çevresinde.‎امرأتك مثل كرمة مثمرة في جوانب بيتك. بنوك مثل غروس الزيتون حول مائدتك‎.
Eşin evinde verimli bir asma gibi olacak; Çocukların zeytin filizleri gibi sofranın çevresinde.你 妻 子 在 你 的 內 室 、 好 像 多 結 果 子 的 葡 萄 樹 . 你 兒 女 圍 繞 你 的 桌 子 、 好 像 橄 欖 栽 子
Eşin evinde verimli bir asma gibi olacak; Çocukların zeytin filizleri gibi sofranın çevresinde.你 妻子 在 你 的 內室 、 好像 多 結 果子 的 葡萄樹 . 你 兒女 圍繞 你 的 桌子 、 好像 橄欖 栽子
Espoo ve başkent çevresinde iyi bir toplu ulaşım ağı bulunmaktadır.Esbo och hela huvudstadsregionen har goda kollektivtrafikförbindelser.
Espoo ve başkent çevresinde iyi bir toplu ulaşım ağı bulunmaktadır.Espoo et toute la région de la capitale sont bien desservies par les transports en commun.
Espoo ve başkent çevresinde iyi bir toplu ulaşım ağı bulunmaktadır.Espoossa ja koko pääkaupunkiseudulla on hyvät joukkoliikenneyhteydet.
Espoo ve başkent çevresinde iyi bir toplu ulaşım ağı bulunmaktadır.Espoo y toda el área metropolitana de Helsinki están bien comunicadas por transporte público.
Espoo ve başkent çevresinde iyi bir toplu ulaşım ağı bulunmaktadır.В Эспоо и во всём столичном регионе хороший общественный транспорт.
Espoo ve başkent çevresinde iyi bir toplu ulaşım ağı bulunmaktadır.توجد في إسبو (Espoo) وفي كل مناطق العاصمة وضواحيها شبكة مواصلات عامة جيدة.
Etrafta ne var ne yoksa kokluyor. Çevresindeki dünya hakkında bu şekilde bilgi sahibi oluyor.Er schnuppert in allen Ecken und erhält so Informationen aus seiner Welt.
Etrafta ne var ne yoksa kokluyor. Çevresindeki dünya hakkında bu şekilde bilgi sahibi oluyor.Lei annusa ogni angolo ed è così che ottiene informazioni sul mondo circostante.
Etrafta ne var ne yoksa kokluyor. Çevresindeki dünya hakkında bu şekilde bilgi sahibi oluyor.Očichá každou skulinu a štěrbinu, a tak získává informace o svém světě.
Fakat bu artık deniz çevresinde plastik kirliliğinin doğru bir tasviri değil.Aber diese Beschreibung der Plastikverschmutzung der Meeresumwelt ist nicht mehr aktuell.
Fakat bu artık deniz çevresinde plastik kirliliğinin doğru bir tasviri değil.Ale dnes to už nie je primerané pomenovanie plastového odpadu v morskom prostredí.
Fakat bu artık deniz çevresinde plastik kirliliğinin doğru bir tasviri değil.Ale to již není nadále přesný popis plastové znečištěnosti v mořském prostředí.
Fakat bu artık deniz çevresinde plastik kirliliğinin doğru bir tasviri değil.A to ni več točen opis onesnaženja s plastiko v morskem okolju.
Fakat bu artık deniz çevresinde plastik kirliliğinin doğru bir tasviri değil.Dar asta nu mai constituie o reprezentare corectă a poluării plastice din mediul maritim.
Fakat bu artık deniz çevresinde plastik kirliliğinin doğru bir tasviri değil.Dat is niet langer een nauwkeurige weergave van plasticvervuiling in het mariene milieu.
Fakat bu artık deniz çevresinde plastik kirliliğinin doğru bir tasviri değil.Ez azonban ma már nem pontos ábrázolása a tenger műanyagszennyezésének.
Fakat bu artık deniz çevresinde plastik kirliliğinin doğru bir tasviri değil.Jednak to wciąż nie jest precyzyjny opis zanieczyszczenia plastikiem środowiska morskiego.
Fakat bu artık deniz çevresinde plastik kirliliğinin doğru bir tasviri değil.하지만 이는 더이상 해양 환경에 있어서의 플라스틱 오염에 대한 정확한 묘사가 아닙니다.
Fakat bu artık deniz çevresinde plastik kirliliğinin doğru bir tasviri değil.Mais cette description de la pollution plastique dans l'environnement marin n'est plus exacte.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod