Ana içeriğe geç
Sözlük

çevresinde ile cümle

çevresinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.مما جعلهم يبدأون في توزيع المياه العذبة على الاراضي المحيطة به
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.これは湿気をあげる相乗効果となり
Döndürme düğmesinin çevresindeki kenar biçemiStil på kanten rundt spinbutton
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.Aan de binnenkant langs de muren was een kleine muur gebouwd met ovens eronder.
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.Alrededor de los cuatro ángulos había un muro, y debajo de la hilera de piedras alrededor había fogones
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.A všetky štyri maly v sebe dookola po stienke, a ohništia variť boly porobené popod stienky dookola.
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.A v těch čtyřech byly kuchyňky vůkol, též ohniště zdělána v těch kuchyňkách vůkol.
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.A w onych czterech były kuchnie w około, także ogniska poczynione w onych kuchniach w około.
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.Có một cái tường bao lấy bốn cái sân ấy, và chung quanh dưới chơn tường có những chỗ để nấu.
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.Có một cái tường_bao lấy bốn cái sân ấy , và chung_quanh dưới chơn tường có những chỗ để nấu .
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.der var Mure rundt om dem alle fire, og der var indrettet Køkkener rundt om langs Murene.
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.Ja niissä neljässä oli ympärinsä kivikehä, ja alas kivikehään oli tehty keittoliesiä ympärinsä.
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.그 작은 네 뜰 사면으로 돌아가며 부엌이 있고 그 사면 부엌에 삶는 기구가 설비되었는데
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.Setiap halaman itu dikelilingi oleh tembok batu, dan pada tembok itu ada tungku-tungku
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.Und es ging ein Mäuerlein um ein jegliches der vier; da waren Herde herum gemacht unten an den Mauern.
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.Un mur les entourait toutes les quatre, et des foyers étaient pratiqués au bas du mur tout autour.
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.Un muro girava intorno a tutt'e quattro e dei fornelli erano costruiti in basso intorno al muro
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.И имаше ред здания наоколо в тях, около четирите двора; имаше готварници устроени наоколо под редовете.
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.И кругом всех их четырех – стены, а у стен сделаны очаги кругом.
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.וטור סביב בהם סביב לארבעתם ומבשלות עשוי מתחת הטירות סביב׃
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.ومحيطة بها حافة حول الاربعة ومطابخ معمولة تحت الحافات المحيطة بها.
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.其 中 周 圍 有 一 排 房 子 、 房 子 內 有 煮 肉 的 地 方
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.其中 周圍 有 一 排 房子 、 房子 內 有 煮肉 的 地方
Dünya, çevresinde bir sürü kimyasalın yüzdüğü verimsiz, büyük bir kaya parçasıydı.Die Erde war ein grosser, steriler Steinklumpen mit vielen darauf schwebenden Chemikalien.
Dünya, çevresinde bir sürü kimyasalın yüzdüğü verimsiz, büyük bir kaya parçasıydı.지구는 이만큼 크고, 지구상에 떠돌아다니는 많은 화학물질로 이루어진 큰 바위덩어리 입니다.
Dünya, çevresinde bir sürü kimyasalın yüzdüğü verimsiz, büyük bir kaya parçasıydı.la Terra era un enorme, sterile pezzo di roccia con molti elementi chimici che le giravano attorno.
Dünya, çevresinde bir sürü kimyasalın yüzdüğü verimsiz, büyük bir kaya parçasıydı.la Terre était ce gros caillou stérile avec beaucoup de composants chimiques qui flottaient tout autour.
Dünya, çevresinde bir sürü kimyasalın yüzdüğü verimsiz, büyük bir kaya parçasıydı.Pamantul era o bucata mare de roca sterila cu multe chimicale plutind in jurul sau.
Dünya, çevresinde bir sürü kimyasalın yüzdüğü verimsiz, büyük bir kaya parçasıydı.Trái Đất từng to như thế này, với những khúc đá cằn cỗi cùng rất nhiều tạp chất hóa học nổi xung quanh nó.
Dünya, çevresinde bir sürü kimyasalın yüzdüğü verimsiz, büyük bir kaya parçasıydı.Ziemia była wielkim, sterylnym kawałkiem skały na której kłębiły się różne chemikalia.
Dünya, çevresinde bir sürü kimyasalın yüzdüğü verimsiz, büyük bir kaya parçasıydı.Земля была вот такой величины, стерильный булыжник с большим количеством химических элементов вокруг него.
Dünya, çevresinde bir sürü kimyasalın yüzdüğü verimsiz, büyük bir kaya parçasıydı.Земята е била тази голяма, стерилна скала с много химикали, плуващи наоколо из нея.
Dünya, çevresinde bir sürü kimyasalın yüzdüğü verimsiz, büyük bir kaya parçasıydı.הארץ היתה גוש סלע גדול וסטרילי זה עם כימיקלים רבים שצפים סביבו.
Dünya, çevresinde bir sürü kimyasalın yüzdüğü verimsiz, büyük bir kaya parçasıydı.كانت الأرض عبارة عن قطعة ضخمة معقمة من الصخر مع الكثير من المواد الكيميائية تطفوا حولها.
Dünya, çevresinde bir sürü kimyasalın yüzdüğü verimsiz, büyük bir kaya parçasıydı.周りには沢山の化学物質が漂っていました それらの化学物質が
Dünya çevresinde insanların bu ürünleri kullanmasına yol açtık.Celle-ci amènera, nous l'espérons, les gens à utiliser ces produits dans le monde entier.
Dünya çevresinde insanların bu ürünleri kullanmasına yol açtık.Con la esperanza de guiar a que se usen estos productos alrededor del mundo.
Dünya çevresinde insanların bu ürünleri kullanmasına yol açtık.Dúfame, že ľudia po celom svete budú využívať tento produkt.
Dünya çevresinde insanların bu ürünleri kullanmasına yol açtık.Förhoppningsvis leder detta till att folk över hela världen använder dessa produkter.
Dünya çevresinde insanların bu ürünleri kullanmasına yol açtık.Guidati dalla speranza che le persone usino questi prodotti in tutto il mondo.
Dünya çevresinde insanların bu ürünleri kullanmasına yol açtık.Khuyến khích mọi người sử dụng các sản phẩm này trên khắp thế giới.
Dünya çevresinde insanların bu ürünleri kullanmasına yol açtık.이 계약이 저희 제품이 세계로 퍼져나가는 시발점이 되었으면 합니다.
Dünya çevresinde insanların bu ürünleri kullanmasına yol açtık.Mając nadzieję, że ludzie na całym świecie zaczną używać naszych płyt.
Dünya çevresinde insanların bu ürünleri kullanmasına yol açtık.Orang-orang pun mulai menggunakan produk ini di seluruh dunia.
Dünya çevresinde insanların bu ürünleri kullanmasına yol açtık.Reméljük, hogy a világ minden táját használják majd az emberek.
Dünya çevresinde insanların bu ürünleri kullanmasına yol açtık.Sperǎm ca oamenii din întreaga lume sǎ ajungǎ sǎ foloseascǎ acest produs.
Dünya çevresinde insanların bu ürünleri kullanmasına yol açtık.To doufám povede k tomu, že se to bude používat všude na světě.
Dünya çevresinde insanların bu ürünleri kullanmasına yol açtık.Was dazu führen soll, dass man hoffentlich bald überall auf der Welt diese Produkte verwenden wird.
Dünya çevresinde insanların bu ürünleri kullanmasına yol açtık.Wat er hopelijk toe leidt dat men over de hele wereld deze producten gebruikt.
Dünya çevresinde insanların bu ürünleri kullanmasına yol açtık.Ευελπιστούμε θα οδηγήσει πολλούς ανθρώπους ανά τον κόσμο να χρησιμοποιήσουν τα προϊόντα αυτά.
Dünya çevresinde insanların bu ürünleri kullanmasına yol açtık.Ми сподіваємося, що все це приведе до того, що люди в усьому світі будуть користуватись цими продуктами.
Dünya çevresinde insanların bu ürünleri kullanmasına yol açtık.Мы надеемся, что всё это приведёт к тому, что люди по всему миру будут пользоваться этими продуктами
Dünya çevresinde insanların bu ürünleri kullanmasına yol açtık.Надяваме се, че хората из целия свят ще използват тези продукти.
Dünya çevresinde insanların bu ürünleri kullanmasına yol açtık.בתקווה שהדבר יוביל לשימוש במוצרים האלו בכל העולם.
Dünya çevresinde insanların bu ürünleri kullanmasına yol açtık.على أمل أن نقود الناس لإستخدام هذه المنتجات حول العالم
Dünya çevresinde insanların bu ürünleri kullanmasına yol açtık.この製品は「クレードル・トゥー・クレードル・ゴールド」に認定されました。
Dünya çevresinde kız satışları şahlanmış halde.A lányok pénzért való árusítása a világ minden táján eluralkodott.
Dünya çevresinde kız satışları şahlanmış halde.Buôn bán phụ nữ đã trở thành tệ nạn trên toàn thế giới.
Dünya çevresinde kız satışları şahlanmış halde.Het verkopen van meisjes is wijdverbreid op de planeet.
Dünya çevresinde kız satışları şahlanmış halde.소녀를 파는 것은 전세계적으로 무성합니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod