Çobanlar sürüleriyle ona geliyor, Çevresinde çadırlarını kuracaklar. Herkes kendi sürüsünü otlatacak.››Пастухи со своими стадами придут к ней, раскинут палатки вокруг нее; каждый будет пасти свой участок.
Çobanlar sürüleriyle ona geliyor, Çevresinde çadırlarını kuracaklar. Herkes kendi sürüsünü otlatacak.››אליה יבאו רעים ועדריהם תקעו עליה אהלים סביב רעו איש את ידו׃
Çobanlar sürüleriyle ona geliyor, Çevresinde çadırlarını kuracaklar. Herkes kendi sürüsünü otlatacak.››اليها تأتي الرعاة وقطعانهم ينصبون عندها خياما حواليها يرعون كل واحد في مكانه.
Çobanlar sürüleriyle ona geliyor, Çevresinde çadırlarını kuracaklar. Herkes kendi sürüsünü otlatacak.››牧 人 必 引 他 們 的 羊 群 到 他 那 裡 、 在 他 周 圍 支 搭 帳 棚 、 各 在 自 己 所 佔 之 地 、 使 羊 喫 草
Çobanlar sürüleriyle ona geliyor, Çevresinde çadırlarını kuracaklar. Herkes kendi sürüsünü otlatacak.››牧人 必 引 他 們 的 羊群 到 他 那裡 、 在 他 周圍支 搭 帳棚 、 各 在 自己 所 佔 之 地 、 使 羊喫草
Çoklu kutunun alt çevresinde çerçeve çizmesiOm kombinasjonsboksen tegner en ramme rundt barnet
Çünkü çevresindekilerin hepsi bağışık insanlardır.De omringas av immuna människor.
Çünkü çevresindekilerin hepsi bağışık insanlardır.Ei sunt înconjurați de persoane imune.
Çünkü çevresindekilerin hepsi bağışık insanlardır.Están rodeados de personas inmunizadas.
Çünkü çevresindekilerin hepsi bağışık insanlardır.Estão rodeados por pessoas imunizadas.
Çünkü çevresindekilerin hepsi bağışık insanlardır.Hiszen immunizált személyekkel vannak körbevéve.
Çünkü çevresindekilerin hepsi bağışık insanlardır.Họ được bao quanh bởi những người đã bị miễn nhiễm.
Çünkü çevresindekilerin hepsi bağışık insanlardır.Ils sont entourés par des gens immunisés.
Çünkü çevresindekilerin hepsi bağışık insanlardır.Jsou obklopeni oočkovanými.
Çünkü çevresindekilerin hepsi bağışık insanlardır.그들은 면역된 사람들로 둘러싸여 있습니다.
Çünkü çevresindekilerin hepsi bağışık insanlardır.Mereka dikelilingi oleh orang-orang yang kebal.
Çünkü çevresindekilerin hepsi bağışık insanlardır.Są otoczone przez osoby zaszczepione.
Çünkü çevresindekilerin hepsi bağışık insanlardır.Sie sind von immunen Leuten umgeben.
Çünkü çevresindekilerin hepsi bağışık insanlardır.Sono circondati da persone immuni.
Çünkü çevresindekilerin hepsi bağışık insanlardır.Ze worden omringd door mensen die immuun zijn.
Çünkü çevresindekilerin hepsi bağışık insanlardır.Περιβάλλονται από ανοσοποιημένους ανθρώπους.
Çünkü çevresindekilerin hepsi bağışık insanlardır.Они окружены людьми с иммунитетом.
Çünkü çevresindekilerin hepsi bağışık insanlardır.Ще са заобиколени от имунизирани хора.
Çünkü çevresindekilerin hepsi bağışık insanlardır.הם מוקפים באנשים מחוסנים.
Çünkü çevresindekilerin hepsi bağışık insanlardır.إنهم محاطون بأشخاص لديهم مناعة
Çünkü çevresindekilerin hepsi bağışık insanlardır.このように96%は100%と同じくらい効果的です
Delhi, Mathura ve Agra'ya doğru akarak çevresindeki tüm atıkları toplayarak ilerler.Átfolyik Delhin, Mathurán, Agrán, és az elképzelhető összes ipari szennyvizet begyűjti.
Delhi, Mathura ve Agra'ya doğru akarak çevresindeki tüm atıkları toplayarak ilerler.Attraversa Delhi, Mathura, Agra, e colleziona ogni possibile scoria a cui possiate pensare.
Delhi, Mathura ve Agra'ya doğru akarak çevresindeki tüm atıkları toplayarak ilerler.Elle passe à Delhi, à Mathura, Agra et recueille tous les effluents imaginables.
Delhi, Mathura ve Agra'ya doğru akarak çevresindeki tüm atıkları toplayarak ilerler.Er fließt durch Delhi, Mathura, Agra, und bekommt all die Abwässer ab, die man sich vorstellen kann.
Delhi, Mathura ve Agra'ya doğru akarak çevresindeki tüm atıkları toplayarak ilerler.만약 델리, 마투라, 아그라로 흘러 간다면, 여러분이 상상할 수 있는 모든 종류의 폐수들을 얻을 수 있습니다.
Delhi, Mathura ve Agra'ya doğru akarak çevresindeki tüm atıkları toplayarak ilerler.Nó chảy qua Delhi, Mathura, Agra, và thu nhận đủ thứ nước thải.
Delhi, Mathura ve Agra'ya doğru akarak çevresindeki tüm atıkları toplayarak ilerler.Przepływa przez Delhi, Mathurę, Agrę i zbiera po drodze wszystkie możliwe zanieczyszczenia.
Delhi, Mathura ve Agra'ya doğru akarak çevresindeki tüm atıkları toplayarak ilerler.Trece prin Delhi, Mathura, Agra, și în el se varsă cam toți efluenții posibili.
Delhi, Mathura ve Agra'ya doğru akarak çevresindeki tüm atıkları toplayarak ilerler.Ze stroomt naar beneden door Delhi, Mathura, Agra, en vangt er praktisch elke beetje rioolwater op.
Delhi, Mathura ve Agra'ya doğru akarak çevresindeki tüm atıkları toplayarak ilerler.Она протекает через Дели, Матхуру, Агру и в неё сливаются всевозможные отходы.
Delhi, Mathura ve Agra'ya doğru akarak çevresindeki tüm atıkları toplayarak ilerler.Тя тече надолу през Делхи, Мадурай, Агра и събира почти всички отпадни води, които може да си представите.
Delhi, Mathura ve Agra'ya doğru akarak çevresindeki tüm atıkları toplayarak ilerler.הוא זורם דרך דלהי, מאטורה, אגרה, ואליו זורמים כל טיפה של מי שפכים שניתן לדמיין.
Delhi, Mathura ve Agra'ya doğru akarak çevresindeki tüm atıkları toplayarak ilerler.إذا كان يتدفق من خلال أنهار دلهي، ماثورا، اجرا، جارفا معه كل ذرة من النفايات السائلة يمكنك أن تتخيلها
Delhi, Mathura ve Agra'ya doğru akarak çevresindeki tüm atıkları toplayarak ilerler.都市部の下水が大半が流れ込んでしまっています このことから食物連鎖を通じて魚の体内の毒素が
Diğer çevresinde yol ve threei söyleyebiliriz eşittir negatif dokuz karekökü.باتجاه آخر ونقول (3 i)^2 = الجذر التربيعي للعدد -9
Diğer çevresinde yol ve threei söyleyebiliriz eşittir negatif dokuz karekökü.等しいと言えます。 3i は虚数と呼べます。
Diyelim ki x ekseni çevresinde yansıtmak istiyoruz.Powiedzmy, że chcemy odbić względem osi x.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Also begannen sie das einfach auf dem Land zu verteilen.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Así que se dispersa por la tierra de los alrededores.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Donc ils ont commencé à la répandre sur la terre alentour.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.E allora hanno cominciato a spandere quest'acqua tutt'intorno.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Então, começaram a espalhá-la nos terrenos circundantes.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Így nekiláttak a felesleget szétlocsolni a környező területen.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.그래서 그들은 이 물을 주변 땅에 뿌리기 시작했습니다.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Lalu mereka mulai membangun lebih banyak rumah ini di sekitarnya.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Så de spred helt enkelt ut vattnet till omgivningen.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.S-a început răspândirea ei în împrejurimi.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Vì thế họ bắt đầu mở rộng mô hình này trên các vùng đất quanh đấy.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Więc zaczęli ją rozprowadzać wokół.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Ze zijn het daarom maar gaan verspreiden over het land eromheen.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Έτσι, άρχισαν να το διανέμουν στη γύρω περιοχή.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Поэтому излишек воды стали выливать рядом.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Така че те просто започнаха разпръскването и върху околната земя.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.אז פשוט החלו לפזר את המים על האדמה מסביב.