Çevresindeki şehirle birlikte eriyen rasyonel bir kule yapma fikri.Quest'idea di una torre razionale che si fonde con la città che la circonda.
Çevresindeki şehirle birlikte eriyen rasyonel bir kule yapma fikri.Tá myšlienka racionálnej veže splývajúca s okolitým mestom.
Çevresindeki şehirle birlikte eriyen rasyonel bir kule yapma fikri.Μια ιδέα ενός "ορθολογικού" πύργου, που συγχέεται με τον περιβάλλοντα αστικό χώρο.
Çevresindeki şehirle birlikte eriyen rasyonel bir kule yapma fikri.Идея рациональной башни, растворяющейся в городском окружении.
Çevresindeki şehirle birlikte eriyen rasyonel bir kule yapma fikri.Тази идея за рационална кула, която се слива със заобикалящият град.
Çevresindeki şehirle birlikte eriyen rasyonel bir kule yapma fikri.הרעיון הזה של מגדל רציונלי שנמס עם הסביבה של העיר.
Çevresindeki şehirle birlikte eriyen rasyonel bir kule yapma fikri.هذا النوع من الافكار حول بناء برج ذكي أو يتسم بالإدراك يندمج بسهولة مع المدينة المحيطة به
Çevresindeki şehirle birlikte eriyen rasyonel bir kule yapma fikri.合理的タワーというアイデア ローマのスペイン階段のスカンジナビア版とでも言うべき
Çevresindeki trombojenic malzeme, pıhtı olurdu. Aslında gerçekten damarı daha ileride tıkar ve embolizm olur.Ето тази тромбогенна маса и съсиреците около нея. придвижва се надолу по артерията и се превръща в емболия.
Çevresindeki trombojenic malzeme, pıhtı olurdu.Cela formerait un caillot. Ce serait cette substance thrombogénique, les caillots autour.
Çevresindeki trombojenic malzeme, pıhtı olurdu.Dat is dit trombogenisch spul, de klonters errond.
Çevresindeki trombojenic malzeme, pıhtı olurdu.Es würde dieses thrombogene Material hier sein, die Thromben drum herum.
Çevresindeki trombojenic malzeme, pıhtı olurdu.이것은 혈전촉진 제가되어 주위가 응고가 됩니다.
Çevresindeki trombojenic malzeme, pıhtı olurdu.Los coágulos se forman alrededor. Esto tapona la arteria y puede causar una embolia.
Çevresindeki trombojenic malzeme, pıhtı olurdu.Seria esse material trombogênico, com coágulos ao redor dele.
Çevresindeki trombojenic malzeme, pıhtı olurdu.To byłby ten trombogenny materiał. Ten skrzep wokół złogu.
Çevresindeki trombojenic malzeme, pıhtı olurdu..התסחיף זה יהיה אז חומר טרומבוגני שסביבו יווצר הקריש
Çevresindeki trombojenic malzeme, pıhtı olurdu.قد تكون هذه مادة مخثِرة، الجلطات حولها.
Çevresindeki trombojenic malzeme, pıhtı olurdu.血栓塞栓物質が塊を作り、下流に塞栓をつくる
Çevresindeki yas tutan kişilere bakalım, bunlar havariler.Když se na ně podíváte, zjistíte že jsou to očividně apoštolové.
Çevresindeki yas tutan kişilere bakalım, bunlar havariler.Z pewnością są to apostołowie, przedstawieni znów w typowy dla malarza sposób,
Çevresindeki yolcu ile direkt olarak etkileşecek.A repülőgép közvetlenül fog kommunikálni az utassal a saját környezetében.
Çevresindeki yolcu ile direkt olarak etkileşecek.Bude komunikovat přímo s cestujícími na své palubě.
Çevresindeki yolcu ile direkt olarak etkileşecek.Comunicará diretamente com o passageiro no seu ambiente.
Çevresindeki yolcu ile direkt olarak etkileşecek.Comunicherà direttamente con i passeggeri nel loro ambiente.
Çevresindeki yolcu ile direkt olarak etkileşecek.Es wird direkt mit dem Passagier in seinem Umfeld kommunizieren.
Çevresindeki yolcu ile direkt olarak etkileşecek.Het zal direct communiceren met de passagier in de omgeving.
Çevresindeki yolcu ile direkt olarak etkileşecek.Il communiquera directement avec le passager dans son propre environnement.
Çevresindeki yolcu ile direkt olarak etkileşecek.비행기는 그것이 처한 환경에서 승객들과 직접 의사 소통할 것입니다.
Çevresindeki yolcu ile direkt olarak etkileşecek.Nó sẽ giao tiếp trực tiếp với hành khách trong môi trường của chính nó.
Çevresindeki yolcu ile direkt olarak etkileşecek.Pesawat akan berkomunikasi langsung dengan penumpang dan lingkungannya.
Çevresindeki yolcu ile direkt olarak etkileşecek.Planet kommer att föra en direkt dialog med passagerarna.
Çevresindeki yolcu ile direkt olarak etkileşecek.Samolot będzie bezpośrednio komunikował się z pasażerem.
Çevresindeki yolcu ile direkt olarak etkileşecek.Se comunicará directamente con el pasajero en su entorno.
Çevresindeki yolcu ile direkt olarak etkileşecek.Va comunica direct cu fiecare pasager și mediul său.
Çevresindeki yolcu ile direkt olarak etkileşecek.Θα επικοινωνεί απ' ευθείας με τον επιβάτη και το περιβάλλον του.
Çevresindeki yolcu ile direkt olarak etkileşecek.Літак взаємодіятиме з пасажирами під час польоту.
Çevresindeki yolcu ile direkt olarak etkileşecek.Самолёт будет связываться с пассажирами на их местах.
Çevresindeki yolcu ile direkt olarak etkileşecek.Самолетът ще комуникира директно с пътника вътре в него.
Çevresindeki yolcu ile direkt olarak etkileşecek.הוא יתקשר ישירות עם הנוסעים בסביבה שלו.
Çevresindeki yolcu ile direkt olarak etkileşecek.سوف تتصل مباشرة مع الركاب في محيطها.
Çevresindeki yolcu ile direkt olarak etkileşecek.機体が乗客と直接交流します 機材に関しては
Çevresinde kıkırdak vardır ve gerçekten etrafında kıkırdak olması mantıklıdır.Apresenta cartilagem a sua volta. E é, de fato, importante que a traqueia apresente cartilagem a sua volta.
Çevresinde kıkırdak vardır ve gerçekten etrafında kıkırdak olması mantıklıdır.Are un cartilaj în jurul său şi e logic să aibe cartilaj.
Çevresinde kıkırdak vardır ve gerçekten etrafında kıkırdak olması mantıklıdır.Ha della cartilagine tutto intorno ed è ragionevole che abbia della cartilagine.
Çevresinde kıkırdak vardır ve gerçekten etrafında kıkırdak olması mantıklıdır.Ini memiliki tulang rawan di sekitar itu dan membuat arti bahwa ia memiliki tulang rawan.
Çevresinde kıkırdak vardır ve gerçekten etrafında kıkırdak olması mantıklıdır.연골에 의해 둘러싸여 있는데, 이것에는 이유가 있습니다 -
Çevresinde kıkırdak vardır ve gerçekten etrafında kıkırdak olması mantıklıdır.Kolem sebe má chrupavku, což dá rozum.
Çevresinde kıkırdak vardır ve gerçekten etrafında kıkırdak olması mantıklıdır.Obkolesuje ju chrupavka a tá má svoj význam.
Çevresinde kıkırdak vardır ve gerçekten etrafında kıkırdak olması mantıklıdır.Posee cartílago alrededor de ella y hace sentido que tiene cartílago.
Çevresinde kıkırdak vardır ve gerçekten etrafında kıkırdak olması mantıklıdır.Usztywniają ją chrzęstne pierścienie, tworzące jej ściany. To usztywnienie jest całkiem sensowne.
Çevresinde kıkırdak vardır ve gerçekten etrafında kıkırdak olması mantıklıdır.Навколо неї у нас хрящ, і це цілком логічно.
Çevresinde kıkırdak vardır ve gerçekten etrafında kıkırdak olması mantıklıdır.Тя е изградена от хрущялни пръстени, което Напълно разбираемо.
Çevresinde kıkırdak vardır ve gerçekten etrafında kıkırdak olması mantıklıdır.מבנה די קשוח. יש לו סחוס מסביבו, וזה די הגיוני שיש
Çevresinde kıkırdak vardır ve gerçekten etrafında kıkırdak olması mantıklıdır.حولها غضروف وهي توحي بذلك
Çevresinden bu hidrojen protonlarını alıp hidroklorik asit oluşturmak gibi bir isteği kesinlikle yok.Δεν δελεάζεται να πάρει το πρωτόνιο από το μέσο σχηματίζοντας υδροχλωρικό οξύ.
Çobanlar sürüleriyle ona geliyor, Çevresinde çadırlarını kuracaklar. Herkes kendi sürüsünü otlatacak.››Ale přitáhnou k ní pastýři s stády svými, rozbijí proti ní stany vůkol, spase každý místo své.
Çobanlar sürüleriyle ona geliyor, Çevresinde çadırlarını kuracaklar. Herkes kendi sürüsünü otlatacak.››목자들이 그 무리 양을 몰고 와서 그 사면에 자기 장막을 치고 각기 처소에서 먹이리로다
Çobanlar sürüleriyle ona geliyor, Çevresinde çadırlarını kuracaklar. Herkes kendi sürüsünü otlatacak.››La ea vin păstorii cu turmele lor, îşi întind corturile în jurul ei, şi îşi pasc fiecare partea lui.` -
Çobanlar sürüleriyle ona geliyor, Çevresinde çadırlarını kuracaklar. Herkes kendi sürüsünü otlatacak.››til hende kommer der Hyrder med deres Hjorde; de opslår Telte i Ring om hende, afgræsser hver sit Stykke.