Ana içeriğe geç
Sözlük

çevresi ile cümle

çevresi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sürekli olarak çevresindeki bir kadını, o bölüm boyunca kendine aşık etmeye çalışır.مؤامرات تدور حوله عادة محاولة للحصول على المرأة التي كان قد استهدف في جميع أنحاء الحلقة أن تقع في الحب معه.
Dünyanın çevresini hesapladığı bilinen ilk insandır.يعود له الفضل في كونه أول شخص يقيس محيط الأرض.
Göz çevresinde beyazımsı halkalar bulunur.وأبيض دائري حول العينين.
Ben yarasını incelerken, Bay Gage nasıl yaralandığını çevresindeki bekleşenlere anlatıyordu.السيد غيج، خلال الوقت الذي كنت أفحص فيه الجرح ،كان يشرح فيه إلى المارة الطريقة التى أدت إلى إصابته.
Bağdat çevresinde bir süre kaldılar.وبقي في بغداد قرابة عامين.
Merdivenin çevresinde dört adet koridor yer alır.هناك أربع سلالم للزاوية تنزل إلى الخزان.
Akdeniz çevresindeki ülkeler uzun süredir Avrupa Birliği'nin dış politikasının ilgi odağı olmuştur.كانت الصداقة الوثيقة مع الولايات المتحدة المحور الأساسي للسياسة الخارجية الإسرائيلية لعدة عقود.
Akhisar çevresindeki ilçeleri birbirine bağlayarak bölgede kavşak konumundadır.الراوترالداخلي هو الذي يكون له علاقات مع واجهات في نفس المنطقة.
Denebola çevresindeki tozun sıcaklığı 120 K'dır (-153 °C).الغبار المحيطة بذيل الأسد لديه درجة حرارة حوالي 120 كلفن (−153 درجة مئوية).
Türlerin çoğunda göz çevresinde siyah bir bant bulunurken üst tüyleri gri ile mavi arası bir renktedir.ويوجد في معظم الأنواع شريط عازل لونه أسود حول العينين، وريش علوي لونه بين الأزرق والرمادي.
Daha sonra iç dünyasında ve çevresinde daima sessizliği ve sakinliği tercih etmiştir.كان الجميع في الماضي يختار الهدوء والسكينة.
HB-SIB, 9 Mart 2015 tarihinde Abu Dabi'den havalanarak dünya çevresindeki turuna başlamıştır.في شهر مارس عام 2015 أقلعت الطائرة من نوع HB-SIB 2 للقيام بدورة حول الأرض على مراحل .
“Halka-havlı” ise boğazın etrafı veya boğazın çevresi anlamında kullanılır.الصدر؛ وطوق الكساء أي ما يكون منه حول العنق.
27 Mayıs'ta İngiliz kuvvetleri güçlükle Dunkerque çevresine çekilir.تقهقر البريطانيُّون في السابع والعشرين من مايو حتى خطّ دنكيرك الدفاعي.
Üç film de, 50 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği 1990 İran depremi çevresinde geçer.تناولت هذه الأفلام أكثر من 50ألف فقدو حياتهم في زلزال إيران عام1990.
Bess birkaç yıldır arkadaş çevresinin bir parçası olmuştu.Bessie fizera parte de seu círculo de amizades por alguns anos.
Khan ayrıca kampüs içindeki ve çevresindeki birçok öğrenci grubunu ziyaret etti.Khan também visitou vários grupos de estudantes em torno do campus..
Kasaba ve çevresi, Johannesburg sakinleri için popüler bir tatil yeridir. ^A área é um popular destino de férias para os residentes de Joanesburgo.
Kilise ve çevresi (Villa Medici dahil) Fransız devletinin sorumluluğundadır.A igreja e os arredores (incluindo a Villa Medici) estão sob os cuidados da França.
Klasik Çin tıbbı sistemi genellikle yin ve yang teorisi ile beş element çevresinde şekillenmiştir.A ordem da medicina tradicional chinesa normalmente refletia a teoria do Yin-yang e dos cinco elementos.
Bayrağın çevresi 2:3. Dünya ülkeleri bayraklarıFlags of the World: Bandeiras dos países.
Mantıksal pozitivist olarak Viyana Çevresi üyesi oldu.Foi um positivista lógico e membro do Círculo de Viena.
İSPİR VE ÇEVRESİ KİLİSELERİ.Serviço de Estrangeiros e Fronteiras.
7 yıllık gezegenlerarası uçuş sonrası 1 Temmuz 2004 tarihinde Satürn çevresindeki yörüngesine girdi.Após sete anos de jornada interplanetária, chegou a Saturno em 1 de julho de 2004.
Şehir ve çevresindeki verimli kaynaklar binlerce yıldır insanları şehre çekmektedir.Copiosas nascentes dentro e em torno da cidade atraíram a habitação humana por milhares de anos.
Tuz Gölü ve çevresi 2001 yılında özel koruma alanı ilan edilmiştir.A área do lago e seus arredores foram declaradas em 1997 como áreas protegidas.
Şu anda Güneş çevresinde yörüngede.Atualmente está em órbita solar.
Gözlerinin çevresinde siyah bir leke vardır.Possuem uma área mais escura em redor dos olhos.
Uranüs, Güneş çevresinde bir devrini 84 yılda tamamlar.Urano completa uma volta ao redor do Sol a cada aproximadamente 84 anos terrestres.
Günlük yaşamı içinde birey her an hem çevresiyle, hem de kendisiyle sürekli etkileşim halindedir.Em um projeto solo, você tem que estar em cima dele, o tempo todo, constantemente.
Üreme döneminde ise yetişkinlerin tüysüz pembe yüzlerinin çevresinde beyaz tüyler bulunur.Quando os machos alcançam a maturidade, o escroto se torna branco.
Turkana Gölü Ulusal Parkları, Kenya'da, Turkana Gölü çevresinde bulunan üç ulusal park grubudur.Os Parques Nacionais do lago Turkana são um grupo de três parques nacionais localizados no Quénia.
PSR B1620-26 iki yıldız çevresinde döner.O PSR B1620-26 b orbita uma estrela binária.
1517’de Kudüs ve çevresi Osmanlı Türkleri tarafından fetih edildi ve 1917’ye kadar ellerinde kaldı.Em 1517, Jerusalém e região caiu sob domínio turco otomano, que permaneceu no controle até 1917.
İnsan ruhunun ya da ilâhi ruhun kendi çevresindeki dünyayı etkileyen parçasına ba adı verilirdi.O ba era o componente da alma humana ou divina que afetava o mundo ao seu redor.
Hint gergedanı, eskiden Himalaya Dağlarının çevresinde çok geniş bir alanda yaşardı.Mais recentemente, Hal começou a sentir um estranho impulso de viajar para as Montanhas do Himalaia na Índia.
Çevresini mahallenin meşhur ormanları sarar.Chama atenção o belo jardim que a circunda.
Bu yıldızlar birbirlerinin çevresinde 1 AU'luk uzaklıkta altı ayda bir dönerler.Essas estrelas orbitam entre si a uma distância de 1 UA uma vez a cada seis meses.
İç ve dış çevresi vardır.Uso interno e externos.
Çevresindeki moleküler bulut NGC 1990'ı aydınlatarak, onu bir yansıma bulutsusu yapar.Epsilon Orionis é cercado pela nuvem molecular NGC 1990, que é iluminada com seu brilho.
Vasiyeti uyarınca cenazesi yakılmış ve külleri Heybeliada çevresinde denize dökülmüştür.De acordo com sua vontade e testamento, ele foi cremado e suas cinzas foram espalhadas no local do naufrágio.
Şehir çevreside ayrıca, İsrailli yerleşimcilerin yaşadığı 14 yerleşim birimi bulunmaktadır.Junto a ele há um campo de refugiados tibetanos.
Denebola çevresindeki tozun sıcaklığı 120 K'dır (-153 °C).O disco tem uma temperatura de cerca de 120 K (−153 °C).
Afşin ve Elbistan çevresinden de önemli derecede yardım gönderilmiştir.Também auxilia, secundariamente, no movimento de descenso e adução.
Aynı sırada, anüs çevresinde halka hâlinde iskelet de gelişmeye başlar.Enquanto isso, no outro lado do mundo, o NES começa a nascer.
Gölün çevresindeki diğer kısımlar tarım için kullanılır.Os campos em volta da cidade são usados para agricultura.
1960'ların sonunda dünya çevresinde seferlere başladı.Na década de 1940 começou a espalhar-se ao redor do mundo.
Haziran 1998 de keşfedildiğinde, Gliese 876 b kırmızı bir cüce yıldızın çevresinde keşfedilen ilk gezegendi.Descoberto em junho de 1998, Gliese 876 b foi o primeiro planeta a ser descoberto orbitando uma anã vermelha.
Bu seçim çevresinde 6 bağımsız aday seçimde yer almıştır.Destes, seis estavam ausentes da eleição.
İran ve çevresinde 90 milyondan fazla kişi tarafından konuşulur.Foi visto por mais de 90 milhões de pessoas no Paquistão.
Osmanlı Ordusu'nun Yanıkkale çevresindeki son savaşları İkinci Viyana Kuşatması sırasında 1683 yılında oldu.Batalhas importantes foram travadas ali contra a invasão dos turcos em 1683 durante o segundo cerco a Viena.
1960'ların sonlarında, yazılım çevresindeki hakim iş modeli artık değişiyordu.Já no final da década de 1960, o modelo de negócio predominante da época estava mudando.
Film çekimlerine 1 Ekim 2012'de New Orleans çevresinde başlanmıştır.As filmagens começaram em 1 de outubro de 2012, em Nova Orleans.
Çevresi alışveriş mağazaları ile doludur.Está rodeada de lojas de artesanato.
Bu sıralama, o seçim çevresindeki milletvekili sayısı tamamlanıncaya kadar devam etti.Por isso, a Corte havia suspendido os efeitos da eleição naquele Estado até a conclusão das investigações.
Çevresindeki göllerin iklim üzerinde önemli etkisi vardır.Os lagos em si também têm um importante papel sobre o clima.
Bunların çevresinde yaradılıştan önce varolan karanlık şekilsizlik bulunur.Ao redor deles está a escuridão sem forma que existia antes da criação.
Ruh bilimi açısından, kişinin oynadığı rol veya hem kendisine hem de çevresine karşı takındığı davranış.Como alguém se comporta também depende de coisas e pessoas ao redor dele ou dela.
Bir kadının ilk âdet menarş olarak adlandırır ve 12-13 yaş çevresinde genellikle oluşur.A primeira menstruação da mulher é designada por menarca e ocorre frequentemente por volta dos 12 ou 13 anos.
İlin çevresi Rhône, Isère, Ardèche, Haute-Loire, Puy-de-Dôme, Allier ve Saône-et-Loire illeriyle çevrilidir.Loire é limítrofe aos departamentos Ródano, Isère, Ardèche, Haute-Loire, Puy-de-Dôme, Allier e Saône-et-Loire.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod