Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.Nie znaczy to, że ludzie ci nie są świadomi szkód jakie czynią środowisku.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.No es que la gente sea ignorante sobre el daño al medio ambiente.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.Non è che la gente ignori il danno ambientale.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.Problema nu este că oamenii n-ar fi conştienţi de pagubele aduse mediului.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.Semua orang bukannya tidak peduli pada kerusakan lingkungan.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.Δεν είναι ότι οι κάτοικοι αγνοούν την περιβαλλοντική καταστροφή.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.Не че хората са невежи за вредите върху околната среда.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.Проблема не в том, что люди не знают о наносимом окружающей среде ущербе.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.Це стається не тому, що люди не переймаються знищенням середовища.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.ומכינים פחם על מנת לעשות זאת.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.لا يمكن القول بأن هؤلاء غافلون عن الضرر البيئي الناجم.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.むしろ 皆とてもよく理解しています ただ他の選択肢がないのが現状です
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.(96:3) Пред Ним идет огонь и вокруг попаляет враговЕго.
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.Adiante dele vai um fogo que abrasa os seus inimigos em redor.
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.Api menjalar di hadapan-Nya, menghanguskan musuh di sekeliling-Nya
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.Davanti a lui cammina il fuoco e brucia tutt'intorno i suoi nemici
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.Eld går framför honom och förbränner hans ovänner runt omkring.
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.El fuego avanza delante de él y abrasa a sus enemigos en derredor
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.Feuer geht vor ihm her und zündet an umher seine Feinde.
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.Ild farer frem foran ham, og luer iblandt hans Fjender.
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.Ild går foran hans åsyn og setter hans fiender i brand rundt omkring.
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.Înaintea Lui merge focul, şi arde dejur împrejur pe protivnicii Lui.
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.불이 그 앞에서 발하여 사면의 대적을 사르는도다
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.Le feu marche devant lui, Et embrase à l`entour ses adversaires.
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.Lửa bay đi trước mặt Ngài , Thiêu_đốt hết cừu_địch bốn bên .
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.Lửa bay đi trước mặt Ngài, Thiêu đốt hết cừu địch bốn bên.
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.Ogenj gre pred njim in požiga okrog sovražnike njegove.
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.Ogieó przed obliczem jego idzie, a zapala w około nieprzyjaciół jego.
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.Oheň ide pred ním a vôkol páli jeho protivníkov.
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.Oheň předchází jej, a zapaluje vůkol nepřátely jeho.
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.Tuli käy hänen edellänsä ja polttaa hänen vihollisensa, yltympäri.
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.Tûz jár elõtte, és köröskörül elégeti az õ szorongatóit.
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.Zijn macht en majesteit vernietigen Zijn vijanden.
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.πυρ προπορευεται εμπροσθεν αυτου και καταφλεγει πανταχοθεν, τους εχθρους αυτου.
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.Огън отива пред Него. И изгаря противниците Му отвред.
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.אש לפניו תלך ותלהט סביב צריו׃
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.قدامه تذهب نار وتحرق اعداءه حوله.
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.有 烈 火 在 他 前 頭 行 、 燒 滅 他 四 圍 的 敵 人
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.有 烈火 在 他 前 頭行 、 燒滅 他 四 圍 的 敵人
Avrupa’da kentsel çevredeki ortalama PM konsantrasyonları, son10 zadnjem desetletju. Glavni viri PM so mestni promet, industrijske
Avrupa’da kentsel çevredeki ortalama PM konsantrasyonları, son40° halten av PM i den europeiska stadsmiljön har inte förändrats nämnvärt
Avrupa’da kentsel çevredeki ortalama PM konsantrasyonları, son-concentraties in Europese stedelijke omgevingen
Avrupa’da kentsel çevredeki ortalama PM konsantrasyonları, sonH експозиция (излагане на въздествие) (AEI) (
Avrupa’da kentsel çevredeki ortalama PM konsantrasyonları, sonPriemerné ročné koncentrácie PM v európskych mestách
Avrupa’da kentsel çevredeki ortalama PM konsantrasyonları, sonRoční průměrné koncentrace PM se v evropských městech během posledních
Avrupa’da kentsel çevredeki ortalama PM konsantrasyonları, sonŚrednie roczne stężenia PM w europejskim środowisku miejskim
Avrupa’da kentsel çevredeki ortalama PM konsantrasyonları, son, wie zum Beispiel Brems-und Reifenabrieb oder
Ben çok korunaklı bir çevrede büyüdüm.Am crescut într-un mediu foarte ocrotitor.
Ben çok korunaklı bir çevrede büyüdüm.Dorastałam pod kloszem.
Ben çok korunaklı bir çevrede büyüdüm.Én egy nagyon védett környezetben nőttem fel.
Ben çok korunaklı bir çevrede büyüdüm.Eu cresci num ambiente muito protegido.
Ben çok korunaklı bir çevrede büyüdüm.Ich wuchs in einer sehr behüteten Umgebung auf.
Ben çok korunaklı bir çevrede büyüdüm.Ik ben opgegroeid in een zeer beschermde omgeving.
Ben çok korunaklı bir çevrede büyüdüm.Jag växte upp i en väldigt skyddad miljö.
Ben çok korunaklı bir çevrede büyüdüm.J'ai grandi dans un environnement très protégé.
Ben çok korunaklı bir çevrede büyüdüm.Jeg voksede op i et meget beskyttet miljø.
Ben çok korunaklı bir çevrede büyüdüm.전 매우 보호받는 환경에서 자라났습니다.
Ben çok korunaklı bir çevrede büyüdüm.Odrasla sem v zelo varnem okolju.
Ben çok korunaklı bir çevrede büyüdüm.Saya tumbuh di tengah lingkungan yang cukup terlindung.
Ben çok korunaklı bir çevrede büyüdüm.Tôi lớn lên trong một môi trường được bảo bọc cẩn thận.