Ana içeriğe geç
Sözlük

çevrede ile cümle

çevrede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İnsana yakın çevrede yaşar.Osjetili su da je čovjek u blizini.
Virüsler çevrede uzun süre yaşayabilirler.Spužve mogu veoma dugo živjeti.
Sağlık Ocağı ve Ortaokula çevredeki 8 köyden astalar ve öğrenciler gelirdi.Iznad srednjeg dijela je bilo osam sobica za asistente i studente.
Endüstriyel ham madde olarak da çevrede şeker pancarı ekimi yapılır.Kao i u cijelom Svaziju, proizvodnja šećera bitna je industrijska grana.
Pedoloji Doğal çevrede olan toprakları inceler.Motokros se odvija na neravnim terenima u prirodi.
Güllübucak Köyünde Kalo Top çok güzel güreş yapardı ve cevrede çok büyük bir güreşçi olarak tanınırdı.Futbal poslal vysoko Jednotku, viedla Tvoja tvár znie povedome .
Çevrede 200 kuş türü kayıt altına alınmıştır.Celkovo bolo na území rezervácie zaznamenaných 26 druhov vtákov.
Kırmızılar Mahallesi çevredeki en eski köylerden biridir.Beloveža patrí medzi najstaršie dediny v okolí.
Wolfram varlıklı bir çevrede büyüdü.Vyrastal v šľachtickom prostredí v Porýní.
Bu ise çevreden büyük miktarda ağaç kesilmesini gerektirmekteydi.Dôvodom výstavby bol dostatok dreva v okolí.
Her çevrede üç alan bulunur.V okolí sa nachádzajú tri pramene.
Daha sonra çevredeki insanlar tarafından alınmıştır.Neskôr sa v meste usadzovalo obyvateľstvo okolitých území.
Yerleşilen bu bölge çevredekilerin sürtüşmelerine neden olan bir bölgedir.Táto situácia je pre obkľúčeného veľmi nebezpečná.
Çevrede tarihi kalıntılar bulunur.V blízkosti sa nachádza historická fara.
Çevrede 80'den fazla belgelenmiş mağara bulunmaktadır.V okolici je več kot 80 dokumentiranih jam.
Bu merkezi kontrol çevredeki ufak değişimlere bile gayet süratli ve koordine bir tepki vermeyi sağlar.Centralni nadzor omogoča hiter in usklajen odziv na spremembe v okolju.
O çevredeki Ermeni okuluna gitti.Obiskoval je aleksandrijsko srednjo šolo.
Muhtemelen zamanla çevredeki köylerden gelenler de buraya yerleşmiştir.Į čia vykstančias pamaldas galėjo ateiti apylinkių gyventojai.
Virüsler çevrede uzun süre yaşayabilirler.Viirused võivad keskkonnas elusana püsida pikemat aega.
Bu ayı köylere saldırır, insanlar ve mallarına zarar verir, çevredeki sakinlere korku salarmış.Küberterroristid ründavad inimesi või nende omandit ning tekitavad piisavalt kahju, et külvata hirmu.
Çevredeki hava ile yalıtımı sağlanır.Kõike ümbert mahendav õhk.
Çevredeki objeler kendini savunmak veya saldırı yapmak için yardımcı olarak kullanılabilir.Meremiine võib kasutada ründe- või kaitserelvana.
Bu çevredeki köylerden Kurtuluş Savaşı zamanında orduya giyecek gittiği bilinen kayıtlar arasındadır.Seljamägi olnud muistsete sõdade ajal ümbruskonna rahva pelgupaik.
Ama bir de birbirine yakın çevrede yaşayan insanlar varsa, yapabileceğiniz şeylerden biriKiedy już osiągniemy tą wysoką gęstość zaludnienia
Ama bir de birbirine yakın çevrede yaşayan insanlar varsa, yapabileceğiniz şeylerden biri일단 사람들이 가까이에 모여 살게 되면, 여러분이 할 수 있는 것 중 하나는
Ama bir de birbirine yakın çevrede yaşayan insanlar varsa, yapabileceğiniz şeylerden biriMa una volta che le persone vivono molto vicine l'una all'altra, una delle cosa che puoi fare é
Ama bir de birbirine yakın çevrede yaşayan insanlar varsa, yapabileceğiniz şeylerden biriאך מעת שיש אנשים שחיים בקירבה גדולה אלה לאלה, אחד הדברים שתוכלו לעשות --
Ama bir de birbirine yakın çevrede yaşayan insanlar varsa, yapabileceğiniz şeylerden biriلكن بمجرد ان لديك ايضاً أناس يعيشون على مسافات قريبة من بعضهم البعض، أحد الأشياء التي يمكنك فعلها هي--
Ama bir de birbirine yakın çevrede yaşayan insanlar varsa, yapabileceğiniz şeylerden biri築いて暮らすようになると 例えば進歩した情報技術を用いて より「スマートな」空間を
Ancak, dediğim gibi, yolumuza konmuş engellerle dolu bir çevrede yaşıyoruz.Aber wie ich sagte, leben wir in dieser Umgebung, wo all diese Hindernissse sich uns in den Weg stellen.
Ancak, dediğim gibi, yolumuza konmuş engellerle dolu bir çevrede yaşıyoruz.Ale jak powiedziałem, żyjemy w środowisku, w którym wszystkie te przeciwności stoją na naszej drodze.
Ancak, dediğim gibi, yolumuza konmuş engellerle dolu bir çevrede yaşıyoruz.Ale, jak už jsem řekl, žijeme v tomto prostředí, kde se nám všechny tyto překážky staví do cesty.
Ancak, dediğim gibi, yolumuza konmuş engellerle dolu bir çevrede yaşıyoruz.Avšak, ako som už povedal, žijeme v tomto prostredí, kde sú všetky tieto prekážky pokladané do našej cesty.
Ancak, dediğim gibi, yolumuza konmuş engellerle dolu bir çevrede yaşıyoruz.Dar, după cum am spus, trăim în acest mediu în care ne sunt puse în față o mulțime de obstacole.
Ancak, dediğim gibi, yolumuza konmuş engellerle dolu bir çevrede yaşıyoruz.De amint már mondtam, olyan környezetben élünk, melyben ezek az akadályok az utunkban vannak.
Ancak, dediğim gibi, yolumuza konmuş engellerle dolu bir çevrede yaşıyoruz.하지만, 말씀드렸다시피 우리가 살고 있는 환경에는 온갖 장애물들이 있습니다.
Ancak, dediğim gibi, yolumuza konmuş engellerle dolu bir çevrede yaşıyoruz.Maar dat we, zoals ik al zei, in deze omgeving leven waar al deze hindernissen op ons pad worden gelegd.
Ancak, dediğim gibi, yolumuza konmuş engellerle dolu bir çevrede yaşıyoruz.Ma come ho detto, viviamo in questo ambiente pieno di ostacoli sulla nostra strada.
Ancak, dediğim gibi, yolumuza konmuş engellerle dolu bir çevrede yaşıyoruz.Mas, como disse, vivemos neste ambiente em que todos estes obstáculos se estão a impor no nosso caminho.
Ancak, dediğim gibi, yolumuza konmuş engellerle dolu bir çevrede yaşıyoruz.Men, som jag har sagt, så lever vi i en miljö där alla dessa hinder reses i vår väg.
Ancak, dediğim gibi, yolumuza konmuş engellerle dolu bir çevrede yaşıyoruz.Pero que, como dije, vivimos en este entorno en el que se nos interponen todos estos obstáculos.
Ancak, dediğim gibi, yolumuza konmuş engellerle dolu bir çevrede yaşıyoruz.Vendar, kot sem že rekel, živimo v tem okolju kjer se vse te ovire postavljajo v napoto.
Ancak, dediğim gibi, yolumuza konmuş engellerle dolu bir çevrede yaşıyoruz.Αλλά ότι, όπως είπα, ζούμε σε αυτό το περιβάλλον όπου όλα τα εμπόδια μπαίνουν στο δρόμο μας.
Ancak, dediğim gibi, yolumuza konmuş engellerle dolu bir çevrede yaşıyoruz.Але що, як я вже сказав, ми живемо в оточенні, де всі ці перепони стають на нашому шляху.
Ancak, dediğim gibi, yolumuza konmuş engellerle dolu bir çevrede yaşıyoruz.Но, както казах, ние живеем в тази среда, където всички тези пречки са поставени на пътя ни.
Ancak, dediğim gibi, yolumuza konmuş engellerle dolu bir çevrede yaşıyoruz.Однако все мы живем в этой среде, и все эти препятствия возникают перед нами.
Ancak, dediğim gibi, yolumuza konmuş engellerle dolu bir çevrede yaşıyoruz.אבל, כמו שאמרתי, אנו חיים בסביבה כזו שבה כל המכשולים הללו מוצבים בדרכנו.
Ancak, dediğim gibi, yolumuza konmuş engellerle dolu bir çevrede yaşıyoruz.ولكن كما اسلفت .. نحن نعيش في بيئة حيث يوجد الكثير من العقبات في دربنا
Ancak, dediğim gibi, yolumuza konmuş engellerle dolu bir çevrede yaşıyoruz.暮らしているのも事実です もし人々がわがままでバカで
Anne yeni bir elbise almaya çalıştı ancak çevredeki mağazalar çoktan kapanmıştı.De moeder wilde een nieuwe jurk kopen, maar de winkels in de omgeving waren al gesloten.
Anne yeni bir elbise almaya çalıştı ancak çevredeki mağazalar çoktan kapanmıştı.La madre trató de comprar un vestido nuevo, pero las tiendas de los alrededores ya estaban cerradas.
Anne yeni bir elbise almaya çalıştı ancak çevredeki mağazalar çoktan kapanmıştı.Мать пыталась купить новую одежду, но магазины в этом районе были уже закрыты.
• — araştırmanın diğer bölümleriyle;• — aynı çevrede yapılan diğer araştırmaların sonuçlarıyla?• — avec d’autres parties de l’étude?• — avec les résultats d’autres études effectuées dans le même milieu?
• — araştırmanın diğer bölümleriyle;• — aynı çevrede yapılan diğer araştırmaların sonuçlarıyla?• — con otras partes del estudio;• — con los resultados de otros estudios efectuados en el mismo entorno?
• — araştırmanın diğer bölümleriyle;• — aynı çevrede yapılan diğer araştırmaların sonuçlarıyla?Источники отклонений могут включать методы выборки, формулировку вопросов и техники проведения опроса.
Aslında bu kötü bir özellik. Peki çevrede hakim olan arkadaşa ne olur?Каква поредица от събития е довела до това?
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.Die Menschen sind sich der Umweltschäden durchaus bewusst.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.Không phải là mọi người không quan tâm tác hại đến môi trường.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.사람들이 환경 피해에 대해 무지한 게 아니예요.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.Não é que as pessoas sejam ignorantes quanto aos danos ambientais.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod