Ancak bu tezi destekleyen pek çok yer ve yerleşim ismi o çevrede yaşamaktadır.Derfor er der så mange navne og bygninger, som minder om den tid.
Bu ise çevreden büyük miktarda ağaç kesilmesini gerektirmekteydi.Blandt andet er det nødvendigt at genskabe mange dele af træ.
Çocukluğu yoksul bir çevrede zorluklar içinde geçti.Köse blev opvokset i en fattig familie under dårlige forhold.
Çevrede 200 kuş türü kayıt altına alınmıştır.I alt er mere end 200 fuglearter registreret i området.
Rubeus Hagrid - Hogwarts'ta Anahtarlar ve Çevreden Sorumlu kişi.Uddybende artikel: Rubeus Hagrid Hagrid er nøglebæreren på Hogwarts, og fungerer som altmuligmand.
Çevredeki her şeye tırmanamıyor.Den svinger dog ikke lige meget overalt.
Belli bir coğrafi çevrede yaşıyor, beslenme ve barınma ihtiyaçlarını orada gideriyordur.De har da intet bestemt yngleområde og flytter rundt afhængig af vejret og tilgængeligheden af føde.
Ayrıca, büyüdükleri çevreden de fazla uzaklaşmazlar.Parret bevæger sig ikke langt væk fra deres territorie.
İnceleme, birçok çevrede iyi karşılandı.Spørsmålet har vært utredet i mange omganger.
Fakat bazı iklim unsurları yakın çevreden farklıdır.Klimaet i høylandet er forskjellig fra det omliggende området.
Kişi, sosyal çevrede sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmek için iletişim kurmak zorundadır.Helselaget arbeidet med tiltak for bedre helse og trivsel i nærmiljøet.
İnkalar 1400 civarlarında bu çevrede yerleşmişlerdir.På disse gudstjenestene kom det tilsammen rundt 1400 mennesker.
Havalimanına uçakların yaklaşması çevredeki dağlar yüzünden zordur. ^ sitesiDette fordi innflygningen er spesielt vanskelig på grunn av fjellene som omslutter flyplassen.
İlk olarak çevredeki bir maden ocağından gelen tahliye ekibi kurtarma çalışması başlattı.Klatrere som var i området startet straks en redningsaksjon.
Andong, çevredeki tarım alanları için bir pazar merkezidir.Andong adalah pusat pasar untuk daerah pertanian sekitarnya.
Virüsler çevrede uzun süre yaşayabilirler.Virus dapat bertahan lebih lama di lingkungan sekitar.
Bazı bitki özleri çevreden satın alınır, ve bazıları da Karlovy Vary çevresinde yetişir.Beberapa ramuan itu diimpor dari luar negeri, dan beberapa di sekitar Karlovy Vary .
Saldırıda oğlu ve çevredeki kişiler ağır yaralandı.Putra dan pejalan kaki lain mengalami luka serius dalam serangan itu.
Ayrıca çevredeki lokantalar, taze balık yeme imkânını sunarlar.Di sekitar pantai banyak warung makan yang menyediakan ikan segar.
Rubeus Hagrid - Hogwarts'ta Anahtarlar ve Çevreden Sorumlu kişi.Rubeus Hagrid Keturunan raksasa yang menjadi pemegang kunci dan pengurus halaman Hogwarts.
Otlukbeli Savaşı, bu çevrede yapılmıştır.Pertarungan kavaleri yang brutal terjadi di sini.
Kişi, sosyal çevrede sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmek için iletişim kurmak zorundadır.Generasi mendatang berhak atas lingkungan hidup yang baik dan sehat.
İnsana yakın çevrede yaşar.Manusia hidup dalam suatu lingkungan tertentu.
Çevrede hiç çam bulunmamaktadır.Padahal tidak ada pasir di sekitar rumah.
Bunların çevreden toplanarak yerleşmeye getirildiği ileri sürülmektedir.Demikianlah mereka berkampung dari Bersyeba sampai lebak Hinom.
O dönemde kilise ve manastırlar çevredeki tek taş binalardı.Gereja tersebut merupakan satu-satunya bangunan batu di daerah tersebut.
Çevrede 80'den fazla belgelenmiş mağara bulunmaktadır.Có hơn 80 hang động được ghi nhận trong khu vực xung quanh.
Amaç kirlenen çevreden kaynaklı maruziyeti yıllık 1 mSv ye düşürmektir.Mục đích là giảm lượng phơi nhiễm hàng năm từ môi trường bị ô nhiễm xuống 1 millisievert (mSv).
1683'deki II. Viyana Kuşatması'nda, çevredeki binalar yok edildi.Trong thời Thổ Nhĩ Kỳ chiếm đóng năm 1683, các tòa nhà đã bị phá hủy.
Andong, çevredeki tarım alanları için bir pazar merkezidir.Andong là nơi trao đổi hàng hóa cho khu vực nông nghiệp xung quanh.
Çevrede kullanılan geleneksel eşyalar bu evlerin içinde ve dışında sergilenmektedir.Phương pháp này sử dụng được trong nhà và ngoài trời.
16. yüzyılda inşa edilmiş olup çevredeki binaların çoğu daha sonra yeniden inşa edildi.Đền được xây dựng từ thế kỷ 16 và được trùng tu xây dựng lại nhiều lần.
Çevrede fasulye ile ün yapmıştır. . ^ Index Anatolicus ^Anatropanthus là chi thực vật có hoa trong họ Apocynaceae. ^ “Anatropanthus”.
15-16 Mayıs arası çevredeki köylerde ve kazalarda yaşanan olaylar ile 5.000 kadar Türk öldürüldü.イズミル占領の当日に約400名のトルコ人が、5月15日から16日にかけて周辺の村や郡で発生した事件では5000名のトルコ人が、殺害された。
Ayrıca, büyüdükleri çevreden de fazla uzaklaşmazlar.繁殖の際もその周辺から遠く離れることはない。
Bunu çevrede hızla başka milis kuvvetlerinin kuruluşu izlemiştir.周辺地域において他の民兵組織も急速に創設された。
Çevrede bulunan uyarıcılardan, olaylardan ya da nesnelerden bir ya da birkaçına dikkati yöneltmektir.それは絶望の果ての希望であり、また廃墟からの警告でもある。
Bunun üzerine çevredeki dağların demir madeninden yapıldığını fark ederler ve demiri eriterek çıkarlar.海岸近くの石灰岩地から山地にかけてみられる。
Daha sonra çevredeki insanlar tarafından alınmıştır.周囲の人から親しまれている。
Kuşatma altındaki askerler çevredeki bölgeleri rastgele bombardımana tuttular.付近にいた同国兵士らが爆発に巻きこまれる。
Bu nedenle köy, çevrede Soğuksu olarak da adlandırılır.國是如此,可為寒心。
Yakın çevrede ise Karahöyük olarak bilinmektedir.附近則被稱為豎川目。
Çevrede Kocaçay adı da kullanılır.콩고란 이름은 다른 곳에서도 사용된다.
Bunun üzerine çevredeki dağların demir madeninden yapıldığını fark ederler ve demiri eriterek çıkarlar.이 산에는 암석이 귀한 곳이므로 축성에 사용한 많은 석재는 강을 이용하여 다른 곳에서 운반하였을 것으로 추측된다.
Çevrede bulunan uyarıcılardan, olaylardan ya da nesnelerden bir ya da birkaçına dikkati yöneltmektir.유교, 도교, 불교의 사상을 융합하여 교훈을 주는 가르침으로 꾸며져 있다.
O çevredeki Ermeni okuluna gitti.그녀는 미시소거에 있는 에린데일 중학교에 다녔다.
Yönetmen yaratıkları "binlerce yılda bu çevrede evrimleştiler.במאי הסביר, "הם התפתחו בסביבה הזו במשך אלפי שנים.
16. yüzyılda inşa edilmiş olup çevredeki binaların çoğu daha sonra yeniden inşa edildi.הכיכר נבנתה במאה ה-16, אך רבים מהבניינים המקיפים אותה נבנו מחדש במהלך השנים.
Çevredeki atıkları çürüterek doğaya katkıda bulunurlar.ואילו בשאר המדינה תשתית הכבישים במצב ירוד.
Princip, suikastin hemen ardından kaçmaya çalışırken, çevredekiler tarafından yakalandı.לב, שניסתה לברוח מהמקום, נעצרה מיד לאחר מכן.
Ve çevrede halen yaygın şekilde bu adı ile de anılır.לעיתים קוראים בטעות לכל האזור בשם זה.
Otlukbeli Savaşı, bu çevrede yapılmıştır.מלאכת־הרס נאמנה נעשתה כאן.
Ayrıca çevrede bulunan bazı mermer parçalar belde meydanında sergilenmektedir.סוג זה של סכינים עדיין נמצא בשימוש באזור.
Andong, çevredeki tarım alanları için bir pazar merkezidir.נגרקויל היא מרכז המסחר האזורי למוצרי חקלאות מהאזור הפורה שסביבה.
Köpekler de çevredeki dağlara doğru koşar.אל הבקעות מגיעים נחלים מההרים שמסביב.
Pulpa içerisinde, çevredekinden bir miktar daha fazla basınç mevcuttur (yaklaşık 30 cm H20).При дезмозомата междуклетъчното пространство е относително голямо (около 30 nm).
Bu etki, bir çevrimiçi sanal çevrede kişinin görünüşünü azami bir biçimde kontrol edebilmesinden kaynaklanır.Огледалата са особено полезни в случаите, когато по някакви причини зрителното поле на човека е ограничено.
Kültür şokunun en önemli kaynaklarından biri kişinin yabancı bir çevrede bulunmasıdır.Една от най-честите причини за културен шок включва индивиди в чужда среда.
Atık ısı çevrede kayıp olmak yerine faydalı bir şekilde kullanılabilir.Otpadna toplina se gubi u okolišu umjesto da se ponovo iskoristi.
Çevrede 200 kuş türü kayıt altına alınmıştır.Oko 250 vrsta ptica je evidentirano na ovom području.