Ana içeriğe geç
Sözlük

çevrede ile cümle

çevrede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dolayısıyla müsabakalar da çevredeki bölgelerde yapıldı.Zajęcia były też prowadzone w okolicznych miejscowościach.
Kayaçlardaki değişim, çevredeki çökellere etki eder.PiS szykuje zmiany w okręgach.
Çevrede en büyük köydür.Jest to największa wieś w tej okolicy.
Pulpa içerisinde, çevredekinden bir miktar daha fazla basınç mevcuttur (yaklaşık 30 cm H20).1 atmosfery (ciśnienie absolutne około 202 kPa).
Öykülerinde konularını yaşadığı çevreden almıştır.W swoich opowieściach umiejscawia osoby ze swojego otoczenia.
Çevredeki tepeler muhtemelen ormanlıktı.Okoliczne wzgórza są porośnięte lasami.
Bu nedenle onlar da çevredeki şirketlerden işlem yaptılar.Kierowała w międzyczasie także innymi przedsiębiorstwami z tej samej branży.
Virüsler çevrede uzun süre yaşayabilirler.Virusen kan överleva under långa perioder i omgivningen.
Çevredeki herkes ofisi terk ederken onu görmüştür.Vittnen ser honom lämna kontoret.
Çevredeki dağlar, yer yer meşe ormanlarıyla kaplıdır.Trakten runt Qalpirəquayu Dağı består i huvudsak av gräsmarker.
Çevrede 200 kuş türü kayıt altına alınmıştır.Inom området har nästan 200 fågelarter observerats.
Çevredeki önemli arkeolojik buluntulara göre, Fikirtepe yöresinin tarihi çok eskilere gider.Genom omfattande arkeologiska undersökningar vet man nu mycket om den forna borgmästarens hem.
Andong, çevredeki tarım alanları için bir pazar merkezidir.Alexandroupoli är ett handelscentrum för de omkringliggande jordbruksområdena.
Monica: Yakın çevredeki uçakları tespit etmek için kullanılmıştır.Ropar (Traffic!), om flygplanet kommer för nära.
Rubeus Hagrid - Hogwarts'ta Anahtarlar ve Çevreden Sorumlu kişi.Рубеус Геґрід — лісничий і хранитель ключів Ґоґвартса.
Farklı kablolarda ses karışımı yoktur ve çevreden gelen gürültüler alınmaz.Тут нема радіо і всього того, що виробляє шум.
Her çevreden gelen insanlarla kurulmuştur.Збираються люди з усієї околиці.
O dönemde kilise ve manastırlar çevredeki tek taş binalardı.Разом церква та дзвіниця були першими кам'яними спорудами містечка.
Kültür coğrafyası fiziki çevreden çok kültürel ortamla ilgilenir.Про духовну культуру она відомо більше ніж сусідніх вогнеземельців.
Affedersiniz bu çevrede bir otel var mı?Перепрошую, чи є тут поруч якийсь готель?
Bunun üzerine çevredeki dağların demir madeninden yapıldığını fark ederler ve demiri eriterek çıkarlar.Do horských skrýší utíkají bohatí i chudí, kteří jsou si před božím hněvem rovni.
Saldırıda onlarca araç ve çevredeki birçok de ev zarar görmüştür.Exploze poškodila desítky domů a zaparkovaných automobilů v okolí.
Daha sonra çevredeki bar ve kulüplerde söylemeye başladı.Pak vystupovala v klubech v Londýně a okolí.
İnsana yakın çevrede yaşar.Blízkosti člověka se vyhýbá.
Bu renk boya halen çevredeki köylerde kullanılmaktadır.3. tato barva vidět skoro všude.
Suuçtu Şelalesi yakın çevreden turist çeken dikkat çekici turistik alanlarındandır.Okolí Lednických rybníků je turisticky velmi vyhledávanou lokalitou.
Bazı bitki özleri çevreden satın alınır, ve bazıları da Karlovy Vary çevresinde yetişir.Některé druhy prý rostou přímo v okolí Karlových Varů.
Çevrede beğendiği yere yerleşmesini söylemiş.Ve svém okolí byl neoblíbený.
Çevredeki ormanda en yaygın ağaç türü ise Meşe ağacıdır.Nejrozšřenějším druhem borovice v českém prostředí je borovice lesní.
Pilav Şöleni ile çevredeki bütün köylere örnek olmuştur.Po celém Japonsku jsou proslulé zdejší hrušky naši.
Bazı bitki özleri çevreden satın alınır, ve bazıları da Karlovy Vary çevresinde yetişir.Unele dintre plantele medicinale sunt importate din străinătate, iar unele cresc în apropiere de Karlovy Vary.
Saldırıda oğlu ve çevredeki kişiler ağır yaralandı.Fiul său și alte persoane din preajma sa la acel moment au fost răniți serios în atac.
Yakın çevrede bir buz pateni pisti açmak ve soğutma ünitelerini kullanmaya karar verdiler.De îndată, el a poruncit să i se dea o cupă cu apă cu gheață și i-a făcut semn să se așeze.
Bu çevredeki tüm kaleleri onarttı.S-au înlocuit toate gardurile împrejmuitoare.
Hem çevreden hem de kalıtımdan etkilendik.Am fost influențați atât de mediul înconjurător cât și de ereditate.
Wolfram varlıklı bir çevrede büyüdü.Adams egy ahhoz közeli vidéken nőtt föl.
Çevrede kullanılan geleneksel eşyalar bu evlerin içinde ve dışında sergilenmektedir.Ezt a technikát is alkalmazzák az épületeken kívül és belül is.
İnsana yakın çevrede yaşar.A mi az embert környékezi.
Çevredeki ormanda en yaygın ağaç türü ise Meşe ağacıdır.Az erdőben a legjellemzőbb fa a fűz.
Rubeus Hagrid - Hogwarts'ta Anahtarlar ve Çevreden Sorumlu kişi.Rubeus Hagrid fia, a Roxfort kulcs- és háztájőrzője.
Yakın çevrede bir buz pateni pisti açmak ve soğutma ünitelerini kullanmaya karar verdiler.A későbbi típusokon egy egyszárnyú ajtót használtak, elhagyták a hűtőrács és a fényszóró fedél alkalmazását.
Bu çevrede başka birçok bu yapılara benzer binaların enkazı vardır.Hasonló halomsírok közül a környékén még sok található.
Çevrede birkaç kaya mezarı da vardır.A környéken számos kőkori temetkezési hely található.
Daha sonra çevredeki bar ve kulüplerde söylemeye başladı.Ezt követően Florida környéki klubokban léptek fel.
İnkalar 1400 civarlarında bu çevrede yerleşmişlerdir.400 körül a hunok megtelepedtek a környéken.
Ve çevrede halen yaygın şekilde bu adı ile de anılır.Az elnevezést gyakran szélesebb értelemben is használják a környékre.
İnsana yakın çevrede yaşar.Ihminen olemisen äärellä.
Rubeus Hagrid - Hogwarts'ta Anahtarlar ve Çevreden Sorumlu kişi.Rubeus Hagrid on Tylypahkan riistanvartija sekä tilusten ja avainten vahti.
Gerekirse hasta bulunduğu çevreden bir müddet uzaklaştırılır.Potilasta kehotetaan liikkumaan mahdollisuuksien mukaan normaaleissa askareissaan.
Kuşatma altındaki askerler çevredeki bölgeleri rastgele bombardımana tuttular.Armaija tulitti ja pommitti saarrettuja alueita.
Çevrede Kocaçay adı da kullanılır.Joesta käytetään myös nimeä Kosenjoki.
Köyün çevredeki birçok tuz bataklığı bulunmaktadır.Lähistöllä on useita suolajärviä.
Örneğin, Cymothoa exigua çevredeki mevcut dişi sayısına bağlı olarak cins değiştirir.Για παράδειγμα, το Cymothoa exigua αλλάζει φύλο ανάλογα με τον αριθμό των θηλυκών που γειτνιάζουν.
Çevrede fasulye ile ün yapmıştır.Το όνομα μεταφράζεται σε "σούπα με φασόλια".
Bu nedenle onlar da çevredeki şirketlerden işlem yaptılar.Και από την άλλη έχουμε τους εργαζόμενους σε εταιρίες.
Wolfram varlıklı bir çevrede büyüdü.Η Γκάρνερ μεγάλωσε σε ένα συντηρητικό περιβάλλον.
Yaz mevsiminde çevrede bulunan mermer ocakları tankerle su ihtiyacını buradan karşılamaktadır.Το καλοκαίρι οι ιαματικές πηγές στη γύρω περιοχή και τα θαλάσσια λουτρά προσελκύουν πολλούς επισκέπτες.
Daha sonra çevredeki bar ve kulüplerde söylemeye başladı.Bandet spillede på diverse barer og klubber i starten.
Onun çevredeki dalları eğerek Locke'a yaklaştığını görür.Han falder om i græsset og overraskes af Locke.
1979'da Çevreden Sorumlu Devlet Bakanı oldu.I 1979 blev han statssekretær i Utenriksdepartementet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod