Amaç kirlenen çevreden kaynaklı maruziyeti yıllık 1 mSv ye düşürmektir.Para las personas que no trabajan con radiaciones ionizantes, este límite se fija en 1 mSv al año.
Yerleşilen bu bölge çevredekilerin sürtüşmelerine neden olan bir bölgedir.Esta localidad bien merece una detención si se está recorriendo los alrededores.
Çağlayanların sıralandığı bu alana çevrede karanlık-içi denilir.Se plantean incógnitas en la llamada Edad Oscura.
Çevrede 80'den fazla belgelenmiş mağara bulunmaktadır.Vi sono oltre 80 grotte riconosciute nel circondario.
Homofobik bir çevrede yetişti iseler, homoseksüel olarak adlandırılmaktan korkabilirler.Probabilmente l'omofobia è correlata al timore di essere considerati omosessuali.
Saldırıda oğlu ve çevredeki kişiler ağır yaralandı.Suo figlio e altri astanti furono gravemente feriti nell'assalto.
Bunlar, çevredeki özgün yapı gruplarıyla tutarlı bir bütünlük ve uyum içindedirler.Queste serate amabili coi suoi compagni furono l'unico divertimento che si concesse.
Yirmi yaşlarında Güney Kafkasya ve çevredeki bölgelerde iyi tanınan bir tar ustası olmuştu.A metà degli anni 1920 era già un noto suonatore di tar nel Caucaso meridionale e nelle regioni limitrofe.
New York'a taşınınca -ki hala orada yaşamaktadır- çevrede bir etki yaratmaya başladı.Subito dopo si è trasferita nella città New York e ha cominciato un'intensa attività dal vivo.
Çağlayanların sıralandığı bu alana çevrede karanlık-içi denilir.Così resuscitati vanno nel Mondo dell'Oscurità.
Çevredeki sanayi kuruluşları ise, çalışan kişiler için önemli bir geçim kaynağıdır.La responsabilizzazione dei dipendenti è una risorsa importante nelle organizzazioni.
Rubeus Hagrid - Hogwarts'ta Anahtarlar ve Çevreden Sorumlu kişi.Robbie Coltrane è Rubeus Hagrid, mezzogigante e guardiacaccia di Hogwarts.
İstasyonlardan 46 adeti Antarktika Yarımadası ve çevredeki adalarda bulunur.I restanti 13 morirono in servizio sul continente antartico o nelle sue vicinanze.
Daha sonra çevredeki bar ve kulüplerde söylemeye başladı.Cominciò allora a cantare nei bar e negli hotel.
Çevrede 200 kuş türü kayıt altına alınmıştır.In questi paesaggi sono stati trovati circa 200 specie di uccelli.
Bu çevrede başka birçok bu yapılara benzer binaların enkazı vardır.Molteplici sono gli esempi di quartieri formatisi in questa maniera.
Teknolojinin insanı çevreden ayırdığını ve doğayı yok ettiğini ifade eder.Scoprendo che la razza umana ha sterminato se stessa.
Çevredeki dağlar ise, ormanlarla kaplıdır.Местообитания птиц — это, преимущественно, ненарушенные горные леса.
Daha sonra çevredeki bar ve kulüplerde söylemeye başladı.И сначала выступал в барах и клубах.
Rubeus Hagrid - Hogwarts'ta Anahtarlar ve Çevreden Sorumlu kişi.Рубеус Хагрид — лесничий и хранитель ключей Хогвартса.
16. yüzyılda inşa edilmiş olup çevredeki binaların çoğu daha sonra yeniden inşa edildi.Площадь была создана в XVI веке, а большинство окружающих её зданий были с тех пор значительно перестроены.
Suuçtu Şelalesi yakın çevreden turist çeken dikkat çekici turistik alanlarındandır.Глухое активно использовалось туристами из близлежащих регионов для отдыха.
Karakol polisleri, çevrede yaptıkları araştırma neticesinde 5 işçinin cesedini buldular.После этого по радио сообщают, что полиция обнаружила тела пяти людей.
Her çevrede üç alan bulunur.В окрестностях Изыкана было три зоны.
Erkek çocuk evlenme yaşına geldiğinde ailesi, akrabalardan başlayarak kız arar, çevreden bilgi toplarlar.Спустя год после убийства, родные и близкие вспоминают её...
Şenol Kaptan ise çevrede balıkçılık yapan biridir ve o da Makiko'ya aşıktır.Седжуро же влюбляется в Усаги, а в него — Макото.
Buraya defnedilme arzusundan dolayı çevrede çok sayıda müslüman mezarlığı oluşmuştur.Вокруг множества мусульманских святынь образовались целые кладбища.
Çevrede fasulye ile ün yapmıştır.Под его именем выпускаются соусы для барбекю.
Daha sonra çevredeki insanlar tarafından alınmıştır.Которые впоследствии образовывали вокруг них слободы.
Farklı kablolarda ses karışımı yoktur ve çevreden gelen gürültüler alınmaz.ليس هناك قطع للحديث بين الإشارات في الاسلاك المختلفة، ولا التقاط للضوضاء الخارجية.
Çevrede birkaç kaya mezarı da vardır.يوجد في القرية مدافن منقورة في الصخر .
Saldırıda onlarca araç ve çevredeki birçok de ev zarar görmüştür.دمرت عشرات السيارات ولحقت أضرار بعدد من المباني المجاورة.
Bu evi çevredeki diğer evler ile adanın hastanesi izlemiştir.كان قائم في البيوت والمستشفيات المبنية في أنحاء البلاد.
Karakol polisleri, çevrede yaptıkları araştırma neticesinde 5 işçinin cesedini buldular.أفاد نشطاء بأن خمسة جثث عثر عليها في الصفيرة.
Mahallenin eski ve çevrede bilinen adı Totak'tır.O nobre e antigo bairro da Sé.
16. yüzyılda inşa edilmiş olup çevredeki binaların çoğu daha sonra yeniden inşa edildi.Foi criada no século XVI, mas muitos dos seus edifícios originais foram reconstruídos depois disto.
Pedoloji Doğal çevrede olan toprakları inceler.Pedologia é o estudo do solo em seu ambiente natural.
Çevrede fasulye ile ün yapmıştır.Fez figuração nos Morangos com Açúcar.
Türkiye’nin hemen hemen her yerinde her çevreden kimi sosyalist öncüleri bir araya getirirler.Eu sou contra as políticas do Hamas em quase todos os aspectos.
Wolfram varlıklı bir çevrede büyüdü.Clarissa cresceu em um ambiente político.
Buna karşın gri tüylü tavşanlar bu doğal çevrede hemen göze çarpılacaklarından daha fazla avlanılacaktır.Além dos problemas naturais, terão agora também de fugir desta raça perigosa.
Bu çevrede başka birçok bu yapılara benzer binaların enkazı vardır.No mesmo distrito encontramos vários edifícios de importância.
Yönetmen yaratıkları "binlerce yılda bu çevrede evrimleştiler.«Duas mil mudas de árvores foram plantadas em Itu nos últimos quatro meses».
Fakat bazı iklim unsurları yakın çevreden farklıdır.As condições climáticas variam bastante até mesmo entre regiões próximas.
Yani çevreden apayrı, sonsuza dek değişmeden kalacak bir varlık yoktur.Alternativamente temos se ele executa para sempre sem parar.
Rubeus Hagrid - Hogwarts'ta Anahtarlar ve Çevreden Sorumlu kişi.Rúbeo Hagrid, ou simplesmente Hagrid, é o guardião das chaves e dos terrenos de Hogwarts.
Yakın çevrede bir buz pateni pisti açmak ve soğutma ünitelerini kullanmaya karar verdiler.Decidiram usar seus equipamentos de refrigeração em excesso para abrir uma pista de gelo nas proximidades.
Virüsler çevrede uzun süre yaşayabilirler.De virussen kunnen lange tijd overleven in de omgeving.
Bu nedenle çevredeki dereler, boyları kısa olmakla beraber yılın büyük bir kısmında su taşırlar.Desmans besteden een groot gedeelte van hun tijd in en nabij het water.
Her sistem bir çevrede faaliyet gösterir.Elk systeem wordt in een bepaalde omgeving gebruikt.
Bu ise çevreden büyük miktarda ağaç kesilmesini gerektirmekteydi.Hiervoor moesten grote aantallen bomen worden gekapt.
Çevredeki çiftliklerden toplanan ürünler kayda geçirilir ve sarayda depolanırdı.Alle voedsel dat voorhanden is in het territorium wordt verzameld en eventueel opgeslagen.
Bunların çevreden toplanarak yerleşmeye getirildiği ileri sürülmektedir.Wat er ook van waar zij, een handgemeen brak los onder de verzamelden.
Ortam sıcaklığı ise "çevredeki sıcaklık" anlamına gelir ve kapalı ortamda oda sıcaklığı ile aynıdır."Wat is het warm in de kamer" zou eigenlijk moeten zijn "wat is de temperatuur hoog in de kamer".
Çevreden yeni bireylerin yerleşmesi ile köy genişlemiştir.Het dorp is door woonwijken vastgegroeid aan het naburige Ternat.
İlk kurulduğunda köyün ismi Maksudiye olmasına rağmen çevrede uzun süre Eskolay olarak bilinmişlerdir.Anders dan de naam wellicht doet vermoeden, was de school lange tijd alleen een jongensschool.
Çevredeki herkes ofisi terk ederken onu görmüştür.Ja panią gdzieś widziałem Ja panią gdzieś widziałem.
Amaç kirlenen çevreden kaynaklı maruziyeti yıllık 1 mSv ye düşürmektir.Dla osób spoza przemysłu jądrowego dawka graniczna wyrażona jako dawka skuteczna wynosi 1 mSv w ciągu roku.
Fakat bazı iklim unsurları yakın çevreden farklıdır.Klimat wyżyny jest nieco odmienny od otaczających ją obszarów.
Kırmızılar Mahallesi çevredeki en eski köylerden biridir.Krywlany były jedną z najstarszych wsi w okolicy.