Son zamanlarda bu çevrede garip insanlar dolaşıyor.לאחרונה אנשים מוזרים הופיעו ליד השכנים
Son zamanlarda bu çevrede garip insanlar dolaşıyor.في الآونة الأخيرة يوجد رجل غريب الاطوار يحوم في الحي
Son zamanlarda bu çevrede garip insanlar dolaşıyor.オ・ハニが一番変だよ
Söyleyelim: İlk olarak, canlının bir bedeni olduğunu düşünürüz. Kendini çevreden ayırmak için gereklidir bu.Život v prvé řadě musí mít tělo, aby se vymezil od svého prostředí.
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.Aan het volgende gedeelte werkten de priesters, die afkomstig waren uit de streek buiten Jeruzalem.
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.Après lui travaillèrent les sacrificateurs des environs de Jérusalem.
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.A za ním opravovali kňazi, mužovia z okolia.
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.A za nim poprawiali kapłani, którzy mieszkali w równinie.
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.Därnäst arbetade prästerna, männen från Jordanslätten.
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.Depois dele fizeram os reparos os sacerdotes que habitavam na campina;
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.Después de él restauraron los sacerdotes procedentes de la llanura
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.Dopo di lui lavoravano i sacerdoti che abitavano la periferia
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.După el au lucrat preoţii din împrejurimile Ierusalimului.
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.Efter ham arbeidet prestene, mennene fra Jordan-sletten.
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.Efter ham arbejdede Præsterne, Mændene fra Omegnen.
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.Hänen jälkeensä korjasivat papit, Lakeuden miehet.
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.In za njim so popravljali duhovniki, ki so prebivali na Jordanski ravnini.
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.그 다음은 평지에 사는 제사장들이 중수하였고
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.Nach ihm bauten die Priester, die Männer aus der Gegend.
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.Õ utána javítgatának a papok, a környék férfiai;
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.Sau người có những thầy tế lễ, là kẻ ở đồng bằng Giô-đanh, tu bổ.
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.Sau người có những thầy tế_lễ , là kẻ ở đồng_bằng Giô-đanh , tu_bổ .
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.Za ním opravovali kněží, kteříž bydlili v rovině.
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.Και κατοπιν αυτου επεσκευασαν οι ιερεις, οι κατοικοι της περιχωρου.
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.За ним чинили священники из окрестностей.
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.След него поправяха свещениците, които живееха в тая околност.
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.ואחריו החזיקו הכהנים אנשי הככר׃
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.وبعده رمم الكهنة اهل الغور.
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.其 次 是 住 平 原 的 祭 司 修 造
Surların sonraki bölümünü çevrede yaşayan kâhinler onardı.其次 是 住 平原 的 祭司 修造
Tamamen farklı bir çevreden geliyorlar.Chúng có môi trường sống hoàn toàn khác.
Tamamen farklı bir çevreden geliyorlar.Ils viennent d'un environnement radicalement différent.
Tamamen farklı bir çevreden geliyorlar.Sie kommen aus einem ganz anderen Umfeld.
Tamamen farklı bir çevreden geliyorlar.Vengono da un ambiente diverso.
Tamamen farklı bir çevreden geliyorlar.Vienen de entornos radicalmente diferentes.
Tamamen farklı bir çevreden geliyorlar.Vin dintr-un mediu radical diferit.
Tamamen farklı bir çevreden geliyorlar.Они обитают в совершенно другой среде.
Tamamen farklılar. Tamamen farklı bir çevreden geliyorlar.돌고래는 정말 다릅니다. 전혀 다른 환경에서 왔습니다.
Tamamen farklılar. Tamamen farklı bir çevreden geliyorlar.Są całkiem inne, żyją w całkowicie odmiennym środowisku.
Tamamen farklılar. Tamamen farklı bir çevreden geliyorlar.הם שונים בצורה קיצונית. הם באים מסביבה שונה באופן קיצוני.
Tamamen farklılar. Tamamen farklı bir çevreden geliyorlar.إنهم مختلفون جذريا. إنهم من بيئة جد مختلفة.
Tamamen farklılar. Tamamen farklı bir çevreden geliyorlar.事実9,500万年前に人と分岐して
Temel örnekler: görme, anadil anlama ve konuşma... ve çevredeki hareketli nesneleri yönetme.Contohnya: penglihatan, pemahaman bahasa dan berbicara dan memanipulasi benda yang ada di sekitar
Temel örnekler: görme, anadil anlama ve konuşma... ve çevredeki hareketli nesneleri yönetme.Głównymi przykładami są: wzrok, zrozumienie języka, mowa oraz manipulowanie obiektami ze środowiska.
Temel örnekler: görme, anadil anlama ve konuşma... ve çevredeki hareketli nesneleri yönetme.대표적인 예로, 시각, 자연적인 언어, 이해, 말하기, 그리고 세상 안의 물건들을 조종하는 것이 있습니다
Ve 100 trilyon hücrenin bulunduğu bir çevrede bazen herşey yolunda gitmeyebilir.그리고 100 조개의 세포가 사는 동네에서 때로는 일이 잘못 될 때도 있어요.
Ve 100 trilyon hücrenin bulunduğu bir çevrede bazen herşey yolunda gitmeyebilir.Dans un voisinage de 100 trillions de cellules, quelquefois ça va mal.
Ve 100 trilyon hücrenin bulunduğu bir çevrede bazen herşey yolunda gitmeyebilir.E in un quartiere con 100 trilioni di cellule, alle volte le cose vanno per il verso sbagliato.
Ve 100 trilyon hücrenin bulunduğu bir çevrede bazen herşey yolunda gitmeyebilir.Iar în vecinătatea a 100 de trilioane de celule, lucrurile pot uneori să meargă prost.
Ve 100 trilyon hücrenin bulunduğu bir çevrede bazen herşey yolunda gitmeyebilir.In einer Umgebung von 100 Billionen Zellen kann manches schief laufen.
Ve 100 trilyon hücrenin bulunduğu bir çevrede bazen herşey yolunda gitmeyebilir.Và trong hàng trăm nghìn tỷ tế bào đôi lúc có điều bất ổn.
Ve 100 trilyon hücrenin bulunduğu bir çevrede bazen herşey yolunda gitmeyebilir.W grupie 100 bilionów komórek czasem coś może potoczyć się w złym kierunku.
Ve 100 trilyon hücrenin bulunduğu bir çevrede bazen herşey yolunda gitmeyebilir.Y en un vecindario de 100 trillones de células, a veces las cosas salen mal.
Ve 100 trilyon hücrenin bulunduğu bir çevrede bazen herşey yolunda gitmeyebilir.Και σε μια γειτονιά 100 τρισεκατομμυρίων κυττάρων μερικές φορές τα πράγματα πηγαίνουν στραβά.
Ve 100 trilyon hücrenin bulunduğu bir çevrede bazen herşey yolunda gitmeyebilir.И в окружении из 100 триллионов клеток иногда случаются сбои.
Ve 100 trilyon hücrenin bulunduğu bir çevrede bazen herşey yolunda gitmeyebilir.ובשכונה של 100 טריליון תאים, לפעמים דברים משתבשים.
Ve 100 trilyon hücrenin bulunduğu bir çevrede bazen herşey yolunda gitmeyebilir.والتي تصل إلى 100 تريليون خلية في بعض الاحيان تسوء الامور
Ve 100 trilyon hücrenin bulunduğu bir çevrede bazen herşey yolunda gitmeyebilir.問題が起こることがあります 細胞のプログラム言語ともいえる DNAに綴り違いが生じることがあります
Ve bunu bu çevrede vermek zorunda olduğunu öğrendim, çünkü bu oldukça zordur.A naučil jsem se, že to za sebe v tomto prostředí musíte slíbit, protože prostředí je drsné.
Ve bunu bu çevrede vermek zorunda olduğunu öğrendim, çünkü bu oldukça zordur.Aprendi que temos de dar isso neste ambiente. porque é duro.