Şimdi o tebessüm, mesleki çevrede, "aldatıcı sevinç" olarak biliniyor.Třeba tenhle úsměv je známý jako "křivácká radost."
Şimdi o tebessüm, mesleki çevrede, "aldatıcı sevinç" olarak biliniyor.Zâmbetul acela, experţii ştiu că trădează duplicitatea.
Şimdi o tebessüm, mesleki çevrede, "aldatıcı sevinç" olarak biliniyor.Αυτό το χαμόγελο είναι γνωστό στη δουλειά μας ως "χαρά της εξαπάτησης".
Şimdi o tebessüm, mesleki çevrede, "aldatıcı sevinç" olarak biliniyor.В торговле такая улыбка известна как "обманул дурака!".
Şimdi o tebessüm, mesleki çevrede, "aldatıcı sevinç" olarak biliniyor.Тази усмивка в занаята е позната като "подвеждащо удовлетворение."
Şimdi o tebessüm, mesleki çevrede, "aldatıcı sevinç" olarak biliniyor.Фахівці називають цю посмішку "захватом ошуканства".
Şimdi o tebessüm, mesleki çevrede, "aldatıcı sevinç" olarak biliniyor.החיוך הזה ידוע בעסק שלנו כ"עונג מטעה".
Şimdi o tebessüm, mesleki çevrede, "aldatıcı sevinç" olarak biliniyor.تلك الابتسامة تعرف في التجارة ب "فرحة الخدعة".
Şimdi o tebessüm, mesleki çevrede, "aldatıcı sevinç" olarak biliniyor.では いくつかのビデオを見てみましょう
‹‹Sonra çevrede duranlara, ‹Elindeki minayı alın, on minası olana verin› dedi.Apoi a zis celor ce erau de faţă: ,,Luaţi -i polul, şi daţi -l celui ce are zece poli.``
‹‹Sonra çevrede duranlara, ‹Elindeki minayı alın, on minası olana verin› dedi.A tým, ktorí tam stáli, povedal: Vezmite od neho hrivnu a dajte tomu, ktorý má desať hrivien.
‹‹Sonra çevrede duranlara, ‹Elindeki minayı alın, on minası olana verin› dedi.Chủ lại nói cùng các ngươi đứng đó rằng : Hãy lấy nén bạc nó đi , cho người có mười nén .
‹‹Sonra çevrede duranlara, ‹Elindeki minayı alın, on minası olana verin› dedi.Chủ lại nói cùng các ngươi đứng đó rằng: Hãy lấy nén bạc nó đi, cho người có mười nén.
‹‹Sonra çevrede duranlara, ‹Elindeki minayı alın, on minası olana verin› dedi.Disse poi ai presenti: Toglietegli la mina e datela a colui che ne ha diec
‹‹Sonra çevrede duranlara, ‹Elindeki minayı alın, on minası olana verin› dedi.E disse aos que estavam ali: Tirai-lhe a mina, e dai-a ao que tem as dez minas.
‹‹Sonra çevrede duranlara, ‹Elindeki minayı alın, on minası olana verin› dedi.És az ott állóknak monda: Vegyétek el ettõl a gírát, és adjátok annak, a kinek tíz gírája van.
‹‹Sonra çevrede duranlara, ‹Elindeki minayı alın, on minası olana verin› dedi.In reče zraven stoječim: Vzemite mu mošnjo in dajte tistemu, ki ima deset mošenj.
‹‹Sonra çevrede duranlara, ‹Elindeki minayı alın, on minası olana verin› dedi.I řekl těm, kteříž tu stáli: Vezměte od něho hřivnu, a dejte tomu, kterýž má deset hřiven.
‹‹Sonra çevrede duranlara, ‹Elindeki minayı alın, on minası olana verin› dedi.I rzekł tym, którzy tuż stali: Weźmijcie od niego tę grzywnę, a dajcie temu, który ma dziesięć grzywien.
‹‹Sonra çevrede duranlara, ‹Elindeki minayı alın, on minası olana verin› dedi.곁에 섰는 자들에게 이르되 그 한 므나를 빼앗아 열 므나 있는 자에게 주라 하니
‹‹Sonra çevrede duranlara, ‹Elindeki minayı alın, on minası olana verin› dedi.Og han sagde til dem, som stode hos: Tager Pundet fra ham, og giver det til ham, som har de ti Pund.
‹‹Sonra çevrede duranlara, ‹Elindeki minayı alın, on minası olana verin› dedi.Og han sa til dem som stod ved hans side: Ta pundet fra ham og gi det til ham som har de ti pund!
‹‹Sonra çevrede duranlara, ‹Elindeki minayı alın, on minası olana verin› dedi.Puis il dit à ceux qui étaient là: Otez-lui la mine, et donnez-la à celui qui a les dix mines.
‹‹Sonra çevrede duranlara, ‹Elindeki minayı alın, on minası olana verin› dedi.Tegen de lijfwacht zei hij: 'Neem hem het geld af en geef het aan de man die de meeste winst heeft gemaakt.'
‹‹Sonra çevrede duranlara, ‹Elindeki minayı alın, on minası olana verin› dedi.Und er sprach zu denen, die dabeistanden: Nehmt das Pfund von ihm und gebt es dem, der zehn Pfund hat.
‹‹Sonra çevrede duranlara, ‹Elindeki minayı alın, on minası olana verin› dedi.Y dijo a los que estaban presentes: 'Quitadle la mina y dadla al que tiene diez minas.
‹‹Sonra çevrede duranlara, ‹Elindeki minayı alın, on minası olana verin› dedi.Και ειπε προς τους παρεστωτας Αφαιρεσατε απ' αυτου την μναν και δοτε εις τον εχοντα τας δεκα μνας.
‹‹Sonra çevrede duranlara, ‹Elindeki minayı alın, on minası olana verin› dedi.И рече на предстоящите: Вземете от него мнасата и дайте я на този, който има десетте мнаси,
‹‹Sonra çevrede duranlara, ‹Elindeki minayı alın, on minası olana verin› dedi.И сказал предстоящим: возьмите у него мину и дайте имеющему десять мин.
‹‹Sonra çevrede duranlara, ‹Elindeki minayı alın, on minası olana verin› dedi.І рече стоячим коло него: Візьміть від него мину, а дайте маючому десять мин.
‹‹Sonra çevrede duranlara, ‹Elindeki minayı alın, on minası olana verin› dedi.ויאמר אל העמדים שם שאו ממנו את המנה ותנוהו אל אשר לו עשרת המנים׃
‹‹Sonra çevrede duranlara, ‹Elindeki minayı alın, on minası olana verin› dedi.ثم قال للحاضرين خذوا منه المنا واعطوه للذي عنده العشرة الامناء.
‹‹Sonra çevrede duranlara, ‹Elindeki minayı alın, on minası olana verin› dedi.就 對 旁 邊 站 著 的 人 說 、 奪 過 他 這 一 錠 來 、 給 那 有 十 錠 的
‹‹Sonra çevrede duranlara, ‹Elindeki minayı alın, on minası olana verin› dedi.就 對旁邊 站著 的 人說 、 奪過 他 這一錠來 、 給 那 有 十 錠的
Sonuç olarak, şunu belirtmek istiyorum, bildiğiniz gibi, balinalar, ilginç akustik bir çevrede yaşıyorlar.Kết luận lại, tôi muốn chỉ ra rằng như bạn biết, cá voi sống trong môi trường âm thanh tuyệt vời.
Sonuç olarak, şunu belirtmek istiyorum, bildiğiniz gibi, balinalar, ilginç akustik bir çevrede yaşıyorlar.끝으로 제가 결론적으로 말씀드리자면, 고래들은 정말 놀라운 청각 세계에서 살고 있습니다.
Sonuç olarak, şunu belirtmek istiyorum, bildiğiniz gibi, balinalar, ilginç akustik bir çevrede yaşıyorlar.Para concluir, me gustaría señalar ya saben, que las ballenas viven en un entorno acústico asombroso.
Sonuç olarak, şunu belirtmek istiyorum, bildiğiniz gibi, balinalar, ilginç akustik bir çevrede yaşıyorlar.Para terminar, gostaria de sublinhar que as baleias vivem num maravilhoso meio acústico.
Sonuç olarak, şunu belirtmek istiyorum, bildiğiniz gibi, balinalar, ilginç akustik bir çevrede yaşıyorlar.Takže, na záver by som len rád zdôraznil, že veľryby žijú v úžasnom akustickom prostredí.
Sonuç olarak, şunu belirtmek istiyorum, bildiğiniz gibi, balinalar, ilginç akustik bir çevrede yaşıyorlar.Tot slot zou ik graag willen zeggen dat walvissen in een verbazingwekkende, akoestische omgeving leven.
Sonuç olarak, şunu belirtmek istiyorum, bildiğiniz gibi, balinalar, ilginç akustik bir çevrede yaşıyorlar.И така, в заключение просто бих искал да изтъкна - знаете ли, китовете живеят в изумителна акустична среда.
Sonuç olarak, şunu belirtmek istiyorum, bildiğiniz gibi, balinalar, ilginç akustik bir çevrede yaşıyorlar.Итак, в заключение я бы хотел подчеркнуть, знаете, киты живут в потрясающей акустической среде.
Sonuç olarak, şunu belirtmek istiyorum, bildiğiniz gibi, balinalar, ilginç akustik bir çevrede yaşıyorlar.לסיכום, אני רק רוצה להדגיש, אתם יודעים, הלויתנים חיים בסביבה אקוסטית מדהימה.
Sonuç olarak, şunu belirtmek istiyorum, bildiğiniz gibi, balinalar, ilginç akustik bir çevrede yaşıyorlar.ولكي اختم حديثي .. اريد ان انوه ان الحيتان تعيش في بيئة صوتية رائعة
Sonuç olarak, şunu belirtmek istiyorum, bildiğiniz gibi, balinalar, ilginç akustik bir çevrede yaşıyorlar.クジラは 驚異的な音の世界に 住んでおり 海の音響環境を 利用するよう 数千万年もかけて
Son zamanlarda bu çevrede garip insanlar dolaşıyor.Belakangan ini, ada orang asing di sekitar lingkungan tempat tinggal ini.
Son zamanlarda bu çevrede garip insanlar dolaşıyor.De curand, au fost vazut oameni ciudati prin cartier.
Son zamanlarda bu çevrede garip insanlar dolaşıyor.Er lopen sinds kort vreemde mensen rond in deze buurt.
Son zamanlarda bu çevrede garip insanlar dolaşıyor.Gần đây tự dưng có một người rất kì lạ cứ quanh quẩn đây!
Son zamanlarda bu çevrede garip insanlar dolaşıyor.얘 그리고 요즘 동네 이상한 사람들 돌아다닌다 말야.
Son zamanlarda bu çevrede garip insanlar dolaşıyor.Kürzlich waren hier seltsame Leute in der Nähe unserer Nachbarschaft.
Son zamanlarda bu çevrede garip insanlar dolaşıyor.Nyligen har det varit konstiga personer runt omkring grannskapet.
Son zamanlarda bu çevrede garip insanlar dolaşıyor.Ostatnio kręcą się w tej okolicy jacyś dziwni ludzie..
Son zamanlarda bu çevrede garip insanlar dolaşıyor.På det seneste har der været underlige mennesker rundt omkring i kvarteret.
Son zamanlarda bu çevrede garip insanlar dolaşıyor.Récemment, il y a des gens bien étranges dans le voisinage.
Son zamanlarda bu çevrede garip insanlar dolaşıyor.Ultimamente ci sono tipi strani che si aggirano per il vicinato
Son zamanlarda bu çevrede garip insanlar dolaşıyor.V poslednej dobe sa po tejto oblasti pohybujú čudní ľudia.
Son zamanlarda bu çevrede garip insanlar dolaşıyor.Τώρα τελευταία τριγυρνάνε παράξενοι άνθρωποι σ'αυτή τη γειτονιά
Son zamanlarda bu çevrede garip insanlar dolaşıyor.И напоследък разни странни типове се въртят наоколо.
Son zamanlarda bu çevrede garip insanlar dolaşıyor.Недавно странные люди появлялись возле соседей.