Politikacılar, diğer hepimiz gibi insandırlar. Çevreden etkilenirler.I politici sono esserei umani, e come il resto di noi sono influenzati dall'ambiente
Politikacılar, diğer hepimiz gibi insandırlar. Çevreden etkilenirler.Les politiciens sont des êtres humains, et comme le reste d'entre nous sont influencés par l'environnement.
Politikacılar, diğer hepimiz gibi insandırlar. Çevreden etkilenirler.Políticos são seres humanos e, como o todos nós, são influenciados pelo ambiente.
Politikacılar, diğer hepimiz gibi insandırlar. Çevreden etkilenirler.Politiker sind Menschen und daher ebenfalls durch ihre Umwelt beeinflusst, genau wie der Rest von uns.
Politikacılar, diğer hepimiz gibi insandırlar. Çevreden etkilenirler.Politisi adalah manusia juga , dan sama seperti kita semua, juga dipengaruhi oleh lingkungan.
Politikacılar, diğer hepimiz gibi insandırlar. Çevreden etkilenirler.Οι πολιτικοί ειναι ανθρώπινα όντα και όπως και εμείς είναι επηρρεασμένοι από το περιβάλλον.
Politikacılar, diğer hepimiz gibi insandırlar. Çevreden etkilenirler.Политиците са човешки същества и като всички нас се влияят от средата.
Romalılar ve Yunanlılar arasındaki fark muhtemelen yetiştikleri çevreden kaynaklanır.La différence entre un romain et un grec serait probablement l'environnement dans lequel ils ont été élevés.
Romalılar ve Yunanlılar arasındaki fark muhtemelen yetiştikleri çevreden kaynaklanır.Posibil diferenta dintre un roman si un grec este mediul in care au fost crescuti.
Romalılar ve Yunanlılar arasındaki fark muhtemelen yetiştikleri çevreden kaynaklanır.Може би основната разлика между Гърци и Римляни също е била заради средата, в която са живяли.
Romalılar ve Yunanlılar arasındaki fark muhtemelen yetiştikleri çevreden kaynaklanır.Разница между римлянами и греками заключается в среде, в которой они выросли.
Romalılar ve Yunanlılar arasındaki fark muhtemelen yetiştikleri çevreden kaynaklanır.ייתכן שההבדל בין רומאי ליווני, יהיה הסביבה שבה הם גדלו.
Romalılar ve Yunanlılar arasındaki fark muhtemelen yetiştikleri çevreden kaynaklanır.ربما الفروق بين الرومان واليونانيون سببها البيئة التي تربوا فيها.
Sadece içinde doğduğu çevreden ötürü aşırı sayıda engellerle karşılaşabilir.だが貨幣制度下では、運も「賭博」として売買の対象になる。
Sekanslarının ne olduğunu bilmiyoruz, sadece çevreden topluyoruz.우리는 그 배열이 무엇인지 모릅니다, 이 부분에서 벗어나 보죠.
Sekanslarının ne olduğunu bilmiyoruz, sadece çevreden topluyoruz.Não sabemos qual é a sequência, apenas os obtivemos.
Sekanslarının ne olduğunu bilmiyoruz, sadece çevreden topluyoruz.Nie znamy ich sekwencji; po prostu bierzemy je ze środowiska.
Sekanslarının ne olduğunu bilmiyoruz, sadece çevreden topluyoruz.Non sappiamo quale sia la sequenza; li raccogliamo e basta.
Sekanslarının ne olduğunu bilmiyoruz, sadece çevreden topluyoruz.No sabemos cuál es la secuencia: simplemente los recogemos del ambiente.
Sekanslarının ne olduğunu bilmiyoruz, sadece çevreden topluyoruz.Nous ne savons pas quelle est leur séquence, on les a juste sortis du terrain.
Sekanslarının ne olduğunu bilmiyoruz, sadece çevreden topluyoruz.Nu le cunoaștem secvența; tocmai le-am izolat.
Sekanslarının ne olduğunu bilmiyoruz, sadece çevreden topluyoruz.We kennen de sequentie niet. We hebben ze nog maar net verzameld.
Sekanslarının ne olduğunu bilmiyoruz, sadece çevreden topluyoruz.Wir kennen die Sequenz nicht, ziehen sie einfach aus dem Feld.
Sekanslarının ne olduğunu bilmiyoruz, sadece çevreden topluyoruz.Нам неизвестна их генетическая последовательность, и мы просто закрываем на них глаза.
Sekanslarının ne olduğunu bilmiyoruz, sadece çevreden topluyoruz.Не знаем каква е секвенцията; просто се изтеглят на място.
Sekanslarının ne olduğunu bilmiyoruz, sadece çevreden topluyoruz.איננן יודעים מהו הרצף הגנטי; פשוט נביא אותם מהשטח.
Sekanslarının ne olduğunu bilmiyoruz, sadece çevreden topluyoruz.لا علم لنا بالتسلسل فنعزلهم عن المصنفات
Sekanslarının ne olduğunu bilmiyoruz, sadece çevreden topluyoruz.この4つのライノウイルスは
Şimdi bunu kentsel çevrede uygulamak fevkalâde zordur.Dans un environnement urbain, c'est extrêmement difficile.
Şimdi bunu kentsel çevrede uygulamak fevkalâde zordur.En un ambiente urbano, esto es extraordinariamente difícil.
Şimdi bunu kentsel çevrede uygulamak fevkalâde zordur.In een stedelijke omgeving is dat buitengewoon moeilijk.
Şimdi bunu kentsel çevrede uygulamak fevkalâde zordur.In einer städtischen Umgebung ist das allerdings ungemein schwierig.
Şimdi bunu kentsel çevrede uygulamak fevkalâde zordur.În mediul urban e dificil de realizat.
Şimdi bunu kentsel çevrede uygulamak fevkalâde zordur.In un ambiente urbano, è terribilmente difficile.
Şimdi bunu kentsel çevrede uygulamak fevkalâde zordur.Jednak w miastach jest to wyjątkowo trudne.
Şimdi bunu kentsel çevrede uygulamak fevkalâde zordur.하지만 이게 도시 같은 환경에서는 엄청나게 어려운 일이죠.
Şimdi bunu kentsel çevrede uygulamak fevkalâde zordur.Man i et urbant miljø, er det ekstremt svært.
Şimdi bunu kentsel çevrede uygulamak fevkalâde zordur.Mas, num ambiente urbano, isso é extremamente difícil.
Şimdi bunu kentsel çevrede uygulamak fevkalâde zordur.Városi környezetben ez különlegesen bonyolult.
Şimdi bunu kentsel çevrede uygulamak fevkalâde zordur.V městském prostředí je to však velmi složitý úkol.
Şimdi bunu kentsel çevrede uygulamak fevkalâde zordur.Але у містах це зробити практично неможливо.
Şimdi bunu kentsel çevrede uygulamak fevkalâde zordur.В городской среде осуществить подобное чрезвычайно сложно.
Şimdi bunu kentsel çevrede uygulamak fevkalâde zordur.В градска среда това е изключително трудно.
Şimdi bunu kentsel çevrede uygulamak fevkalâde zordur.אבל בסביבה עירונית זה קשה ביותר.
Şimdi bunu kentsel çevrede uygulamak fevkalâde zordur.لكن هذا يكون في غاية الصعوبة في الأماكن الحَضَرية.
Şimdi bunu kentsel çevrede uygulamak fevkalâde zordur.すべての水たまり、水盤、木の幹に
Şimdi o tebessüm, mesleki çevrede, "aldatıcı sevinç" olarak biliniyor.Az a mosoly úgy ismert a szakmában mint a "rászedés öröme".
Şimdi o tebessüm, mesleki çevrede, "aldatıcı sevinç" olarak biliniyor.Bây giờ trong kinh doanh nụ cười đó được gọi là "thú vui lừa đảo."
Şimdi o tebessüm, mesleki çevrede, "aldatıcı sevinç" olarak biliniyor.Det leendet är känt i branschen som "bedragar-behag"
Şimdi o tebessüm, mesleki çevrede, "aldatıcı sevinç" olarak biliniyor.Die glimlach staat in de branche bekend als 'duping delight'.
Şimdi o tebessüm, mesleki çevrede, "aldatıcı sevinç" olarak biliniyor.그 미소를 이쪽 업계에서는 "거짓 기쁨(duping delight)"이라고 합니다
Şimdi o tebessüm, mesleki çevrede, "aldatıcı sevinç" olarak biliniyor.Esa sonrisa se conoce como "placer por el engaño".
Şimdi o tebessüm, mesleki çevrede, "aldatıcı sevinç" olarak biliniyor.Et dans le métier, on appelle ce sourire le" délice de gruger".
Şimdi o tebessüm, mesleki çevrede, "aldatıcı sevinç" olarak biliniyor.In Fachkreisen "duping delight", verräterisches Lächeln.
Şimdi o tebessüm, mesleki çevrede, "aldatıcı sevinç" olarak biliniyor.Noi del settore chiamiamo il sorriso "delizia dell'inganno".
Şimdi o tebessüm, mesleki çevrede, "aldatıcı sevinç" olarak biliniyor.Nu er det smil i faget kendt som "narre henrykkelse."
Şimdi o tebessüm, mesleki çevrede, "aldatıcı sevinç" olarak biliniyor.Ora este sorriso é conhecido no nosso ofício como o "deleite da engano".
Şimdi o tebessüm, mesleki çevrede, "aldatıcı sevinç" olarak biliniyor.Senyuman itu dikenal dalam perdagangan sebagai, "kesenangan dalam berbohong."
Şimdi o tebessüm, mesleki çevrede, "aldatıcı sevinç" olarak biliniyor.Taki uśmiech nazywa się fachowo "rozkosz oszusta".
Şimdi o tebessüm, mesleki çevrede, "aldatıcı sevinç" olarak biliniyor.Tento úsmev je v našom odbore známy ako "potešenie z podvodu".