Naftaliye dek Manaşşe, Efrayim ve Şimon oymaklarının kentleriyle çevredeki yıkıntılarda bulunanDans les villes de Manassé, d`Éphraïm, de Siméon, et même de Nephthali, partout au milieu de leurs ruines,
Naftaliye dek Manaşşe, Efrayim ve Şimon oymaklarının kentleriyle çevredeki yıkıntılarda bulunandazu in den Städten Manasses, Ephraims, Simeons und bis an Naphthali in ihren Wüsten umher.
Naftaliye dek Manaşşe, Efrayim ve Şimon oymaklarının kentleriyle çevredeki yıkıntılarda bulunanE nas cidades de Manassés, de Efraim, de Simeão e ainda até Naftali, em seus lugares assolados ao redor,
Naftaliye dek Manaşşe, Efrayim ve Şimon oymaklarının kentleriyle çevredeki yıkıntılarda bulunanI po mestách pokolenia Manassesovho, Efraimovho a Simeonovho a až po Naftaliho, po ich pustinách naokolo,
Naftaliye dek Manaşşe, Efrayim ve Şimon oymaklarının kentleriyle çevredeki yıkıntılarda bulunan또 므낫세와 에브라임과 시므온과 납달리까지 사면 황폐한 성읍들에도 그렇게 행하여
Naftaliye dek Manaşşe, Efrayim ve Şimon oymaklarının kentleriyle çevredeki yıkıntılarda bulunanLo mismo hizo en las ciudades de Manasés, Efraín, Simeón y hasta en Neftalí y en sus ruinas alrededor
Naftaliye dek Manaşşe, Efrayim ve Şimon oymaklarının kentleriyle çevredeki yıkıntılarda bulunanLo stesso fece nella città di Manàsse, di Efraim e di Simeone fino a Nèftali, nei loro villaggi devastati
Naftaliye dek Manaşşe, Efrayim ve Şimon oymaklarının kentleriyle çevredeki yıkıntılarda bulunanManassen, Efraimin ja Simeonin kaupungeissa aina Naftaliin asti, yltympäri, hän heidän miekoillaan
Naftaliye dek Manaşşe, Efrayim ve Şimon oymaklarının kentleriyle çevredeki yıkıntılarda bulunanMen også i Byerne i Manasse, Efraim og Simeon og lige til Naftali, rundt om i deres Ruinhobe,
Naftaliye dek Manaşşe, Efrayim ve Şimon oymaklarının kentleriyle çevredeki yıkıntılarda bulunanOch i Manasses, Efraims och Simeons städer ända till Naftali genomsökte han överallt husen.
Naftaliye dek Manaşşe, Efrayim ve Şimon oymaklarının kentleriyle çevredeki yıkıntılarda bulunanOg rundt omkring i Manasses og Efra'ims og Simeons byer like til Naftali gjennemsøkte han husene,
Naftaliye dek Manaşşe, Efrayim ve Şimon oymaklarının kentleriyle çevredeki yıkıntılarda bulunanTéž i města v pokolení Manasses, Efraim a Simeon, až i Neftalím i pustiny jejich vůkol.
Naftaliye dek Manaşşe, Efrayim ve Şimon oymaklarının kentleriyle çevredeki yıkıntılarda bulunanTudi v mestih Manasejevih in Efraimovih in Simeonovih, prav do Neftalija, vse okrog po njih razvalinah
Naftaliye dek Manaşşe, Efrayim ve Şimon oymaklarının kentleriyle çevredeki yıkıntılarda bulunanи в городах Манассии, и Ефрема, и Симеона, даже до колена Неффалимова, и в опустошенных окрестностях их
Naftaliye dek Manaşşe, Efrayim ve Şimon oymaklarının kentleriyle çevredeki yıkıntılarda bulunanСъщото направи и в градовете на Манасия, Ефрема и Симеона, и дори до Нефталима, всред околните им развалини;
Naftaliye dek Manaşşe, Efrayim ve Şimon oymaklarının kentleriyle çevredeki yıkıntılarda bulunanובערי מנשה ואפרים ושמעון ועד נפתלי בהר בתיהם סביב׃
Naftaliye dek Manaşşe, Efrayim ve Şimon oymaklarının kentleriyle çevredeki yıkıntılarda bulunanوفي مدن منسّى وافرايم وشمعون حتى ونفتالي مع خرائبها حولها
Naftaliye dek Manaşşe, Efrayim ve Şimon oymaklarının kentleriyle çevredeki yıkıntılarda bulunan又 在 瑪 拿 西 、 以 法 蓮 、 西 緬 、 拿 弗 他 利 各 城 、 和 四 圍 破 壞 之 處 、 都 這 樣 行
Naftaliye dek Manaşşe, Efrayim ve Şimon oymaklarının kentleriyle çevredeki yıkıntılarda bulunan又 在 瑪拿西 、 以 法蓮 、 西緬 、 拿弗他利 各 城 、 和 四 圍 破壞 之 處 、 都 這樣行
Neden bu aracı çevrede kullanmak istiyorsunuz? [Gülüşmeler]De ce aţi dori să drive care în jurul?
Neden bu aracı çevrede kullanmak istiyorsunuz? [Gülüşmeler]¿Por qué habría de estar conduciendo eso por todos lados?
Neden bu aracı çevrede kullanmak istiyorsunuz? [Gülüşmeler]Γιατί θέλετε να οδηγείτε κάτι τέτοιο?
Neden bu aracı çevrede kullanmak istiyorsunuz?Perché vuoi guidare quella cosa?
Neden bu aracı çevrede kullanmak istiyorsunuz?Pourquoi voudriez-vous conduire ça?
Neden bu aracı çevrede kullanmak istiyorsunuz?Prečo by ste chcel cestovať práve tým?
Neden bu aracı çevrede kullanmak istiyorsunuz?Warum fliegen Sie in diesem Ding herum?
O çevrede neredeyse boşluktasınız.Eşti aproape în vid în acel mediu.
O çevrede neredeyse boşluktasınız. Ki bu -50 santigrad derece demek.Anda hampir berada di ruang hampa udara dengan suhu minus 50 derajat.
O çevrede neredeyse boşluktasınız. Ki bu -50 santigrad derece demek.En ese entorno hay casi vacío y la temperatura ronda los -50ºC.
O çevrede neredeyse boşluktasınız. Ki bu -50 santigrad derece demek.In die omgeving ben je bijna in het luchtledige, bij min 50 graden.
O çevrede neredeyse boşluktasınız. Ki bu -50 santigrad derece demek.Вы практически в вакууме в этот момент, при температуре -50 градусов.
O çevrede neredeyse boşluktasınız.거긴 거의 진공상태이죠.
O çevrede neredeyse boşluktasınız.Si è praticamente nel vuoto in quell'ambiente.
O çevrede neredeyse boşluktasınız.Vous êtes dans un quasi-vide dans cet environnement.
O çevrede neredeyse boşluktasınız.W takich warunkach jest się niemal w próżni.
O çevrede neredeyse boşluktasınız.В тази обстановка си почти във вакуум.
O çevrede neredeyse boşluktasınız.בסביבה הזאת יש ואקום כמעט מוחלט.
O çevrede neredeyse boşluktasınız.حيث أكون في بيئة تشبه " الفضاء - الفراغ " نوعا ما
O çevrede neredeyse boşluktasınız.マイナス50度の環境になります
Önemi olan tek şey çevrenize ne kadar uyumlu olduğunuz ve bu çevrede ne sıkıkla üreyebildiğinizdir.Bahwa yang penting adalah kebugaran untuk lingkungan anda atau kecepatan anda untuk bereproduksi dalam suatu
Önemi olan tek şey çevrenize ne kadar uyumlu olduğunuz ve bu çevrede ne sıkıkla üreyebildiğinizdir.Jedyne, co ma znaczenie, to dostosowanie do środowiska, w którym się żyje,
Önemi olan tek şey çevrenize ne kadar uyumlu olduğunuz ve bu çevrede ne sıkıkla üreyebildiğinizdir.영향을 주는 것은 환경에 대한 적응하는 정도나 번식을 얼마나 자주하느냐에 따라
Önemi olan tek şey çevrenize ne kadar uyumlu olduğunuz ve bu çevrede ne sıkıkla üreyebildiğinizdir.Que lo único que importa en un medio ambiente es el estado físico o
Önemi olan tek şey çevrenize ne kadar uyumlu olduğunuz ve bu çevrede ne sıkıkla üreyebildiğinizdir.שכל מה שמשנה זה הסתגלות לסביבה שלך או התדירות בה מתאפשר לך להתרבות בתוך
Önemi olan tek şey çevrenize ne kadar uyumlu olduğunuz ve bu çevrede ne sıkıkla üreyebildiğinizdir.كل ما يهم هو ملائمتك للبيئة المحيطة أو كل متى تستطيع ان تتكائر في
Önemi olan tek şey çevrenize ne kadar uyumlu olduğunuz ve bu çevrede ne sıkıkla üreyebildiğinizdir.もしくは、その環境で、どれだけ繁殖することができるか そしてこれと、私たちが日頃考える「優秀」ってこととは
Ortamı hissedebiliyor. Çevredeki kaynakları bulabiliyor. Böylece kendini idame ettirebiliyor.Es kann seine lokale Umgebung spüren und in dieser Umwelt Ressourcen finden um sich selbst zu erhalten.
Ortamı hissedebiliyor. Çevredeki kaynakları bulabiliyor. Böylece kendini idame ettirebiliyor.Het kan reageren op zijn lokale omgeving en middelen vinden in de omgeving om zichzelf te onderhouden.
Ortamı hissedebiliyor. Çevredeki kaynakları bulabiliyor. Böylece kendini idame ettirebiliyor.Może też badać swoje lokalne środowisko i nawet znajdywać surowce potrzebnych do utrzymania się.
Ortamı hissedebiliyor. Çevredeki kaynakları bulabiliyor. Böylece kendini idame ettirebiliyor.Môže vnímať prostredie na okolo a v podstate nájsť zdroje v okolí, ktoré ho podporujú v zachovaní sa.
Ortamı hissedebiliyor. Çevredeki kaynakları bulabiliyor. Böylece kendini idame ettirebiliyor.Ona navíc reaguje na prostředí a hledá v něm zdroje výživy.
Ortamı hissedebiliyor. Çevredeki kaynakları bulabiliyor. Böylece kendini idame ettirebiliyor.Poate percepe mediul înconjurător şi chiar poate găsi resurse în mediu pentru a se întreţine.
Ortamı hissedebiliyor. Çevredeki kaynakları bulabiliyor. Böylece kendini idame ettirebiliyor.Può percepire il suo ambiente locale e trovare le risorse presenti nell'ambiente per sostenersi.
Ortamı hissedebiliyor. Çevredeki kaynakları bulabiliyor. Böylece kendini idame ettirebiliyor.Μπορεί να αισθανθεί το άμεσο περιβάλλον του και να βρει πόρους μέσα σε αυτό το περιβάλλον ώστε να συντηρηθεί.
Ortamı hissedebiliyor. Çevredeki kaynakları bulabiliyor. Böylece kendini idame ettirebiliyor.Вона може відчути своє навколишнє середовище і дійсно знайти ресурси у цьому середовищі для підтримання себе.
Ortamı hissedebiliyor. Çevredeki kaynakları bulabiliyor. Böylece kendini idame ettirebiliyor.Она может почувствовать свою окружающую среду, и реально найти ресурсы в этой среде, чтобы поддержать себя.
Ortamı hissedebiliyor. Çevredeki kaynakları bulabiliyor. Böylece kendini idame ettirebiliyor.Тя може да усети заобикалящата среда и всъщност да намери ресурси в заобикалящата я среда, за да я поддържат.
Peki çevrede hakim olan arkadaşa ne olur?그래서 무슨 일이 일어난다면 이 나비가 수적으로 우위를 차지하고, 그리고 이
Peki çevrede hakim olan arkadaşa ne olur?Und was passiert ist, dass dieser Kerl dominiert, und somit haben wir in diesem
Peki çevrede hakim olan arkadaşa ne olur?違いが生まれたきた。