Ana içeriğe geç
Sözlük

çevrede ile cümle

çevrede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.A tí, ktorí tam stáli, povedali: Najvyššiemu kňazovi Božiemu zlorečíš?
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Az ott állók pedig mondának: Az Istennek fõpapját szidalmazod-é?
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Cei ce stăteau lîngă el, i-au zis: ,,Îţi baţi joc de marele preot al lui Dumnezeu?``
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Ceux qui étaient près de lui dirent: Tu insultes le souverain sacrificateur de Dieu!
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Då sade de som stodo därbredvid: »Smädar du Guds överstepräst?»
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.De som stod der, sa da: Skjeller du ut Guds yppersteprest?
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Die aber umherstanden sprachen: Schiltst du den Hohenpriester Gottes?
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.E i presenti dissero: «Osi insultare il sommo sacerdote di Dio?»
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler."Hoe durft u de hogepriester beledigen!" zei één van de mannen die bij Paulus stonden.
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.곁에 선 사람들이 말하되 하나님의 대제사장을 네가 욕하느냐
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Los que estaban presentes le dijeron: --¿Insultas tú al sumo sacerdote de Dios
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Men de, som stode hos, sagde: "Udskælder du Guds Ypperstepræst?"
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Những kẻ đứng đó nói rằng : Ngươi nhiếc_móc thầy_cả thượng phẩm của Ðức_Chúa_Trời sao !
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Những kẻ đứng đó nói rằng: Ngươi nhiếc móc thầy cả thượng phẩm của Ðức Chúa Trời sao!
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Niin ne, jotka seisoivat lähellä, sanoivat: "Herjaatko sinä Jumalan ylimmäistä pappia?"
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Orang-orang yang di sebelah Paulus berkata kepada Paulus, "Engkau menghina imam agung Allah!
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Os que estavam ali disseram: Injurias o sumo sacerdote de Deus?
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Tisti pa, ki so zraven stali, reko: Velikega duhovnika Božjega psuješ?
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Zatem ci, którzy tam stali, rzekli: Najwyższemu kapłanowi Bożemu złorzeczysz?
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Οι δε παρεστωτες ειπον Τον αρχιερεα του Θεου λοιδορεις;
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Предстоящие же сказали: первосвященника Божия поносишь?
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Ті ж, що стояли, сказали: Ти архиєрея Божого злорічиш?
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.ויאמרו העמדים שם את הכהן הגדול לאלהים תחרף׃
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.‎فقال الواقفون أتشتم رئيس كهنة الله‎.
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.站 在 旁 邊 的 人 說 、 你 辱 罵 神 的 大 祭 司 麼
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.站在 旁邊 的 人說 、 你 辱罵神 的 大 祭司 麼
Çevredeki herkese sorun.Demandez aux gens d'ici...
Çevredeki herkese sorun.-Fråga vem som helst i stan.
Çevredeki herkese sorun.Întrebaþi pe oricine de pe-aici.
Çevredeki herkese sorun.Pregunte a cualquiera por aquí.
Çevredeki herkese sorun.Sie können jeden in der Stadt und der Umgebung hier fragen .
Çevredeki herkese sorun.Sie können jeden in der Stadt und der Umgebung hier fragen .
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.(136:2) на вербах, посреди его, повесили мы наши арфы.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Ai salici di quella terra appendemmo le nostre cetre
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Aux saules de la contrée Nous avions suspendu nos harpes.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Chúng tôi treo đờn cầm chúng tôi Trên cây dương liễu của sông ấy.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Chúng_tôi treo đờn cầm chúng_tôi Trên cây dương_liễu của sông ấy .
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.fûzfákra, közepette, [oda] függesztettük hárfáinkat,
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.În sălciile din ţinutul acela ne atîrnaserăm arfele.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.I pilträden som där voro hängde vi upp våra harpor.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.그 중의 버드나무에 우리가 우리의 수금을 걸었나니
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Na vrbe sredi one dežele smo obesili strune svoje.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Na vrbí v té zemi zavěšovali jsme citary své.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Na vŕby v ňom, v Babylone, sme boli povešali svoje harfy,
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Na wierzbach, które są w nim, zawieszaliśmy harfy nasze.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Nos salgueiros que há no meio dela penduramos as nossas harpas,
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Onze citers hadden wij daar aan de takken van een wilg gehangen,
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Pada pohon-pohon gandarusa di negeri itu kami gantungkan kecapi kami
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Pajuihin, joita siellä oli, me ripustimme kanteleemme.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.På vidjene der hengte vi våre harper;
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Sobre los sauces en medio de ella, colgábamos nuestras liras
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Unsere Harfen hingen wir an die Weiden, die daselbst sind.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Vi hængte vore Harper i Landets Pile.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.Επι τας ιτεας εν μεσω αυτης εκρεμασαμεν τας κιθαρας ημων.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.На върбите всред него Окачихме арфите си.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.על ערבים בתוכה תלינו כנרותינו׃
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.‎على الصفصاف في وسطها علقنا اعوادنا‎.
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.我 們 把 琴 掛 在 那 裡 的 柳 樹 上
Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık.我 們把 琴掛 在 那 裡 的 柳樹上
Çevredeki kaynakları bulabiliyor. Böylece kendini idame ettirebiliyor. Bunun bir beyni yok.Consegue sentir o seu meio ambiente local e realmente encontrar recursos no meio ambiente para se sustentar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod