Bu kil çevreden alınmıştır, doğaldır.هذا الصلصال طبيعيٌ مستخرج من البيئة.
Bu kil çevreden alınmıştır, doğaldır.化学的に活性な表面を形成し
Bu küçük çevrede, öğretmenin çok-görevli bir insan rolünü üstlendiği1인 선생님 학교라는 놀라운 시스템이 있는데요, 한분의 선생님이 다양한 업무를
Bu küçük çevrede, öğretmenin çok-görevli bir insan rolünü üstlendiğiביסודו של דבר, אחד ההקשרים שלמדנו היה בתי ספר במקומות מאד נידחים בהודו.
Bu küçük çevrede, öğretmenin çok-görevli bir insan rolünü üstlendiğiلذا هناك مفهوم مذهل يسمى المدرسة معلم واحد الذي هو في الأساس مدرس واحد الذي يقوم بجميع المهام
Bu küçük çevrede, öğretmenin çok-görevli bir insan rolünü üstlendiğiそのような先生は八面六臂の活躍をし 小さな学校で授業を行っています
Bu makineler etraflarındaki nesneleri tanımlayabilir ve çevrede hareket edebilirler.Elas podem reconhecer os objetos à sua volta e navegar pelo mundo.
Bu makineler etraflarındaki nesneleri tanımlayabilir ve çevrede hareket edebilirler.Esse sono in grado di riconoscere gli oggetti circostanti e di navigare il mondo.
Bu makineler etraflarındaki nesneleri tanımlayabilir ve çevrede hareket edebilirler.그들은 주위의 사물을 알아보고 세상에서 길을 찾을 줄도 알지요.
Bu makineler etraflarındaki nesneleri tanımlayabilir ve çevrede hareket edebilirler.Mereka bisa mengenali benda disekeliling mereka dan menavigasi dunia.
Bu makineler etraflarındaki nesneleri tanımlayabilir ve çevrede hareket edebilirler.Potrafią rozpoznać obiekty dookoła nich oraz poruszać się po świecie.
Bu makineler etraflarındaki nesneleri tanımlayabilir ve çevrede hareket edebilirler.Pot recunoaste obiecte din jurul lor si pot cerceta lumea.
Bu makineler etraflarındaki nesneleri tanımlayabilir ve çevrede hareket edebilirler.Pueden reconocer los objetos que las rodean e interactuar con el mundo.
Bu makineler etraflarındaki nesneleri tanımlayabilir ve çevrede hareket edebilirler.Они способны определить ваше местоположение и помочь сориентироваться.
Bunlar çevreden öğrenilir.Toate acestea le învățăm.
Bunlar çevreden öğrenilir.Todo eso se aprende.
Bunların çevreden kaynaklandığını unutmayın.וזיכרו שכל אלו הם תוצר של הסביבה בה אתם חיים.
Bunların çevreden kaynaklandığını unutmayın.人間の脳には、何が適切で何がそうでないかを 認識する機能は、ない。
Bunun sebebi de daha varlıklı bir çevrede doğacak kadar şanslı olmaması.ニューヨークで生まれた子供は、インターネットや交通機関、
Bu panel orjinalinde Siena'daki katedral içindi, ve böylece kendisi bu büyük Gotik çevrede olacaktı.Tento panel byl původně určen pro dóm v Sieně, kde by tak sám byl v nádherném gotickém prostředí.
Bu, teknolojiyi o çevredeki fakir hastanelere dağıtan bir Amerikan kurumu.C'est une fondation américaine qui distribue cette technologie aux hôpitaux pauvres de cette région.
Bu, teknolojiyi o çevredeki fakir hastanelere dağıtan bir Amerikan kurumu.En amerikansk fond som distribuerer teknologi til fattige hospitaler i den region.
Bu, teknolojiyi o çevredeki fakir hastanelere dağıtan bir Amerikan kurumu.É uma fundação americana que distribui essa tecnologia para hospitais pobres nas redondezas dessa região.
Bu, teknolojiyi o çevredeki fakir hastanelere dağıtan bir Amerikan kurumu.È una fondazione americana che distribuisce quella tecnologia negli ospedali poveri della zona.
Bu, teknolojiyi o çevredeki fakir hastanelere dağıtan bir Amerikan kurumu.이 단체는 이 지역의 가난한 병원에 그 런 기술 제품을 공급하는 단체에요.
Bu, teknolojiyi o çevredeki fakir hastanelere dağıtan bir Amerikan kurumu.Nó được thành lập ở Mỹ chuyên phân phối công nghệ đó... đến các bệnh viện khó khăn trong vùng.
Bu, teknolojiyi o çevredeki fakir hastanelere dağıtan bir Amerikan kurumu.To je americká nadace, která distribuuje tyto technologie chudým nemocnicím v tomto regionu.
Bu, teknolojiyi o çevredeki fakir hastanelere dağıtan bir Amerikan kurumu.Πρόκειται για ένα αμερικάνικο ίδρυμα που διανέμει αυτή τεχνολογία σε φτωχά νοσοκομεία στην περιοχή.
Bu, teknolojiyi o çevredeki fakir hastanelere dağıtan bir Amerikan kurumu.Това е американска фондация, която е дистрибутор на тази технология за бедни болници в този район.
Bu, teknolojiyi o çevredeki fakir hastanelere dağıtan bir Amerikan kurumu.Эта американская организация занимается распространением таких технологий в бедных больницах в регионе.
Bu, teknolojiyi o çevredeki fakir hastanelere dağıtan bir Amerikan kurumu.זהו ארגון אמריקאי שמפיץ את הטכנולוגיה הזו לבתי חולים עניים באזור.
Bu, teknolojiyi o çevredeki fakir hastanelere dağıtan bir Amerikan kurumu.هذه مؤسسة أمريكية توزع التقنية للمستشفيات الفقيرة حول تلك المنطقة.
Bu, teknolojiyi o çevredeki fakir hastanelere dağıtan bir Amerikan kurumu.貧しい病院に広める 活動を行っています 私たちはまず「何をしましょうか? どんな問題を解決したいですか?」
Bütün veriyi düzenler ve inceler, çevrede bize zarar verebilecek herhangi birşey arar.Den sortere og går al informationen igennem for at lede efter alt det i vores miljø der måtte kunne skade os.
Bütün veriyi düzenler ve inceler, çevrede bize zarar verebilecek herhangi birşey arar.Filtra e perlustra tutte le informazioni in cerca di qualunque cosa nell'ambiente che ci possa nuocere.
Bütün veriyi düzenler ve inceler, çevrede bize zarar verebilecek herhangi birşey arar.Hij sorteert en doorzoekt alle informatie naar iets gevaarlijks in onze omgeving.
Bütün veriyi düzenler ve inceler, çevrede bize zarar verebilecek herhangi birşey arar.편도체는 들어오는 모든 정보로부터 우리에게 위험을 줄지 모르는 것을 골라냅니다.
Bütün veriyi düzenler ve inceler, çevrede bize zarar verebilecek herhangi birşey arar.Nó phân loại và tìm kiếm trong mọi loại thông tin để thấy những yếu tố trong môi trường có thể gây hại đến ta.
Bütün veriyi düzenler ve inceler, çevrede bize zarar verebilecek herhangi birşey arar.Ordena y registra toda la información buscando algo en el entorno que pudiera hacernos daño.
Bütün veriyi düzenler ve inceler, çevrede bize zarar verebilecek herhangi birşey arar.Sortează şi cotrobăie prin toate informaţiile după ceva din mediu care ne-ar putea dăuna.
Bütün veriyi düzenler ve inceler, çevrede bize zarar verebilecek herhangi birşey arar.Sortuje i przeszukuje wszystkie dane, w poszukiwaniu czegokolwiek, co mogłoby nasz skrzywdzić.
Bütün veriyi düzenler ve inceler, çevrede bize zarar verebilecek herhangi birşey arar.Třídí a prohledává všechny informace, ve snaze najít v okolí cokoliv, co by nám mohlo ublížit.
Bütün veriyi düzenler ve inceler, çevrede bize zarar verebilecek herhangi birşey arar.Triedi a preberá všetky informácie a hľadá niečo, čo by nám mohlo ublížiť.
Bütün veriyi düzenler ve inceler, çevrede bize zarar verebilecek herhangi birşey arar.Она отбирает и очищает информацию из окружающей среды в поисках того, что может навредить нам.
Bütün veriyi düzenler ve inceler, çevrede bize zarar verebilecek herhangi birşey arar.Тя сортира и претърсва цялата информация, търсейки за нещо в околната среда, което би могло да ни навреди.
Bütün veriyi düzenler ve inceler, çevrede bize zarar verebilecek herhangi birşey arar.היא סורקת את כל המידע בחיפוש אחר כל דבר בסביבה שעלול לפגוע בנו.
Bütün veriyi düzenler ve inceler, çevrede bize zarar verebilecek herhangi birşey arar.فهي يقوم بترتيب وتنظيف جميع المعلومات باحثة عن أي شيء في البيئة من الممكن أن يضرنا.
Bütün veriyi düzenler ve inceler, çevrede bize zarar verebilecek herhangi birşey arar.害を及ぼしそうなものが無いか探ります 私たちは一連のニュースを聞いたら
Çevrede biraz varlar.Ada beberapa di sekitar sini.
Çevrede biraz varlar.Anche qualcuna qua in giro.
Çevrede biraz varlar.Auch hier gibt es einige.
Çevrede biraz varlar.Die zitten hier ook.
Çevrede biraz varlar.Erre is van pár.
Çevrede biraz varlar.Há algumas por aqui.
Çevrede biraz varlar.Hay algunas por aquí.
Çevrede biraz varlar.Il y en a quelques uns par ici.
Çevrede biraz varlar.Một số sống xung quanh đây.
Çevrede biraz varlar.Μερικά βρίσκονται εδώ.
Çevrede biraz varlar.Некоторые и здесь обитают.
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.A někteří stojíce tu řekli: Nejvyššímu knězi Božímu zlořečíš?