Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.Som månen skal den stå evindelig, og vidnet i det høie er trofast. Sela.
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.Song Chúa lại từ bỏ, khinh bỉ người, Nổi giận cùng đấng chịu xức dầu của Chúa.
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.Song_Chúa lại từ_bỏ , khinh_bỉ người , Nổi_giận cùng đấng chịu xức dầu của Chúa .
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.Tetapi sekarang Engkau marah kepada raja, Engkau membuang dan menolak orang pilihan-Mu
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.Ti pa si zavrgel in zaničeval, razsrdil si se zoper maziljenca svojega.
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.Αλλα συ απεβαλες και εβδελυχθης, ωργισθης κατα του χριστου σου
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.Но Ти си отхвърлил помазаника Си, Отказал си се от него, и си му се разгневил.
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.ואתה זנחת ותמאס התעברת עם משיחך׃
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.لكنك رفضت ورذلت. غضبت على مسيحك.
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.但 你 惱 怒 你 的 受 膏 者 、 就 丟 掉 棄 絕 他
Ama sen reddettin, sırt çevirdin, Çok öfkelendin meshettiğin krala.但 你 惱怒 你 的 受 膏者 、 就 丟掉 棄絕他
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Ensemble vous avez transformé l'analogique en digital et repoussé les frontières.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Împreună ați schimbat tehnologia analoagă în digitală, ați mutat granițele.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Juntos han cambiado el espíritu de la época de lo análogo a lo digital, y han expandido las fronteras.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Juntos mudaram uma era, do analógico para o digital. e alargaram os limites.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.그것과 함께 아날로그에서 디지털로 여러분들이 바꿔온 시대정신이, 경계를 흔들고 있습니다.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Samen hebben jullie de Zeitgeist van analoog naar digitaal veranderd, en de grenzen steeds verder opgeschoven.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Tutti insieme avete cambiato lo zeitgeist, dall'analogico al digitale, e ne avete ridefinito i limiti.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Wspólnie zmieniliście ducha czasu z analogowego na cyfrowy i poszerzyliście granice.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Yhdessä olette muuttaneet aikamme analogisesta digitaaliseksi ja kokeilleet rajoja.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Zusammen haben Sie den Zeitgeist von analog zu digital gewandelt und die Grenzen verschoben.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Μαζί έχετε αλλάξει το πνεύμα της εποχής από αναλογικό σε ψηφιακό και έχετε θέσει νέα όρια.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Вместе, вы изменили дух времени с аналогового на цифровой и раздвинули границы возможного.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Заедно вие сте променили духа на времето от аналогов към дигитален и сте изтласкали границите на възможното.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.ביחד שיניתם את רוח הזמן מאנלוגית לדיגיטלית, ודחקתם את הגבולות.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.معاً قمتم بتغيير روح العصر من التماثلي إلى الرقمي، وازحتم الحدود.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.限界を押し上げた 君たちにそのエネルギーを分けてほしいんだ
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.De súbito convertemos energia num electrão numa superfície plástica que se pode afixar na janela.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Di colpo si converte energia in elettroni su una superficie plastica che puoi attaccare alla tua finestra.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Instantaneu poţi transforma energia în electroni, pe o suprafață de plastic, pe care o poți lipi pe fereastră.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.갑자기 여러분은 창문에 찔러넣을 수 있는 플라스틱 표면에 일렉트론 안으로 에너지를 변조했습니다
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Nagle przekształciliśmy energię w elektron na plastikowej powierzchni, którą możemy nakleić na twoje okno.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Najednou jste přeměnili energii v elektron na umělém povrchu, který můžete připevnit na vaše okno.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Plots heb je energie geconverteerd in een elektron op een plastic oppervlak dat je op je raam kan plakken.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Внезапно вы превращаете энергию в электроны на пластиковой поверхности, которую можно прикрепить к окну.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Раптово ви перетворили енергію на електрон на пластичній поверхні що ви можете приліпити на своє вікно.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.פתאום המרתם אנרגיה לאלקטרון על משטח פלסטיק שאתם יכול להדביק על החלון שלכם.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.فجأة نكون حولنا الطاقة إلى إلكترون على سطح بلاستيكي يمكنكم لصقه على نافذتكم.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.窓に貼り付けられるプラスチックの表面で エネルギーを電子に変換できることになります また柔軟であるため
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.Az özvegyeket üres kézzel bocsátottad el, és az árváknak karjai eltörettek.
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.Bukan saja kau tidak menolong para janda, tetapi yatim piatu kautindas pula
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.Dădeai afară pe văduve cu mînile goale, şi braţele orfanilor le frîngeai.
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.despedías a las viudas con las manos vacías y quebrantabas los brazos de los huérfanos
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.Despediste vazias as viúvas, e os braços dos órfãos foram quebrados.
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.die Witwen hast du leer lassen gehen und die Arme der Waisen zerbrochen.
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.Du lod Enker gå tomhændet bort, knuste de faderløses Arme.
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.Enker har du latt fare tomhendt, og farløses armer blev knust.
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.Je stuurde weduwen weg zonder hen te helpen en hebt wezen van hun rechten beroofd.
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.네가 과부를 공수로 돌아가게 하며 고아의 팔을 꺾는구나
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.Lesket sinä lähetit luotasi tyhjin käsin, ja orpojen käsivarret murskattiin.
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.Le vedove hai rimandato a mani vuote e le braccia degli orfani hai rotto
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.men änkor lät du gå med tomma händer, och de faderlösas armar blevo krossade.
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.Ông có đuổi kẻ góa bụa đi tay không, Bẻ gãy nơi nương nhờ của kẻ mồ côi.
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.Ông có đuổi kẻ góa_bụa đi tay_không , Bẻ gãy nơi nương_nhờ của kẻ mồ_côi .
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.Tu renvoyais les veuves à vide; Les bras des orphelins étaient brisés.
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.Vdove si pošiljal prazne od sebe, in rame sirot so bile strte.
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.Vdovy pak pouštěl jsi prázdné, ačkoli ramena sirotků potřína byla.
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.Vdovy si preč posielal s prázdnym, a ramená sirôt boly drtené.
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.Wdowy puszczałeś próżne, a sierót ramiona potarłeś.
Dul kadınları eli boş çevirdin, Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.Χηρας απεβαλες αβοηθητους, και οι βραχιονες των ορφανων συνετριβησαν υπο σου.