Bunu bileşik kesirden tam sayılı kesre çevirdim.J'ai écrit juste cette fraction impropre comme un nombre mixte.
Bunu bileşik kesirden tam sayılı kesre çevirdim.가분수에서 대분수로만 바꿨어요
Bunu bileşik kesirden tam sayılı kesre çevirdim. Şimdi de öbür tarafı yapalım.Pojďme se pustit do druhé, fialové, nerovnice.
Bunu bileşik kesirden tam sayılı kesre çevirdim.Vi omskrev bare den uægte brøk til et blandet tal.
Bunu bileşik kesirden tam sayılı kesre çevirdim.Просто написах неправилната дроб като смесено число.
Bunu bileşik kesirden tam sayılı kesre çevirdim.لقد كتبت هذا الكسر غير الصحيح بصورة عدد مركب
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.A obrátil jsem tvář svou ku Pánu Bohu, hledaje ho modlitbou a pokornými prosbami, v postu, v žíni a popele.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Då vände jag mitt ansikte till Herren Gud med ivrig bön och åkallan, och fastade därvid i säck och aska.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Entonces volví mi rostro al Señor Dios, buscándole en oración y ruego, con ayuno, cilicio y ceniza
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Eu, pois, dirigi o meu rosto ao Senhor Deus, para o buscar com oração e súplicas, com jejum, e saco e cinza.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.I obróciłem oblicze moje do Pana Boga, szukając go modlitwą i prośbami w poście i w worze i w popiele.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Jeg vendte mit Ansigt til Gud Herren for at fremføre Bøn og Begæring under Faste i Sæk og Aske.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.내가 금식하며 베옷을 입고 재를 무릅쓰고 주 하나님께 기도하며 간구하기를 결심하고
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Mi rivolsi al Signore Dio per pregarlo e supplicarlo con il digiuno, veste di sacco e cener
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.orczámat az Úr Istenhez emelém, hogy keressem [õt] imádsággal, könyörgéssel, bõjtöléssel, zsákban és hamuban.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Şi mi-am întors faţa spre Domnul Dumnezeu, ca să -L caut cu rugăciune şi cereri, postind în sac şi cenuşă.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Und ich kehrte mich zu Gott dem HERRN, zu beten und zu flehen mit Fasten im Sack und in der Asche.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.И обратил я лице мое к Господу Богу с молитвою и молением, в посте и вретище и пепле.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Тогава обърнах лицето си към Господа Бога, за да отправя към него молитва и молби с пост, вретище и пепел.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.ואתנה את פני אל אדני האלהים לבקש תפלה ותחנונים בצום ושק ואפר׃
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.فوجهت وجهي الى الله السيد طالبا بالصلاة والتضرعات بالصوم والمسح والرماد.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.我 便 禁 食 、 披 麻 蒙 灰 、 定 意 向 主 神 祈 禱 懇 求
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.我 便 禁食 、 披麻 蒙 灰 、 定 意向 主神祈 禱懇求
Dokuz ay sonra yeni beslenmem ile 18 mil km pedal çevirdim.9 חודשים מאז התחלתי לאכול אחרת, דיוושתי 28 ק"מ.
Dokuz ay sonra yeni beslenmem ile 18 mil km pedal çevirdim.Nueve meses después de mi nueva manera de comer pedaleé 30 kilómetros.
Dokuz ay sonra yeni beslenmem ile 18 mil km pedal çevirdim.私は自転車を29キロメートル漕ぎました 翌年にはカナディアンロッキーでの トレイルライドをやり遂げました
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Ako sem ubožcem odrekel, kar so želeli, in povzročil, da so vdovine oči medlele,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Ak som uňal z toho, čo si priali chudobní, a dal som hynúť očiam vdovy
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Als ik de armen verdriet heb gedaan en weduwen reden tot huilen heb gegeven;
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Belum pernah aku tak mau menolong orang yang papa, atau membiarkan para janda hidup berputus asa
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Dacă n'am dat săracilor ce-mi cereau, dacă am făcut să se topească de plîns ochii văduvei,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Ha a szegények kivánságát megtagadtam, és az özvegy szemeit epedni engedtem;
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Habe ich den Dürftigen ihr Begehren versagt und die Augen der Witwe lassen verschmachten?
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Har jag vägrat de arma vad de begärde eller låtit änkans ögon försmäkta?
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Har jeg afslået ringes Ønske, ladet Enkens Øjne vansmægte,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Har jeg nektet fattigfolk det de ønsket, og latt enkens øine tæres bort?
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Jeźliżem odmówił ubogim, czego chcieli, a oczy wdowy jeźliżem zasmucił;
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,내가 언제 가난한 자의 소원을 막았던가 과부의 눈으로 실망케 하였던가
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Mai ho rifiutato quanto brama il povero, né ho lasciato languire gli occhi della vedova
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Nếu tôi từ chối điều kẻ nghèo khổ ước ao, Gây cho mắt người góa bụa bị hao mòn,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Nếu tôi từ_chối điều kẻ nghèo_khổ ước_ao , Gây cho mắt người góa_bụa bị hao_mòn ,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Odepřel-li jsem žádosti nuzných, a oči vdovy jestliže jsem kormoutil?
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Olenko minä kieltänyt vaivaisilta heidän toivomuksensa ja saattanut lesken silmät sammumaan?
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Se tenho negado aos pobres o que desejavam, ou feito desfalecer os olhos da viúva,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Si he estorbado los anhelos de los pobres y he hecho desfallecer los ojos de la viuda
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Si j`ai refusé aux pauvres ce qu`ils demandaient, Si j`ai fait languir les yeux de la veuve,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Αν ηρνηθην την επιθυμιαν των πτωχων, η εμαρανα τους οφθαλμους της χηρας,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Ако съм въздържал сиромасите от това, което желаеха, Или съм направил да помрачеят очите на вдовицата,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Отказывал ли я нуждающимся в их просьбе и томил ли глаза вдовы?
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,אם אמנע מחפץ דלים ועיני אלמנה אכלה׃
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,ان كنت منعت المساكين عن مرادهم او افنيت عيني الارملة
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,我 若 不 容 貧 寒 人 得 其 所 願 、 或 叫 寡 婦 眼 中 失 望
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,我 若 不容貧 寒 人 得 其 所 願 、 或 叫 寡婦眼 中 失望
Iki bolu ucu ters cevirdim ve negatif ucu pozitif uc haline getirdim.2/3 Aku membalik, dan aku berbalik menjadi -3 +3 a.
Iki bolu ucu ters cevirdim ve negatif ucu pozitif uc haline getirdim.2/3 se převrátily a -3 se změnilo v +3.
Iki bolu ucu ters cevirdim ve negatif ucu pozitif uc haline getirdim.3 분의 2 를 뒤집었고, 음수 3 을 양수 3 으로 바꿨습니다.
Iki bolu ucu ters cevirdim ve negatif ucu pozitif uc haline getirdim.A 2/3 felcserélődött, és átírtuk a mínusz hármat plusz háromra.
Iki bolu ucu ters cevirdim ve negatif ucu pozitif uc haline getirdim.De 2/3 ik bladerde, en ik draaide de -3 in een + 3.
Iki bolu ucu ters cevirdim ve negatif ucu pozitif uc haline getirdim.Dwie trzecie obróciłem i zamieniłem minus trzy na plus trzy.
Iki bolu ucu ters cevirdim ve negatif ucu pozitif uc haline getirdim.Ho girato il 2/3 e ho cambiato il 3 negativo in un 3 positivo.