Sonra ondan yüz çevirdiler ve, "Öğrenim görmüş bir deli!" dediler.But they turned away from him, and said: "He is well-instructed, (but) possessed."
Erkanıyla birlikte yüz çevirdi ve "Ya bir büyücüdür, ya da bir deli," dedi.But he turned to his counsellors, and said: "He is a magician or lunatic."
Fakat yalanladı ve yüz çevirdi.But only disavowed and turned away;
Ne dersin, o yalanlayıp yüz çevirdiyse?Have you thought that if he denies and turns away,
Salih de onlardan yüz çevirdi ve "Ey milletim!Saleh therefore turned away from them and said, “O my people!
Benim taraftarlarım size göre Allah'tan daha mı değerlidir ki Allah'a sırt çevirdiniz?Is the pressure upon you from my relatives, worth more than Allah?
Salih o zaman onlardan yüz çevirdi ve şöyle dedi: Ey kavmim!Saleh therefore turned away from them and said, “O my people!
(Şuayb), onlardan yüz çevirdi ve (içinden) dedi ki: "Ey kavmim!So Shoaib turned away from them saying, “O my people!
Sâlih de o zaman onlardan yüz çevirdi ve şöyle dedi: "Ey kavmim!Saleh therefore turned away from them and said, “O my people!
Herkesin (her toplumun) yüzünü çevirdiği bir yön vardır. Öyleyse hayırlarda yarışınız.Every man has his direction to which he turns; so be you forward in good works.
Sizden kiminiz dünyayı, kiminiz ahireti istiyordu. Sonra (Allah) denemek için sizi ondan çevirdi.Some of you there are that desire this world, and some of you there are desire the next world.
Bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak. Ama çoğu yüz çevirdiler.good tidings to bear, and warning, but most of them have turned away, and do not give ear.
Muştulayıcı ve uyarıcı olarak. Onların pek çoğu yüz çevirdi; kulak verip dinlemezler onlar.good tidings to bear, and warning, but most of them have turned away, and do not give ear.
Bu kitap müjdeleyici ve uyarıcıdır. Fakat onların çoğu yüz çevirdi.good tidings to bear, and warning, but most of them have turned away, and do not give ear.
Onları sel süprüntüsüne çevirdik. Zalimler güruhunun canı cehenneme! [40,78]And the Cry seized them justly, and We made them as scum; so away with the people of the evildoers!
Ancak onlar yüz çevirdiler, böylece Biz de onlara Arim selini gönderdik.But they turned away.
Ne var ki onlar yüz çevirdiler; biz de üzerlerine Arim selini gönderdik.But they turned away.
Fakat kendilerine savaş yazılınca, içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler.But when fighting was ordered for them, they turned away, all except a few of them.
Siz ise, bundan sonra da yüz çevirdiniz.Then after that you turned away.
Ama onlara savaş yazıldığı (öngörüldüğü) zaman, az bir kısmı hariç yüz çevirdiler.But when fighting was ordered for them, they turned away, all except a few of them.
Sonra (Allah) denemek için sizi ondan çevirdi. Ama (yine de) sizi bağışladı.Then He made you flee from them (your enemy), that He might test you.
Ama savaş onlara farz kılınınca, az bir kısmı müstesna yüz cevirdiler.But when fighting was ordered for them, they turned away, all except a few of them.
Bütün bunlardan sonra siz, pek azınız müstesna, sırt çevirdiniz.Then you slid back, except a few of you, while you are backsliders.
Nihayet, üzerlerine savaş yazıldığında pek azı hariç yüz çevirdiler.But when fighting was ordered for them, they turned away, all except a few of them.
Bunun üzerine savaş kendilerine farz kılınınca da onlardan pek azı hariç, yüz çevirdiler.But when fighting was ordered for them, they turned away, all except a few of them.
Bundan sonra yine yüz çevirdiniz.Then after that you turned away.
Fakat bundan sonra da yüz çevirdiniz.Then after that you turned away.
Fakat kendilerine savaş farzedilince pek azı hariç yüz çevirdiler.But when fighting was ordered for them, they turned away, all except a few of them.
Böylece kötülük ve fenalığı ondan çevirdik.Thus it was, that We might turn away from him evil and illegal sexual intercourse.
Onlardan kimi O(Hak Kitabı)na inandı, kimi de ondan yüz çevirdi.Among them are those who believed in it, and among them are those who held back from it.
Böylece, onlardan kimi ona inandı, kimi ona sırt çevirdi.Among them are those who believed in it, and among them are those who held back from it.
Fakat yüz çevirdiler mi onlar, ancak ayrılık, aykırılık içindedir.But if they turn away, then they are in schism.
O yüz çevirdi ve büyüklük tasladı, böylece kafirlerden oldu.He refused, was arrogant, and was one of the disbelievers.
İşte o yahudilerden bir kısmı ona iman etti. Bir kısmı da ondan yüz çevirdi.Among them are those who believed in it, and among them are those who held back from it.
Onlardan kimi ona inandı, kimi de ondan yüz çevirdi.Among them are those who believed in it, and among them are those who held back from it.
Korkunç felaket onları eşitçe yakaladı ve böylece onları süprüntü yığınına çevirdik.Then the Blast struck them, justifiably, and We turned them into scum.
Daha önce yüz çevirdiğiniz gibi yüz çevirirseniz sizi acı bir azap ile cezalandırır.But if you turn away, as you turned away before, He will punish you with a painful punishment.”
İblis hariç hepsi secde ettiler. O yüz çevirdi ve büyüklük tasladı, böylece kafirlerden oldu."All bowed but Iblis refused to do so; he waxed proud and joined the defiers.
Sonra Allah sizi, denemek için onlardan geri çevirdi ve sizi bağışladı.Thereupon, in order to put you to a test He turned you away from your foes.
Öğüt almaları için onu aralarında dağıtıp çevirdik.Certainly We distribute it among them so that they may take admonition.
Bütün bunlardan sonra siz, pek azınız müstesna, sırt çevirdiniz. Hâlâ da yüz çevirip duruyorsunuz.But, except for a few, you all turned your backs and gave no heed.
Ama onlar yüz çevirdiler. Bu yüzden üzerlerine Arim selini gönderdik.They ignored (the evidence) and We sent to them a flood, arising from a broken dam.
İnsanlar içinden bazı beyinsizler: "Onları, yönelmekte oldukları kıbleden ne çevirdi?" diyecekler.The fools among the people will say: What has turned them from their qiblah which they had?
Döndürdükten/ çevirdikten sonra yön etiketini normale getir.Set orientation tag to normal after rotate/ flip.
Döndürdükten/ çevirdikten sonra yön etiketini normale getir& Save default credit and copyright identity as tags
Jdeide Mahkemesi Hakimi Naji El Dahdad, durumu belirterek davayı geri çevirdi:When brought to his attention, Judge Naji El Dahdad of Jdeide Court rejected the case, stating that:
Organizatörler öneriyi geri çevirdiler.The organisers refused.
Cavcav her iki teklifi de geri çevirdi.He turned down both offers.
Ashdown'un Ofisi Rotayı Dönüşe ÇevirdiAshdown's Office Steers Course Towards Transition
Kosova hükümeti sınır planını geri çevirdiKosovo government turns down border plan
Bazı Batılı medya kuruluşları son dönemde Başbakan Erdoğan'a sırt çevirdi. [Reuters]Some Western media outlets have recently turned on Prime Minister Erdogan. [Reuters]
Ancak PKK/KADEK, tuzak dediği bu af teklifini net bir dille geri çevirdi.PKK/KADEK rebuffed the amnesty, however, describing it as a trap.
Tiyatro ve caz festivalleri spotları BH'ye çevirdiTheatre, jazz festivals put spotlight on BiH
Ancak pek çok uzman, yeni sistemin doktorları adeta birer tüccara çevirdiğini öne sürüyor.Many specialists, however, argue the new system has turned doctors into traders.
Ardından aile fertlerinin her biri hayvanı çevirdikleri şişi yalar.Family members then each lick the spit on which they roasted the animal.
Bazı mahkemeler isim değişikliklerini onaylarken diğerleri geri çevirdi.Some courts have granted the right to change names, but to others have refused.
Pazar günü, SNSD Dodik'in sunduğu istifayı geri çevirdi.On Sunday, the SNSD turned down Dodik's offer to step down.
Euro 2004 Şampiyonlarını Karşılayan Yunanistan, Gözünü Olimpiyatlara ÇevirdiGreece Welcomes Euro 2004 Champions, Looks Ahead to Olympics
Ancak Gruevski iki öneriyi geri çevirdi.Gruevski, however, rejected the two proposals.
Hırvat yatırımcılar gözlerini 2008 yılı piyasasına çevirdiCroatian investors look towards 2008 market