Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Μαζί έχετε αλλάξει το πνεύμα της εποχής από αναλογικό σε ψηφιακό και έχετε θέσει νέα όρια.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Вместе, вы изменили дух времени с аналогового на цифровой и раздвинули границы возможного.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Заедно вие сте променили духа на времето от аналогов към дигитален и сте изтласкали границите на възможното.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.ביחד שיניתם את רוח הזמן מאנלוגית לדיגיטלית, ודחקתם את הגבולות.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.معاً قمتم بتغيير روح العصر من التماثلي إلى الرقمي، وازحتم الحدود.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.限界を押し上げた 君たちにそのエネルギーを分けてほしいんだ
Beş ay sonra on yıllık süreçte ilk kez bisiklete bindim ve etrafta pedal çevirdim.Cinco meses después, me subí a mi bicicleta por primera vez en una década y di la vuelta a la manzana.
Beş ay sonra on yıllık süreçte ilk kez bisiklete bindim ve etrafta pedal çevirdim.אחרי 5 חודשים עליתי על האופניים שלי, לראשונה מזה עשור שנים ודיוושתי בהן סביב גוש הבניינים.
Beş ay sonra on yıllık süreçte ilk kez bisiklete bindim ve etrafta pedal çevirdim.自転車に乗り 家の周りをペダルで漕ぎました 新たな食事法にしてから9か月に入ると
Beş kere geri çevirdi, ama Siemens ve Deutsche Bank ortaya çıkınca, hemen gelir.Se excusó cinco veces, pero cuando vienen Siemens y el Deutsche Bank aparece enseguida.
Beş kere geri çevirdi, ama Siemens ve Deutsche Bank ortaya çıkınca, hemen gelir.Пять раз она увольнялась. Но как только дела Сименса и Немецкого Банка идут в гору, она снова возвращается.
Beş maddeler. Onu yere koy başını çevirdi.다섯 재료. 그것을 내려 놔, 고개를 돌렸다.
Beş maddeler. Onu yere koy başını çevirdi.خمسة عناصر. ضعها ؛ تحول رأسه.
Beş maddeler. Onu yere koy başını çevirdi.窓からの空気のドラフトでは、紙を持ち上げた。
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.De súbito convertemos energia num electrão numa superfície plástica que se pode afixar na janela.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Di colpo si converte energia in elettroni su una superficie plastica che puoi attaccare alla tua finestra.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Instantaneu poţi transforma energia în electroni, pe o suprafață de plastic, pe care o poți lipi pe fereastră.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.갑자기 여러분은 창문에 찔러넣을 수 있는 플라스틱 표면에 일렉트론 안으로 에너지를 변조했습니다
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Nagle przekształciliśmy energię w elektron na plastikowej powierzchni, którą możemy nakleić na twoje okno.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Najednou jste přeměnili energii v elektron na umělém povrchu, který můžete připevnit na vaše okno.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Plots heb je energie geconverteerd in een elektron op een plastic oppervlak dat je op je raam kan plakken.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Внезапно вы превращаете энергию в электроны на пластиковой поверхности, которую можно прикрепить к окну.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Раптово ви перетворили енергію на електрон на пластичній поверхні що ви можете приліпити на своє вікно.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.פתאום המרתם אנרגיה לאלקטרון על משטח פלסטיק שאתם יכול להדביק על החלון שלכם.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.فجأة نكون حولنا الطاقة إلى إلكترون على سطح بلاستيكي يمكنكم لصقه على نافذتكم.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.窓に貼り付けられるプラスチックの表面で エネルギーを電子に変換できることになります また柔軟であるため
Birçok cümle ve birçok yıldız var ve hepsini sese çevirdiğimizde, ortaya bu çıkıyor.Așadar, sunt multe propoziții, deci multe stele. Redând întreaga înregistrare audio, iată ce obținem.
Birçok cümle ve birçok yıldız var ve hepsini sese çevirdiğimizde, ortaya bu çıkıyor.Istnieje wiele zdań, więc mamy wiele gwiazd. Oto wynik po przetworzeniu całego dźwięku.
Birçok cümle ve birçok yıldız var ve hepsini sese çevirdiğimizde, ortaya bu çıkıyor.많은 문장들이 있기 때문에 각각의 별표시도 많습니다. 그리고 그 강의 음성을 그려 보았더니 이런 이미지가 되었습니다.
Birçok cümle ve birçok yıldız var ve hepsini sese çevirdiğimizde, ortaya bu çıkıyor.Portanto, há muitas frases, muitas estrelas quando o áudio estiver completo é isto que temos.
Birçok cümle ve birçok yıldız var ve hepsini sese çevirdiğimizde, ortaya bu çıkıyor.Υπάρχουν πολλές προτάσεις άρα και πολλά αστέρια. Αφού απεικονίσουμε όλο το αρχείο καταλήγουμε σε αυτό.
Birçok cümle ve birçok yıldız var ve hepsini sese çevirdiğimizde, ortaya bu çıkıyor.Отже, безліч речень - безліч зірок, і після обробки всього звукозапису, ми отримуємо ось це.
Birçok cümle ve birçok yıldız var ve hepsini sese çevirdiğimizde, ortaya bu çıkıyor.Така че има много изречения и има много звезди, и след обработване на цялото аудио, това е, което получаваме.
Birçok cümle ve birçok yıldız var ve hepsini sese çevirdiğimizde, ortaya bu çıkıyor.יש הרבה מאוד משפטים ולכן גם הרבה מאוד כוכבים, ולאחר עיבוד כל קטע האודיו אנחנו מקבלים את זה.
Birçok cümle ve birçok yıldız var ve hepsini sese çevirdiğimizde, ortaya bu çıkıyor.إذن هناك العديد من الجمل بالتّالي العديد من النّجوم، وفي النهاية، هذا ما نحصل عليه.
Birçok cümle ve birçok yıldız var ve hepsini sese çevirdiğimizde, ortaya bu çıkıyor.音声を全て表示すると こうなります これがスティーブン・ホーキングの宇宙です
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Aud dacă cineva îndreaptă o telecomandă spre mine.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Consigo ouvir se alguém me aponta um telecomando.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Hallom, ha valaki rám mutat egy távirányítóval.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Ich kann hören, wenn jemand mit einer Fernbedienung auf mich zeigt.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Ik hoor het als iemand me aanwijst met een afstandsbediening.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Je peux entendre si quelqu'un pointe vers moi avec une télécommande.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.리모콘을 누를 경우에도 바로 알아차릴 수 있습니다.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Počujem, ak niekto na mňa namieri diaľkové ovládanie.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Posso sentire se qualcuno mi punta addosso un telecomando.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Puedo oír si alguien me apunta con un control remoto.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Saya dapat mendengar jika seseorang menunjuk saya dengan remote control.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Słyszę jak ktoś wskazuje mnie pilotem.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Tôi có thể nghe thấy nếu có ai đó chỉ cái điều khiển từ xa vào tôi.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Uslyším, když na mě někdo namíří dálkové ovládání.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Μπορώ να ακούσω αν κάποιος με σημαδεύει με τηλεκοντρόλ.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Мога да чуя, ако някой насочи към мен дистанционно управление.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Я можу почути, що хтось спрямував на мене пульт дистанційного керування.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.Я слышу, когда кто-нибудь указывает на меня пультом дистанционного управления.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.אני יכול לשמוע אם מישהו מפנה שלט רחוק עלי.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.أستطيع سماعَ ما إذا كان هناك شخصٌ ما يشير إليّ بجهاز التحكم عن بعد.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.紫外線が認識できれば
Bir Yunan tanrısı olan Hermes öfkelenip hiddetlendi ve baykuşu aya çevirdi.Hermes, als Griekse god, werd boos en verbitterd en veranderde de uil in een maan.
Bir Yunan tanrısı olan Hermes öfkelenip hiddetlendi ve baykuşu aya çevirdi.Hermes, como era um deus grego, ficou furioso e amargo e transformou a coruja numa lua.
Bir Yunan tanrısı olan Hermes öfkelenip hiddetlendi ve baykuşu aya çevirdi.그리스의 신 헤르메스는 화가 났고, 올빼미를 달로 바꿔 버렸습니다,