çelişkili ile cümle
çelişkili kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Diğer hiçbir yasa, anayasa ile çelişkili olamaz.Aucune autre loi ne peut être en contradiction avec elle.
Diğer hiçbir yasa, anayasa ile çelişkili olamaz.Mikään muu laki ei saa olla sen kanssa ristiriidassa.
Diğer hiçbir yasa, anayasa ile çelişkili olamaz.Ninguna otra ley puede entrar en contradicción con ella.
Diğer hiçbir yasa, anayasa ile çelişkili olamaz.Никакой иной закон не может противоречить ей.
Diğer hiçbir yasa, anayasa ile çelişkili olamaz.لا يتجوز بأن يتعارض أي قانون آخر معه.
Diğer hiçbir yasa, anayasa ile çelişkili olamaz.国家组成和政府运作方式等。
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.A férfiak számára a szégyen nem egy köteg konfliktusokkal és versengéssel teli elvárás.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.Đối với đàn ông, sự xấu hổ không phải là một đống những kỳ vọng cạnh tranh, mâu thuẫn
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.For mænd er skam ikke en samling konkurrerende, konfliktfyldte forventninger.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.För män är inte skam konkurrerande, motstridiga förväntningar.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.Für Männer ist Scham kein Haufen konkurrierender, widersprüchlicher Erwartungen.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.남성의 경우 수치심은 경쟁적이고 모순된 기대들이 잔뜩 모인 것이 아닙니다.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.Miesten häpeä ei liity odotuksiin.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.Para los hombres, la vergüenza no es un montón de expectativas contradictorias y conflictivas.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.Para os homens, a vergonha não é uma quantidade de expetativas antagónicas e conflituosas.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.Pentru bărbaţi, ruşinea nu e o grămadă de aşteptări conflictuale, imposibil de obţinut.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.Per gli uomini vergogna non è sinonimo di aspettative conflittuali e in competizione.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.Pour les hommes, la honte n'est pas tout un tas d'attentes conflictuelles et en concurrence.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.Pre mužov nie sú hanbou tie očakávania.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.Pro muže není studem shluk soupeřících, protikladných očekávání.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.Voor mannen is schaamte geen hoop concurrerende, conflicterende verwachtingen.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.Za moške sram ni skupek nedosegljivih, nasprotujočih si pričakovanj.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.Για τους άντρες, ντροπή δεν είναι ένα μάτσο ανταγωνιζομένων και συγκεχυμένων προσδοκιών.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.Для мужчин стыд это не набор соревнующихся, противоречивых ожиданий.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.Для чоловіків сором зовсім не купа конфліктуючих, суперечливих очікувань.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.За мъжете, срамът не е купчина от съревнователни, противоречиви очаквания.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.בעבור גברים, הבושה אינה אוסף של ציפיות סותרות ומתחרות.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.للرجال، العار ليس مجموعة من التوقعات المتضاربة والمتنافسة.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.矛盾に満ちた相反する期待ではなく 恥はただ1つのこと
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.Aber wir Wissenschaftler sind inkonsequent.
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.Ale my vědci jsme nekonzistentní.
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.Ale my vedci sme rozporuplní.
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.Ale naukowcy są niekonsekwentni.
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.Dar noi, oamenii de ştiinţă, suntem inconsistenţi.
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.De mi tudósok sem vagyunk következetesek.
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.하지만 우리 과학자들은 일관성이 없습니다. 만약 우리가 일관성이 있다면,
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.Maar we zijn inconsequent.
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.Mais nous autres scientifiques sommes illogiques.
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.Ma noi scienziati siamo incoerenti.
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.Mas nós, os cientistas, somos inconsistentes.
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.Men vi forskare är inkonsekventa.
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.Men vi forskere er inkonsistente.
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.Me tiedemiehet olemme epäjohdonmukaisia.
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.Nhưng chúng ta, những nhà khoa học, lại không kiên định.
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.Pero los científicos somos inconsistentes.
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.Tapi para ilmuwan tidak konsisten.
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.Αλλά εμείς οι επιστήμονες είμαστε ασυνεπείς.
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.Но мы, ученые, непоследовательны.
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.Но ние учените сме непостоянни.
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.אך אנו המדענים איננו עקביים.
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.ولكنا نحن العلماء متناقضين. لو كنا غير متناقضين..
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.例えば、幼児殺害犯のような異常行動をする人間に対し
Konut kooperatifi yasalar ile çelişkili ya da normal yaşamı fazlasıyla kısıtlayacak kurallar koyamaz.Домовая компания не может вводить правила, противоречащие закону или излишне ограничивающие обычный ход жизни.
Konut kooperatifi yasalar ile çelişkili ya da normal yaşamı fazlasıyla kısıtlayacak kurallar koyamaz.享受安静的居住环境。邻居不可在晚间制造噪音,扰乱安静的居住环境。若邻居经常或严重违反住户守则,您首先应当与邻居对话解决问题。安静的居住环境还意味着您可以决定谁可以拜访你家。
Polis araştırması, "çelişkili kanıtlar" sebebiyle sona erdi.Het politieonderzoek werd gesloten wegens 'tegenstrijdige bewijzen'.
Polis araştırması, "çelişkili kanıtlar" sebebiyle sona erdi.Policejní vyšetřování bylo kvůli rozporuplným důkazům uzavřeno.
Polis araştırması, "çelişkili kanıtlar" sebebiyle sona erdi.Poliisin tutkinta lopetettiin "ristiriitaisen todistusaineiston" vuoksi.
Polis araştırması, "çelişkili kanıtlar" sebebiyle sona erdi.Śledztwo policyjne zostało umorzone z powodu poszlakowych dowodów.
Utanç, kadınlar için, kim olmamız gerektiği hakkında ulaşılamaz, çelişkili, biriyle yarışan beklentiler ağıFör kvinnor är skam ett nät av ouppnåeliga, motstridiga, konkurrerande förväntningar om vem vi borde vara.
Utanç, kadınlar için, kim olmamız gerektiği hakkında ulaşılamaz, çelişkili, biriyle yarışan beklentiler ağıHanba je pre ženy tá sieť nedosiahnuteľných, konfliktných a konkurujúcich očakávaní o tom, kým máme byť.