çelişki ile cümle
çelişki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ve bir çelişki daha var ben matematik bilmediğimde bilim konuşurum.وأنا أفترض أنه من التناقض أنني أتحدث عن العلم وأنا أجهل الرياضيات
Ve bu çelişkilerden daha fazla görmek istediğim bir şey.Asta e ce tind să văd chiar mai mult decât contradicții.
Ve bu çelişkilerden daha fazla görmek istediğim bir şey.Darauf achte ich am meisten, fast mehr als auf Widersprüche.
Ve bu çelişkilerden daha fazla görmek istediğim bir şey.Dat is wat ik doorgaans zie; bijna nog meer dan contradicties.
Ve bu çelişkilerden daha fazla görmek istediğim bir şey.Đây là điều mà tôi thường thấy ở hầu hết các sự mâu thuẫn.
Ve bu çelişkilerden daha fazla görmek istediğim bir şey.Detta är vad jag brukar se nästan mer än motsägelser.
Ve bu çelişkilerden daha fazla görmek istediğim bir şey.É aqui que tenho tendência para ver quase mais do que as contradições.
Ve bu çelişkilerden daha fazla görmek istediğim bir şey.Esto es lo que tiendo a ver casi más que las contradicciones.
Ve bu çelişkilerden daha fazla görmek istediğim bir şey.이것이 제가 더 많은 모순을 찾기 위해 하는 것입니다.
Ve bu çelişkilerden daha fazla görmek istediğim bir şey.Questo è quello a cui tendo quasi più delle contraddizioni.
Ve bu çelişkilerden daha fazla görmek istediğim bir şey.Sådan plejer jeg at se på det næsten mere end modsigelser.
Ve bu çelişkilerden daha fazla görmek istediğim bir şey.To co widzę prawie więcej niż sprzeczności.
Ve bu çelişkilerden daha fazla görmek istediğim bir şey.Αυτό είναι αυτό που τείνω να βλέπω σχεδόν περισσότερο και από αντιθέσεις.
Ve bu çelişkilerden daha fazla görmek istediğim bir şey.Това съм склонна да виждам почти повече от противоречията.
Ve bu çelişkilerden daha fazla görmek istediğim bir şey.Это именно то, что я вижу чаще, чем несоответствия.
Ve bu çelişkilerden daha fazla görmek istediğim bir şey.זה מה שאני נוטה לראות אפילו יותר מסתירות.
Ve bu çelişkilerden daha fazla görmek istediğim bir şey.هذا ما أميل إلى رؤيتة تقريبا أكثر من التناقضات.
Ve bu, çelişkinin yerine geçer.Das bedeutet:
Ve bu, çelişkinin yerine geçer.Dat is in plaats van contradictie.
Ve bu, çelişkinin yerine geçer.En lugar de la contradicción.
Ve bu, çelişkinin yerine geçer.E questo è il contrario della contraddizione.
Ve bu, çelişkinin yerine geçer.Et cela remplace la contradiction.
Ve bu, çelişkinin yerine geçer.Isto substitui a contradição.
Ve bu, çelişkinin yerine geçer.이건 모순 대신이죠.
Ve bu, çelişkinin yerine geçer.Och detta är istället för motsägelser.
Ve bu, çelişkinin yerine geçer.Og dette står i stedet for modsætningen.
Ve bu, çelişkinin yerine geçer.Zamiast sprzeczności.
Ve bu, çelişkinin yerine geçer.Και αυτό είναι μία εναλλακτική των αντιθέσεων.
Ve bu, çelişkinin yerine geçer.Това е вместо противоречие.
Ve bu, çelişkinin yerine geçer.Это вместо противостояния.
Ve bu, çelişkinin yerine geçer.וזה, במקום סתירה,
Ve bu, çelişkinin yerine geçer.وهذا بديل التناقض.
Ve çelişki şu ki siz donmakta olan soğuk bir sudasınız fakat aslında siz yanmaktasınız.A bolo to - je to paradoxné, pretože v takej ľadovej vode máte pocit, akoby ste horeli.
Ve çelişki şu ki siz donmakta olan soğuk bir sudasınız fakat aslında siz yanmaktasınız.A paradox az, hogy fagyosan hideg vízben vagy, de közben égsz.
Ve çelişki şu ki siz donmakta olan soğuk bir sudasınız fakat aslında siz yanmaktasınız.De paradox is dat je in vrieskoud water zit, maar in werkelijkheid sta je in brand.
Ve çelişki şu ki siz donmakta olan soğuk bir sudasınız fakat aslında siz yanmaktasınız.Et le paradoxe est que vous êtes dans l'eau glacée, mais en fait vous brûlez.
Ve çelişki şu ki siz donmakta olan soğuk bir sudasınız fakat aslında siz yanmaktasınız.Il paradosso è che quando siete in acqua gelida in realtà vi sentite bruciare.
Ve çelişki şu ki siz donmakta olan soğuk bir sudasınız fakat aslında siz yanmaktasınız.그리고, 모순되게도, 얼음장같은 찬 물에 들어가있으면 몸에서 정말 불이 납니다.
Ve çelişki şu ki siz donmakta olan soğuk bir sudasınız fakat aslında siz yanmaktasınız.Paradoksalnie będąc w takiej wodzie czujesz się jakbyś się palił.
Ve çelişki şu ki siz donmakta olan soğuk bir sudasınız fakat aslında siz yanmaktasınız.Şi era, paradoxul e că eşti în apă rece de îngheţi, dar de fapt iei foc.
Ve çelişki şu ki siz donmakta olan soğuk bir sudasınız fakat aslında siz yanmaktasınız.Und so paradox es auch klingt, weil man in eiskaltem Wasser ist, aber alles brennt wie Feuer.
Ve çelişki şu ki siz donmakta olan soğuk bir sudasınız fakat aslında siz yanmaktasınız.Và điều nghịch lý là bạn đang ở trong nước lạnh, mà cứ ngỡ rằng mình đang trong lửa vậy.
Ve çelişki şu ki siz donmakta olan soğuk bir sudasınız fakat aslında siz yanmaktasınız.Y la paradoja es que estas en aguas congelantes, pero te estas quemando.
Ve çelişki şu ki siz donmakta olan soğuk bir sudasınız fakat aslında siz yanmaktasınız.А парадокс заключается в том, что плывешь в ледяной воде, а тело как будто горит.
Ve çelişki şu ki siz donmakta olan soğuk bir sudasınız fakat aslında siz yanmaktasınız.И беше - парадоксът е, че си в леденостудена вода, но всъщност гориш.
Ve çelişki şu ki siz donmakta olan soğuk bir sudasınız fakat aslında siz yanmaktasınız.והפרדוקס הוא שאתה קופא במים קרים, אבל אתה מרגיש שאתה נשרף.
Ve çelişki şu ki siz donmakta olan soğuk bir sudasınız fakat aslında siz yanmaktasınız.و المفارقة انه انك في ماء بارد متجمد، و لكنك في الواقع تحترق.
Ve çelişki şu ki siz donmakta olan soğuk bir sudasınız fakat aslında siz yanmaktasınız.凍えるほど冷たい水なのに 火がついている感覚です 5分間は懸命に泳ぎました
Ve işte bu çelişki, bu itiş kakış yarattığım her bir eserin altındaki gerilimi yaratıyor.זה סוג של דילמה, לדחוף ולמשוך בו-זמנית, זו המערבולת שמתחת לפני הדברים, שעולה בכל עבודה שלי .
Ve işte bu ikilem, bu çeliskidir güzellik.A to je to dilema, to je ten paradox krásy.
Ve işte bu ikilem, bu çeliskidir güzellik.Dan ini adalah dilemanya, paradoks keindahan.
Ve işte bu ikilem, bu çeliskidir güzellik.E questo è il dilemma, il paradosso, della bellezza.
Ve işte bu ikilem, bu çeliskidir güzellik.És ez a szépség dilemmája, a szépség paradoxona.
Ve işte bu ikilem, bu çeliskidir güzellik.Et c'est le dilemme, c'est le paradoxe de la beauté.
Ve işte bu ikilem, bu çeliskidir güzellik.그리고 이것이 딜레마입니다. 아름다움의 역설이죠.
Ve işte bu ikilem, bu çeliskidir güzellik.Og dette er dilemmaet, det paradokse ved skønhed.
Ve işte bu ikilem, bu çeliskidir güzellik.Şi aceasta este dilema, acesta este paradoxul frumuseţii.
Ve işte bu ikilem, bu çeliskidir güzellik.To dylemat i zarazem paradoks piękna.
Ve işte bu ikilem, bu çeliskidir güzellik.Und das ist das Dilemma, das Paradox der Schönheit.
Ve işte bu ikilem, bu çeliskidir güzellik.Và đó chính là sự mâu thuẫn của cái đẹp.