çelişki ile cümle
çelişki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Üniversiteleri çelişkiden arındırmak için üniversite kampüsleri boyunca yayılan gösteriler var.Кампании проходят в университетских городках. Они пытаются сделать свои учебные заведения "неконфликтными".
Üniversiteleri çelişkiden arındırmak için üniversite kampüsleri boyunca yayılan gösteriler var.ישנם קמפיינים ברחבי קמפוסים של אוניברסיטאות על מנת להפוך את הקולג'ים לנקיים מעימותים.
Üniversiteleri çelişkiden arındırmak için üniversite kampüsleri boyunca yayılan gösteriler var.وهناك حملات تنتشر في أروقة الجامعات لجعل كُلياتهم خالية من الصراعات.
Üniversiteleri çelişkiden arındırmak için üniversite kampüsleri boyunca yayılan gösteriler var.大学を紛争から切り離すための キャンペーンが行われています しかし 全てが達成された訳ではありません
Utanç, kadınlar için, kim olmamız gerektiği hakkında ulaşılamaz, çelişkili, biriyle yarışan beklentiler ağıFör kvinnor är skam ett nät av ouppnåeliga, motstridiga, konkurrerande förväntningar om vem vi borde vara.
Utanç, kadınlar için, kim olmamız gerektiği hakkında ulaşılamaz, çelişkili, biriyle yarışan beklentiler ağıHanba je pre ženy tá sieť nedosiahnuteľných, konfliktných a konkurujúcich očakávaní o tom, kým máme byť.
Utanç, kadınlar için, kim olmamız gerektiği hakkında ulaşılamaz, çelişkili, biriyle yarışan beklentiler ağıHäpeä on naisille näitä ristiriitaisia odotuksia itsestämme.
Utanç, kadınlar için, kim olmamız gerektiği hakkında ulaşılamaz, çelişkili, biriyle yarışan beklentiler ağı수치심은 여성에게 되어야 하는 여성상의 불가능하고 모순되며 경쟁적인 기대로 이루어진 그물입니다.
Utanç, kadınlar için, kim olmamız gerektiği hakkında ulaşılamaz, çelişkili, biriyle yarışan beklentiler ağıSram je za ženske nekakšna mreža nedosegljivih, nasprotujočih si pričakovanj, kakšne bi morale biti.
Utanç, kadınlar için, kim olmamız gerektiği hakkında ulaşılamaz, çelişkili, biriyle yarışan beklentiler ağıStudem je pro ženy síť nedosažitelných, protikladných, soupeřících očekávání jaké máme být.
Utanç, kadınlar için, kim olmamız gerektiği hakkında ulaşılamaz, çelişkili, biriyle yarışan beklentiler ağıДля женщин стыд — паутина недостижимых, противоречивых и соревнующихся ожиданий того, кем мы должны быть.
Utanç, kadınlar için, kim olmamız gerektiği hakkında ulaşılamaz, çelişkili, biriyle yarışan beklentiler ağıСором для жінок - це павутиння недосяжних, конфліктуючих очікувань щодо того, якими ми повинні бути.
Utanç, kadınlar için, kim olmamız gerektiği hakkında ulaşılamaz, çelişkili, biriyle yarışan beklentiler ağıהבושה, בעבור נשים, היא רשת הקורים של ציפיות בלתי-מושגות, מתחרות וסותרות הקשורות במה שאנו אמורות להיות.
Utanç, kadınlar için, kim olmamız gerektiği hakkında ulaşılamaz, çelişkili, biriyle yarışan beklentiler ağı達成し得ない 矛盾に満ち 相反する 期待に取り巻かれた状態です まるで拘束衣のようです
Uyanmamız, gece ve gündüz bir çelişkidir.Al despertar, la noche y el día es una contradicción.
Uyanmamız, gece ve gündüz bir çelişkidir.Als je opstaat, zijn de dag en de nacht een contradictie.
Uyanmamız, gece ve gündüz bir çelişkidir.A noite e o dia são uma contradição.
Uyanmamız, gece ve gündüz bir çelişkidir.Când te trezeşti, noaptea şi ziua sunt contradicţii.
Uyanmamız, gece ve gündüz bir çelişkidir.Khi bạn thức dậy, ngày và đêm là 1 sự tương phản.
Uyanmamız, gece ve gündüz bir çelişkidir.Kiedy wstajesz z łóżka, noc i dzień są sprzecznością.
Uyanmamız, gece ve gündüz bir çelişkidir.우리가 일어날 때, 밤과 낮은 모순이에요.
Uyanmamız, gece ve gündüz bir çelişkidir.Når I står op, er dag og nat en modsætning.
Uyanmamız, gece ve gündüz bir çelişkidir.Quando vi alzate, la notte e il giorno sono una contraddizione.
Uyanmamız, gece ve gündüz bir çelişkidir.Quand vous vous levez, le jour et la nuit sont une contradiction.
Uyanmamız, gece ve gündüz bir çelişkidir.Saat terjaga, malam dan siang adalah kontradiksi.
Uyanmamız, gece ve gündüz bir çelişkidir.Wenn Sie aufstehen, ist Nacht und Tag ein Widerspruch.
Uyanmamız, gece ve gündüz bir çelişkidir.Όταν ξυπνάτε, η νύχτα και η μέρα είναι μια αντίθεση.
Uyanmamız, gece ve gündüz bir çelişkidir.Вранці ми сприймаємо день і ніч як протиріччя.
Uyanmamız, gece ve gündüz bir çelişkidir.Когато ставаш, нощта и денят са в противоречие.
Uyanmamız, gece ve gündüz bir çelişkidir.Когда вы просыпаетесь, день и ночь противоречивы.
Uyanmamız, gece ve gündüz bir çelişkidir.כאשר אתם מתעוררים, הלילה והיום הינם בסתירה.
Uyanmamız, gece ve gündüz bir çelişkidir.عندما تستيقظ، فالليل والنهار هما تناقض.
Uyanmamız, gece ve gündüz bir çelişkidir.でも もし朝4時に目を覚ませば
Uyum Mozart'ın size vermediği notalardır, ama bunu notalarının çelişkisi bir şekilde öne sürüyor.A harmonia são as notas que Mozart não nos deu, mas, de certa forma, a contradição das suas notas sugere-a.
Uyum Mozart'ın size vermediği notalardır, ama bunu notalarının çelişkisi bir şekilde öne sürüyor.Armonia este în notele pe care Mozart nu ţi le-a dat, dar cumva contradicţia notelor lui sugerează asta.
Uyum Mozart'ın size vermediği notalardır, ama bunu notalarının çelişkisi bir şekilde öne sürüyor.Harmoni adalah kunci musik yang tak diberikan Mozart, tapi diacukan oleh kunci-kuncinya yang berlawanan.
Uyum Mozart'ın size vermediği notalardır, ama bunu notalarının çelişkisi bir şekilde öne sürüyor.Harmonia to nuty, których Mozart nie umieścił na partyturze, ale w jakiś sposób sprzeczność nut to sugeruje.
Uyum Mozart'ın size vermediği notalardır, ama bunu notalarının çelişkisi bir şekilde öne sürüyor.Harmonie, dat zijn de noten die Mozart je niet geeft, maar wat de tegenstrijdigheid van de noten suggereert.
Uyum Mozart'ın size vermediği notalardır, ama bunu notalarının çelişkisi bir şekilde öne sürüyor.Harmoni er de noder, som Mozart ikke gav jer, men som på sin vis antydes i modsætningen i hans noder.
Uyum Mozart'ın size vermediği notalardır, ama bunu notalarının çelişkisi bir şekilde öne sürüyor.조화로움은 모짜르트가 여러분에게 주지 않은 것이에요. 어찌된 일인지, 모순된 그의 음들은 말하고 있죠
Uyum Mozart'ın size vermediği notalardır, ama bunu notalarının çelişkisi bir şekilde öne sürüyor.La armonía son las notas que Mozart no nos da, pero de algún modo la contradicción de sus notas sugiere.
Uyum Mozart'ın size vermediği notalardır, ama bunu notalarının çelişkisi bir şekilde öne sürüyor.Η αρμονία είναι οι νότες που ο Μότσαρτ δεν σας έδωσε, αλλά με κάποιο τρόπο η αντίθεση των νοτών συνιστά αυτό.
Uyum Mozart'ın size vermediği notalardır, ama bunu notalarının çelişkisi bir şekilde öne sürüyor.Хармонията са нотите, които Моцарт не ви е дал, но някак противоречието на неговите ноти предполага това.
Uyum Mozart'ın size vermediği notalardır, ama bunu notalarının çelişkisi bir şekilde öne sürüyor.הרמוניה היא התווים שמוצרט לא נתן לכם. אבל איכשהו הסתירה שבתווים שלו מרמזת על כך.
Uyum Mozart'ın size vermediği notalardır, ama bunu notalarının çelişkisi bir şekilde öne sürüyor.التناغم هو النوتات التي لم يعطها لكم موزارت، ولكن بطريقة ما فالتناقض في نوتاته يدل على ذلك.
Uyum Mozart'ın size vermediği notalardır, ama bunu notalarının çelişkisi bir şekilde öne sürüyor.どういう訳か 彼の楽譜にある全ての矛盾は 調和に向かっているように感じられます
Ve bir çelişki daha var ben matematik bilmediğimde bilim konuşurum.Cred că e o contradicție că eu vorbesc despre ştiință când nu ştiu matematică.
Ve bir çelişki daha var ben matematik bilmediğimde bilim konuşurum.E suppongo sia una contraddizione che io parli di scienza senza conoscere la matematica.
Ve bir çelişki daha var ben matematik bilmediğimde bilim konuşurum.Et je suppose que c'est une contradiction quand je parle de science alors que je ne connais rien aux maths.
Ve bir çelişki daha var ben matematik bilmediğimde bilim konuşurum.Ik vermoed dat het tegenstrijdig is dat ik over wetenschap praat zonder enige wiskundekennis.
Ve bir çelişki daha var ben matematik bilmediğimde bilim konuşurum.I przypuszczam że sprzecznością jest że mówię o nauce nie znając matematyki.
Ve bir çelişki daha var ben matematik bilmediğimde bilim konuşurum.또 제가 수학을 모르면서 과학에 대해 말하는 것도 모순일 것 같습니다.
Ve bir çelişki daha var ben matematik bilmediğimde bilim konuşurum.Och jag antar att det är en motsägelse att jag pratar om vetenskap när jag inte vet något om matematik.
Ve bir çelişki daha var ben matematik bilmediğimde bilim konuşurum.Og jeg tror, det er en selvmodsigelse, at jeg taler om videnskab, når jeg ikke ved noget om matematik.
Ve bir çelişki daha var ben matematik bilmediğimde bilim konuşurum.Và tôi cho rằng đó là một mâu thuẫn khi tôi nói về khoa học trong lúc tôi chả biết gì về toán.
Ve bir çelişki daha var ben matematik bilmediğimde bilim konuşurum.Y supongo que es una contradicción que yo hable de ciencia cuando no sé matemáticas.
Ve bir çelişki daha var ben matematik bilmediğimde bilim konuşurum.Και υποθέτω είναι αντίθεση να μιλάω για επιστήμη ενώ δεν γνωρίζω μαθηματικά.
Ve bir çelişki daha var ben matematik bilmediğimde bilim konuşurum.И предполагам, че е противоречие, че говоря за наука, след като не знам математика.
Ve bir çelişki daha var ben matematik bilmediğimde bilim konuşurum.Я полагаю, что несоответствие ещё в том, что я рассуждаю о науке, не зная математики.
Ve bir çelişki daha var ben matematik bilmediğimde bilim konuşurum.ואני מניחה שזו סתירה שאני מדברת על מדע כשאני לא יודעת מתמטיקה.