çekti ile cümle
çekti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Barclay daha önce NYPD Blue dizisi için çektiği bölümlerle iki Emmy Ödülü kazanmıştı.Har fått fire Emmy-priser for sin deltagelse i NYPD Blue.
Ama cesaret edip çektim.De turde å gjøre det.
1999 yılında ilk sinema filmi olan American Beauty isimli filmi çekti.I 1999 fikk han muligheten til å regissere sin første film, American Beauty.
Okulda iyi bir öğrenci olarak dikkat çekti.Han ble betraktet som en flink student.
2010'un Ocak ayında pilot bölüm senaryosuna yapılan bir eleştiri oldukça dikkat çekti.Mange konservative kommentatorer reagerte i oktober 2009 kritisk til utkastet til avtale.
""Çektiğim en iyi film Neşeli Hayat"".Antageligvis den mest spennende filmen noensinne skapt.»
Tren setleri buhar motorlu bir lokomotifin çektiği üç adet vagondan oluşmaktaydı.Tre vogner ble bygget av Skabo jernbanevognfabrik.
Daha sonra Flaherty geri döndü ve tekrar aynı belgeseli çekti.Calipari gikk deretter inn igjen i samme rolle.
Verdiği konser tepki çekti.Fra nå var den operaer han konsentrerte seg om.
Bu albümden "Gülyabani", "Ben Kalender Meşrebim" ve "Ahh" şarkılarına klip çekti.Singler fra dette albumet var «Fake Your Beauty» og «Ah-Ah».
Filmleri, kara mizah ve çağdaş Amerikan toplumunun hicivsel tasvirleri nedeniyle dikkat çekti.Filmene hans er kjent for sin mørke humor og satiriske portrett av moderne amerikansk samfunn.
İsrail Ordusu hedefine ulaşınca Arafat FKÖ kuvvetlerini kuzeye Beyrut'a geri çekti.De nådde målet, og Arafat trakk sine PLO-styrker nordover til Beirut.
Leonov, uzay aracının kapısından içeri girmekte de güçlük çekti.Leonov klarte så vidt å komme tilbake til romskipet.
Yüklenici firma, yedi bankadan 2,3 milyar dolarlık kredi çekti.Gjeld for leasing av disse tre flyene hadde steget til 2 700 millioner dollar.
Önce "Bukalemun" adındaki kısa metraj filmini çekti.Så du etter det meteorologiske begrepet Polarfronten?
Bu bölümde Desmond'ın Penny ile çektirdikleri fotoğrafı gösteriliyor.Da de fant kvinnen hengende i et tre, hadde hun med seg et bilde av Desmond og Penny.
"En popüler klipleri onlar çekti".Min far valgte den kjedeligste måten».
Yaklaşık iki hafta sonra rekoru 49.39'a çekti.Et år senere forbedret Keller rekorden til 39,2.
Sonradan vicdan azabı çektiği için kendini asarak intihar ettiği söylenir.Noen var så redde at de begikk selvmord ved å henge seg.
Oldukça yokluk ve sıkıntı çekti.I stedet opplevde man vannmangel og stor nød.
2002 Yılında NWA deteğini çekti.Han sluttet i NRK i 2002.
Birbirlerine çok özlediklerini ve çok acı çektiklerini söylerler.De forteller at de kommer til og savne hverandre.
Buna rağmen futbolu ile dikkat çekti.Imidlertid satset hun i hovedsak på fotball.
Terim, bu başarıdan sonra birçok yabancı kulübün dikkatini çekti.Suksessen førte også til oppmerksomhet fra større utenlandske klubber.
Büveyhoğulları daha sonra da halife'nin gözlerine mil çektirerek yerine başka bir halife getirmiştir.Senere ble han også tillagt egenskapen å kunne se klart i mørke huler, og gjøre seg usynlig.
Bu iş modeli birçok kurumsal ve bireysel yatırımcıyı kendine çekti.De øvrige 50 % av aksjene var da eid av en lang rekke private- og institusjonelle investorer.
Bu çektikleri görüntüler yeryüzüne incelenmek üzere gönderildi.Denne informasjonen overføres så videre til jorda.
Bina 1987'de açıldığında, Silverstein kiracı bulmakta güçlük çekti.Ketika gedung dibuka pada tahun 1987, Silverstein mengalami kesulitan menarik penyewa.
Monroe'nun sıkıntılı özel hayatı çok dikkat çekti.Kehidupan pribadi Monroe yang bermasalah menuai perhatian.
Büyük olasılıkla Herakleios tüm Roma kuvvetlerini Balkanlar'dan çekti.Kemungkinan Heraklius menarik semua pasukan Romawi dari Balkan.
Ancak, JYP Entertainment'in bir çalışanının dikkatini çekti ve kısa sürede JYP stajyer oldu.Namun, dia menarik perhatian dari JYP Entertainment dan segera menjadi peserta pelatihan.
2010'un Ocak ayında pilot bölüm senaryosuna yapılan bir eleştiri oldukça dikkat çekti.Pada bulan Januari 2010, ulasan naskah episode pilot menarik perhatian lebih lanjut.
Böylece SK Sturm Graz'ın dikkatini çekti.Ia bermain untuk tim SK Sturm Graz.
Öne çıkan ilk filmi 1985 yılında çektiği Bâton Rouge filmidir.Film fitur pertamanya adalah Bâton Rouge pada 1985.
Allen'ın, Nykvist ile çektiği dört büyük filmlerinin sonuncusu oldu.Celebrity merupakan film terakhir dari empat film yang diambil gambarnya oleh Nykvist untuk Allen.
Bu rolü oynarken Amerikalı yönetmen Jules Dassin'in dikkatini çekti.Film tersebut diproduksi dan disutradarai oleh sutradara Amerika Jules Dassin.
Danimarka ve Fransız milliyetçiliğine tepkiler, dikkatleri Alman birleşmesiyle ilgili ifadelere çekti.Tanggapan terhadap nasionalisme Denmark dan Prancis juga berfokus pada ungkapan penyatuan Jerman.
Perdeyi yana çektim.Dicekik dengan tali.
Benim ve çektiğim çile arasında sadece güçsüz ve geçici bir ateşkes olur."Hanya gencatan senjata yang paling rentan dan sementara antara saya dan penindasan".
A Day's Pleasure, Charles Chaplin' in First National ile çektiği filmlerin dördüncüsüdür.A Day's Pleasure (1919) adalah film keempat Charlie Chaplin untuk First National Films.
2009'da ünlü dizi Star Trek'in film versiyonunu çekti.Pada tahun 2002, dia bermain untuk film Star Trek.
""Çektiğim en iyi film Neşeli Hayat"".Aku berpikir bahwa film tersebut adalah film terbaik yang aku sutradarai."
İsrail Ordusu hedefine ulaşınca Arafat FKÖ kuvvetlerini kuzeye Beyrut'a geri çekti.Israel berhasil menang, dan Arafat menarik pasukannya ke utara, menuju Beirut.
Apocalypto, Mel Gibson'ın Maya uygarlığı hakkında çektiği 2006 yapımı bir filmdir.Apocalypto adalah film Amerika tahun 2006 yang disutradarai Mel Gibson.
Okulda iyi bir öğrenci olarak dikkat çekti.Di sekolahnya ia dikenal sebagai siswi yang pintar.
İşsizlik sebebiyle ekonomik zorluklar çekti.Disebabkan karena masalah kesulitan ekonomi.
"Özel hayatını nadasa çekti".Itulah kebijakan privasi kami secara singkat."
Kendisini yeniden hesaba çekti, sonra da tamamen Allah'a yönelmeye karar verdi.Dikisahkan pula pada masa kecil Muhammad, ia telah dibimbing oleh Allah.
Ayrıca deneme görüntülerini de kendisi çekti.Dia juga bereksperimen dengan fotografi.
Ekonomik sıkıntı çekti.Kesulitan ekonomi.
Ölü balıktan bir parça oraya koyarak kuşları yuvaya çekti yakaladı.Setelah mengejar dan menangkap ikan, burung kembali naik ke atas perahu.
İlk fotoğraflarını 1853 yılında çekti.Ia menghasilkan foto-foto signifikan pertamanya pada tahun 1918.
6 belgesel film çekti.6 minggu setelah perilisan film.
Candace'a çok çile çektirir.Hal ini biasanya membuat Candace sangat frustrasi.
Bu gürültü, neler olduğunu öğrenen daha çok insanı çekti.Ia mendapat keterangan dari orang banyak tentang apa yang terjadi.
Kalp ağrıları çekti ve kaçtı.Nesya hancur dan sakit hatinya.
Küçük yaşta edebiyat alanındaki yeteneğiyle dikkat çekti.Dia melampaui zamannya dalam hal kemampuan sastra.
Tam 125 film çekti, birçok ödül aldı.Saat ini dia sudah menulis 15 buku dan meraih sejumlah penghargaan.
Bu program halkın ilgisini çekti.Kasus ini menarik perhatian publik.
Daha çok kendi çektiği filmlerde rol almıştır.Berikut beberapa film yang ia perankan.
İlgili Sayfalar