çekiyorlar ile cümle
çekiyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Birlikte çalışıyorlar ve aynı anda çekiyorlar.Вы видите, как они работают вместе и тянут одновременно.
Birlikte çalışıyorlar ve aynı anda çekiyorlar.Можете да видите, че те дърпат в един и същ момент.
Birlikte çalışıyorlar ve aynı anda çekiyorlar.אתם יכולים לראות שהם עובדים ביחד, הם מושכים באותו הזמן.
Birlikte çalışıyorlar ve aynı anda çekiyorlar.يمكنكم أن تروا أنهما يعملان معا، يسحبان في نفس اللحظة.
Birlikte çalışıyorlar ve aynı anda çekiyorlar.これだけでも 他の動物よりも
Birlikte geliyorlar, birlikte tutup birlikte çekiyorlar.Dan mereka datang bersama, tiba bersama, mereka mengambil, dan menariknya bersama-sama.
Birlikte geliyorlar, birlikte tutup birlikte çekiyorlar.Deci vin, sosesc împreună, apucă împreună și trag împreună.
Birlikte geliyorlar, birlikte tutup birlikte çekiyorlar.De går tillsammans, de kommer fram tillsammans, de plockar upp, och de drar tillsammans.
Birlikte geliyorlar, birlikte tutup birlikte çekiyorlar.E então eles vêm juntos, eles chegam juntos, eles pegam-lhe juntos e puxam juntos.
Birlikte geliyorlar, birlikte tutup birlikte çekiyorlar.Egyszerre érkeznek, együtt fogják meg a kötelet és együtt húzzák.
Birlikte geliyorlar, birlikte tutup birlikte çekiyorlar.Ils arrivent donc ensemble, ils la prennent ensemble et ils tirent ensemble.
Birlikte geliyorlar, birlikte tutup birlikte çekiyorlar.코끼리들은 같이 오고, 장치 앞에 같이 도달해서 동시에 밧줄을 잡고, 같이 당기죠.
Birlikte geliyorlar, birlikte tutup birlikte çekiyorlar.Ne tulevat yhdessä, tarttuvat köyteen ja vetävät yksin tuumin.
Birlikte geliyorlar, birlikte tutup birlikte çekiyorlar.Podchodzą więc razem, razem chwytają linę i ciągną.
Birlikte geliyorlar, birlikte tutup birlikte çekiyorlar.Přijdou tedy současně, současně dorazí, současně se chytí a současně tahají.
Birlikte geliyorlar, birlikte tutup birlikte çekiyorlar.Quindi si avvicinano insieme, arrivano insieme, afferrano la fune insieme e tirano insieme.
Birlikte geliyorlar, birlikte tutup birlikte çekiyorlar.Så de kommer sammen, de ankommer sammen, de samler det op sammen, og de trækker sammen.
Birlikte geliyorlar, birlikte tutup birlikte çekiyorlar.Sie kommen also zusammen an, heben das Seil zusammen auf und ziehen zusammen daran.
Birlikte geliyorlar, birlikte tutup birlikte çekiyorlar.Tako odideta skupaj, skupaj prispeta, skupaj vrv dvigneta in jo skupaj potegneta.
Birlikte geliyorlar, birlikte tutup birlikte çekiyorlar.Takže sú spolu vypustené, spolu k nemu prídu, spolu zdvihnú lano a spolu ťahajú.
Birlikte geliyorlar, birlikte tutup birlikte çekiyorlar.Và vì vậy chúng cùng đi và cùng đến, chúng nhấc dây thừng lên cùng lúc và cùng nhau kéo.
Birlikte geliyorlar, birlikte tutup birlikte çekiyorlar.Y cuando ellos vienen juntos, llegan juntos, la toman juntos, y la arrastran juntos.
Birlikte geliyorlar, birlikte tutup birlikte çekiyorlar.Ze komen samen, ze arriveren samen, pakken samen het touw op, en trekken samen.
Birlikte geliyorlar, birlikte tutup birlikte çekiyorlar.Έρχονται και πλησιάζουν μαζί, το σηκώνουν μαζί και το τραβούν μαζί.
Birlikte geliyorlar, birlikte tutup birlikte çekiyorlar.Вони разом виходять, разом підходять, разом беруться за мотузку і разом її смикають.
Birlikte geliyorlar, birlikte tutup birlikte çekiyorlar.Они вместе подходят к нему, одновременно берут канат и тянут вместе.
Birlikte geliyorlar, birlikte tutup birlikte çekiyorlar.Те идват заедно, и го дърпат заедно.
Birlikte geliyorlar, birlikte tutup birlikte çekiyorlar.כך שהם באים ביחד, הם מגיעים ביחד, הם מרימים אותו ביחד והם מושכים ביחד.
Birlikte geliyorlar, birlikte tutup birlikte çekiyorlar.وبالتالي يجتمعان معا، يأتيان معا، يحملانها معا ويسحبان معا.
Birlikte geliyorlar, birlikte tutup birlikte çekiyorlar.ロープを持ち上げて 同時に引きます これは彼らにとって極めて単純な事です
Bitirmek için, en fakir bir milyar insan bilmediğimiz acılar çekiyorlar.Để kết thúc, vẫn còn nhiều điều đau lòng với hàng tỉ người nghèo đói, mà chúng ta vẫn chưa biết.
Bitirmek için, en fakir bir milyar insan bilmediğimiz acılar çekiyorlar.Dus om af te ronden. Er is een vorm van lijden bij de één miljard armsten, dat we niet kennen.
Bitirmek için, en fakir bir milyar insan bilmediğimiz acılar çekiyorlar.Então, só para terminar.
Bitirmek için, en fakir bir milyar insan bilmediğimiz acılar çekiyorlar.Jadi untuk mengakhiri. Ada hal-hal mengenai penderitaan semilyar orang-orang termiskin, yang kita tidak tahu.
Bitirmek için, en fakir bir milyar insan bilmediğimiz acılar çekiyorlar.마무리하자면, 우리가 잘 모르는 가장 가난한 십억여 명의 사람들이 고통을 겪고 있습니다.
Bitirmek için, en fakir bir milyar insan bilmediğimiz acılar çekiyorlar.Pentru a încheia. Există suferințe despre care nu știm în rândul acestui cel mai sărac miliard.
Bitirmek için, en fakir bir milyar insan bilmediğimiz acılar çekiyorlar.Quindi per concludere. Ci sono sofferenze nel miliardo dei più poveri, che non conosciamo.
Bitirmek için, en fakir bir milyar insan bilmediğimiz acılar çekiyorlar.Résumons. Il y a des choses dans la souffrance du milliard le plus pauvre, dont nous ne savons rien.
Bitirmek için, en fakir bir milyar insan bilmediğimiz acılar çekiyorlar.Så för att sammanfatta. Det finns lidanden hos de en miljard fattigaste som vi inte känner till.
Bitirmek için, en fakir bir milyar insan bilmediğimiz acılar çekiyorlar.Tak, aby som to ukončil. Sú trápenia v najchudobnejšej miliarde, o ktorých nevieme.
Bitirmek için, en fakir bir milyar insan bilmediğimiz acılar çekiyorlar.Takže na závěr,
Bitirmek için, en fakir bir milyar insan bilmediğimiz acılar çekiyorlar.Tehát hogy befejezzem: Sok a szenvedés az alsó milliárdban, amit nem ismerünk.
Bitirmek için, en fakir bir milyar insan bilmediğimiz acılar çekiyorlar.Um abzuschließen, Es gibt Leiden in der einen Milliarde der ärmsten Menschen, von denen wir nichts wissen.
Bitirmek için, en fakir bir milyar insan bilmediğimiz acılar çekiyorlar.Y ya para terminar, hay tipos de sufrimiento entre el billón de los más pobres, que no conocemos.
Bitirmek için, en fakir bir milyar insan bilmediğimiz acılar çekiyorlar.Και για να τελειώνω. Υπάρχει δυστυχία στο πιο φτωχό δισεκατομμύριο που δεν τη γνωρίζουμε.
Bitirmek için, en fakir bir milyar insan bilmediğimiz acılar çekiyorlar.Для підсумку, є речі, від яких страждає один мільярд бідних, про які нам невідомо.
Bitirmek için, en fakir bir milyar insan bilmediğimiz acılar çekiyorlar.Така че, за да завършим. Има неща като страдание в най-бедния милиард, за които не знаем.
Bitirmek için, en fakir bir milyar insan bilmediğimiz acılar çekiyorlar.Чтобы подвести итог. Есть страдания беднейшего миллиарда, о которых мы ничего не знаем.
Bitirmek için, en fakir bir milyar insan bilmediğimiz acılar çekiyorlar.ולסיום, ישנם מקורות לסבל בין מיליארד העניים ביותר, שאנו לא מודעים להם.
Bitirmek için, en fakir bir milyar insan bilmediğimiz acılar çekiyorlar.حتى أختم: هناك أشياء في معاناة الأفقر مليار انسان, لا نعلمها
Bitirmek için, en fakir bir milyar insan bilmediğimiz acılar çekiyorlar.最貧の10億人の 知られざる苦難をお見せします 携帯電話もなく
Bu çocukları görmek, anlarsınız ya,yanlış hiç bir şey yapmamış bu çocuklar ama böyle açı çekiyorlar.Vedere questi innocenti, bambini che non hanno fatto nulla di male, vederli soffrire a questo modo.
Bu çocukları görmek, anlarsınız ya,yanlış hiç bir şey yapmamış bu çocuklar ama böyle açı çekiyorlar.Ver a gente inocente, sabe, niños que no habían hecho nada malo y que sufrían tanto.
Bu çocukları görmek, anlarsınız ya,yanlış hiç bir şey yapmamış bu çocuklar ama böyle açı çekiyorlar.לראות את החפים מפשע האלה, אתה יודע, ילדים שלא עשו שום דבר רע אבל הם סובלים כך.
Bu çocukları görmek, anlarsınız ya,yanlış hiç bir şey yapmamış bu çocuklar ama böyle açı çekiyorlar.عندما ترى هؤلاء الأبرياء والأطفال يعانون بهذه الطريقة وهم لم يفعلوا اي فعل خطاء حتى يعاقبوا عليه
Bu çocukları görmek, anlarsınız ya,yanlış hiç bir şey yapmamış bu çocuklar ama böyle açı çekiyorlar.この事実に、私はひどく心苦しい思いでいます。
Carrie filmini tekrardan çekiyorlarmış.Ils refont Carrie.
Carrie filmini tekrardan çekiyorlarmış.Stanno rifacendo Carrie.
Carrie filmini tekrardan çekiyorlarmış. Yahu o film tam bir klasik.Sie machen ein Remake von Carrie.
Carrie filmini tekrardan çekiyorlarmış.Ты можешь в это поверить? Они делают римейк 'Керри'.