çekiyorlar ile cümle
çekiyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Çocuklar derste fotoğrafları çekiyorlar, onları öğretmenlerine veriyorlar, okul duvarlarına yapıştırıyorlar.A gyerekek csak csinálnak néhány fotót, a tanár megkapja őket, felragasztják az iskolára.
Çocuklar derste fotoğrafları çekiyorlar, onları öğretmenlerine veriyorlar, okul duvarlarına yapıştırıyorlar.Anak-anak hanya membuat foto di dalam kelas, dan guru menerima foto mereka, mereka menempelkannya di sekolah.
Çocuklar derste fotoğrafları çekiyorlar, onları öğretmenlerine veriyorlar, okul duvarlarına yapıştırıyorlar.As crianças fazem fotos na classe, o professor as recebe, eles colam as fotos na escola.
Çocuklar derste fotoğrafları çekiyorlar, onları öğretmenlerine veriyorlar, okul duvarlarına yapıştırıyorlar.Copiii fac fotografii într-o clasă, profesorul le primeşte, apoi le lipesc pe şcoală.
Çocuklar derste fotoğrafları çekiyorlar, onları öğretmenlerine veriyorlar, okul duvarlarına yapıştırıyorlar.Děti se jednoduše vyfotily ve třídě, učitel fotky posbíral a pak je vylepili po škole.
Çocuklar derste fotoğrafları çekiyorlar, onları öğretmenlerine veriyorlar, okul duvarlarına yapıştırıyorlar.Deti vytvárajú fotografie na hodinách a učiteľ ich iba vyzbiera, polepia ich po škole.
Çocuklar derste fotoğrafları çekiyorlar, onları öğretmenlerine veriyorlar, okul duvarlarına yapıştırıyorlar.Dzieciaki po prostu pstrykają zdjęcia w klasie, a nauczyciel je zbiera i rozkleja w szkole.
Çocuklar derste fotoğrafları çekiyorlar, onları öğretmenlerine veriyorlar, okul duvarlarına yapıştırıyorlar.I ragazzi scattano foto in classe, l'insegnante le riceve, le attaccano sulla scuola.
Çocuklar derste fotoğrafları çekiyorlar, onları öğretmenlerine veriyorlar, okul duvarlarına yapıştırıyorlar.Jongeren maken gewoon foto's in de klas, de leerkracht ontvangt ze en ze plakken ze aan op school.
Çocuklar derste fotoğrafları çekiyorlar, onları öğretmenlerine veriyorlar, okul duvarlarına yapıştırıyorlar.아이들이 수업시간에 사진을 찍고, 선생님이 받아서 학교에 붙입니다.
Çocuklar derste fotoğrafları çekiyorlar, onları öğretmenlerine veriyorlar, okul duvarlarına yapıştırıyorlar.Les enfants font des photos en classe, le prof les reçoit et les imprime, ils les collent sur l'école.
Çocuklar derste fotoğrafları çekiyorlar, onları öğretmenlerine veriyorlar, okul duvarlarına yapıştırıyorlar.Los niños sacan fotos en clase, el profesor las recibe, las pegan en el colegio.
Çocuklar derste fotoğrafları çekiyorlar, onları öğretmenlerine veriyorlar, okul duvarlarına yapıştırıyorlar.Trẻ em tạo các bức ảnh trong lớp học, giáo viên nhận được chúng, họ dán chúng vào các trường học.
Çocuklar derste fotoğrafları çekiyorlar, onları öğretmenlerine veriyorlar, okul duvarlarına yapıştırıyorlar.Τα παιδιά τραβούν τις φωτογραφίες στο σχολείο, ο δάσκαλος τις μαζεύει και τις κολλάνε στο σχολείο.
Çocuklar derste fotoğrafları çekiyorlar, onları öğretmenlerine veriyorlar, okul duvarlarına yapıştırıyorlar.Дети фотографируют на уроке, учитель собирает фотографии и они расклеивают их по школе.
Çocuklar derste fotoğrafları çekiyorlar, onları öğretmenlerine veriyorlar, okul duvarlarına yapıştırıyorlar.Деца просто правят снимки в клас, учителят ги получава; те ги поставят в училището.
Çocuklar derste fotoğrafları çekiyorlar, onları öğretmenlerine veriyorlar, okul duvarlarına yapıştırıyorlar.Діти просто роблять фотографії на уроках, вчитель збирає їх, вони розвішують на стінах школи.
Çocuklar derste fotoğrafları çekiyorlar, onları öğretmenlerine veriyorlar, okul duvarlarına yapıştırıyorlar.ילדים פשוט מצלמים תמונות בכיתה, המורה מקבל אותן, הם מדביקים אותן על בית הספר.
Çocuklar derste fotoğrafları çekiyorlar, onları öğretmenlerine veriyorlar, okul duvarlarına yapıştırıyorlar.يقوم الأطفال فقط بإنتاج الصور في الفصل ويستلمها المدرس يلصقونها على المدرسة.
Çocuklar derste fotoğrafları çekiyorlar, onları öğretmenlerine veriyorlar, okul duvarlarına yapıştırıyorlar.校舎に貼ります ここでは消防士の手も借りています
Çok fazla acı çekiyorlardı ve aileleri bunu kaldıramıyordu.Příliš trpěli. Bylo to příliš pro jejich rodiny.
Çok fazla acı çekiyorlardı ve aileleri bunu kaldıramıyordu.Sufereau prea mult. Era prea mult pentru familiile lor.
Çok fazla acı çekiyorlardı ve aileleri bunu kaldıramıyordu.הם סבלו יותר מדי. זה היה יותר מדי עבור משפחתם.
Evet ya inanabiliyor musun? Carrie filmini tekrardan çekiyorlarmış.Ναι, το πιστεύεις; ξαναγυρίζουν την "Κάρι"(ταινία).
Evet ya inanabiliyor musun? Carrie filmini tekrardan çekiyorlarmış.あのクラシックの名作を
Fakat şuna bakın. Hiçbir mahremiyet yok. İnsanlar zihinsel ve fiziksel olarak acı çekiyorlardı.lidé tam trpí fyzicky i psychicky.
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.Ik kan mijn beenderen tellen; Zij vermaken zich door naar mij te komen kijken.
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.îşi împart hainele mele între ei, şi trag la sorţ pentru cămaşa mea.
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.Jag kan räkna alla mina ben; de skåda därpå, de se med lust på mig.
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.(21:19) делят ризы мои между собою и об одежде моей бросают жребий.
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.(22:19) Ils se partagent mes vêtements, Ils tirent au sort ma tunique.
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.Chúng nó chia nhau áo xống tôi, Bắt thăm về áo dài tôi.
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.Chúng_nó chia nhau áo_xống tôi , Bắt_thăm về áo_dài tôi .
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.gszámlálhatnám minden csontomat, õk pedig csak néznek [s] bámulnak rám.
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.Jeg kan telle alle mine ben; de ser til, de ser på mig med lyst.
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.내 겉옷을 나누며 속옷을 제비뽑나이다
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.Mereka membagi-bagikan pakaianku, dan membuang undi atas jubahku
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.Minä voin lukea kaikki luuni; he katselevat minua ilkkuen;
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.Mine Klæder deler de mellem sig, om Kjortelen kaster de Lod.
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.Mohl bych sčísti všecky kosti své, oni pak hledí na mne, a dívají se mi.
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.Oblačila moja delé med seboj in za suknjo mojo mečejo kocko.
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.Počítam všetky svoje kosti, a oni hľadia a dívajú sa mi.
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.posso contare tutte le mie ossa. Essi mi guardano, mi osservano
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.Repartem entre si as minhas vestes, e sobre a minha túnica lançam sortes.
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.Reparten entre sí mis vestidos, y sobre mi ropa echan suertes
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.Sie teilen meine Kleider unter sich und werfen das Los um mein Gewand.
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.Zliczyłbym wszystkie kości moje; lecz oni na mię patrząc, przypatrują mi się.
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.Διεμερισθησαν τα ιματια μου εις εαυτους και επι τον ιματισμον μου εβαλον κληρον.
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.Разделиха си дрехите ми, И за облеклото ми хвърлиха жребие.
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.יחלקו בגדי להם ועל לבושי יפילו גורל׃
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.يقسمون ثيابي بينهم وعلى لباسي يقترعون
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.他 們 分 我 的 外 衣 、 為 我 的 裡 衣 拈 鬮
Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Elbisem için kura çekiyorlar.他 們分 我 的 外衣 、 為 我 的 裡衣 拈鬮
Global Voices üyeleri Kolombo, Sri Lanka'daki GV 2017 Zirvesi'nde selfie çekiyorlar.Grupa członków Global Voices robi sobie zdjęcie podczas szczytu GV-2017 w Kolombo, na Sri Lance.
Global Voices üyeleri Kolombo, Sri Lanka'daki GV 2017 Zirvesi'nde selfie çekiyorlar.Члены сообщества Global Voices делают селфи на Саммите GV-2017 в Коломбо, Шри-Ланка.
Global Voices üyeleri Kolombo, Sri Lanka'daki GV 2017 Zirvesi'nde selfie çekiyorlar.صورة لأعضاء مجتمع الأصوات العالمية في مؤتمر الأصوات العالمية 2017 في كولومبو، سريلانكا.
"Göbeklerine bak, pembe. Ziyafet çekiyorlar.""Посмотри на их брюшки, они розовые, они пируют".
Insanlar, bir sicimi alip cekiyorlar fakat digerine bir turlu ulasamiyorlar.Ainda não dá. Nenhum conseguia resolver o problema.
Insanlar, bir sicimi alip cekiyorlar fakat digerine bir turlu ulasamiyorlar.Also nahmen sie ein Seil und zogen es hier herüber, aber sie kamen nicht ans andere Seil heran.
Insanlar, bir sicimi alip cekiyorlar fakat digerine bir turlu ulasamiyorlar.Asa ca ei luau o sfoara si o trageau incoace dar nu puteau ajunge la cealalta.