çekiyor ile cümle
çekiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Benim de aklıma geldi ki, belki sizin biyolojiniz sizi birine doğru çekiyordur.Więc zaczęło do mnie docierać, że może to biologia ciągnie nas w stronę tych, a nie innych ludzi.
Benim de aklıma geldi ki, belki sizin biyolojiniz sizi birine doğru çekiyordur.Začelo se mi je dozdevati, da nas biologija vleče k nekaterim osebam bolj kot k drugim.
Benim de aklıma geldi ki, belki sizin biyolojiniz sizi birine doğru çekiyordur.Έτσι, άρχισα να σκέφτομαι ότι ίσως η βιολογία σας, σας έλκει προς κάποια άτομα, αντί για κάποια άλλα.
Benim de aklıma geldi ki, belki sizin biyolojiniz sizi birine doğru çekiyordur.Отже, мені почало здаватися, що можливо наша біологія вирішує наш вибір партнерів.
Benim de aklıma geldi ki, belki sizin biyolojiniz sizi birine doğru çekiyordur.Така започнах да имам догадката, че може би нашата биология ни тегли към едни, а не към други хора.
Benim de aklıma geldi ki, belki sizin biyolojiniz sizi birine doğru çekiyordur.Я начала приходить к выводу, что, возможно, мы имеем дело с биологически обусловленными различиями.
Benim de aklıma geldi ki, belki sizin biyolojiniz sizi birine doğru çekiyordur.אז התחלתי לחשוב שאולי הביולוגיה היא שמושכת אותנו אל אנשים מסוימים ולא אל אחרים.
Benim de aklıma geldi ki, belki sizin biyolojiniz sizi birine doğru çekiyordur.لذا ، بدأ يخطر لي ربما تركيبك البايولوجي يسحبك تجاه بعض الناس بدلا من آخرين.
Benim de aklıma geldi ki, belki sizin biyolojiniz sizi birine doğru çekiyordur.恐らく 生物学的に ある種の人に惹かれるのではないかと そこでアンケートを作り 物質の発生度を観察
Benim ilgimi çekiyor.Ca m'intéresse.
Benim ilgimi çekiyor.Ich bin interessiert.
Benim ilgimi çekiyor.Ik ben geïnteresseerd.
Benim ilgimi çekiyor.Interesant.
Benim ilgimi çekiyor.Jestem zainteresowany.
Benim ilgimi çekiyor.한번 듣고 싶은데.
Benim ilgimi çekiyor.Me interesa.
Benim ilgimi çekiyor.Mi interessa.
Benim ilgimi çekiyor.Tôi quan tâm đến nó...
Benim ilgimi çekiyor.Интересува ме.
Benim ilgimi çekiyor.Рассказывай.
Benim ilgimi çekiyor.זה מעניין אותי.
Benim ilgimi çekiyor.أنا مستمتع.
Benim ilgimi çekiyor.子供ができた
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Anh ta chụp ảnh tôi và bức tranh tôi nghĩ, "Thật tuyệt, một fan người Việt Nam"
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Dia membawa foto saya dan sketsa-sketsa saya, dan saya berpikir, "Ini bagus, penggemar Vietnam."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Er machte Bilder von mir und meinen Karikaturen, und ich dachte: "Das ist großartig, ein vietnamesischer Fan."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Fotil mě a moje kresby a já si myslel: "Super, vietnamský fanoušek."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Fotografoval mňa a moje kresby, a pomyslel som si: 'Super, vietnamský fanúšik.'
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Hij nam foto's van mij en mijn schetsen, en ik dacht: "Dit is geweldig, een Vietnamese fan."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Il prenais des photos de moi et de mes croquis, et j'ai pensé, " C'est super, un fan vietnamien."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Îmi făcea poze, mie şi caricaturilor mele, şi m-am gândit, "Asta e grozav, un admirator vietnamez."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Képeket csinált rólam és a vázlataimról is, mire én: "Nagyszerű, van egy vietnámi rajongóm."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.그는 나와 내가 스케치한 것들을 찍어 갔습니다. "대단한 걸, 베트남의 팬이군."이라고 생각했습니다.
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Me estaba tomando fotos a mí y a mis bocetos. y pensé, "Esto es genial, un aficionado vietnamita."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Pôs-se a tirar-me fotografias, a mim e aos meus desenhos, e eu pensei: "Isto é bom, um fã vietnamita."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Robił zdjęcia mi i moim szkicom, i pomyślałem, " To jest wspaniałe, wietnamski fan."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Stava scattando delle foto di me e dei miei schizzi, e pensavo: "Fantastico, un fan Vietnamita."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Φωτογράφιζε τις εικόνες και τα σκίτσα μου, και σκεφτόμουν, 'Ωραία, ένας βιετναμέζος θαυμαστής'
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Він фотографував мене та мої екскізи, і я подумав, "Класно, в'єтнамський фанат."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Он делал фотографии со мной и моими эскизами, и я подумал: "Это круто, вьетнамский фанат".
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Той правеше снимки на мен и на моите скици, и аз си помислих, "Това е страхотно, виетнамски фен."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.הוא צילם תמונות שלי ושל השרטוטים שלי, ואני חשבתי, "זה מצויין, מעריץ וייטנאמי."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.و أخذ يلتقط الصور لي و لرسوماتي، و فكرت،"هذا رائع، معجب فيتنامي!"
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.「これはすごい ベトナム人ファンだ」と思ったんだ そして2日目にも来たから
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Čo sa mňa pýtaš? Opýtaj sa tých, ktorí počuli, čo som im hovoril. Vidz, tí vedia, čo som ja povedal.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Cớ sao ngươi gạn hỏi ta? Hãy hỏi những kẻ đã nghe ta nói điều chi với họ; những kẻ đó biết điều ta đã nói.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Cớ_sao ngươi gạn_hỏi ta ? Hãy hỏi những kẻ đã nghe ta nói điều chi với họ ; những kẻ đó biết_điều ta đã nói .
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Co se mne ptáš? Ptej se těch, kteříž mne slýchali, co jsem jim mluvil. Aj, tiť vědí, co jsem já mluvil.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Cóż mię pytasz? Pytaj tych, którzy słuchali, com im mówił; cić to wiedzą, com ja mówił.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Hvorfor spør du mig? Spør dem som har hørt mig, om hvad jeg har talt til dem! se, de vet hvad jeg har sagt.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Hvorfor spørger du mig? Spørg dem, som have hørt, hvad jeg talte til dem; se, de vide, hvad jeg har sagt."
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Kaj vprašuješ mene? Vprašaj tiste, ki so me slišali, kaj sem jim govoril; glej, oni vedo, kaj sem pravil jaz.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››어찌하여 내게 묻느냐 내가 무슨 말을 하였는지 들은 자들에게 물어 보라 저희가 나의 하던 말을 아느니라
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Mit kérdesz engem? Kérdezd azokat, a kik hallották, mit szóltam nékik: ímé õk tudják, a miket nékik szólottam.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Τι με ερωτας; ερωτησον τους ακουσαντας, τι ελαλησα προς αυτους ιδου, ουτοι εξευρουσιν οσα ειπον εγω.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Чого мене питаєш? Спитай тих, Що слухали, що я глаголав їм; ось вони знають, що я казав
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Что спрашиваешь Меня? спроси слышавших, что Я говорил им; вот, они знают, что Я говорил.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››ומה תשאל אתי שאל נא את השמעים מה שדברתי אליהם הנם יודעים את אשר אמרתי׃
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››لماذا تسألني انا. اسأل الذين قد سمعوا ماذا كلمتهم. هوذا هؤلاء يعرفون ماذا قلت انا.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››你 為 甚 麼 問 我 呢 . 可 以 問 那 聽 見 的 人 、 我 對 他 們 說 的 是 甚 麼 . 我 所 說 的 、 他 們 都 知 道