çekiyor ile cümle

çekiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››你 為甚麼問 我 呢 . 可以 問 那 聽見 的 人 、 我對 他 們說 的 是 甚麼 . 我 所 說 的 、 他 們都 知道
Beraberlik için ağlama. Sen zaten ağrılar içindesin, sen zaten acı çekiyorsun.Bunun ödülünü al.Đừng khóc để bỏ cuộc, bạn đã đau đớn rồi, bạn đã và đang bị tổn thương rồi, hãy lấy những điều đó mà tiến lên
Beraberlik için ağlama. Sen zaten ağrılar içindesin, sen zaten acı çekiyorsun.Bunun ödülünü al.멈췄다고 울지마..넌 이미 고통스러워. 너 이미 상처를 받았다고.........스스로에게 보상을 줘
Beraberlik için ağlama. Sen zaten ağrılar içindesin, sen zaten acı çekiyorsun.Bunun ödülünü al.Não chores por sair! u já estás com dor, tu já estás magoado.
Beraberlik için ağlama. Sen zaten ağrılar içindesin, sen zaten acı çekiyorsun.Bunun ödülünü al.Ne jokaj da boš odnehal. Že občutiš bolečino, si že poškodovan, potegni svojo nagrado iz tega.
Beraberlik için ağlama. Sen zaten ağrılar içindesin, sen zaten acı çekiyorsun.Bunun ödülünü al.Вече те боли, поне спечели нещо от това!
Beraberlik için ağlama. Sen zaten ağrılar içindesin, sen zaten acı çekiyorsun.Bunun ödülünü al.لا تبكي لتستسلم ، انت بالفعل تتألم، وانت بالفعل مجروح، احصل على مكافأة من ذلك!
Binaların fotoğraflarını çekiyorlardı.Fotili budovy.
Binaların fotoğraflarını çekiyorlardı.Fotókat készítettek épületekről.
Binaların fotoğraflarını çekiyorlardı.Ils prenaient des vidéos des immeubles qui tremblaient.
Binaların fotoğraflarını çekiyorlardı.Mereka mengambil berbagai foto bangunan.
Binaların fotoğraflarını çekiyorlardı.Robili zdjęcia budynków.
Binaların fotoğraflarını çekiyorlardı.Sie schossen Fotos von Gebäuden.
Binaların fotoğraflarını çekiyorlardı.Tomando fotos de los edificios.
Binaların fotoğraflarını çekiyorlardı.Ze maakten foto's van gebouwen.
Binaların fotoğraflarını çekiyorlardı.Έπαιρνε φωτογραφίες των κτιρίων.
Binaların fotoğraflarını çekiyorlardı.Правеха снимки на сградите.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Ahogy a jéghegy elolvad, én belélegzem az ősi atmoszféráját.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.A medida que se derrite un témpano, estoy respirando su atmósfera ancestral.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Když ledové kry tají, vdechuji jejich pradávnou atmosféru.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Keď sa topí ľadovec, nasávam jeho starodávnu atmosféru.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Khi một tảng băng tan chảy, Tôi hít vào cái không khí xưa cũ của nó.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Kiedy góra lodowa topi się wdycham jej antyczną atmosferę.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.하나의 방산이 녹는것은, 빙산이 품고있던 태고의 공기를 호흡하는 것입니다.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Ko se ledena gora topi, vdihavam njeno starodavno atmosfero.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Naarmate een ijsberg smelt, adem ik zijn oude sfeer in.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Når et isbjerg smelter, indånder jeg dens gamle atmosfære.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.När ett isberg smälter andas jag in dess uråldriga atmosfär.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Quando um icebergue derrete, eu estou a inspirar a sua atmosfera antiga.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Quando un iceberg si scioglie io respiro la sua atmosfera atavica.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Quand un iceberg fond, je respire son atmosphère d'années innombrables.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Saat gunung es mencair, saya bernafas dalam atmosfer masa lalu,
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Während ein Eisberg schmilzt, atme ich seine vorzeitliche Atmosphäre ein.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Καθώς λιώνει ένα παγόβουνο, αναπνέω την αρχαία του ατμόσφαιρα.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Докато айсберга се топи, аз дишам неговата древна атмосфера.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Когда тает айсберг, я вдыхаю его древнюю атмосферу.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Коли тане айсберг - я вдихаю його давню атмосферу.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.כשקרחון נמס, אני נושמת את האטמוספרה העתיקה שלו.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.بذوبان كتلة الجليد المتحركة، أتنفس هواءها العتيق.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.私が吸っているのは 太古の空気なのです 氷山が解けるとき
Birçok şeyi sineye çekiyorum.Ennek a terhét már viselem.
Birçok şeyi sineye çekiyorum.Το αντέχω αυτό.
Birçok şeyi sineye çekiyorum.اتحمل هذا
Bir gün, metrodayken rayların fotoğraflarını çekiyordum,언젠가는 지하철 선로를 촬영하고 있었어요.
Bir gün, metrodayken rayların fotoğraflarını çekiyordum,Однажды, я фотографировала рельсы метро, надеясь заснять парочку крыс.
Bir gün, metrodayken rayların fotoğraflarını çekiyordum,יום אחד, ברכבת התחתית, צילמתי את פסי הרכבת
Bir gün, metrodayken rayların fotoğraflarını çekiyordum,يوماً ما, في مترو الأنفاق، كنت إلتقط صوراً للقضبان
Bir gün, metrodayken rayların fotoğraflarını çekiyordum,ネズミが出てくるといいな と思っていると
Birisi yaptığı yatırımdan müthiş getiriler elde ediyorsa, bu yüksek karlılık rakiplerinin ilgisini çekiyor.Cuando alguien tiene mucho éxito,
Birisi yaptığı yatırımdan müthiş getiriler elde ediyorsa, bu yüksek karlılık rakiplerinin ilgisini çekiyor.Portanto, há um tema geral aqui. Quando alguém está indo muito bem e conseguir um realmente
Birisi yaptığı yatırımdan müthiş getiriler elde ediyorsa, bu yüksek karlılık rakiplerinin ilgisini çekiyor.Коли хтось робить дійсно добре і отримує велику віддачу, він приваблює конкуренцію.
Birisi yaptığı yatırımdan müthiş getiriler elde ediyorsa, bu yüksek karlılık rakiplerinin ilgisini çekiyor.それが、生産能力を増大させます。
Bir koyda çok güzel bir bölüm çekiyorsunuz.¿A dónde va uno a filmar una linda escena en una bahía?
Bir koyda çok güzel bir bölüm çekiyorsunuz.Bayangkan kalian pergi merekam beberapa adegan film yang indah di sebuah pantai.
Bir koyda çok güzel bir bölüm çekiyorsunuz.Elmész és egy csodás filmet leforgatsz egy öbölben.
Bir koyda çok güzel bir bölüm çekiyorsunuz.Giri una bella sequenza in una baia.
Bir koyda çok güzel bir bölüm çekiyorsunuz.Jadę w takie miejsce i kręcę ładną scenę nad zatoką.
Bir koyda çok güzel bir bölüm çekiyorsunuz.Jdete a natočíte v nějakém zálivu opravdu hezké záběry.
Bir koyda çok güzel bir bölüm çekiyorsunuz.Je filmt een mooi tafereel in een baai.
Bir koyda çok güzel bir bölüm çekiyorsunuz.아주 아름다운 바닷가를 촬영하고

İlgili Sayfalar