çekiyor ile cümle
çekiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Medyanın ilgisini çekiyor ve sadece iş adamı olduğunu, tek isteğinin halk adamı olmak olduğunu söylüyordu.Gardzi służbą publiczną, ponieważ chciałby, by praca zawsze miała określony cel.
Durumumu anlatacak kelimeler bulmakta zorluk çekiyorum.Svårigheter I att uttrycka sig.
Günümüzde inci dalışı, Mikimoto İnci adasında turistleri kendine çekiyor.Numera är pärldykande ama främst en turistattraktion vid exempelvis Mikimoto Pearl Island.
Real Madrid, Barcelona ve Athletic Bilbao La Liga tarihinde hiç küme düşmeyen takımlar olarak dikkat çekiyor.Real Madrid, Barcelona och Athletic Bilbao har aldrig degraderats från högsta serien.
Bir şeyler yanlış gidiyor, birileri acı çekiyor.Det finns dock folk som mår dåligt, vissa får även problem med att andas.
Bununla birlikte hukuk ve adli araştırmalar ilgisini çekiyordu.Några rätts- och processurkunder har bevarats.
Ailesi maddi sorunlar çekiyordu.Родина відчувала матеріальні труднощі.
Film rap sahneleriyle dikkat çekiyor.Фільм ряснів небезпечними сценами.
Ben de çekiyorum aynı acıyı.Podobně plete i báje.
İnsanlar çekiyor.Lidé lži.
Telefon çekiyor.Zazvoní telefon.
Dilber Hala'nın kokular sürmesini, Azim'in cinsel açlık çekiyor gibi hareket etmesini komik değil (...)Briseidu to nijak neuklidní a přála by si raději konec utrpení (árie Se ognor fra cento affani).
Özellikle de dansçıların ve müzisyenlerin fotoğraflarını çekiyordu.Za společnost volila především malíře a hudebníky.
Film rap sahneleriyle dikkat çekiyor.Film obsahuje scénu znásilnění.
Bu birliktelikte Andrea'nın kasığındaki dövme dikkat çekiyor.Líza se diví, co dělá v opiovém doupěti.
Bir oyuncu koz çekiyorsa (ele koz atarak başladıysa yani yerdeki ilk kâğıt koz ise) yükseltmek zorunludur.Má-li hráč kartu stejné barvy jako první karta zdvihu, musí ji vynést („přiznat barvu“).
Telefon çekiyor.Telefonul sună.
Sado muhtemelen akıl hastalığından acı çekiyordu.Sado cel mai probabil a suferit de boli mintale.
Tom şiddetli karın ağrısı çekiyor.Tom suferă de dureri abdominale severe.
Telefon çekiyor.Megszólal a telefon.
Ordnance QF 17 pounder tanksavar topunu çekiyordu.Az Ordnance QF 17 pounder, 17 fontos páncéltörő ágyú vontatására alkalmazott változat.
Ve zorbalar geliyor, Kalbin özgürlük için iç çekiyor.Tulkoot tyrannit, Sinun sydämesi huokaa vapauden puoleen.
Silahlı denizciler bu muşambayı çekiyorlardı.Aikuiset sukkulamadot munivat näissä merinisäkkäissä.
Real Madrid, Barcelona ve Athletic Bilbao La Liga tarihinde hiç küme düşmeyen takımlar olarak dikkat çekiyor.Joukkueista Real Madrid, Barcelona ja Athletic Bilbao eivät ole koskaan pudonneet alemmalle sarjatasolle.
Durumumu anlatacak kelimeler bulmakta zorluk çekiyorum.Sanojen löytämisen ongelmaa.
Film rap sahneleriyle dikkat çekiyor.Elokuvan ohjasi Raili Rusto.
Son yıllarında Tyndall uyku düzensizlikleri çekiyordu ve bunu tedavi etmek amacıyla kloral hidrat kullanmıştı.Myöhemmällä iällä Tyndall kärsi unettomuudesta, johon hän otti lääkkeenä kloraalihydraattia.
El freni yine çıplak yapısıyla dikkat çekiyordu.Juontajana toimi jälleen Taru Valkeapää.
Nakarattan sonra ropörtajcılar resimlerini çekiyor ve o da masadayken pembe lateks bir kıyafet giyiyo.Syntymäpäivänään Ruusunen pistää sormensa värttinään, mutta vaipuukin vain uneen.
Bir şeyler yanlış gidiyor, birileri acı çekiyor.Joillakuilla on huomattavia kipuja ja toisilla niitä ei ole ollenkaan.
Ve zorbalar geliyor, Kalbin özgürlük için iç çekiyor.Ακόμα κι αν έρθουν τύραννοι, η καρδιά σου ζει για την ελευθερία.
Telefon çekiyor.Κινητό τηλέφωνο.
Ailesi maddi sorunlar çekiyordu.Η οικογένειά του αντιμετωπίζει οικονομικά προβλήματα.
İnsanlar çekiyor.Κάποιοι σωπαίνουν.
I. Dünya Savaşı sırasında Alman film şirketleri de eğlence filmleri çekiyordu.Μετά τον Α΄ Παγκόσμιο Πόλεμο η κινηματογραφική βιομηχανία της Γερμανίας γνώρισε μεγάλη άνθηση.
Yunan kültürü senin de ilgini çekiyor mu?Σε ενδιαφέρει επίσης ο ελληνικός πολιτισμός;
Yunan kültürü senin de ilgini çekiyor mu?Σε ενδιαφέρει κι ο ελληνικός πολιτισμός;
Bir şeyler yanlış gidiyor, birileri acı çekiyor.Nogle udnytter situationen - andre lider.
Telefon çekiyor.Telefonjokes.
Ben de çekiyorum aynı acıyı.Jeg skriver også triste.
Tamir teknesi Vestal Arizona patladığı zaman onu çekiyordu ve ağır hasar aldı ve kıyıya çekildi.Værkstedsskibet Vestal, fortøjret langs Arizona, blev svært beskadiget og stødte på grund.
Telefon çekiyor.Telefon som ringer.
Bu festival, Almanya'da türünün en büyük ve yaklaşık 30.000 ziyaretçi her yıl çekiyor.Konferansen er i dag den største i landet på dette området og har årlig ca. 300 deltagere fra inn- og utland.
Taker, sakallarıyla dikkat çekiyordu.Myra hadde tært bort naglene.
Grup düşüncelerini hiç düşünmeksizin dile getiriyordu ve tavırlarıyla çok dikkat çekiyordu.Derfor velger de sine ord med omhu, og uttaler seg bare om viktige saker.
Son yıllarında Tyndall uyku düzensizlikleri çekiyordu ve bunu tedavi etmek amacıyla kloral hidrat kullanmıştı.I sine siste leveår tok Tyndall ofte kloralhydrat som middel mot søvnløshet.
Bir şeyler yanlış gidiyor, birileri acı çekiyor.Ada yang terawat, dan ada yang sudah rusak.
Çünkü, milyonlarca ezilmiş insanın ıstırabını çekiyorum.""Maka lihatlah bagaimana akibat orang-orangyang zalim ".
Nakarattan sonra ropörtajcılar resimlerini çekiyor ve o da masadayken pembe lateks bir kıyafet giyiyo.Wartawan mengelilinginya dan mengambil foto, sementara dia berbaring di meja di sebuah gaun merah muda lateks.
Sado muhtemelen akıl hastalığından acı çekiyordu.Akibatnya, Lisa menderita sakit jiwa.
İçim kalabalık çekiyor.Nhân dân phần nhiều ta oán.
Bir şeyler yanlış gidiyor, birileri acı çekiyor.Bấy giờ có người lấy làm tiện, có người nói không tiện.
Pepee gibi biraz konuşma zorluğu çekiyor.Nó có độ cứng xấp xỉ như topaz.
Silahlı denizciler bu muşambayı çekiyorlardı.Quân thủy nhổ cọc ra đánh.
Canım çekiyor diye öpemem seni güzel oğlan."ただかわいい息子たちが苦しんでいるのを気がかりに思ってのことだ」と言った。
Telefon çekiyor.電話代行
Başlarda ilgisini matematik çekiyordu.彼は早くから数学への魅力を感じていた。
Durumumu anlatacak kelimeler bulmakta zorluk çekiyorum.今の気持ちを言葉で言い表すのは難しい。
Dilber Hala'nın kokular sürmesini, Azim'in cinsel açlık çekiyor gibi hareket etmesini komik değil (...)松島は笑ふが如く、象泻は憾む(うらむ)が如し。
El freni yine çıplak yapısıyla dikkat çekiyordu.エスタシオもまた発見時には裸体であった。